Çay simit ile nefsi terbiye

Çay simit ülkemizde ekonominin göstergesi haline geldi.
Mutlak değerlendirme yapmak yerine bağıl değerlendirme yapıyoruz ve ölçütümüz de çay simit oldu.
Mesela asgari ücret maaşı ile kaç simit alınır?
5 nüfuslu bir aile günde kaç simit tüketir?
Bir ailenin aylık mutfak harcaması salt simit üzerinden hesaplanabilir mi?
Dünden bugüne devam eden çay simit hesabı o kadar önemli bir hal aldı ki, bu hesap ile parti bile kuruldu.

1993 yılında asgari ücretle ne kadar simit alınabileceğinin hesabını yapan Recep Tayyip Erdoğan, dönemin yönetimini çay simit hesabı üzerinden eleştirmişti.
Bu zalim yönetimin halkına bir simidi çok gördüğünü söylüyordu.
Erdoğan’ın bu söylemi halkta büyük bir destek görmüştü.
Reisi cumhur olana kadar da arkasında milyonlar durdu.
Bir anlamda halkın gönlünü çay simit hesabı ile kazanmıştı. Kendisinin kurduğu partiyi 4. dönem iktidara taşıyan gücün dinamiğini oluşturuyordu çay simit tartışması.

Recep Tayip Erdoğan’ın kurduğu parti olan AK Parti ile birlikte; kimileri zengin oldu kimileri fakir, kimileri bakan oldu kimileri vekil, kimileri cezaevine girdi kimileri dünya evine, kimileri rezidanslarda oturdu, kimileri gecekonduda. Neticede 17 yıl geçti Erdoğan’ın Ak partisi ile. Bu süre içinde; çok şey değişti,
çok şey atlattık, çok şeyi arkamızda bıraktık. Yalnız değişmeyen milli tartışmamız çay simit hesabı yapılmaya devam ediliyor.
Halka çay simit çok mu az mı hesabı yapılıyor.
Yani çay simit ile nefsi terbiye edilen bir millet olmaya devam ediyoruz.

Bu günlerde bu tartışmayı değerli kılan şey tartışmanın devam etmesinden çok bu tartışmanın Ak parti grup başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun partisinin toplum nezdinde kabul görmesini sağlayan çay simit hesabını zalim yönetimler reva gördü dedikleri, önceki yönetimlerden çok daha öteye taşıması ve bu durumu meşrulaştırma çabasıdır.

Muhammet Emin Akbaşoğlu tartışmaya şu cümlelerle dâhil oluyor

“5 kişilik bir aile günde 3 öğün çay simit yerse günde 30 lira tüketir, ayda 900 liraya tekabül eder” dedi ve 2020 TL olan asgari ücretin yeterli olduğunu söyledi.
Ak partinin üst düzey bir yöneticisinin, partisinin ilkesel duruşu olan toplumsal refah düzeyini attırma çabası yerine durumu kabullenme ve döngüsel çay simit tartışmasını kaldığı yerden devam ettirmesi, partinin fabrika ayarlarına geri dönmesi gerektiği tartışmalarını beraberinde getirmektedir.
Ak partinin dönüm noktası olacak radikal kararlar almazsa çay simit hesabı ile başlayan Ak parti iktidarı yine bu hesapla sona erme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.
Ak parti reformlarla geldi. Halkçı geldi. Değişimleri öngörerek geldi.
Ekonomi de, eğitimde, tarımda, sanayide ve hukuk alanında reformlar gerçekleştirildi. Oysa bugün bu alanların tamamı Türkiye’nin kanayan yaraları haline gelmiştir. Bu sorunların aktörleri parti politikası ve tüzüğü ile bağdaşmayan hal ve hareketler sergileyen sözüm ona kendisine parti yöneticisi diyen bir gurup güruh.

Danışmanların Sn. Erdoğan’a doğru bilgiler vermediğini Ak partinin kendini düzeltmesi beklentisi ve umudu taşıyanlarca söyleniyor.
Sn. Erdoğan’dan değişim bekleniyor.
Milletine çay simidi çok görenlere karşı çıktığın bu yolda,
Halkı çay simit ile terbiye eden parti kadrolarında değişime gitmesi yönünde uyarılar yapılıyor. Medya ayağında halka sürekli algı yapanlar,
İktidarın gücünü kullanarak ihaleler ve kadrolar peşinde koşanlar.
En önemlisi kendini Devlet üstü gören Pelikan grubunun partiye zarar verdiği uyarısında bulunuyorlar.

Sn. Erdoğan halkın nabzına göre hareket eden ve halktan gelen şikâyetleri dikkate alan bir liderdir.
Bu özelliği ile halkta karşılık buldu.
Devletin kadrolarında liyakat sahibi olmayan yöneticiler, müdürler, bakanlar Türkiye hedeflerinde üzerlerine düşen görevleri laiki ile yerine getiremiyorlar.
Büyük Türkiye misyonunu taşıyamıyorlar.
Erdoğan önündeki tabloyu iyi değerlendirir ve değişime karşı dirençli olmazsa
Hedeflediği 2023’ün Büyük Türkiye’sini yakalayamaz ya da bu kadrolarla bir sonraki iktidarı zor.
Halkın nefsini çay simit ile terbiye etmeye çalışan partililer Ak partide olmamalı.
Sn. Erdoğan bu tartışmalara 1993 yılında olduğu gibi yeniden nokta koyacağını
ve partisine bulaşan, emeklerini heba eden, hayallini kendi menfaatleri uğruna kullananların hesabını keseceği kanaati ağırlıktadır.

Bunu yaparken Hz. Peygamberin, hırsızlık yapan kızım Fâtıma da olsa eli kesilir
dirayeti ile hareket edecektir. İşte o vakit Ak parti Halkın beklentisine cevap verebilecektir.

YORUM EKLE