“Süreç müzakereye dönüşmeli”

“Süreç müzakereye dönüşmeli”

Haber: Orhan AŞAN / Şehrivan İmralı görüşmelerine bir destekte İnsan Hakları Derneği Van Şubesinden geldi. İHD Van Şubesinde düzenlenen basın açıklamasında görüşmelere büyük önem verildiği söylenirken, Kürt sorununda çözüm sürecinin gelişebilmesi için başlayan diyalog ve istişare ortamının müzakereye dönüşmesi gerektiği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde İmralı ile yapılan görüşmelerin yankıları sürüyor. İmralı görüşmelerine bir destekte İnsan Hakları Derneği Van Şubesinden geldi. İHD Van Şubesinde düzenlenen basın açıklamasını Şube Başkanı Ömer Işık okudu. Işık, İHD olarak süren görüşmelere büyük önem verdiklerini belirterek, İHD’nin kurulduğu 1986 yılından bu yana Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi sorununun olduğunu tespit ettiğini ifade etti.Bu sorunların çözümü için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Işık, Bu sorunların en önemlisinin Kürt sorunu olduğunu söyleyerek, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin 1924'ten 2009'a kadar geçen süredeki Kürt politikası inkâr ve imha, 2009'dan beride Kürtleri tanıma ve Kürt siyasal hareketini tasfiye olarak devam ettiğini belirterek, " Tasfiye politikası hukuki sınırlar içinde siyasal mücadele alanında yer alan Kürtleri kriminalize ederek hapse atma, yasadışı silahlı mücadele araçlarını kullanan Kürtlerle savaşma biçiminde tezahür etmektedir. 2009 yılından belirlenen Kürt politikasının Kürt sorunu çözmekte başarısız olduğu ve bu politika ile sorunların çözülemeyeceğinin nihayet anlaşılmış olmasını umuyoruz" diye konuştu. “ATEŞKES ORTAMI SAĞLANMALI” Kürt sorununda çözüm sürecinin gelişebilmesi için başlayan diyalog ve istişare ortamının müzakereye dönüşmesi gerektiğini söyleyen Işık, “Müzakerelerin başlayabilmesi, toplumda bir barış ortamının sağlanması, akan kanın durdurulması için ise kalıcı bir çatışmasızlık ortamının sağlanması gerekmektedir. Bunun için devletin her türlü askeri ve siyasi operasyonlarını durdurması, PKK'nin de kalıcı bir eylemsizlik ortamına girmesi gerekmektedir. Bununla birlikte açık veya gizli nasıl olursa olsun bir ateşkes ortamının sağlanması ve müzakerelerde uzlaşma sağlanması halinde PKK'nin silahlı güçlerini sınır dışına çekmesinin koşulları yaratılmalıdır. Kalıcı çatışmasızlık ortamının yaratılması ile birlikte ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, ciddi bir demokratikleşme sürecinin yaşanması gerekmektedir.” şeklinde konuştu. “DOKUNULMAZLIKLAR GÜNDEMDEN KALDIRILMALIDIR” Hükümetin kamuoyuna deklare ettiği 4’cü yargı paketi diye bilinen demokratikleşme paketinde tutuklanmanın istisna haline getirilmesi, ifade özgürlüğü önünde engel olan TCK maddeleri ve TMK’nın kaldırılmasını talep eden Işık, “TMK'nın kaldırılması ile özel yargılama biçimlerine son verilmesi gerekmektedir. Düşünceleri nedeni ile tutuklu bulunan başta milletvekili ve siyasetçiler olmak üzere, insan hakları savunucuları, sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler, avukatlar, öğretim üyeleri gibi kişilerin tahliye edilmesini sağlayacak yasal değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Örgütlenme özgürlüğü bağlamında seçim ve siyasal partiler kanunun acilen değiştirilmesi sağlanmalıdır. BDP Milletvekillerinin dokunulmazlığı konusunun gündemde tutularak siyasi gerilim ortamına son verilmesi sağlanmalıdır. Halen TBMM gündeminde bulunan anadilde savunma hakkı ve ağır hasta mahpusların tahliyesini öngören kanun tasarısının İHD tarafından yapılan eleştirilen göz önüne alınarak düzeltilmesi, yargılamanın her aşamasında yazılı ve sözlü anadilinde savunma hakkının kullandırılması, adli tıp kurumu raporu şartı aranmadan Sağlık Bakanlığı Hastanelerinin vereceği raporlarla ağır hasta mahpusların tahliyesinin önü en kısa zamanda açılmalıdır” dedi. “ÖCALAN'IN KOŞULLARI DÜZELTİLMELİ” Diyalog ve müzakere konusunun önemine değinen Işık, devlet yetkililerinin İmralı'da tek kişilik odada tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan ile müzakere yapabilmesi için Öcalan'ın hapishane koşullarını düzeltilmesinin, üzerindeki tecridin kaldırılması ve müzakere yürütebilmesi için örgütü ile ilişki kurmasına izin verilmesini isteyen Işık, “2009'da başlayıp 2011'de kesilen sürecin öğrettikleri Öcalan'ın örgütü ile sağlıklı iletişim kuramaması sonucu çeşitli sorunlar yaşandığı hükümet yetkililerince kamuoyuna açıklanmıştır. Bu yüzden benzer sorunların yaşanmaması için de Öcalan'ın koşullarının düzeltilmesi gerektiği açıktır.” Dedi. 

Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2013, 01:31
YORUM EKLE