banner166

“Destek verdiğimiz 51 tesis tamamlandı”

Açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Van’a gelen Bakan Mehdi Eker OSB’de toplu açılış yaptı:

“Destek verdiğimiz 51 tesis tamamlandı”

Bazı inceleme ve açılışlara katılmak üzere Van’a gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi EkerVan Valiliği ile AK Parti İl Başkanlığı ziyaretlerinin ardındanBakanlık tarafından verilen desteklerle yapılan tesislerin toplu açılış törenine katıldı. 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Tamamlanan ve 17 milyon Lira hibe desteğinin verildiğini 51 tesiste 482 yeni istihdamın oluşturulduğunu belirten Bakan Eker, bunun kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Amaçlarının tarım ve hayvancılığın sanayileşmesini sağlamak olduğunu belirten Bakan Eker, “Tarımsal destekleme projeleriyle ilk etapta 500 bin Lira, daha sonra 600 bin Lira sermayeli yetiştiricilerimize yüzde 50 hibe desteği verdik. Türkiye genelinde verdiğimiz desteklerle 4 bin tesis tamamlandı ve bu tesislerde 42 bin kişiye istihdam imkânı sağlandı. Bu bizim hükümetimizin 2006 yılında başlattığı bir projedir. Van'da da 11 milyon Lira hibe ve 6 milyon Liranın üzerinde makine ekipman desteği verdik. Destek verdiğimiz tesislerden 51 tanesi tamamlandı, 1 tanesinin de çalışmaları devam ediyor. Buralarda 482 vatandaşımıza da iş imkanı sağlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bakanlık olarak yapılan teşvik ve desteklemelerde tarihin hiç bir döneminde yapılmadı” dedi.

 

ÇOK: OSB DOĞUNUN GÖZ BEBEĞİDİR

Van Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Çok ise, 1998 yılında kurulan OSB'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nin göz bebeği ve en çok yatırımcı çeken cazibe merkezi durumunda olduğunu söyledi. Çok, “Kuruluş itibariyle 15 yıl gibi bir sürede 130 sanayiciyi bünyesine çeken organize sanayi bölgemiz, şu an 164 firmanın müracaatını almış ve bu firmalara gerek yer tahsisinde gerekse tüm sorunlarında üstün gayretleri olan Sayın Valimiz Münir Karaloğlu'nun destekleriyle sanayimiz kısa bir vadede kapasitesini yüzde 100 arttıracaktır. Sayın Bakanım, sanayicimizin birçoğunun faydalandığı ve sanayicimiz için can suyu gibi çok önemli olan kırsal kalkınma desteklerinizden dolayı sizlere de ayrıca teşekkür ederiz. Bu desteklerinizde uygun görürseniz şu an 600 bin TL civarında olan limitleri 800 bin TL'ye çıkarmamız ve bu desteklere de KDV muafiyeti uygulamanız, destekleri çok daha anlamlı yapacaktır. Sayın Bakanım, sanayiye verilen her destek, devletimize vergi, istihdam ve en önemlisi dışarıya bağımlılıktan kurtulmuş bir sanayi olarak geri dönecektir” dedi.
Yapılan açılış konuşmalarının ardından 'Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı'ndan faydalanan fabrikaların toplu açılış kurdelesi kesildi. Daha sonra bu fabrikaları dolaşan Bakan Eker, burada tesis sahiplerinden bilgiler aldı.
Bakan Eker, yapılan tesislerin açılışının ardından, Van Sanayici ve İş Adamları Derneği (VASİAD), Van Ticaret Borsası (VATBO), Erciş Sanayici ve İş Adamları Derneğinin (ERSİAD) düzenlediği geleneksel iftarına katıldı. Eker, ramazan ayının insanların içine dönerek muhasebe yaptığı bir ay olduğunu bildirdi. 

“MÜSLÜMANLAR AÇIK ŞEKİLDE SALDIRIYA UĞRUYOR”

Suriye'de, Mısır'da, Myanmar'da Müslümanların çok açık saldırılara maruz kaldıklarını dile getiren Eker, şunları söyledi: 
“İslam coğrafyasına baktığımızda, ramazanda yüreğimizi burkan, bizi eleme gark eden bir tabloyla karşı karşıyayız. Suriye'de, Mısır'da, Myanmar'da Müslümanlar zulme uğruyor. Bazı bölgelerde çok açık saldırılara hedef oluyor. Biz hükümet olarak nerede bir mazlum varsa zalime karşı onun yanında olmayı, haksızlık yapanın karşısında durmayı ilke edindik. Başbakanımız da hükümetimiz de bu tutumumuzu açık bir şekilde haykırmaktan kaçınmıyoruz. Nerede kimin yanında durduğumuzu dünya aleme söylüyoruz. Maddi manevi, mazluma ne yapılması gerekiyorsa yaptığımızı söylüyoruz.” 

“DARBEYE ‘DARBEDİR’ DİYEMİYORLAR”
Eker, Batı ülkelerinin en önemli değerlerinden birinin demokrasi olduğunu ve Kopenhag kriterlerinin birinci maddesinin de demokrasi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: 
“Yönetimin halkın tarafından seçimle değiştirilmesi demokrasinin birinci kaidesidir.Mısır'da halkın yüzde 50 oyunu alan yönetim darbe ile yönetimden uzaklaştırılıyor. Darbe yapılıyor. Ama bu darbeye 'darbedir' diyemiyorlar. Yetmiyor, ülkenin halkı insanları öyle vandalizme başvurmadan, Molotof atmadan, cam çerçeve indirmeden insanlar sadece meydanda oturuyor. Zulme karşı duruşunu tayin ediyor. Dua ediyor, Kuran okuyor ve sadece oturuyor. Ama bunların üzerine ateş açılıyor. 200 üzerinde Müslüman, kimseye zarar vermeyen insanlar katlediliyor. Bu katliama 'katliamdır' denmiyor. 'Çatışma' deniyor. Bu çatışma değildir. Çatışmanın tarafları olur.” 

“MÜSLÜMAN COĞRAFYASI SEYİRCİ KALIYOR”
Suriye'de de yüzbinlerin üzerinde insanın katledildiğini, kendi insanını katleden, bombalayan bir rejimin varlığını sürdürdüğünü aktaran Eker, diğer Müslüman coğrafyalarında olduğu gibi bu duruma da seyirci kalındığına dikkati çekerek, onlara ikiyüzlü olduklarını söylemek gerektiğini vurguladı. 
İnsanların demokrasiyi sadece kendileri için istemelerinin doğru olmadığını, bunun gerçek manada demokrasi olamayacağını kaydeden Eker, “Türkiye'de birtakım tezgâhlar tuzaklar kurulmaya çalışılıyor. 10 senedir, AK Parti iş başına geldiği günden itibaren birtakım müdahaleler, bildiriler, tuzaklar, suikast planları gündemde oldu. Ama onlar bu tezgahları yaptılar, tuzakları kurdular. Biz dik durduk, milletten aldığımız emaneti namusumuz gibi koruduk. Millete bunu anlattık. Her seferinde milletimiz bize destek verdi” diye konuştu.

“BU MESELE BİZİM MESELEMİZ”
Türkiye uluslararası platformda karşısında kim olursa olsun doğruya ‘doğru’, yanlışa ‘yanlış’ diyebildiğini ifade eden Bakar Eker şöyle devam etti: 
“Bu çok ama çok önemli. Kurulan tezgahlar bu tür konularla ilgili. Türkiye, 80 yıllık sorununu, kan akıtan, gözyaşına sebep olan, ocak söndüren, 40 bin vatandaşımızın kanına sebep olan acılara neden olan sorunun çözme idaresini ortaya koydu. 7 aydır, 30 yıldan beri hasret kaldığımız bir huzur ortamını yakaladık. Bu da birilerini rahatsız ediyor. Barışı istemeyenlerin olacağını, süreci sabote edebileceklerini de biliyorduk. Birtakım olaylar oldu. Ama biz onlara bakarak değil, milletin isteklerine bakarak kararlarımızı verdik. Bu mesele bizim meselemiz.Türkiye'de Türklerin, Kürtlerin, herkesin bir arada kardeşçe yaşayabildiği bir sistemin tesisi bizim meselemiz. Kanın akmasına son vermek bizim meselemiz. 80 sene önce bu memleketin vatandaşları arasında sorun yoktu. Birine Kürt’sün birine Türk’sün diğerine başka bir şey diyordu. Ve bu bize acı çektirildi. Gelişmemize engel oldu. Ekonomik kaynakların heba olmasına neden oldu.”

“30 YILIN MESELESİ DEĞİL, 80 YILLIK BİR MESELE”
Çözüm sürecine kararlılıkla sahip çıkan Başbakan Erdoğan'ın büyük bir inisiyatifalarak, kimselerin sahiplenmediği, kabul etmediği, uygulamadığı bir iradeyi ortaya koyarak bugünlere geldiğini aktaran Bakan Eker, bu yoldan geri dönmeyeceklerini ve çözüm sürecini kararlılıkla sonuca ulaştıracaklarını bildirdi.
Huzuru tesis ederek süreci sonuna kadar götürüp insanların ruhunda var olan duyguları, yanlış uygulamalar nedeniyle bozulan ahengi, kardeşliği yeniden tesis edeceklerini söyleyen Bakar Eker, “Bu bizim için büyük bir görev. Herkes sorunun çözümünde adres olarak başbakanı gösteriyordu. Bu sorunda esas olan sebep diğer partilerin hepsinin sorunun ortaya çıkmasında, büyümesinde, dal salmasında, gelişmesinde vebali var, zihniyetlerinin vebali var. Partilerin zihniyeti geçmişte bu sorunu büyüttü. Bu son 30 yılın meselesi değil. Bu 80 yıllık bir mesele. 1920'lerden başlayarak 1985 kadar olan sürece kadar var olan sorun 1985'ten sonra kanayan bir yara haline geldi. O süreçte bu kararlılık gösterilse, insan sevgisine dayalı birliğe dayalı bir yönetim felsefesi karşılık bulsa, o kadar kan dökülmeyecek,Ocaklar sönmeyecekti” diye konuştu. 

ORHAN: İNSANLAR BUNU GÖRMELİ
İftar yemeğinde konuşan AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan da “20 yıl önce ezan okuduktan sonra Kürtçe, 'gelin çocuklarınızı aşı yaptırın' diyen hocanın minareden indirilerek devlet görevlileri tarafından dövüldüğü Türkiye'den, Kürt şairlerin şiirlerinin hoparlörlerden okunduğu bir ülke konumuna geldik. İnsanların bunu görmesi gerekiyor” dedi.
Yemek sonrası bazı iş adamlarına plaket veren Bakan Eker, daha sonra teravih namazına geçti.


Orhan AŞAN-Şehrivan

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2013, 13:25
YORUM EKLE