banner84

‘SATANA DEĞİL, KONUŞANA CEZA!’

Mazlum-Der son yıllarda giderek artan madde bağımlılığı ve düşen yaş sınırıyla ilgili çalışmalarını sürdürürken, Polisi hedef gösterdiği gerekçesiyle Şube Başkanı Yakup Aslan’a dava açıldı. Daha önce yaptığı bir açıklamada yetkili kurumların görevini yapmadığını söyleyen Aslan hakkında polisi hedef gösterdiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Savcılık tarafından ifadeye çağrılan Aslan’ın şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada madde bağımlılığı ile mücadeleye devam edeceğini aktardı.ASLAN: BİZİ SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR Madde bağımlılığı sorunuyla ilgili kentteki STK’lar seferber olurken satana değil, konuşana ceza geldi. Daha önce de yaptığı birçok açıklama ile madde bağımlılığı sorununa dikkat çeken Mazlum-Der Şube Başkanı Aslan’a polisi hedef gösterdiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Yaptığı açıklamalarda her defasında yetkilileri göreve çağıran ve yetkililerin görevini yerine getirmediğini söyleyen Aslan açılan soruşturma ile şok yaşadı. Savcılık tarafından ifadeye çağrılan Aslan madde bağımlılığı konusunda bundan önce olduğu gibi bundan sonrada mücadelesini sürdüreceğini ifade etti. Aslan kent merkezinde bulunan Feqiye Teyran parkında yaptığı açıklamada, “Herkes görevini yapsın.’ çağrımız yerini bulmamış, kendisini öteki gören yetkililer toplumun sorunları karşısında yaptığımız çağrıya, yargı yoluyla baskı oluşturarak bizi susturmaya çalışmışlardır. İnsan Hakları Örgütlerini yargıyla etkisiz kılmaya çalışmak ulusal mevzuata aykırı olmakla birlikte, uluslararası sözleşmelere de aykırıdır. İnsan Hakları Örgütlerinin çalışmalarını özgürce, her türlü etki ve baskıdan uzak olarak yapılabilmesi, bizzat topluma sözcülük yapmanın ve hak arama özgürlüğünün kendisi için vazgeçilmez değerdedir.

‘SATANA DEĞİL, KONUŞANA CEZA!’

“BİZİ SUSTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

 Madde bağımlılığı sorunuyla ilgili kentteki STK’lar seferber olurken, ‘Satana değil, konuşana ceza’ geldi. Daha önce de yaptığı birçok açıklama ile madde bağımlılığı sorununa dikkat çeken Mazlum-Der Şube Başkanı Aslan’a polisi hedef gösterdiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Daha önce gazetemize de yaptığı birçok açıklamasında yetkili mercileri madde bağımlılığı konusunda görevini yapmaya çağırdığını söyleyen Aslan, madde bağımlılığı konusunda bundan sonra da mücadeleye devam edeceğini aktardı. Aslan kent merkezinde bulunan Feqiye Teyran parkında yaptığı açıklamada, madde bağımlılığı konusunda yaptıkları çağrının yerini bulmadığını ve yaptıkları çağrıdan dolayı da hakkında soruşturmanın başlatıldığını belirtti. Aslan “Herkes görevini yapsın! Çağrımız yerini bulmamış, kendisini öteki gören yetkililer toplumun sorunları karşısında yaptığımız çağrıya, yargı yoluyla baskı oluşturarak bizi susturmaya çalışmışlardır.” Dedi.

 

ASLAN: AİLELER ÇOCUKLARINI KORUMALIDIR

 

Mazlum-Der olarak madde bağımlılığı konusunda hassas davrandıklarını belirten Aslan, “Aileler çocuklarını ateşten korur gibi uyuşturucu illetinden korumalıdır” dedi. Bu çağrıdan rahatsız olanların olduğunu belirten Aslan şu sözlere yer verdi: “Herkesin bildiği gibi, ‘dolaylı olarak insan hakkını ihlal eden’ uyuşturucu belası insan neslinin imha olması için uzun tarihlerden beridir bir tehlike olarak varlığını sürdürüyor. Uyuşturucunun dünya genelinde 320 milyar dolarlık bir pazara sahip olduğu düşünüldüğünde, bu tehlikenin ne kadar çok boyutlu olduğu daha iyi anlaşılır. Uyuşturucu baronlarının geleceğimiz olan gençliğimizin kanından beslenerek zenginleştiği bir perspektifte, daha fazla kazanmak hırsı, Van’ı da bu pazara dahil etmiş ve bunun neticesinde gençlerimiz daha küçük yaştan itibaren bu zehir tuzağına çekilmiştir. Mazlum-Der olarak bu tehlikeyi görmüş, yetkililerin etkin bir mücadele içerisinde olması için kamuoyunu duyarlılığa davet etmeyi uygun görmüştük. Demeçlerimizle, tehlikenin hassasiyetine dikkat çekiyor, ‘ailelerin çocuklarını ateşten korur gibi, uyuşturucu illetinden koruması gerektiğini, yarınımız olan gençlerimizin de bu anlamda dikkatli olması ve hayatlarını karartmaması gerektiğini’ vurguluyorduk. İnsan Hakları Kuruluşu olarak, toplumsal duyarlılık oluşturmak ve bu sahada görevlerini yapmaları gereken birimleri de uyarmak maksadıyla yaptığımız açıklamalarımızda, olaydan rahatsız olan belli bir azınlığın dışında halkın geniş kesimlerinin bize destek vermesi, durduğumuz yerin meşruluğunu göstermesi açısından önemlidir. Bu açıklamalarımızdan sadece uyuşturucu baronları ve onların rahat hareket etmeleri karşısında sorumluluklarını yerine getirmeyenler rahatsız olurlar.”

 

‘HERKES GÖREVİNİ YAPSIN!’ ÇAĞRISINA SORUŞTURMA

 

Madde bağımlığı konusunda birçok kez çağrılarda bulunduklarını söyleyen Aslan, bu çağrılara karşılık kendisi hakkında soruşturmanın açıldığını dile getirerek, “Herkes görevini yapsın! çağrımız yerini bulmamış, kendisini öteki gören yetkililer toplumun sorunları karşısında yaptığımız çağrıya, yargı yoluyla baskı oluşturarak bizi susturmaya çalışmışlardır. İnsan Hakları Örgütü hiçbir baskı, engelleme, taciz veya müdahaleyle karşılaşmadan her türlü toplumsal atraksiyonlarını yerine getirebilmeli, kabul görmüş sivil toplum kuruluşu ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulunduklarında görevlerini yapmadıkları noktasında toplumsal bir algıyı inşa eden kurumların kovuşturma ve yargı tehdidiyle susturulmaya çalışılmamalıdırlar. İnsan Hakları Örgütlerini yargıyla etkisiz kılmaya çalışmak ulusal mevzuata aykırı olmakla birlikte, uluslararası sözleşmelere de aykırıdır. İnsan Hakları Örgütlerinin çalışmalarını özgürce, her türlü etki ve baskıdan uzak olarak yapılabilmesi, bizzat topluma sözcülük yapmanın ve hak arama özgürlüğünün kendisi için vazgeçilmez değerdedir. Temel insan hak ve özgürlüklerini ihlal anlamına gelen uyuşturucu ve benzeri toplumsal sorunlarıyla mücadele etmek ve gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmak İnsan Hakları Örgütlerinin hak ve görevinin en doğal sonucudur ve bu nedenle hukuka aykırılıktan söz edilmesi de mümkün ve doğru değildir” sözlerine yer verdi.

 

ASLAN: HALKIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ

 

Haklarında açılan davayı anlamlandıramadıklarını belirten Aslan, madde bağımlılığı konusunda uyarılarda bulunduklarını söyledi. Aslan, şu sözlere yer verdi: “İlgili kurumların uyuşturucu konusunda yaptığımız çalışmaları, yargı baskısı dolayısıyla cezalandırmaları ve engellemelerini hiçbir akli ve insani gerekçeyle izah edebilmek mümkün değildir ve fakat akli ve insani olmayan gerekçelerle izah edebilmek elbette ki mümkündür. Uyuşturucu konusunda yaptığımız çalışmaları yargı baskısı yoluyla engellemek ve cezalandırmak, uyuşturucu karşısında toplumu savunmak zorunda olan kurumların fiili olmamalıdır ve ne yazık ki gerçeklik aksi yöndedir. İçinde yaşadığımız toplumu, tüm dünya tarafından onaylanmış olan bir tehdide karşı uyarıyoruz ve bu uyarının sonucunda söz konusu tehditle mücadele etmesi gereken kurumların yargı aracılığıyla gerçekleştirdiği bir cezalandırma ve yıldırma ile karşılaşıyoruz. Aleyhimizde dava açan ve giderek bizleri yıldırmak istediklerini düşünmeye başladığımız kurumlar, bu yönelimleri dolayısıyla oluşturdukları toplumsal algıyı herhalde görebiliyorlardır. Eğer bu algıyı görebiliyor ve hala söz konusu yönelimlerinin meşru olduğunu düşünüyor iseler, söz konusu algının doğruluğunu da kabul ediyorlar demektir. Aleyhimizde dava açan ve dava açmalarını tüm çabalarımıza rağmen anlamlandıramadığımız kurumların uyuşturucuya karşı verdiğimiz çabayı desteklemeleri gerekir iken, mevcut duruma yönelmeleri sadece anlamsız değildir, aynı zamanda gerçekliğimiz konusunda ezberleri de bozan bir olgunun tabiatını da gözler önüne sermektedir. Bu hususu kamuoyu ile paylaşır, Mazlum-Der Van Şubesi olarak bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizin ve halkımızın yanında olacağımızın bilinmesini isteriz.”


Önder ALTINAL - Şehrivan

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2014, 10:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER