banner211

SAHİLDEKİ KURUM İŞGALLERİ DE BİTSİN

Özellikle Edremit Belediyesi eliyle başlayan Van Gölü kenarındaki temizlik operasyonu kentte yeni bir beklenti oluşturdu.

SAHİLDEKİ KURUM İŞGALLERİ DE BİTSİN

ŞEHRİVAN ÖZEL: MERAL YILDIZ / ÖMER FARUK TOKTAŞ - Van Gölü kıyısında bulunan ve bulunduğu süre içinde hem görüntü hem de çevre kirliliği yaratan kamu kurum kuruluşlarının kıyıdan kaldırılması bekleniyor. Van halkının en büyük beklentisi olan bu çalışmanın yeni vali tarafından yapılması beklenirken, Vanlılardan para vermeden göle girmek ve sahilleri kullanmak istiyor.

 

Van’da son dönemlerde belediye başkan vekillikleri eliyle yönetilen yerel yönetimlerde önemli hizmet hamleleri yapılıyor. Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerinde radikal adımlar atılırken hizmet anlamında da üst üste girişimler yapılıyor. Bu anlamda özellikle Edremit ve İpekyolu belediyesindeki adımlar halktan da takdir alırken Edremit Belediyesi eliyle başlatılan Van Gölü çevresindeki hizmetler gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Özellikle de sahildeki barakaların yıkılması, Van Gölü’nün gözle görünür hale gelmesi vatandaşları memnun, başlatılan sahil kordonu projesinin tamamlanması için gün sayılıyor. Gölü halka açmak için girişimlerde bulunan Edremit Belediyesi’nin bu hamlesi ilgi görürken, bu atak yıllardır konuşulan fakat bir türlü değişmeyen bir konuyu da yeniden gündeme getirdi. Hem Valilik, hem Büyükşehir’in tek isim tarafından yönetildiği ve yerelde hizmetin uygulanması anlamında önemli bir sürecin yaşandığı şu dönemde vatandaş sahillerdeki kamu kurumlarının da kaldırılmasını istiyor. Kampların ücretsiz olması ve halka açılması için talepler gelmeye devam ederken kentteki isimler de bu noktada adım atılmasını istiyor.

 

 

TEMİZLİK VE PLAJ MEMNUN ETTİ, SIRADA KAMU KURUMLARI VAR!

Geçtiğimiz aylarda Edremit Belediyesi tarafından sahillerdeki baraka olarak tabir edilen yapılar yıkıldı. Hafta sonu açılışı ile Van’a kazandırılan Halk Plajı da Van Gölü’nün daha güzel bir şekilde kullanılmasına olanak sağlayacak. Ancak yıllardır göl kıyısını mesken edinmiş kamu kurum kuruluş yapılarının kıyı kenarından çıkmaması, göle verilen en büyük zarar... Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Van Gölü kıyısına sınırı olan tüm belediyelerin bu kurumları kaldırması büyük önem taşıyor. Bu kurumlar arasında Karayolları, DSİ gibi birçok kamp bulunuyor. Özellikle Edremit’teki yapılaşma yıllardır çözülmeyi bekliyor. Hem görüntü hem de ciddi çevre kirliliği yaratan kurumlarla ilgili yapılacak çalışma Van halkı tarafından dört gözle bekleniyor.

 

GÖLE GİRMEK İÇİN PARANIZ OLMALI!

Edremit başta olmak üzere Van’daki birçok sahil kamu kurumlarının kampları ile kapalı. Vatandaşın ücret ödeyerek girdiği ya da giremediği bu alanlar dışında kent merkezine yakın alanlarda yüzmek ise neredeyse imkânsız. Belli bölgelerde kamplar yapan kamu kurumlar bu kamplara insanları paralı bir şekilde alıyor. Göle girmek isteyen insanlar paraları olmadığı zaman ne yazık ki göle giremiyor. Bazı kurumların ise her yaz döneminde ‘tadilat’ var yazısı ile kampı kapatması ise göl işgalinin en büyük örneği. Bu sorunla ilgili gazetemize konuşan Sadullah Şahin şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta göle girmek için arkadaşlarla Edremit’e gittik. Birim kurumun kampının fiyatını sorduk kişi başı 30 TL istediler. Bizde kampı kullanmadan sadece göle gireceğimizi söyledik. Kabul etmediler. Bunlar artık kampın yanı sıra gölü de tapulamışlar. Böyle bir şey başka yerde görmedim. El insaf diyorum başka da bir şey demiyorum. Bu duruma hemen müdahale edilmesi gerekiyor.”

