KURTULUŞUMUZ PATATES Mİ?

Van’ın patates üretimi konusunda ne aşamada olduğunu, geleceğe dair neler yapılması gerektiğini, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu konudaki desteklerinin neler olduğunu Gazeteniz Şehrivan olarak Tarım İl Müdürü Fevzi Altuner’e sorduk. Patates üretimi olarak 8-10 bin tonluk bir üretime sahip olduğumuzu belirten Altuner, üretim esnasında her zaman çiftçinin yanın olduklarını belirtti.

KURTULUŞUMUZ PATATES Mİ?

Önder ALTINAL – Şehrivan ÖZEL


Patatesin önemli ve kazançlı bir üretim olduğunu ama bu üretime ciddi anlamda yönelmelerin olmadığını belirten Altuner, ayrıca Van’da ciddi anlamda değerlendirilmeyi bekleyen alanların olduğunu belirtti. Dışardan gelen çiftçilerin Van’da yeri geldiğinde zarar etmesine rağmen patates üretimine dahil olduğunu ve patatesin pazar sorunun olmamasından dolayı karlı çıktıklarını belirten Altuner, “Patates üretimi açısında değerlendirmeyi bekleyen alanlarımız var. Vanlı çiftçilerimizin bu konuda hassas davranmaları ve bu konun farkında olmaları gerekiyor” sözlerine yer verdi.

İŞTE ALTUNER’İN PATATES ÜRETİMİ HAKKINDAKİ ÖNGÖRÜLERİ VE GELECEĞE DAİR UMUTLARI:

“Patates üretimi ilimizde yaklaşık olarak 4 bin dekar alanda yapılan bir üretimdir. Bu üretimden yaklaşık olarak 8-10 bin ton civarında bir patates üretimi elde ediliyor. Fakat ilimiz potansiyelleri, patates üretilebilecek uygun koşulları, patates tarımında kullanılabilecek uygun arazileri değerlendirildi zaman şuanda üretilen 8-10 bin tonluk patates üretimin çok yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. İlimizin coğrafyası, ekolojisi, toprak özellikleri bakımından çok daha fazla patates üretebileceğimiz kaynaklar var ve bizlerin bunları değerlendirmemiz gerekiyor.”

Neden patatesi bu kadar teşvik ediyorsunuz?

Çünkü daha önce patates üretimi deposu olarak kullanılan Orta Anadolu’daki bazı şehirlerimiz oralarda patates ile ilgili bir takım toprak etmenli ve toprağın hastalıklar ile bulaşması nedeniyle patates artık üretilemez bir hal aldı. Dolayısıyla buralarda patates üretilemediği için de maalesef bir üretim açığı ortaya çıktı. Bölgemizin patates üretiminde değerlendirilmesi şeklinde piyasaya arz edebileceği ve ciddi anlamda gelir elde edilebileceği çok önemli bir ürün bulunuyor. Bizim ilimizde geleneksel bir takım üretim metotlarıyla üretimler yapılıyor. İşte örnek olarak buğday üretimi yapılıyor. İşte bunun yerine son zamanlarda sulu arazilerin artması ile birlikte DSİ ve diğer kurumların sulama çalışmaları neticesinde sulu tarım arazilerimizde bir artış meydana geldi. Bu artışların ardından bakanlığımızın da özellikle yem bitkilerine destek vermeleri sebebiyle buğday gibi üretimlerde bir azalma yem bitkilerinde ise bir atış söz konusu oldu. Daha önce 200 bin dekar civarında olan yem bitkileri alanımız şimdi 1 milyon dekar civarına yükselmiş durumdadır. Buda bakanlığımızın bu ürüne verdiği teşvikler sayesinde gerçekleşti.

Peki, bununla birlikte yeni tarım alanları keşif edilip oluşturuldu mu?

Tabi bunun yanı sıra sulu tarım alanlarımızdan patates dikiminde kullanılabilecek çok ciddi alanlarımız ortaya çıktı. Şimdi baktığımız zaman az önce belirttiğim 4 bin dekar ekili iş alanından ciddi bir kısmını ilimize dışardan gelen ve daha önce patates tarımında tecrübe kazanmış yabancı çiftçilerimizin faaliyetleri neticesinde elde ediliyor. Şimdi bu dışardan gelen patates üreticileri baktığınız zaman hemen buradaki çiftçimizin arazisini kiralıyor. Diğer taraftan arazinin kiralaması neticesinde üretimde alması gereken teşviklerin hiç birini alamıyor. Bunu arazinin sahipleri sadece alabiliyorlar. Bunun dışında üretimde de kullandığında hem alan bazlı destekler alamadığı gibi üretim bazlı desteklerde alamıyor. Basınçlı ya da damla sulama sistemlerini yine kendileri kuruyorlar. Bunları kurduğunda zaman bakanlığımızın sağlamış olduğu %50 hibeler var. Ancak arazi kendisine ait olmadığı için bundan da faydalanamıyor. Fakat 3-4 konuda doğrudan kendi cebinden masraf yapmasına rağmen diğer illerde çiftçiler gelip bizim ilimizde patates üretimine yoğunlaşıyorlar.

Bunun tam olarak nedeni nedir? Neden ceplerinden masraf etmelerine rağmen diğer illerden gelip burada bizim ilimizde patates üretimi yapıyorlar?

Çünkü patates üretimi kazançlı bir üretimdir ve çiftçilerin buraya gelerek bu çalışmaları yaptıkları da bunun kesinlikle bir kanıtıdır. İşte bu yüzden bizlerin bunları değerlendirmemiz gerekiyor. İşte patatesin Türkiye ortalaması dekara verim şekilde 2 bin kilogramdır. Fakat bizim yaptığımız çalışmalarda ortalama verim 2 ton civarında olmasına rağmen bazı yerlerde özellikle arazi ve toprak yapısı uygun olan yerlerde bu verimin çok daha yüksek olduğunu öğrendik. Bir dönüme daha çok patates geliri elde edilebileceğini öğrendik. Patatesin ayrıca bir pazar sorunu da bulunmuyor. Böyle bir sorunda olmadığından dolayı hem Van içerisinde hem de diğer illerde de son derece açık bir pazar bulunmaktadır. İşte bizim bunları değerlendirmemiz gerekiyor. Bizim değerlendirebileceğimiz devasa alanlarımız var. Yani bu 4 bin dekarı biz neden 100 bin dekara çıkarmayalım. Dolayısıyla çiftçilerimiz patates konusuna ciddi anlamda önem vermeleri gerekiyor. Önümüzdeki ay patates dikiminin yapılacağı aydır. Bu ay içerisinde çiftçilerimizi patates dikimine davet ediyoruz. Özellikle bakanlığımızın sertifikalı dikim anlamında bir dönüm için 40 TL’lik bir teşviki var. Bunun yanı sıra hibeler olarak bir teşvik var.

Geçtiğimiz aylarda Başkale’de Valilik öncülüğünde bir patates programı yapıldı. Başkale’deki patates üretimi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ayrıca geçen aylarda sizlerin de bildiği gibi Valiliğimizin öncülüğünde 2023 Van vizyon projesi içerisinde Başkale’de patatesin anlatıldığı bir program yapıldı. Şimdi bu program neticesinde aslında Başkale’nin de patates üretimine tahsis edebileceği ya da kullanabileceği alanlar olabilir ve çiftçilerimizin de bu anlamda kesinlikle duyarlı olmaları gerekir. Bizim patates üretimine özellikle Van Gölü havzası civarında önerme gibi bir eğilimiz olmasına rağmen Van Gölü havası dışında Başkale’de patates üretimin yaygınlaştırılması biz önem veriyoruz. Ayrıca orada belki de patatesin depolanmasıyla ilgili de bir takım doğal ortamlarında doğal depolar olarak da kullanılabilir. Bu yönde tabi öncelikle üretimin artması gerekiyor. Yani DSİ’nin veya diğer kurumların sulamaya açtığı üretim alanlarda patates üretiminin alternatif ve karlı bir tarımsal faaliyet sağlayacak bir ürün olarak görüyoruz ve bunun kesinlikle göz ardı da edilmemesi gerekiliyor. Bu anlamda böyle bir üretim çokluğunda çiftçilerimizin de ekonomik anlamda ciddi bir kazanç elde edilebileceğine inanıyoruz ve bunu biliyoruz. Artık klasik bir takım tarımsal kültüründe vazgeçmemiz gerekiyor. Tarımı daha büyük alanlarda yapmamız lazım ve bunun yanı sıra ciddi anlamda kazanç elde edebilecek tarımsal ürünlere yönelmemiz gerekiyor.

Peki, bu yönelmelere katkı olarak çiftçilere ne gibi hibeler ve yardımlar yapılıyor?

Bu şekilde yönelme olduğu zaman gerektiği zaman Ziraat odalarımızdan ve diğer ilçelerde bulunan olanaklarımızdan faydalanmayı da düşünüyoruz. Bunu yanı sıra bakanlığımız olarak da %50’lik hibelerimiz bulunuyor. Patates dikim makinalarından, patates söküm makinalarına kadar bunun yanı sıra boğaz doldurma olsun basınçlı sulama ya da damla sulama sistemlerinde olsun %50’lik hibelerimiz bulunmaktadır. Çiftçilerimiz bu hibelerden kesinlikle yararlanabilirler. Bizim umudumuz odur ki önümüzdeki yıllar içerisinde ilimizin bu ürüne olan alanların değerlendirilmesi ve çiftçilerimiz bu üretimden ciddi anlamda ekonomik olarak gelir elde etmeleridir. Çünkü hesap ortada bunun göz ardı edilmemesi gerekiliyor.

Başkale’de yapılan proje ve programın dışında diğer ilçelerde olsun Van merkezde olsun bu tür eğitim ve seminerleriniz var mı? Yoksa ileriki yıllarda yönlendirme amaçlı bu tür eğitimler yapılır mı?

Bu tür eğitimlerimiz kesinlikle var ve yapılıyor. Bunun yanı sıra ilçelerimizde ve köylerimizde bu işi yapan TARGEL pozisyonun yer alan ziraat mühendislerimiz ve veteriner hekimlerimiz var. Ayrıca ilçe teşkilatlarımız ve bunun yanı sıra ziraat odalarımız var. Öncelikle hem ziraat odalarımıza hem de ilçe teşkilatlarımıza yönelik patates dikiminin yaygınlaştırılması hususunda ve ayrıca ilimizde bu potansiyeli hususunda eğitimler verdik. Başta Başkale’de yapılan eğitimde bunların yer almasını sağladık. Bu eğitimlerin sonrasında art arta yaptığımız toplar ve eğitimlerle de patatesin ilimizde ne derece önemli ve kazançlı bir üretim olduğunu çiftçilerimize anlattık. İlçe ve köylerde görev alan bu arkadaşlarımız ile birlikte bir araya geldik ve bunların ne denli önemli olduğuna dair arkadaşlarımıza eğitimler verdik. Bu eğitimlerden sonra o arkadaşlarımızın bunları yaygınlaştırmaları açısında çalışmalar yapmalarını istedik. Bu konuda oluşturmuş olduğumuz fonlara var ve bu fonlar neticesinde bizlere geri dönüşlerde başladı. Bu konuda yapılası gerekenleri yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. İlimizde patates üretimi yapılıyor ama bizlerin bunu artırmamızda gerekiyor.

Yaptığınız bu çalışmalar neticesinde patatesin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizin de ifade ettiğiniz gibi kullanılmayan alanlar var. Bu alanlar faaliyete girer ve kullanılmaya başlanır mı?

Özendirmek istediğimiz ve geleneksel tarım ürünlerinin yerine ikame etmek istediğimiz ürünlerden sadece bir tanesidir patates. Başka ürünlerde elbette ki var. Sulak alanlar olduğu zaman bu alanlarda üretim yapılabilecek onlarda ürünlerimiz ve bitki türlerimiz var. Fakat benim burada dikkat çekmek istediğim konu şurasıdır; Yem bitkileri tarımından bahsettim, daha önceleri bakanlığımız yem bitkileri alanlarında kullanımlar için 130 TL hibe veriyordu. Fakat şu anda o 130 TL’lik hibe 200 TL’ye çıkarılmış ancak daha önce bir defada verine 130 TL’lik hibe şu anda 4 parçaya bölünmüş ve 50 TL olarak veriliyor. Dolayısıyla çiftçilerimiz biraz da yem bitkileri tarımında desteklerin bu şekilde bölünmesinden kaynaklı vazgeçiyorlar. Dolayısıyla çiftçilerimiz farklı yönlere yönelme gibi bir durum ortaya çıktı. Bunun yanı sıra halen çalışmaları devam eden sulama sahaları, baraj çalışmaları ve sulama çalışmaları ilgili kurumlar tarafından yapılıyor. Önümüzdeki 3-5 sene de bunları bitmesi halinde özellikle Başkale ilçemizde ciddi anlamda sulu alanların ortaya çıkacağını şimdiden görüyoruz. Bu şekilde olduğu zaman 4 dekarlık üretimden 50 bin dekarlık alan geçmemiz ile ilgili yıllar içerisinde bir trend yakalayacağımız tahmin edebiliyorum. Fakat bunun önemini öncelikli olarak çok iyi bilmemiz gerekiyor.

Son olarak sizlere neler söylemek istersiniz?

Üretim bir süreçtir. Toprak hazırlığından, tohum teminine, dikimden bakıma, hasat ve son olarak pazarlama aşamaları ile birlikte değerlendirildiğinde bu bir süreç olarak bizlerin önüne gelmektedir. Bu süreçlerin her hangi bir tanesinde mutlaka bizlere ihtiyaç duyacaklardır. Bizde hem her aşamasında zaten doğrudan müdahil oluruz hem de teknik anlamda gerekli hibelerin sağlanması konusunda biz sürekli çiftçilerimizin yanındayız ve yanlarında da olacağız. Bu konuda gerekli bilgileri verdik, eğitimleri verdik demeyiz ki bunlarda yeterli değil. Biz bundan sonra da hangi ilçemiz olursa olsun, hangi ilçemizin köyünde olursa olsun, bu konuda karar vermiş bir çiftçimiz her safasın da bizler çiftçimizin yanın da olacağız. Toprak hazırlığında ürünün pazara sunulmasına kadar çiftçimizin yanında olacağımızı sizlerin aracılığı ile söyleyebiliriz.

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2014, 14:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER