banner166

Cizre'deki bodrum katıyla ilgili flaş gelişme!

Dün gece TRT'nin geçtiği haberden sonra bir anda gözlerin çevrildiği Cizre'de yaralıların bulunduğu bodrum katla ilgili flaş gelişmeler gelmeye devam ediyor. Operasyon ve ölü sayısı ile ilgili tartışmalar sürerken Başbakan Davutoğlu da açıklama yaptı. Öte yandan HDK da yaptığı açıklama ile 60 kişinin öldürüldüğü bilgilerini yalanladı.

Cizre'deki bodrum katıyla ilgili flaş gelişme!

CİZRE bodrum katı operasyonu iddiasıyla ilgili yeni gelişmeler yaşanıyor.

Dün gece Cizre'de yaralıların bulunduğu bodrum katına güvenlik güçlerince operasyon düzenlendiği ve 60 kişinin öldürüldüğü iddia edilmişti. Ancak operasyon iddiasına ilişkin bugün sabah saatlerine ilişkin resmi bir açıklama gelmemişti. Operasyon iddiasına ilişkin ilk resmi açıklamayı Şırnak Valiliği yapmıştı. Valilik açıklamasında Cizre'de dünden bu yana süren operasyonlarda 10 kişinin öldürüldüğü bilgisi paylaşımıştı. Ancak açıklamada operasyonların Cizre'deki bodrum katına yönelik olup olmadığına ilişkin bir bilgi verilmemişti.

 

CİZRE BODRUM KATI İDDİASI DAVUTOĞLU'NA SORULDU

Cizre'deki bodrum katıyla ilgili iddialar Almanya Başbakanı Angela Merkel'le ortak basın toplantısı düzenleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na soruldu. Davutoğlu, bodrum katına operasyon iddialarına ilişkin "Bizim tarafımızdan yayınlanmamış hiç bir açıklama itibar edilmesin"uyarısında bulundu. Şırnak Valiliği'nin açıklamasını doğrulayan Davutoğlu, 60 teröristin öldürüldüğü yönündeki iddiaları ise yalanladı. Davutoğlu şunları söyledi: ''Dün çıkan haberlerle ilgili olarak, resmi olarak bizim tarafımızdan yayınlanmamış, teyit edilmemiş hiçbir habere itibar edilmemesi lazım. Bu sabah Şırnak Valiliğimizce bir açıklama yapıldı, sadece ona itibar edilsin. Öyle bir intiba oluşturuluyor ki sanki bir binada çok sayıda yaralı vardı ve oraya yapılan operasyonla çok sayıda ölüm olayı gerçekleşti. Böyle bir durum, yaralıların mevcudiyeti anlamında da bir durum teyit edilmedi. Önümüzdeki kısa bir süre içerisinde inşallah Cizre'de operasyon tamamlanacak. Türkiye'de her mücadele, demokratik hukuk kuralları içerisinde, şeffaf bir şekilde yürütülmektedir. Herhangi bir şekilde, kamuoyunu olumsuz şekilde etkileyecek algı operasyonlarına dikkat edilmesi gerekir. Bu sabah valiliğimizin yaptığı açıklama, bu anlamda temel referans olarak alınmalıdır, diğer haberlerin bir kısmı önemli ölçüde spekülatif nitelik taşıyabilir. Bu konularda da kamuoyumuzun dikkatli olması icap eder.

 

"HALKIMIZI KORUMAK İÇİN TER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAĞIZ"

Silah deposu haline getirilen Cizre'de, Sur'da halkımızı korumak için her türlü önlemimizi alırız. Bizim en kutsal şey vatandaşlarımızın can, mal ve haklarıdır. Demokrasilerde güç kullanma yetkisi, halka hesap verebilecek güçlerdedir. Kamu düzeni yeniden inşa edilene kadar bütün mücadelemi sürdürürüm. Türkiye'ye herkes gelebilir. Bütün gazetecilere kapımızı açık. Türkiye'de hapiste bulunan gazetecilere hiçbir şekilde cezalandırma uygulaması yapılmamıştır."

 

HDK DA YALANLADI

Öte yandan HDK tarafından da konu ile ilgili bir açıklama yapılarak operasyon ve ölü sayısı ile ilgili haberler yalanlandı. Açıklamada 60 kişinin öldürüldüğü ile ilgili haberler yalanlanırken şu ifadelere yer verildi: "8 Şubat sabahı Türkiye gözlerini AKP medyasının sevinç çığlıkları eşliğinde verdiği, Cizre'de 60 yurttaşımızın mahsur kaldıkları bir evin bodrumunda çatışmaya girdikleri güvenlik güçlerince katledildikleri haberleriyle açtı. Bu haberlerin ve veriliş tarzlarının toplumda yarattığı infial ve öfke karşısında, gene AKP kontrolü altındaki TRT ve Anadolu Ajansı ise öldürülen yurttaşlarımızın sayısını 8 ile 12 arasına çekti ama katledilenlerin silahlı çatışma sonucunda öldürüldüklerinde ısrar etti. Her iki haber de bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı."

 

"CİZRE'DEKİ BU OLANLAR SOYKIRIM.."

Açıklamaya şu sözlerle devam edildi: "Gerçeği, Cizre'de kuşatma başladığı günden beri halklarımızın gözü kulağı olan HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın çok zor şartlar altında geçtiği, ama güvenilirliği tartışılmaz bilgilerden öğrendik: Sabaha karşı operasyon düzenlenen bir evden 30 yurttaşımızın yanmış bedenleri  çıkartılmıştı. Cenazeler üzerinde kurşun yarası yoktu. Bu cenazeler 36 yaralı yurttaşımızın sığındıkları, günlerce kuşatma altında kaldıktan sonra ağır bombardıman altında çöken ve içindekilerden bir daha haber alınamayan evden değil başka bir evin bodrumundan çıkartılmıştı. “Savaşta önce hakikat ölür” ilkesinin bir kez daha doğrulandığı resmi yalan sağanağının içinden halkın vekillerinin tanıklığında süzülen apaçık gerçek şudur: Sur'da ve Silopi'de olduğu gibi Cizre'de de operasyonların hedefinde Kürt halkının kendisi vardır. Her türlü “mevzuat” ile iplerini koparmış olan Saray'ın özel kuvvetleri, “terörle mücadele” adı altında Kürt halkını kolektif cezalandırmaya tabi tutmaktadır. Direniş gösterenleri, geride kalanlara ibret olması için hiçbir yasa, sınır, kural tanımaksızın, savaş yasalarını ve bütün kanun ve yönetmelikleri çiğneyerek kurşuna dizmektedir. Halklarımıza karşı, dünyanın gözleri önünde tehcir, tenkil ve soykırım uygulamaktadır. Cizre'de bu sabah olan, bu yavaşlatılmış ve zamana yayılmış soykırım sürecinin bir anıdır."

 

HAREKETE ÇAĞIRDILAR...

"Toplumumuzu hızla yararak, dolu dizgin bir iç savaşa doğru sürükleme eğilimi gösteren bu akıl ve ahlak dışı, hiçbir meşruiyeti olmayan “çöktürme harekatı”na son verilmesi için halklarımızı seslerini yükseltmeye; hangi sözde gerekçeye dayandırılmaya çalışılırsa çalışılsın devletin yurttaşlarına karşı giriştiği kıyımın derhal son bulması için vicdana ve toplum halinde yaşama umuduna sahip herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz. Yurttaşlarımıza yönelik katliamlarda AKP hükümetinin sorumluluğunun ortaya çıkarılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin derhal toplanmasını istiyoruz. Gerçekler TBMM'den saklanmaktadır. Resmiyet çerçevesinde verilen bütün bilgiler düpedüz yalan değilse, çarpıtılmıştır, eksiktir, tek yanlıdır. TBMM katliam sorumlularının yargılanmasının yolunu açacak bir soruşturma heyeti oluşturmalı ve kuşatma altındaki kentlere göndermelidir. Halklarımız, demokrasi ve barış güçleri, soykırıma tabi tutulan Kürt halkıyla dayanışma için harekete geçmeli, yaşadıkları ve çalıştıkları her yerde süregiden katliamları sorgulayarak suçluların açığa çıkarılması ve hak ettikleri cezalara çarptırılması talebini yükseltmelidir.  Halkların Demokratik Kongresi, bütün demokrasi, barış ve özgülük güçleriyle hayatın ve direnişin olduğu her yede birlikte olmaya devam edecektir."

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2016, 15:36
YORUM EKLE