 

 

TUNÇDEMİR: HALK PLAJI GÜZEL AMA...

Yaşanan işgallerle ilgili gazetemize konuşan Van Gölü Havzası Turizm Derneği Başkanı Abdullah Tunçdemir şu ifadelere yer verdi. “Edremit Belediyesi’ne açmış olduğu halk plajından ötürü teşekkürü elbette ki bir borç biliriz. Tabi şunu da belirtmek gerekir ki Van’daki yerli ve yabancı turist sayısı göz önünde bulundurulduğunda en az 4 tane halk plajının olması gerekir. İlk halk plajımız açıldı. İnşallah bunun devamı da gelecektir. Edremit sınırları içerisinde çeşitli kurumların kamplarının bulunduğu bölgeler insanların plaj olarak değerlendirebilmesi için uygun alanlardır. Amik kıyısından Gevaş taraflarına kadar olan döngüde birçok alan var. Bu alanlar kurumlar tarafından kullanılıyor. Bu alanlar değerlendirildiği takdirde mavi bayraklı plajlar bile kurulabilir.”

 

“BU ALANLARDAN KİMLER FAYDALANIYOR?”

Plaj sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Tunçdemir, “Plaj sayısı arttığı takdirde ve bunlara olan ulaşım imkânları kolaylaştırıldığında buraya gelen yabancı insanlar kısa süreli değil uzun süreli gelecekler. Kalacak pansiyon ya da otel arayacaklar. İşte bunun için kurumların Edremit sahillerinde kapladığı alanlar ile ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmalıdır. Sonuç olarak bunlar halkın faydalanmadığı alanlar. Peki, bu alanlardan kimler faydalanıyor? Şayet kimse faydalanamıyor ise varlıklarının ne anlamı var? Bu alanlar yıllarca kurumların ellerinde. Doğru düzgün bir şekilde ne kendileri çalıştırabiliyor, ne de kimseyi dışarıdan alıyorlar. Kurumların bu kullanamadığı alanların ben bir vatandaş olarak değerlendirilmesini canı gönülden isterim.”

 

“VAN DENİLİNCE AKLA VANGÖLÜ GELİYOR”

Van denildiği zaman akıllara Vangölü’nün geldiğini söyleyen Çevre Derneği (Çev-Der) Başkan Ali Kalçık şunları söyledi: “Van dediğimiz zaman akla ilk gelen şey Vangölü’dür. Vangölü olmadığı zaman Van’ın bir kıymeti ve anlamı yoktur. Vangölü tüm halkındır ve doğada yaşayan tüm canlılarındır. Vangölü üzerinde birinin söz sahibi olması ya da bir kişinin sahiplenmesi diye bir kural kaide yoktur. Sahil bandı açılacak dendi. Vatandaşların sahil kıyısında kurdukları baraklara yıkıldı. Bu yapılana yanlış bir uygulamadır diyemeyiz. Ama şunu söyleyebiliriz. Sizce Edremit sahilindeki işgal sadece bu birkaç kişinin açtığı barakalardan mı kaynaklanıyor?”

 

“VANGÖLÜ HEPİMİZİN ORTAK SOFRASIDIR”

Kalçık konuşmasının devamında, “Kıyı hepimizin ortak alanıdır. Kimse bana aittir deme hakkına sahip değildir. Bunu ben kendi kafamdan uydurmuyorum. Bu 1972’de Rio’da yapılmış bir sözleşmenin sonucudur. Kıyılar tüm canlılara açık olmalıdır asla kimse kıyıları işgal edemez. Daha önceden eski vali Münir Karaloğlu bir söz söylemişti. ‘Van Gölü hepimizin ortak sofrasıdır.’ O sahil hepimizindir. Ama gelin görün ki kurumların sahil şeridinde kurdukları kamplar etrafı duvarlar ile çevrili ve kurumların kendi yetkililerinden başka kimseye açık değil. Bu işgal bürokratların keyfi olarak yaptığı ve uluslararası bir hukukun getirdiği kuralları ihlaldir, hak gaspıdır. Şu an karayolları kampının işgal etmiş olduğu alan 1 kilometre uzunluğa sahiptir ve Van’ın en güzel kıyılarından biridir. Niye çevresi metrelerce duvarlar ile örülmüş? Bu hakkı bu yetkiyi bu kurumlara veren kimdir? Ya da bu kurumlar neye göre bu hakkı kendilerinde buluyorlar?”

 

 

KALÇIK: BURADA SUÇ İŞLENİYOR

Sahildeki kurumların yapılaşmasını suç olarak değerlendiren Kalçık, “Burada bir suç işliyorlar. 3621 sayılı yasa der ki; Bütün kıyılar, bütün canlılara açıktır. Kimsenin bu kıyıları işgal etmeye hakkı yoktur. Düşününki sizin tapulu bir araziniz var. Siz arsanızın sınırlarının başladığı ilk 50 metreye bir çivi dahi çakamazsınız. Sonraki 50 metrede ise günübirlik alışveriş yaparsınız. Ama ben sizin tarlanıza basıp sahile geçmek istiyorum. Siz bunu engelleyemezsiniz. Bu doğanın canlılara verdiği bir haktır.” Dedi.

 

“KAYMAKAMIN GÜCÜ KURUMA YETMİYOR MU?”

Edremit Kaymakamını da eleştiren Kalçık, “Kaymakamın gücü kurumlara yetmiyor mu?” diyerek şöyle devam etti: “Özellikle Edremit Kaymakamı’na sormak gerekir. Sahil şeridinden bulunan 3-5 tane barakayı kıyı işgali gerekçesi ile yıktınız. Gücünüz sadece bu insanlar mı yetti? Sahilde şu an yapımı devam eden kubbeli yapıda bir tesis var. Bu artık dinlenme tesisi mi olur, kaymakamlığa ait bir tesis mi olur bilemem. Her ne gerekçe ile yapılıyorsa yapılsın bu haksızlık ve hukuksuzluktur. Karayolları geçen sene kendi kampına giriş için insanlardan giriş ücreti alıyordu. Bu sene tadilatta olduğu için bu sene kullanılmıyor. Sahil bandının yapılması ile ilgili bir proje varsa ve bunun için bazı yerlerin yıkılması gerekiyorsa. Hiçbir yerin ayrımı yapılmadan yıkılması gerekiyor.”

 

KALÇIK: YASALARA UYAN YOK

Yasaların söylediği kanunlara kimsenin uymadığına işaret eden Kalçık, “Eğer kanun koyucu kendi kanununa saygılı değil ise kim bu kanunlara saygı duyar? Eminim birçok kişinin haberdar olmadığı bir konudur. Kıyı Kenar Çizgisi Genel Müdürlüğü var. Siz Bahçesaray’da olsun, Gevaş’ta olsun, Edremit’te olsun kıyıda bir yapı inşa etmek istediğinizde bu müdürlüğün izni olmadan hiçbir şey yapamazsınız ki yasaktır. Yine 3621 sayılı yasa der ki kıyı şeritlerinde sadece savaş koşullarında geçici barınma yapılabilir. Bunu dışında ki hiçbir şekilde kıyılar barınma alanı olarak kullanılamaz. Bu alanlara moloz dökülemez, tel çekilemez, duvar örülemez. Yasaların böyle demesine rağmen bu yasalara uyan pek kimse yok.” Şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2017, 10:36
YORUM EKLE

banner201