“1 milyon insanın atıkları Van Gölü’ne dökülüyor”

Fevzi Özgökçe, 6. Ulusal Katı Atık Yönetimi (Ukay) Kongresi’nde konuştu:

“1 milyon insanın atıkları Van Gölü’ne dökülüyor”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörlüğü’nün ev sahipliğinde düzenlenen 6. Ulusal Katı Atık Yönetimi (UKAY) Kongresi’ne konuşmacı olarak katılan Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, ‘Çevre Temizliği, Van Gölü’nün Korunması, Toprak Erozyonu ve Atık Piller’ konusu ile ilgili yaptığı sunumlarla katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Bir otelde YYÜ Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Sevda Ocak’ın sunumuyla başlayan kongre, 4 gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarla devam etti. Yrd. Doç. Dr. Sevda Ocak’ın başkanlığını yaptığı ‘Toprak Kirlenmesi, Atık Yönetimi’ başlıklı oturumda Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, ‘Çevre Temizliği, Van Gölü’nün Korunması ve Toprak Erozyonu’ konulu bir sunum yaptı. Sıhke Göleti’nin yanı başında bulunan vahşi çöp depolama alanlarının herkesçe bilindiğini söyleyen Özgökçe, Van-Özalp karayolu üzerinde ve şehir merkezine sadece 5 kilometre uzaklıktaki vahşi çöp depolamanın birçok tehlikeyi de beraberinde getirdiğini söyledi. Özgökçe, “Van şehrinin neredeyse tüm çöplükleri, kentin en güzel yerlerinde yapılan vahşi depolama alanlarına dökülmektedir. Bunun yanı sıra tıbbi ve evsel atıkların ayrıştırılmadığını görüyoruz. Bu durum hem kent insanımızın hem de yaşayan canlı ekolojisi için ciddi bir tehlike oluşturmaktadır” dedi.

“BİR MİLYON İNSANIN ATIKLARI DİREK VEYA DOLAYLI OLARAK VAN GÖLÜN’NE DÖKÜLÜYOR”

Dünyanın en büyük sodalı ve Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün kıyısında bir milyon insanın on farklı yerleşim biriminde yaşadığının altını da çizen Özgökçe, bu insanların tüm atıklarının direk veya dolaylı olarak Van Gölü’ne ulaştığını söyledi. Van Gölü kıyısında katı atık kirleticilerini; belediye ve diğer yerleşim alanlarının katı atık depolarının durumu, tehlikeli ve zararlı atıkların özellikle organize sanayi atıklarının göle etkileri; hastane atıklarının özellikle patolojik ve enfekte atıklarının ana depolardaki uygulamaları; sıvı yağların Van Gölü’ne ulaşım yolları; göldeki askıda katı miktarını artıran; erozyon ve sellerin meydana geldiği hakim alanlar; kum ve taş ocakları; sivrisinek ve üvezler ile yün yıkama gibi 8 başlıkta toplayarak kirletme boyutlarını fotoğrafla katılımcılarla paylaşan Özgkçe, Van Gölü’nün makro düzeyde kirlilik boyutu ve erozyon üzerinde durdu. Göl kıyısına en fazla katı atıklar; Van il merkezi, Erciş, Tatvan, Gevaş, Ahlat, Adilcevaz ilçelerinde tespit edildiğini de dile getiren Özgökçe, gölün kıyısında katı atık kirliliğinin gözle görülür düzeye ulaştığını ve katı atıkların bu şekilde atılması durumunda en geç on yıla kadar Van Gölü’nün taşıma kapasitesinin çok üstüne çıkacağı altını çizdi. Van’ın atık sahasının düzensiz depo alanı şeklinde olup, şehrin ihtiyacını karşılayamadığını vurgulayan Özgökçe, Türkiye-İran arasında önemli ulaşım yolu olan Van-Özalp karayolu üzerinde bulunması nedeniyle uçuşan çöpler trafiği etkilediğini belirtti. Ayrıca Sıhke Gölet’ine hem direk hem de vektörler aracılığıyla dolaylı olarak etki ettiğinin altını da çizen Özgökçe, “Hemen yakınında bulunan Beyüzümü ve Sıhke yerleşim yerleri olumsuz etkilenmekte, ayrıca atık sahası halk sağılığını tehdit etmektedir. Vahşi depolamanın yapıldığı bu katı atık deposunda yağışların etkisiyle süzme sonucu bu vahşi depolamada zararlı ve zehirli kirleticiler bu haliyle Van Gölü’ne ulaşmaktadır. Ancak Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yeni yer seçimini yapmış düzenli atık sahası inşası için ihale aşamasında olması bu tehlikeyi ileride ortadan kaldıracaktır” ifadelerini kullandı.

“EROZYON, VAN GÖLÜ’NDE BUGÜN ÇOK ÖNEMLİ BİR PROBLEM OLARAK ELE ALINMASI GEREKİR”

Van Gölü çevresinde yayılış gösteren bazı bitkilerin erozyon, sel ve taşkınların önlenmesindeki yerinin küçümsenmemesi gerektiğini söyleyen Özgökçe, bölgede yayılış gösteren, derin odunsu köklü, yastık formundaki, çok yıllık bitkilerin yanında, göle akan tatlı su yatak ve ağızlarındaki bitkiler erozyonu önleyen en önemli bitkiler olduğunu anlattı. Van’ın ağaçlandırma sorununa da değinen Özgökçe, Van’da ağaçlandırmanın çok az olduğu ve mevcut olanın da bilinçsizce kesilmesi sonucu erozyona davetiye çıkarıldığını ve bununla birlikte Van’da bitki örtüsünü oluşturan ve buranın iklim şartlarına uygun olan ‘Geven’ bitkisinin bilinçsizce toplanması erozyona neden olan en büyük sebeplerin başında gelmekte olduğunu ifade etti. Van Gölü kıyı kesimlerinde ortalama yüzey eğiminin yüzde 25’in üzerinde olduğu göz önüne alındığında, toprağın ana kaya üzerinde tutulmasında, özellikle tahribe uğramış, ağaçsızlaştırılmış alanlarda toprağı önemli derecede tutan ve yerel halk tarafından gerek yakacak amaçlı, gerekse hayvan yemi ve değişik amaçlı kullanılmaktadır.

Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, “Bu amaçlar doğrultusunda Van Gölü çevresinden yaptığımız arazi çalışmaları sonucunda; birçok bitkinin yoğun olarak söküldüğü ve alan topraklarının büyük bir kısmında son bekçilerini kaybederek korumasız hale geldiği belirlenmiştir. Van Gölü’nün dünyada hiçbir yerde olmayan kendine özgü bu güzel mavi renginin devamının sağlanması ancak kıyı kesimlerdeki bitkilerin korunarak geliştirilmesi ve özellikle gevenlik ve bataklık alanların oluşturulması ile mümkündür. Erozyon, Van Gölü’nde bugün çok önemli bir problem olarak ele alınması gerekmekte, çünkü gölün dibindeki balçık oluşumu hızla yayılmaktadır. Özellikle gölü besleyen derelerden ani yağan yağışlar sonucu toprak ve çakıl yüklü olarak göle akmakta ve yanlış arazi sürümü dahil, göl çevresinde erozyonla mücadele yöntemlerinin bir program dahilinde uygulanması gerekmektedir” şeklinde konuştu. Özellikle ilin fazla yağış aldığı yıllarda bu nedeniyle pek çok ilçede sorunlar yaşandığını dile getiren Özgökçe, Özalp ilçesinden gelen Karasu Çayı, Gürpınar ilçesinden gelen ve Edremit ilçesinde Van Gölü’ne dökülen Engil Çayı, Muradiye ilçesinden gelen Bendimah-i Çayı, Erciş ilçesinden gelen Van Gölü’ne dökülen Deliçay ve Zilan çayları, Sıhke Gölü’nün devamı olan Akköprü ve Kurubaş dereleri selle gelen katı maddeleri göle ulaştırdığını söyledi. Özgökçe, “Van Gölü çevresinde eskiden güçlü bitki örtüsünden dolayı dünyada eşi ve benzeri görülmeyen Van Gölü’nü kendine özgü mavisi, seller ve erozyonla maalesef bu rengi kaybetmektedir. Ülkemizde en önemli çevre sorunu niteliğinde olan ve insanımızı açlığa, yoksulluğa ve göçe zorlayan toprak erozyonu çok önemli bir ekolojik sorundur. Aynı zamanda erozyon, ekosistemin bozulmasında ve suların kirletilmesinde en büyük etkendir” dedi.

Van Gölü’ne karışan dere yataklarında kumların alınmasıyla oluşan deltaların biyolojik döngüsüne zarar verildiğini ve göldeki askıda katı miktarını artırarak başta Van balığı olmak üzere göldeki tüm canlılara ciddi zararlar verdiğini de ifade eden Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Van Gölü çevresinde yaşayanların en çok şikayetçi oldukları; sivri sinek ve üvezler tüm kirleticilerin ekosistemi bozmalarından dolayı biyolojik siklus bozulmakta ve bunlar gibi insanlara zarar veren parazitlerin artmasına yol açmaktadır. Burada önemli olan Van Gölü çevresindeki belediyelerin sivrisinek, karasinek ve üvezlere karşı uyguladıkları yanlış yöntemler sonucu göle kimyasalların verilmesiyle ‘Kaş yapayım derken gözün çıkarılmasıdır. Bazı belediyelerin çok ilkel kalan ve dünyada sadece Afrika’da bazı kabilelerin kullandığı sisleme ve dumanlama yoluyla sadece çevre kirletilmekte ve halkın gözü boyanmaktadır. Öte yandan larvasitlerin ihaleye çıkmadan mutlaka aktif maddenin ekotoksikolojik değerleri incelenmelidir. Balık için LC50, kuş için LD50, arı için LD50 toksik olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Aktif madde yarılanma ömrü bir haftadan fazla olmamalı ve önemli uyarılar her yıl belediyeler ve üniversite olarak yapılmalıdır. Van Gölü’nün asıl koruyucuları olan belediyelerin maalesef sivrisinek, üvez ve karasineklerle mücadele adı altında kimyasal olarak kirletilmektedir.”

Başka bir oturumda ise ‘Her Atık Pil’e Bir Akümülatör Tohumu’ başlıklı bir sunum yapan Özgökçe, atık pillerin çevreye verdiği zararları anlattı. Van’da 2009-2010 yıllarında ilk ve ortaokullar ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne bırakılan pil toplama kaplarıyla atık haldeki pillerin çevreyi kirletmeyecek şekilde, doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin önlenmesi için evsel ve diğer atıklardan ayrı toplanması için BİYOÇAD, Van Çevre İl Müdürlüğü ve VANÇAM tarafından pil toplama, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının sonucunda 10 bin adet pil bidonu ve 15 bin adet pil kutusu dağıtıldığını söyleyen Doç. Dr. Özgökçe, bırakılan pil kutularındaki atık piller toplandıktan sonra, yaklaşık 7 bin pil bidonu dolusu atık pil toplanarak, en fazla pil toplayan okullar ödüllendirildiği ve toplanan atık pillerin yerinden alarak yönetmeliğe uygun bertarafını sağlamak için atık piller TAP’a teslim ettiklerini kaydetti. Atık pillerin ayrı toplanması konusunda Van sınırları içerisindeki belli okullarda eğitim ya da bilinçlendirme seminerleri düzenlendiğini de dile getiren Özgökçe, “Atık pil toplama kapsamında atık pillerin, evsel katı atıklardan ayrı toplanması ve bunların ayrı bertaraf edilmesi ve geri dönüşümü için sertifikalı yerlere bu atık pilleri ulaştırmak hedeflendi. Pillerin evsel katı atıklarla birlikte bertaraf edilmesinden kaynaklanabilecek çevre ve sağlık risklerini ve oluşabilecek zararları minimum indirilmesi ve özellikle kullan-at pilleri yerine şarjlı pil kullanımı farkındalığı oluşturuldu. Özelde akümülatör bitkiler ancak genelde tüm bitkiler ve çevremizde çok az olan yeşil alanların korunarak geliştirilmesi hedeflenirken ayrıca bu yolla topraktaki mevcut ağır metallerinde akümülasyonu sağlanmıştır” dedi.

Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, ağır metallerin alıcı ortama (toprak veya su) geçmesiyle tüm canlıların sağlığını tehdit etmesi, başta mutasyonlar ve diğer hastalıklar olarak gelecekte toplumun tedavi edilemez düzeyde zarar görmesinin önlenme aciliyetine binaen geri dönüşümü mümkün olan tüm atıkların belediyelerce mutlaka geri dönüşümünün sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Özgökçe’nin yaptığı sunumun ardından katılımcılar, uzun süre ayakta alkışladı. Gerçekleştirilen sunumların ardında ise ‘Değerlendirme ve Katkı’ oturumu yapıldı. Burada da kısa bir konuşma yapan Özgökçe, katı atık yönetimini ise 3 ayrı başlıkta değerlendirdi. Van’ın çöp depolama alanın yerinin değiştirilmesi (en az 30 kilometre mesafede) ve 3 metropol ilçe ile Büyükşehir Belediyesi’nin atıklarını atabilecekleri ve Hidrojeolojik, klimatik, topografik ve coğrafi açıdan uygun bir alana taşınması; Van Arıtma Tesisleri’nin mutlaka Çiçekli beldesi üzerinden (kod kurtarmakta) Gürpınar ilçesi tarafına uygun bir yere taşınması ve drenajının kesinlikle Van Gölü’ne yapılmaması; afetler (depremler, taşkın v.b) sonrası, yenilenme ve atıkların yerinden uzaklaştırılması ve bertarafının yönetim planlanmasına uygun olarak yapılması şeklinde sıraladı. 

Güncelleme Tarihi: 09 Eylül 2014, 12:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER