Bu sıralar yazılarını ilgiyle takip ettiğim yazarların başında Milliyet’ten Güneri Civaoğlu geliyor.

 

Yakın geçmişten verdiği örnekler bizler için iyi bir bilgi hazinesine dönüşüyor.

 

Geçenlerde Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özelliklerine dair anlattığı öngörü, önalma ve cesaret her siyasetçinin ajandasında bulunması gereken bilgilerle doluydu.

 

Yazıyı DHA Bölge Müdürü Feyat Erdemir’e gösterdiğimde ilk tepkisi “bak bizim vali de aynı özeliklere sahip” olmuştu.

 

Örnek vermesini istedim.

 

- Hatırla daha demokratik açılımın “de” si yokken bu adam Türkçenin yanında Kürtçe kutlama mesajları da yayınladı. Feqiye Teyran Festivali’nin davetiyelerinde Kürtçe harflere de yer verdi ve bunun için soruşturma geçirdi. BDP tüm mitinglerini ilk kez Beşyol Meydanı’nda yaptı. Geldiği günden buyana Kürtçe konserleri ihmal etmedi. Kürt klasiklerinin başında gelen Mem u Zin’in tiyatro oyununa uyarlanmasına sonuna kadar destek verdi. Valiliğin önündeki tüm bariyerleri kaldırdı. Etkinlik ve davetlerde o AK Partili bu BDP’li diye ayrım yapmadı. Sayamayacağım daha çok şey var. Görmüyor musun diğer iller daha yeni yeni bu işlere başladılar. İşte öngörü, önalma ve cesaret budur.

 

Özal’dan açılan konu birden Karaloğlu’na döndü.

 

Erdemir bu sefer vizyondan ne anladığımı sordu.

 

Dilimin döndüğünce, bir şeyler anlatmaya başladım.

 

Dedi sana basit tarifini yapacağım.

 

Sohbet birden Zaman’dan Ahmet Turan Alkan’ın usta – çekirge diyaloglarını andırır oldu.

 

-    Bak yıllardır Van’dasın her defasında insanlar Van - Şırnak Karayolu’nu açalım diyorlardı. Meseleye 2 il açısından bakıyorlardı. İlk kez validen duydum gelin bu yolu açalım Kapıköy’ü (İran), Habur’a (Irak) bağlayalım. Turizmle anılan Van ile Mardin’i birbirine yakınlaştıralım. Daha önce hiç bunları duymuş muydun? İşte vizyon budur.

 

Erdemir’in daha anlatacakları çoktu:

 

-Kendimi bildim bileli basının içindeyim. Her gelen misafir “Feyat bizi Kale’ye götür. Eski Van şehrini görmek istiyoruz” diyordu. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Giden içinse sonuç koskocaman bir hayal kırıklığı oluyordu. Daha ilk tanışmamızda  ilk kez ondan duydum. “Van’ın geleceği geçmişindedir” Şimdi o sözün en anlama geldiğini daha iyi anlıyorum. Gönül rahatlığıyla gelen misafirleri Kale’ye götürüyorum. Eski Van Şehri’nde restore edilen eserleri gezdiriyorum. Gezenlerin bana dediği “Eski Van Şehri’ni ayağa kaldırabilirseniz, turizmde Van’ın önünü hiçbir il tutamaz” Yani çok doğru gelecek geçmişteymiş.

 

Erdemir bunları anlatınca aklıma İskele Caddesi’nde bulunan kapalı spor salonu geldi.

 

 

 

 “Aslında öngörü önalma ve cesarete gösterilebilecek en güzel örnek Edremit Nur Tatar Spor Salonu” dedim.

 

-    Orası bir nevi takas ( İskele Yolu’ndaki yere karşılık Edremit’te spor salonu yaptırma) usulüyle yapılıyor. Ve bu takasa Karaloğlu dışında hiçbir bürokrat cesaret edemedi. Şimdi eski yerle yeni yer kıyaslandığında birkaç  yıl içinde yeni yerin arsa değeri herhalde eski yerle eşitlenecek. 5 yıl önce kimsenin yüzüne bakmadığı yer, şuanda Van’ın en değerli yeri. Ve devlet, kasasından bir kuruş çıkmadan (arsa değeri biryana) yer karşılığında 5 bin kişilik spor salonuna sahip olacak. Akıllı ticarete gösterilebilecek en güzel örneklerden biri bu olsa gerek.

 

Bu örneğe birde turizmde yapılanları ekledim:

 

-    Vali Karaloğlu göreve başlar başlamaz 2023 turizm hedefimiz 1 milyonu yabancı toplam 4 milyon turist demişti. Ve bunun altını doldurmak için her şeyi yaptı. 2 tane 5 yıldızlı otel bu vizyon kapsamında yapıldı. Sırada hala bekleyenler var. Gaziantep ve Kayseri gibi sanayisiyle ön plana çıkan illerin şimdi turizme dört elle sarılmalarının nedeni şimdi daha iyi anlaşılıyor. Vali Kale’ye Van’a yakışır bir müze yapalım dediğinde dudak bükenler şimdi gelmiş Gaziantep’teki müzelerden söz ediyor. Bu da zihniyet değişimine güzel bir örnek.

 

-   Depremde gösterdiği performans, Kocaeli Dostluk Parkı, sayısı 10’nu bulan festivaller bu konulara hiç girmedik.

 

Karaloğlu’nun Bursa’ya atandığı gün ( Daha kararname açıklanmamıştı) İşadamı Bedrettin Gökçenay’la ziyaretine gittik.

 

Konuttaki buluşmada bizi çalışma ofisine aldı.

 

Yarım saat boyunca Bahçesaray’daki kar tünelleriyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Tünel yapımında kullanılan tekniğin dünyada bir ilk olduğunun altını çizip çalışmayla ilgili her hafta kendisinin bilgilendirilmesini istedi.

 

Bunun yanında Edremit’teki konutun nasıl yapıldığını anlatıp başbakanlığa teklif sunacaklarını söyledi.

 

Vangölü manzaralı konutun yazın haftalık da olsa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kullanılmasını istiyordu.

 

O yüzden şimdiden daha kapsamlı bir çalışma ofisi için hazırlıklara başlandığını söyledi. Sanki bir yerlerden “olur” cevabını almıştı.

 

Yarım saat boyunca bunun Van için ne anlama geldiğini anlattı. Yani başka bir vizyon örneği sergiledi.

 

Yazı uzun oldu, farkındayım. Karaloğlu sonuçta Van’da hoş bir sada bırakarak, nüfusta Türkiye’nin 4. büyük, ihracatta 3. büyük kentine gidiyor. Otomotiv, tekstil ve makine sanayiyle özdeşleşen Bursa şimdi uzay sanayi için kolları sıvamış.

 

Bu özellikleriyle Bursa her seferinde akıl terini vurgulayan Vali Karaloğlu için ideal bir yer. Bursa, Karaloğlu’nun vizyonuna en uygun şehirlerin başında geliyor. Twitter’da dolaşıma sokulan ve benimsenen efsane vali sözü Bursa’yla pekişecek gibi.