Bayram gelince...

Dikkat ettiniz mi bilmem...

Yıllar oldu...

Şöyle tadında bir bayram yaşayamadık.

En son dolu dolu, mutluluktan uçtuğumuz bayramı ne zaman yaşadık...

Şöyle bir düşünün...

Ben dönüp bakıyorum.

Son yıllarda hangi bayram nasıl geçti diye?

Hepsinde buruk hikayeler var.

Mesela Van’daki son 10 yılın bayramlarını düşünüyorum. Ya bir bomba patlamıştır. Esnaf perişan olmuş, tezgahları talan olmuştur.

Saldırılar ile bayram kala bulanmış, bir çok bayram kara bayrama dönmüştür.

Ya ekonomik sıkıntılar yaşanmış...

Öyle ya da böyle hep buruk yaşadık.

Hiç tadımız olmadı.

Ne bileyim...

Bayram dediğin şöyle dolu dolu güldüğümüz, ağzımızın tadının kaçmadığı, üzülmediğimiz, ağlamadığımız bayramlara o kadar hasret kaldık ki...

***

Ama artık bu kara yazının son bulması gerekiyor.

Bu coğrafyanın, bu kentin kaderinde ağlamak var, üzülmek var, bayram yok demek olmaz.

Çünkü biz de gülmeyi, biz de mutlu olmayı hakkediyoruz.

Biz de dolu dolu bayramlar yaşamak istiyoruz.

Bizim esnafımız da, bizim memlekitimizin insanı da şöyle bayram sabahlarına neşeyle, huzurla uyanmak istiyor.

Onlar da tezgahları çalışsın istiyor.

Onlar da bereketli bir işleri olsun, çoluk çocuklarına yetecek kazançları olsun istiyor.

Neden bu memleketin çocukları bayramlarda bile inşaatlarda çalışsın.

Neden ailelerinden uzakta kalsın.

Neden siftah edemesin?

Neden tezgahlarına ateş düşsün?

Düşmesin...

***

Düşmemesi için de bu kentin tüm dertleriyle dertlenen, ayrışmayı bir kenara bırakan bir noktada buluşmamız gerekiyor.

Şöyle bir bakın.

Gerim gerim geriliyoruz adeta.

Kentte herkes herkes ile düşman.

Kimse ortak paydada bir araya gelmiyor.

Temsiliyetler, idareler konusunda kavga bitmiyor.

Kimse bu kentin menfaatleri noktasınad aynı sofrada buluşamıyor.

Aksine hep kavga hep gürültü.

Tepedekiler kavga ettikçe, halk da geriliyor.

Siyasiler kavgayı körükledikte halk da kızıyor.

Sonra bu kızgınlık sokaklara yansıyor.

Dikkat edin. Trafik ışığında bile kavgalar var. Sen misin bana korna çalan!

Daha neler neler?

Her yerde gergin yüzler, asık suratlar.

Sonra düşünüyorsunuz...

Yahu Van bu değildi diyorsunuz.

Van’ın bir hoşgörüsü vardı.

Van’ın bir güler yüzlülüğü vardı.

Bitirdiler.

Ama bunun daha fazla sürmesine izin vermeyelim.

Artık şapkaları önümüze koyalım.

Bakın ekonomimiz kötü.

Esnaflarımız sıkıntıda.

Vatandaşlar sıkıntıda.

Piyasalar sıkıntıda.

Yani iş yok, aş yok, para yok.

Tam bir yokluk dönemi.

Bu yokluk da bir de huzuru yok etmenin manası var mı?

Bi huzurumu bulalım.

Bi yitirdiğimizi huzuru elde edelim ki gerisini getirelim.

Yoksa gelmeyecek.

Daha çok dibe çökeceğiz.

Daha çok üzüleceğiz.

Böyle olmasın.

Bayram geliyor ya.

Bu bayram vesile olsun.

Bayram gelince...

Huzur da gelsin.

Mutluluk da gelsin.

Tahammül de gelsin.

Bunu beraber sağlayalım.

Bayramı beraber bayram kılalım.

Çok mu zor?

YORUM EKLE