Beyaz zehir seferberliği!

Son günlerde polisin yaptığı üst üste operasyonlarla önüne geçilmeye çalışılan uyuşturucu madde satışının gündeme getirdiği beyaz zehir Van’da adeta ölüm saçıyor. Her geçen gün daha çok Vanlı gencin kanında dolaşan uyuşturucu maddeler Van’da yuva yıkmaya devam ediyor. Üstelik resmi rakamlara göre 12 bin civarında olan madde bağımlılarının resmi sayısı ise 16 bin civarında.

Beyaz zehir seferberliği!

Orhan AŞAN


 

Mazlum-Der Van Şube Başkanı Yakup Aslan, Madde kullanımı ve uyuşturucu ile mücadele konunda seferberlik başlattı. Madde Bağımlılığı ve uyuşturucu ile ilgili geçtiğimiz günlerde bir TV programına katılan Mazlum-Der Şube Başkan Aslan, Gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aslan, resmi rakamlara göre 12 Bin 500 resmi olmayan rakamlara göre ise Van’da 16 bin madde bağımlısının olduğunu söyleyerek, 4 Bin kişinin ise tedavi olmak için beklediğini aktardı.

Yıllardır Van halkının kanayan yarası haline gelen madde bağımlığı ile ilgili seferberlik başlatıldı. Mazlum-Der Van Şube Başkanı Yakup Aslan gazetemize yaptığı açıklamada uyuşturucu satışının son zamanlarda daha da yaygınlaştığını söyleyerek, gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda daha fazla gencin zehir tuzağına düşeceğini aktardı.

ASLAN: 20 BİN GENÇ BEYAZ ÖLÜMLE TUZAĞA DÜŞÜRÜLDÜ

Daha önceleri de madde bağımlılığı ve uyuşturucu ile mücadele konusunda çeşitli eylemler yaptıklarını söyleyen Aslan, “Madde bağımlılığı ve uyuşturucuya karşı mücadele seferberliği başlattık. Kurban bayramına birkaç gün kala sanat sokağındaki esnafın rahatsız olduğu bilgisi bizlere geldi. Sanat sokağındaki esnafla görüşerek Mazlum-Der olarak bir eylem ortaya koymaya çalıştık. Basın açıklamamızı pankartlarımızı hazırladık. Sanat sokağındaki esnafta o gün kepenk açmadı. Daha sonra eylem yerine sivil polisler geldi ve esnafların kepenklerini açması için görüştü ve ikna etmeye çalıştı. Esnaf bize gelip dükkanlarımızı açmamamız durumunda burada olayların çıkacağını ve bununda bize zarar vereceğini söyledi. Bizde eylemimizi esnafların ısrarı üzerine bayramdan sonraya erteledik. Ancak bayramdan sonra sanat sokağındaki esnaftan bir talebi gelmedi. Ama bizler hemen hemen her gün akşamları sanat sokağı ve üst taraflarında dolaşıyoruz. Uyuşturucunun rahatlıkla satışının yapıldığını gördük. Bize bir TV programından teklifi geldi. Bende bu konuyu dile getirmek için o TV programına katıldım ve olayın ciddiyetini anlattım. Bizim o TV programından sonra polis harekete geçerek önce kendisini göstererek güya bir operasyon yaptı. Biz bunların göz boyamaca ve oyalamaca taktikleri olduğunu biliyoruz. Bizim derdimiz orada sigara satan veya torbacılık yapan insanlar değil, bu işin baronlarıdır. Bizim derdimiz bu işin patronlarıdır. Van’da bu işi yapanları az da olsa herkes biliyor. Şuanda kayıtlı olan 16 Bin madde bağımlısı insan var. Ama gizli tutulan veya yeni başlamış olanların da 5-6 bin civarında olduğunu biliyoruz. Yani 20 binin üzerinde gencin şuanda beyaz ölümle tuzağa düşürüldüğünü biliyoruz.” Dedi.

ASLAN: SİYASİ İRADE DESTEK VERMEK ZORUNDA

Madde bağımlılığı ve uyuşturucu ile mücadele konusunda kararlı olduklarını söyleyen Aslan, “TV programından sonra bazı sağduyulu olan STK, kanaat önder ve medya temsilcileri ile görüştük. Biz onlara dedik ki bir program başlatalım. Yani bir nevi seferberlik dediğimiz bir program başlatalım. Ciddi anlamda bu tuzağı gündeme getirerek ve insanları bilinçlendirerek bir seferberlik başlatalım teklifi sunduk. Elimizde şuanda hazırladığımız bir proje var. Projede Üniversite, Valilik, Belediye, Kanaat önderleri, Odalar, Medya topyekun bir çalışma ile bu işin üzerine gitmek istiyoruz. Mesela çeşitli eylemler yapmak istiyoruz. Katılımcılar ile birlikte Cumhuriyet caddesinde ortak bir yürüyüş bir eylem yapmak istiyoruz. Yani siyasi endişenin dışına çıkarak tamamen Van’daki gençlerimizin imha edilmesine karşı bir tepki ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu tepkinin içerisinde herkesin olmasını talep ediyoruz. Bu projede bizim iki ayağımız var. Birincisi siyasi iradedir. Siyasi irade bize destek vermek zorundadır. Van’da da siyasi irade BDP’dir. BDP bizim bu projemize destek verirse bunda başarılı olacağımıza inanıyoruz. BDP ile ilk görüşmemizde destek vereceğiz denildi. Biz şuan cevap bekliyoruz. Eğer Van teşkilatı pasif kalırsa bu durumu daha üst düzeylere taşımaya çalışacağız. Yani kesinlikle bizlere destek vermeleri gerekiyor. Destek verilmemesi durumunda bizler bu durumu deşifre edeceğiz. Bu zehir tuzağına ciddi bir irade göstermeyen herkes bu tuzağın ortağıdır demek ki. Ve buna seyirci kalmak demektir. Biz destek vereceklerine inanıyoruz. Çünkü onlarda bize bu durumun uzun süredir üzerinde çalışma yaptıkları bir mesele olduğunu söyledi. Parti teşkilatı bu konuyla ilgili bir iki arkadaşlarının bu işin baronlarını uyarması sonucu tutuklanıp cezaevine konulduğunu söyledi. Polis işin baronlarını tutuklayacağına bizim arkadaşların tutuklandığını söyledi. Ben bu konuda il teşkilatının destek vereceğine inanıyorum. Onun dışında Valiliğin de böyle bir projesi var. Ama bu iş resmi kurumlardan çok Sivil Toplum Kuruluşlarına düşüyor. Çünkü resmi kurumlar sadece görevleri olduğu için ve yasalar gereğini yapmakla yükümlü. Biz ümit ediyoruz ki iki tarafta buna destek verecek. Destek verilmezse de biz bu çalışmamızı sürdüreceğiz.” Dedi.

“BEYAZ ÖLÜM ÜNİVERSİTEYE DE SIÇRADI”

Madde kullanımının Üniversiteye de sıçradığını ifade eden Aslan, “Bu tehlike şuanda Üniversiteye sıçramış durumunda. Bildiğiniz gibi birkaç gün önce madde bağımlısı olan iki öğrenciden biri diğerini öldürdü. Ve bununla ilintili olarak ahlaksızlık ve fuhuşta arttı. Madde bağımlısı madde alacağı parayı fuhuş ve ahlaksızlıkla bulmaktadır. Van’da gerçekleşen hırsızlığın büyük bir bölümü madde bağımlıları tarafından yapılıyor. Melese markette hırsızlık yapan ve yakalananların yüzde 80’i madde bağımlısıdır. Birde toplumda bunun devlet politikası olduğu yönünde bir algı var. Devletin bu algıyı kırması lazım. Bu algı ancak devlet tarafından kırılır. Resmi rakamlara göre 12 Bin 500, siyasi parti rakamlarına göre ise 16 Bin madde kullanan insan var Van’da. Ve işin daha ilginci şuanda 4 bin madde bağımlısı tedavi olmak için bekliyor. Bu işin peşini bırakmayacağız. Bu işin en önemli ayağı ise medyadır. Medya bu noktada ne kadar destek verirse o kadar başarılı olacağız. Bu ciddi bir sorundur. Bu sadece gençlerle ilgili bir sorun değil. Şuanda madde bağımlısı olan binlerce kadın var. Bizim genç neslimiz beyaz zehir tuzağında eriyor. Hiç kimsenin buna seyirci kalma gibi bir lüksü olamaz. Herkes gençlerin bu beyaz zehir tuzağından kurtulması için destek vermelidir.” Dedi.

“AMATEM YETERSİZ”

Her kesimden destek isteyeceklerini söyleyen Aslan, “Biz destek almak için sırayla gidiyoruz. Eğer siyasi irade buna destek verirse ondan sonra Odalar gideceğiz. Sadece Üniversite değil Müftülük ve Milli Eğitim Müdürlüğü ile de görüşeceğiz. Bize gelen ihbar telefonlarının tamamında bu işe okulda başladıklarını söylüyorlar. Bu konuda bizlere çok sayıda ihbar geliyor. Özellikle tedavi merkezi için bizlere ulaşıyorlar. Bildiğiniz gibi Van’da bir tedavi merkezi yoktu. Son yapılan girişimler sonucunda Van’da bir tedavi merkezi açıldı ancak yeterli değil. Bölgeye hitap etmesi için 12 yataklı bir tedavi merkezi açıldı. Ancak bu merkezin yetmeyeceğine inanıyoruz. Bu merkez 12 kişiyi tedavi etmek için meşgulken belki haftada 50 kişi madde bağımlısı olacak. Bizler bu son haftalar içerisinde yaptığımız çalışmalarda bunu çıplak gözle gördük. Sanat sokağında çok ciddi bir madde alışverişi var. Bunların dışında bir de bu sokaklara bekar evler eklendi. Bu tehlikeli bir süreçtir. Şuana kadar 47 bar ve pavyona ruhsat verildi. Biz bu duruma da itirazda bulunduk. Valilik ve Emniyet bu pavyon ve barlara ruhsat veriyor. Valilik ve Emniyet ruhsat verince Belediye de ruhsat vermek zorunda kalıyor. Birbirlerini yıpratmaya çalışırken arada bizim çocuklarımız gidiyor.” Dedi.

“POLİSİYE OYUNLARI FAYDA SAĞLAMAZ”

Madde bağımlılığı ve uyuşturucu kullanımı ile ilgili alınacak önemleri de sıralayan Aslan, “İlk alınacak önlem baronların kökünün kazınmasıdır. Baronların rahat hareket etmesine müsaade edilmemesi lazım. Bu da devlet gücüyle olur. Eğer devlet bunu yapmazsa o zaman çocukları bu tuzağa düşüren kişiler alıp başını gider. Devlet burada bu işin başındaki baronları etkisiz hale getirmelidir. Ya bu ticareti sonlandırma çabası içerinde olması lazım yada bu baronların kökünün kazınması lazım. İkincisi cazip olmaktan çıkarılması lazım. Ailelerin eğitilmesi lazım. Çünkü çoğu çocuk merak ile bu tuzağa düşüyor. Bu batağın içerisine girdikten sonrada çıkması çok zor oluyor. Madde satan kişi için merak eden bir çocuk potansiyel bir müşteri oluyor. İnsanlar bu konuda bilinçlendirilmelidir. Bu bilinçlendirmeyi Milli Eğitim, Üniversite ve Diyanetin yapması gerekiyor. Diyanetin görevi sadece camide 5 vakit namaz kıldırmak değil. Dini bir kurumun en önemli görevlerinden biri bilinçlendirmektir. Yerel yönetimlere de çok büyük hizmetler düşüyor. Özellikle parklarda kontrollerin sağlanması lazım. Toplum olarak yapacağımız çok şey var. Toplum olarak insanları bilinçlendirip caydıracağız. Toplumsal bir baskı olarak herkesin görevini yapmasını sağlayacağız. Bir de Özel Hastanelerin tedavi merkezleri açmasına izin verilmelidir. Bir taraftan çocukların tuzağa düşmemesi için mücadele edeceksin diğer taraftan ise Özel Hastanelerin tedavi merkezleri açmasına izin vermiyorsun. Yeni açılan tedavi merkezinin de göstermelik olduğunu düşünüyorum. 4 bin insan tedavi olmayı beklerken sen 12 yataklı bir tedavi merkezi açarak bunları tedavi etmeye çalışıyorsun. Tedavi edilecek madde bağımlısının ruhsal olarak tedavi edilmesi gerekiyor. Toplu olarak bu işin üzerine gidersek bu işi çözeriz. Ama bu işi sadece göstermelik polisiye oyunlarıyla geçiştirirsek bu oyunlar kimseye fayda sağlamaz.” Dedi.

“EMNİYET GÖREVİNİ YERİNE GETİRMİYOR”

Van’daki resmi kurumların görevini yerine getimediğini söyleyen Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Ben Van İl Emniyetinin görevini yerine getirdiğine inanmıyorum. Buradaki hiçbir resmi kurum görevini yerine getirmiyor. Herkes görevini yapsa bu kadar açık ve rahatlıkla uyuşturucunun bulunması imkansız olur. Taş atan 37 bin çocuğu yargılayıp içeri atıyorsun ama çarşı sokakta gençleri zehirleyenleri yakalayamıyorsun. Sanat sokağının ortasında MOBESE kameraları var. Esnafın uyuşturucu alışverişi yapılırken çektiği resimler var. Ama hiçbir hamle yapmıyorsun. Toplumda polisin görevini yapmadığı yönünde bir algı oluşmuş. Taş atan bir çocuğu bütün sülalesiyle toparlayıp götürebiliyorsun, ama uyuşturucu ticareti yapanları bulup götüremiyorsun. Bu çok ciddi bir meseledir. Şuanda Van’daki birçok evde Afyon partileri düzenlendiği bilgisi alıyoruz. Ama bu konuda hiç kimse üzerine düşeni yapmıyor.”

Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2014, 20:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER