İktidarların ömrü de insanlar gibidir: Doğar, iktidar olur ve bir süre sonra iktidardan düşerler. Yani doğar, büyür ve ölürler. Bu normal ve olası bir süreçtir.

 

Mamafi Türkiye’de iktidarların son dönemleri hep çeşitli kargaşalar ve kavgalarla sona eriyor. AK Parti şu anda Erdoğan’ın ‘ustalık’ dönemini yaşıyor ve 2023’ten önce iktidarı vermek istemiyor olabilir. Fakat öyle görünüyor ki Van ve bazı yerlerde Ak Parti’nin çöküş süreci çoktan başlamış gibi.

 

Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım köşemde bir örnek vermiş Ak Parti İl Başkanı Abdullah Aras’ın büyükşehir aday adayı olma söylentilerini ‘gemisini terk eden kaptan’a benzetmiş ve bu durumun partiye zarar vereceğini belirtmiştim.

 

Biz olaya memleket ve siyaset bazında bakıyoruz ama öyle görünüyor ki birileri çoktan kaptanın bile gemisini terk etmesini beklemeden ‘ganimetleri’ paylaşma derdine düşmüş bile.

 

Önceki günkü belediye başkanlığı temayül yoklamasında bunu gördük. O gün o salonda yaşananlar alenen bunun en bariz örneği idi.

 

***

 

SANDIKTAN KİMLER ÇIKACAK?

 

Cumartesi günü Ak Parti’nin büyükşehir ve ilçe belediyeleri için yaptığı temayül yoklamasına gidip şöyle bir olan biteni yerinde görmek istedim. Yoğun polis kontrolünden geçtikten sonra temayülün yapıldığı okulun bahçesine girdiğim anda garip bir hisse kapıldım. Tüm teşkilat başkanları, yönetimleri, aday adayları, yakınları ve daha birçok insan oradaydı.

 

Ama ben girer girmez yüzlerdeki ifadelerden oldukça gergin bir atmosfer ile karşılaştım. Hatta karşılaştığım birkaç siyasiye de durumu sordum; “Neden?” dedim. Onlar ise aksine “Hayır her şey gayet normal” dedi. Ama okulun bahçesinde bile AK Partililer birbirlerine ‘düşman’ gibi bakıyordu. Bunu hissetmemek mümkün değildi.

 

Salona girmeden önce okul bahçesinde epey bir gezindim, AK Partili siyasetçilerin birçoğu ile kısa sohbetler yaptım. Kiminin morali bozuk, kimi ise düşünceliydi. Bir sohbetimizde karşılaştığım siyasetçinin söylemleri aynan şöyleydi;

 

“Bu temayülden Fatih Çiftçi, Mustafa Bilici, Burhan Kayatürk çıkacak. En azından çoğunlukta bu isimler çıkacak. Teşkilatlar yazacakları isimleri belirlemiş bile”

 

Bir diğeri ise, kullanılan oylardan şunu görüyordu, “İpekyolu’nda Osman Gülaçar’ın aday adayı olması için ciddi bir teveccüh var. Vatandaş onu istiyor. İpekyolu’ndan Gülaçar çıkabilir.”

 

Bir başkası ise, “Bu temayülün hiçbir anlamı yok, bu kadar rezillik olmaz” diye geçiştiriyordu. Adayın kendisi bile durumdan hiç hoşnut değildi anlaşılan.

 

Sohbetimiz devam ederken bir grup adayın oldukça sinirli ve gergin olduğunu gördüm. Yaklaşıp kendilerini dinlediğimde ise, “Edremit listeleri son gün değiştirilmiş. (diğer ilçelerinde aynı durumda olduğu ama kimsenin buna ses çıkarmadığını) Gençlik kollarından 17 kişi silinip yerine il teşkilatı tarafından 17 yeni isim eklenmiş. Bununla da bitmemiş 13 Kadın Kolları üyenin de ismi değiştirilmiş. Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Acar bu duruma resmen el atmış. Eyüp Acar Edremit’ten kendi isminin çıkması için her şeyi yapmış. Bu kadar da olmaz!” şeklinde cümleler işittim.

 

Tam bunları konuşurken Ak Parti Genel Sekreteri Ankara Milletvekili Haluk İpek konuşmanın üzerine geldi. Belli o da gergindi. Sonra birkaç aday adayının az önce konuşulan konuyu kendisine aktardığına bizzat şahit oldum. Yani AK Partililer yine Ak Partilileri İpek’e şikâyet ediyordu. İpek dinledi, dinledi ve oylamanın yapıldığı salona girdi tekrar.

 

Ardından ise hışımla polis kontrol noktasına giren Gençlik kolları başkanı Eyüp Acar belirdi. Arkasında 10-15 genç (çok hareketli) ile birlikte bir anda salona giren Acar’ın çok sinirli olduğu ortadaydı. Hele bir de onunla ilgili bu konuşulanları birileri ona aktarmış gibiydi. O girer girmez ben de ardından salona girdim. Bir şeyler olacağını hissediyordum. İçerideki ortam dışarıya göre çok daha gergindi. Girmemizin üzerinden az bir süre geçmişti ki bir anda salonda gürültü, patırtı başladı. Bir anda o gergin havayı sinirle soluyan gençler birbirlerine girdi. Birbirlerini öldürmek istercisine kavga eden sandalyelerle birbirlerini hırpalayan gençlerin hepsinin kavgasının ortak nedeni değiştirilen ‘Edremit’ listeleri idi. Hepsi aday adaylarının yakınları ve gençlik kollarının yönetimindeki isimler idi. O kargaşa içinde biz bile kaçacak ve sığınacak yer aradık. Oradaki herkes korkudan salonu boşaltmaya başladı. O kavganın yatışması için mikrofondan Haluk İpek ve saha da ise birçok isim büyük çaba gösterdi. Bunların başında cesareti ve birleştirici konuşmalarıyla milleti ikna etmeye çalışan İpekyolu Teşkilat Başkanı Yavuz Kuşan adeta kavganın içine girerek kendisi siper etti. Birkaç ağırbaşlı Edremit aday adayının da kendi yakınlarını oldukça temkinli ve sakin bir şekilde hemen dışarıya çıkarması ve kavgayı yatıştırma çabalarıyla ve kavga bir anda duruldu. Polis müdahale etti, yaralılar çıkarıldı. Oylama devam edildi…

 

Neye yarar…

 

***

 

BİR ÇÖKÜŞÜN HİKÂYESİ…

 

Tıpkı iktidara veda etme aşamasındaki diğer partileri andırıyordu oradaki hava. Bir ANAP gibi bir DYP’nin iktidardaki son demleri gibiydi AK Parti’nin o salondaki son hali.

 

Yani gemi batmadan birileri ganimeti paylaşmak için çabalıyordu. Aday adayları, “Ne çıkarsa bahtıma.” Şeklindeki cümlelerle tefekkür ederken, teşkilattaki isimlerin temayülden zorla kendilerini çıkarma yarışları tam bir çöküş görüntüsüydü.

 

Rahmetli Ebubekir Gülaçar’ın il başkanlığındaki ‘lale devrini’ yaşayan Ak Parti’yi de görmüş bir isim olarak il başkanlığındaki her ismin neredeyse bir taraflara ‘kapak’ atmak için çırpındığı bu günleri görünce gerçekten üzüldüm.

 

Bir teşkilat düşünün ki her birimi temayülden ismini çıkarma mücadelesi versin, sandıkları kapatma mücadelesi versin, partiyi bırakıp kendi derdine düşsün…

 

Hadi diyelim ki o sandıklardan büyükşehir için Abdullah Aras veya Abdulahat Arvas, Edremit için Eyüp Acar veya Hekim Karabıyık, Tuşba için Aydın Koç veya bir başkası, İpekyolu için Abdulmenaf Keyifli gibi isimler çıktı. Bu isimlerin adaylıklarını hangi parti teşkilatı destekleyecek?

 

Siz bu seçimlerde hala Başbakan Erdoğan’ın kendi oyları ile seçilmeyi mi bekliyorsunuz? Adayların dört gözle beklediği temayülü geçelim, büyükşehir belediye başkanlığını bu teşkilatla almak mı?

 

Dünkü rezillikten sonra yorumumu söyleyeyim:

 

Çok beklersiniz!

 

***

 

SORUYORUM

 

-Göz göre göre geliyorum denilen bu sorunlara rağmen tüm bu yaşananlara AK Parti teşkilatı neden önlem alamıyor?

-AK Parti’nin kendi dayanışma toplantılarına, hayrına-şerrine bile çok az isim katılırken bu kadar genç temayülde neden toplanıyor? Nasıl toplandı? Ak Parti’ye gönül vermiş isimler yerine neden kavgaya hazırlıklı gelen gençlerle temayüle gidiliyor?

-Temayülde adı çıksın diye çırpınan teşkilatın üst düzeyleri, dışarıda böyle bir niyetlerinin olmadığına yemin ederken kimi inandırabilecek?

-Dün yaşanan bu olay öylece kapatılıp gidecek mi? Kimse bir gecede listelerin neden, nasıl ve neye göre değiştiğini açıklamayacak mı?

-Aday adaylığı başvurularını yapıp o temayülde adeta başvuru yaptığına utanan aday adaylarının bu yaşadıkları öylece unutulup gidecek mi? Bu insanlar partinin kendi yarışını verdiği bu adaletsiz yarışa neden aday oldular öyleyse?

-Daha sahaya inmeden başlayan bu kavgalar seçim alanına nasıl yansıyacak? Kendi partisini basan teşkilatçılar varken seçim zamanı daha ne gibi sorunlar yaşanacak?

 

Sorarım ben.

 

***

 

RÜYA 2.0

 

Büyükşehir aday adaylarının kabul görüp görmeyeceği tartışılırken, akıllarda hala o soru var. Bu isimler olmazsa ya kim gelir?

 

Bakanları konuştuk, vekilleri konuştuk.

 

Ama bir ihtimal daha var.

 

Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı için önceki Valimiz Münir Karaloğlu neden olmasın?

 

Aklıma gelir gelmez hemen kendisine ulaştım ve geçtiğimiz günlerde ziyaret için geldiği Van’da bunu kendisine sordum:

 

“Hala büyükşehir adayımız belli değil. Van bir türlü istediği o adayı bulamadı. Neden bu isim siz olmayasınız? Gelirse böyle bir teklif kabul eder misiniz?”

 

“Aslında olabilir dedi. Ama böyle bir teklif gelmesi lazım. Üstten böyle bir teklif olması lazım. Benim istememle olmaz.”

 

“Bunu bir tek siz değil birçok kişi düşünüyor” diye cevapladım. “Ak Parti bu isimlerin hiç birine sormadı size mi soracak. Hele de size!” dedim.

 

Onayladı. “Bu teşkilat onu yapamaz.” der gibi baktı.

 

Sohbet de oracıkta bitti.

 

Geçtiğimiz günlerde rüyada da olsa görüştüğüm Bekir Kaya ile ilgili yazdığım yazıdan sonra yerinde ve yapıcı eleştiriler aldım. O rüya beğenildi. Okuyucularımızın yoğun ısrarları üzerine büyükşehir belediye başkanlığı niyetine istihareye yattım ve böyle bir rüya daha gördüm Van adına. Bu da o rüyanın devamı niyetineydi.

 

Allah hayreylesin inşallah.