Hani şu sıralar en çok da Fatih Çiftci başta olmak üzere Burhan Kayatürk ve Gülşen Orhan isminin geçtiği Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda vekillerin adaylık ihtimali bence zayıf. Neden mi?

 

Çünkü aldığım duyumlara göre, Cumhurbaşkanlığı bir diğer şekliyle Başkanlık sistemi için hazırlık yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç bakanının haricinde vekilleri gözden çıkarmayı düşünmüyor. Her bir vekilin olur oyunun büyük önem arzedeceği büyük kararlar için Erdoğan bu vekillerin sayısını azaltmayacaktır. Mamafi buna çok ihtiyacı var.

 

Şimdi vekilleri eledik mi? Eledik…

 

* * *

Sırada partinin 1 numaralı koltuğunun sahibi ve diğerleri var.

 

AK Parti’de önceki gün yapılan son adaylık başvuru öncesi değerlendirme toplantısı adeta karne alma günü ve mezun olmanın arefesinde sınıfta yapılan vedalaşma gününe benziyordu.

 

Daha doğrusu duyumlarım o yönde.

 

“Toplantı BAHANE, adaylık kararları ŞAHANEYDİ.”

 

Zira bugüne kadar aday olmayı düşünenler ama bunu açığa vermeyenler, baştan beri “Ben adaylık düşünüyorum” diyenler ve ‘orta’cılar bu toplantıda değim yerindeyse ‘döküldü’de döküldü. Çünkü adaylık başvurusu için bugün son. Yani 1 Kasım itibariyle ya istifa edip başvurmaları gerekiyordu ya da bu işin bir daha dönüşü olmayacaktı.

 

Bu tarih teşkilattakiler ve teşkilat içinde olmayıp da devlet memuru olanları kapsıyor tabi. Genel Merkez bir bakan, milletvekili ya da en kötü ihtimal il başkanını büyükşehir belediye başkanı aday olarak gönderirse bu süreyi göz önünde bulundurmayacak.

 

Yani onlar ‘…ek kontenjan’dan olacak.

 

Yeniden gelelim konumuza.

 

Ak Parti’de adaylık başvuruları bugün sonlanıyor. Şimdiye kadar başvuran aday sayısı kadar bir çok adayın başvuracağını söyleyebiliriz. Ya da şok üstüne şok aday yaşayabiliriz. Beklenenin altında aday adayı başvurusundan dolayı…

 

Bu istifalar ve adaylık başvuruları partiye de aynı oranda yansıdı.

 

Yani partide de beklenen yaprak dökümleri başladı. Önceki gün Başkan Yardımcılarından Abdulahat Arvas Büyükşehir için, Ak Parti’nin ağır topu olan bir başka başkan yardımcısı Hekim Karabıyık ise Edremit için istifasını sundu. Bu isimlerin dışında yönetimden istifa edip de ilçe belediyelerine başvuranlar da var. Yani devamı gelecek…

 

* * *

ÇARŞI KARIŞIR!

 

AK Parti’nin adaylık serüveni oldukça ilginç olaylara gebe olacak gibi görünüyor. Çünkü AK Parti’nin il teşkilatındaki bu isimlerin istifaları iki farklı ihtimalı barındırıyor içinde. Neden derseniz… Başta İl Başkanı Abdullah Aras olmak üzere diğer yönetim kurulu üyeleri ve başkan yardımcılarının adaylıkları da AK Parti’nin geleceği anlamında bir çok şeyi değiştirecek.

 

Nasıl mı?

 

Dün istifa eden Abdulahat Arvas ve Hekim Karabıyık, başkan Aras’ın yanına alarak yola çıktığı önemli isimlerden. Bunlara ek olarak partide yıllardır emek veren isimleri çıkardığınızda geriye pek de öyle biri iki ismin haricinde ‘AĞIR’ top kalmıyor maalesef.

 

Bir de aynı toplantıda “Genel Merkez Büyükşehir Belediye Başkanlığı için beni tercih ederse kırılmaca darılmayaca yok” havası estiren Abdullah Aras da aday olursa deyim yerindeyse ‘Allah’ıma Çarşı karışır aga’!

 

* * *

NE ÇEKTİN BE ARAS?

 

Şimdi o iki ihtimali konuşalım.

 

Birinci ihtimal Abdullah Aras Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterilirse;

 

-Baştan beri hep “Teşkilatımı kuramadım” diyen Abdullah Aras aday olursa ‘gemisini terkeden kaptan’ muamelesi görecek.

 

-Ya da teşkilat kuruldu da çok da öyle başarılı bir şey mi çıktı ortaya?

 

-Başkan Aras, eğer baştan beri böyle bir adaylık düşüncesinde ise o zaman çok zor bir dönemde AK Parti’ye neden il başkanı oldu da tüm teşkilatı kendi etrafında şekillendirdi?

 

-Hadi diyelim Aras istifa etti. Ardında partide bırakacağı diğer önemli iki isimden biri olan 2 numaralı koltuğun sahibi Siyasi ve Hukuk İşleri Sorumlusu İl Başkan yardımcısı Hekim Karabıyık’ı ve partinin en ağır makamlarından 3 numaralı koltuğun sahibi Teşkilattan Sorumlu İl Başkan yardımcısı Abdulahat Arvas’ı da aday olan Aras, üç temel adamını kaybetmiş bir AK Parti’yi olası bir başarısızlıkta Genel Merkez’e nasıl sunacak? “Ben elimden geleni yaptım başarısız olan benden sonraki teşkilattır” diyerek sizce işin içinden kurtulabilecek mi?

 

-Aday olup da kazanmazsa Van’da siyasi kariyeri bitecek.

 

-Yerel seçimde AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Abdullah Aras ile kaybederse fatura kime kesilecek? Sizce suçlu kim olacak?

 

* * *

Abdullah Aras aday olarak gösterilmez ve AK Parti kazanmazsa;

 

-Abdullah Aras rahatlıkla, “Teşkilatı kurdum, küskünleri getirmeye çalıştım, aday da olmadım, daha ne olsun” diyerek işin içinden rahatlıkla sıyrılabilecek bir kere. (Yani şunu söylemek istiyorum kendini bir şey sanıp zafer kazanan bir general edasında; “Benden başka hiç kimse bir şey yapamaz” demedi ve kongredeki rakibi olan Naif Şabu’yu ilçe başkanlığına getirdi. Küskünleri, kırgınları ‘kendince’ barıştırdı. Geriye ise hizmet yarışında yer almak adına İpekyolu İlçe Belediye Meclis Üyesi Adayı olarak Büyükşehir’in meclisine girmeyi düşünen hem partinin hem İpekyolu ilçesinin ağır tampolarından bir diğer aday

Burhan İnan kaldı. Elimi vicdanıma koyduğumda partiye 11 yıllık hizmetlerini göz önünde bulundurduğumda meclis üyeliğini az bile gördüğüm Burhan İnan’a da vereceği şans ile Başkan Aras tam da mürettebatının ve gemisinin kaptanı olacak.)

 

-Alacağı olası bir büyükşehir ve ilçe zaferi ile milletvekilliği için belki adını seçilir derece olan 2’inci veya 3’üncü sıraya resmen yazdırmış olacak.

 

-Dediği o ‘kendi teşkilatımı kurmak istiyorum’ sözünü tutmuş ve kendi kurduğu tekşilatın da başında kalıp adayları destekler konumdaki Aras, bundan dolayı da Genel Merkez’den koca bir ‘aferin’ alacak ve en azından 2015’teki Genel Seçimlere kadar mutlak bir idarenin ve vekillerin üstünde bir iktidar olacak.

 

-Onun teşkilatından aday olup da kazanamayacaklar olsa bile bunun için zerre hesap vermek zorunda olan bir konumda olmayacak.

 

-Onu da geçelim partiyi bu halde bırakıp giderse demezler mi Sayın Aras’a:

 

“Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa?”

 

Derler, hem de neler derler neler…

 

* * *

GEMİSİNİ KURTARAN KAPTAN?

 

O yüzden benim takdirim ve tavsiyem 1 numaralı koltuğun sahibi Abdullah Aras’ın bu şekilde devam etmesi ve partisine sahip çıkması yönünde.

 

Tabi bu benim kanaatim. Onun adaylık verilmesi halinde başarısız olacağı gibi bir algıyı kesinlikle yaratmak istemem.

 

Ama ununtmadan “GEMİYİ EN SON CESARETLİ VE BAŞARILI KAPTANLAR TERK EDER.”

 

Zira bu şekilde hem gemisini terkeden kaptan muamelesi görmeyecek hem de olası bir başarısızlığın mimarı olarak kayıtlara geçmeyecek. Aday olmazsa da il başkanlarının mutlak anlamda emeklerinin karşılğını alması gereken bir genel başkanının olduğu partide istediğini alacaktır. Şüphesiz…

 

* * *

BENDEN VETO!

 

Gelelim Hekim Karabıyık’ın Edremit adaylığı ile Abdulahat Arvas’ın Büyükşehir adaylığına.

 

Başbakının geldiği gün ve seçim süreci yarışının başladığı günden bu yana Van halkı gibi bizim de ortak düşüncemiz olan ‘Vanlı olsun, temiz olsun’ şeklindeki adaylık kriterine ve kabul gören bir aday olma standardına sahip olan bu iki adayın da aday oldukları mevkilerde şansı bulunuyor.

 

Abdulahat Arvas geçtiğimiz günlerde yazarımız Yunus Emre’nin de yazdığı gibi büyük bir STK çevresinin ve kanaat önderi camiasının desteklerini alarak genel merkez nezdinde dikkat çeken ve etkili olabilecek bir isim.

 

Hekim Karabıyık, halk arasında belki de AK Parti denilince akla gelebilecek derecede iyi-kötü büyük bir etki bırakmış bir isim.

 

Edremit için deyim yerindeyse ‘Flaş!’ bir isim.

 

Hal böyle olunca bu iki isme benden vize çıkar, Abdullah Aras’a çıkmaz. Zira gemi büyük bir alabora içinde ve geminin terkedilmemesi gerekiyor. Zira batan geminin mallarına dadanmaya çalışan çok da ‘korsan’ var şu anda. AK Parti’ye bir dava gözüyle bakanların üçüncü kuşağı olan mevcut yönetim AK Parti’ye o eski günlerdeki gibi sahip çıkmıyor bence. O yüzden Aras, o AK Partili terbiyesini devam ettirmeli.

 

Köşemi bu vesileyle istifasını verip adaylığını açıklayan ve bundan sonra kısa bir süre sohbet etme imkanı bulduğum Abdulahat Arvas’ın da kullandığı bir söz ile bitirmek istiyorum.

 

Tamamıyla halka ait olan bu Van Belediyesi, ‘Beyt-ül mal’dır.

 

Van Büyükşehire bu zihniyet ile sahip çıkmak ve bu nadide kurumda 1 milyon elli dört bin’lik Van halkının hakkı olduğunu düşünerek işe ‘niyet’ getirmek gerekiyor.

 

Büyükşehirin adayları Van halkına hayırlı olsun.

 

Uğurlar olsun…