banner84

Çözüm süreci ‘Zilan’a da uğrayacak mı?

Büyük katliamın yaşandığı o köyün sakinleri şimdi geri dönmek istiyor:

Çözüm süreci ‘Zilan’a da uğrayacak mı?

Erciş’e bağlı Zilan Deresi’nde 1930 yılında 15 bin köylünün yaşamını yitirdiği, 44 köyün de boşaltıldığı söylenen Zilan Katliamı’nın üzerinden onlarca yıl geçtikten sonra çözüm süreci ‘Zilan’ın da yeniden gündeme gelmesini sağladı. Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne de taşınan ve köylülerin topraklarını yeniden talep ettiği bölge için bu kez Van milletvekili Nazmi Gür devreye girdi.

 

 BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, Van’ın sorunlarını aktarmak üzere meclise sunduğu soru önergelerine bir yenisini daha ekledi. Gür, cevaplaması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı adres gösterdiği soru önergesinde 1930 yılına damgasını vuran Zilan Katliam’ını konu edindi. 15 bin köylünün yaşamını yitirdiği ve 44 köyün boşaltıldığı söylenen o katliamın yaşandığı bölgeden zamanında sürgün eden insanların şimdi yeniden köylerine dönmek istediğini belirten Gür, Başbakan Erdoğan’dan çözüm sürecinin gündemi sıkça meşgul ettiği şu günlerde Zilan’a yeniden dönüşün mümkün olup olmadığını sordu.

 

‘ÇÖZÜM’ ZİLAN’A DA UĞRASIN

 

“1930 yılında yüzlerce köyün yakıldığı ve binlerce insanın katledildiği Zilan Deresi'nde yakınlarını kaybeden yurttaşlar, başlatılan barış süreci ile birlikte köylerine geri dönmek ve ellerinden alınan toprakların kendilerine iadesini istemektedirler.” Diyen Milletvekili Gür, başbakan Erdoğan’a sunduğu soru önergesinde, buradaki vatandaşların köylerine geri dönmek istediklerini belirtti. O zamanlarda köylerini boşaltan vatandaşların bir daha geri dönemediklerini söyleyen Gür, sunduğu önergede şu ifadelere yer verdi, “Kürt sorununun "çözüm sürecinde" yıllardır süren çatışmaların izlerinin yaşandığı bölgede, devlet tarafından yakılan ve boşaltılan köylerin geri iade edilmesi gündeme gelirken, Zilanlılar da köylerine dönmek istemektedir. 13 Temmuz 1930 tarihinde Ağrı isyanına karşı yürürlüğe konan katliam fermanı sonucu Van’ın Erciş ilçesi Zilan Deresi'nde binlerce insan toplu katliamdan geçirilmiştir. İnsanlığın en ağır suçlarının işlendiği Zilan'da, köylüler yerlerinden sürgün edilerek, Türkiye'nin çeşitli bölgelerine gönderilmiştir. Köyleri tamamen yakılan ve boşaltılarak hazineye devredilen Zilanlılar, o günden sonra köylerine bir daha geri dönemedi.” 

 

GERİ DÖNÜŞE YÖNELİK ÇALIŞMA VAR MI?

 

Zilan Deresi’nde yaşanan olaylar ve vatandaşların taleplerini Başbakan’a ileten Gür, buna ek olarak bir de hükümetin bu yönde bir çalışması olup olmadığını sordu. Gür, sunduğu soru önergesinde şu sorulara yer verdi, “Van’ın Erciş İlçesine bağlı Zilan Deresi bölgesinde boşaltılan köy halkının köylerine geri dönmeleri için Bakanlığınızca her hangi bir çalışmada bulunmayı düşünüyor musunuz? 1980 yılından bu yana devlet tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde kaç köy boşaltılmıştır? Köy boşaltmalarından dolayı ölen vatandaş sayısı kaçtır? Ölüm sebepleri nedir? Köye dönüş projesiyle kaç köy veya köylü köylerine dönüş yapmışlardır? Köye dönüş projesinde köye dönen halka ne tür yardımlarınız olmuştur? Yardımlarınız olmuşsa sürekliliği var mıdır? Köylerinden zorla çıkarılan ve sürgün edilen halkın zarar-ziyanını karşılamak için herhangi bir ödeme yapılmış mıdır? Yapılmışsa kişi başı ödenen miktar nedir?”

 

ZİLAN KATLİAMI

 

Zilan Katliamı 1930 yılının Temmuz ayında Ağrı Dağı İsyanları sırasında Ferik Salih Omurtak komutasındaki 9. Kolordu tarafından Üçüncü Ağrı Harekâtı'nın başlatılmadan önce Van ilinin Erciş ilçesinde yer alan Zilan Deresi'ne (günümüzde "Hatun Çukurovası" olarak da bilinir) sığınan Kürtlere yönelik gerçekleştirdiği katliamın adıdır. Temmuz 16, 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesine göre, 15,000 kişi bizaat Ağrı isyanında da yer alan Kürt yazar Hesen Hîşyar Serdî (1907-Eylül 14, 1985)'ye göre, Ademan, Sipkan, Zilan ve Hesenan aşiretlerden oluşan 18 köyden 47.000 köylüsü Ermeni araştırmacısı Garo Sasuni'e göre, 5.000 kadın, çocuk, ve yaşlının öldürülmüştür. Katliam sonrası topraklarını boşaltan ve birçok bireyi katliamda öldürülen Gürbüz ailesinin, Türkiye'de iç hukuk yolların tükenmesinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yaptığı başvuru, mahkeme tarafından kabul edilmiş AİHM dosya kapsamında Gürbüz ailesinin fertlerinin tamamında imza ve bilgi istemişti.


Erdal ERBAŞ/Şehrivan

Güncelleme Tarihi: 25 Haziran 2013, 13:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER