Milletvekili deyince aklıma hep daha siyasetin kirli yüzü ile tanışmadığım yıllarda halen bile doğru mu yoksa şamata olsun diye mi yapıldığını teyit edemediğim bir konu aklıma gelir hep.

Paylaşmadan edemeyeceğim:

Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Doğu’nun en önemli illerinden Van zaman içerisinde milletvekili sayısını artırarak TBMM’ye temsilci gönderir de gönderir. Lakin sayısı ve etkinliği artsa da Van milletvekilleri mecliste hiçbir varlık göstermez. Yani seçilir, mecliste oturur oturur ve görev süreleri tamamlanınca da döner Van’a gelirler. Haliyle Van milletvekillerinin bu durumu dikkatleri çeker. Herkes “Acaba neden konuşmuyor bu milletvekilleri?” diye düşünür durur. Yine bir dönemin sonuna gelindiğinde o güne dek hiç konuşmayan Van milletvekillerinden birisi elini kaldırır ve “Konuşacağım” der. Tüm meclis dikkat kesilir. “Durun galiba çok önemli bir şey söyleyecek Van vekili” denir ve meclis başkanı bizim vekili kürsüye davet eder. Herkes pür dikkat vekilin iki dudağının arasından çıkacak cümleleri dinlerken. Vekil az ve öz konuşur:

“Hele şu camı kapatın. Cereyan ediyor, üşüteceğiz.”

Bu meseleyi Bitlisli vekiller için anlatanlar da var… Günahı bize Van diye anlatanın boynuna artık.

***

Konu Van vekilinden açılmışken şöyle bir bakıyorum kim gelmiş, kim gitmiş diye…

Cumhuriyet öncesi senatoda 3 Vanlı var. İçlerinden biri halen bile ismi zikredilen Ferit Melen. Devlet adına büyük görevler yapan Melen, kurucuları arasında yer aldığı Güven Parti’sinde zirveye çıkıyor ve 17 Nisan 1972’de Başbakanlık görevini alarak 1 yıllık da olsa yürüttüğü bu görevle Türkiye’nin 14’üncü Başbakanı olarak adını tarihi sayfalarına yazdırıyordu. Tabi sonraki yıllarda göreve devam…1961’de Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi’nde yine Van’dan ‘O’ var. Cumhuriyet kurulduktan sonra Van’ın meclisteki temsiliyet gücü ve sayısı artarak devam ediyor.

Yıl 1920. İlk meclisteki Vanlı vekil sayısı 7. Melen yok ama güçlü isimler var. Osmanlı’nın son dönemlerinde Van Valiliğini yürüten sonra da meclise katılan CV’si geniş Haydar Hilmi Vaner ve özgeçmişindeki amirlikleri sayfalara sığmayan Hakkı Ugan. 1923’teki 2’inci mecliste sayı 3’e düşüyor ama sahneye Arvasi ailesinden İbrahim Arvas çıkıyor. Arvas ailesinin Van temsiliyeti böylelikle başlamış oluyor. Hakkı Ungan ve Münip Boya gibi isimlerin uzun yıllar boyunca vekil olarak kalacağı 1927’deki mecliste 2 vekil ile temsil edilen Van sonraki yıllarda ise hemen hemen aynı isimlerle uzun süre bu sayıdaki temsilcilerle idare ediliyor.

1950’deki 9’uncu dönemde Melen yeniden sahneye çıkıyor. Fakat yanında iki yeni isim var: DP’den İzzet Akın, CHP’den Kazım Özalp. Bu 3’lü, 4’lü temsiliyetler 90’lı yıllara kadar devam ediyor. Bu süre içerisinde de Abdulhakim Arvas, Kinsyas Kartal, İhsan Bedirhanoğlu, Muhsin Görentaş gibi isimler meclise giriyor. 1991’de tanıdık isimler sahneye çıkıyor. Uzun aradan sonra vekil sayısı artan Van şu isimlerle TBMM’de temsil ediliyor: Şerif Bedirhanoğlu, Fethullah Erbaş, Mustafa Kaçmaz, Nadir Kartal, Remzi Kartal. 1995’te 6 vekil: Maliki Ejder Arvas, Fethullah Erbaş, Şaban Sevli, Mustafa Bayram, Şerif Bedirhanoğlu, Mahmut Yılbaş.

1999’da 7 vekil: Kamran İnan, Fetullah Gültepe, Hüseyin Çelik, Fetullah Erbaş, Maliki Ejder Arvas, Mustafa Bayram, Ayhan Çevik. 2002’de ise DP, GP, FP ve CHP dönemi bitiyor ve Türkiye’de olduğu gibi Van’da yeni bir dönem başlıyor: Ak Parti. 99’da başlayan 7 vekillik temsiliyet tamamı AK Parti’den seçilen Maliki Ejder Arvas, Haci Biner, Hüseyin Çelik, Yekta Haydaroğlu, Cüneyit Karabıyık, Mehmet Kartal, Halil Kaya ile 2002’de de devam etti.

2007’de ise BDP dönemi başladı. Bu mecliste 6’ü AK Parti’den 2’si BDP’den olan 7 kişilik temsiliyette Kerem Altun, Hüseyin Çelik, İkram Dinçer, Gülşen Orhan, Kayhan Türkmenoğlu AK Parti’den olmak üzere Fatma Kurtulan ve Özdal Üçer BDP’den meclise giriyordu. Ve 2011’de ise Van tarihin en büyük temsiliyeti olan 8 temsiliyeti yakalıyor ve meclise 4’ü AK Partili 4’ü de BDP mevcut yönetimi gönderiyordu. Bu isimler ise şöyle:

Burhan Kayatürk, Fatih Çiftci, Adalet ve Kalkınma Partisi,  Mustafa Bilici, Gülşen Orhan, Kemal Aktaş, Aysel Tuğluk, Özdal Üçer, Nazmi Gür…

Her ne kadar üstün körü geçsek de görüyoruz ki Cumhuriyet tarihi boyunca Van’dan seçilip de meclise ve Van’a damgasını vuran isimlerin sayısı epey bir fazla. Tabi arada bir de yönetilmeyi bilmeyen bir halk olmamız hasebiyle gönderilen vekillerimiz olmuş: Kazım Özalp, Mahmut Yılbaş gibi…

Şöyle bir bakıyorum 4 dönem vekillik, biri Başbakanlık olmak üzere 3 bakanlık ve sayısız üst düzey hizmet yapan Ferit Melen ve 4 dönem milletvekilliği ve 1 dönem meclis başkanlığı yapan Kinyas Kartal dışında bazı istisna isimler dışındaki birçok vekilin zaman içinde temsiliyeti dönemlik vekilliklerden öteye geçememiş.  Özellikle de 70’li yıllardan sonra Melen ve Kartal’ın siyasi etkinliğinin sona ermesinden sonra çeşitli kurum müdürlükleri yapan isimlerin meclise gidiş gelişleri dışında öyle büyük görev alan milletvekili alan yok.

Bu isimlerin aşiretleri üzerindeki etkinliği ve mal varlıkları onları hep ön planda tutmuş olabilir ama ciddi anlamda dolu isimler olduğunu şöyle bir hayatlarına göz gezdirdiğinde çok rahatlıkla fark edeceksiniz. Hatta 2009 yılında o dönemin Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ bile bölgedeki aşiretçiliği eleştirirken Vanlı Burukilerin önemli ismi Kinyas Kartal’dan övgüyle bahsetmiş ve onun “Ayrılık tohumu giren tarladan nifak ve nefret çıkar. Birbirimizi yeterince seversek başka sevgiye muhtaç kalmayız” sözünden alıntılar yapmıştı. O Kinyas Kartal, aşiret ağası olarak bilinir ama biyografisinde harp okulu mezun olduğu, Şeyh Said isyanından sonra 3 kez sürgüne gönderilmesi, TBMM başkanlığı yaptığı ve 4 dil bildiği gibi özellikleri bilinmez daha doğrusu irdelenmez.

Tüm bu verileri özet geçtiğimde görüyorum ki:

-Cumhuriyetten sonraki ilk mecliste 7 vekil ile temsil edilen Van 2011 yılında yine 7 vekil ile seçilen mecliste temsiliyette bir adım bile öteye geçememiş. (7 diyorum çünkü Aktaş tutuklu olduğu için görev yapamadı. Daha dün serbest bırakıldı. Ve Van vekil sayısı 8 olmadan yine 7’ye düştü)

-Cumhuriyetin ilk yıllarında başbakanlıklar, bakanlıklar nezdinde temsil edilen Van yıldan yıla düz vekiller gönderip ‘pencereyi aç’ diyen vekillerden çok da farklı isimler kazandıramamış.

-Zaman içinde Karadeniz ve İç Anadolu Bölgesi Bakan yetiştirme bölgeleri olurken Van bu anlamda bir adım bile aşama katedememiş.

-Uzun yıllar sonra Hüseyin Çelik dönemi tam bir geri dönüş olmuş. Çelik Bakanlık alarak Van’ı bir adım öne çıkarmış ama Van Çelik’i başka illere yar edip ondan hemencecik kurtuluvermiş.

Sonra dönüp mevcut vekillerimize bakıyorum:

Şöyle girip TBMM sayfalarında ya da internetteki profillerine bir bakın. Çoğunun bilmem ne komisyonunda, ne platformunda başkanlığı, eş başkanlığı, sözcülüğü ve bilmem daha neleri neleri var.

Hepsini toplayıp yan yana koyup, alt alta koyduğunuzda eşiti bir ‘bakanlık’ bile etmiyor maalesef…

Bizzat benim bile köşemde defalarca işlediği ve Van camiasında farklı kişilerin “Van vekillerine bakanlık verilsin” diye önemede bulunduğu vekiller peki neden Van’a eski günlerini aratıyor?

Daha doğrusu adamlar da haklı. Niye bakanlık verilsin ki? Bir tane artısını biz görebildik mi ki Başbakan da görüp ‘bakan’ olarak görev versin?

O zaman niye bakanlık alamadıklarını şöyle kısaca değerlendirelim:

-Son dönemlerdeki Van Milletvekilleri “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”  demiş ve ‘etliye sütlüye karışmayan’ vekil olmaktan öteye geçmediler, geçmiyorlar.

-Van milletvekillerinin aklında önce vekillik, sonra daha geniş kapsamlı temsiliyet, bakanlık gibi hedefler yok. Sadece tek dönemlik kodamanlık, bürokratik işlerde söz sahipliği ve hayat boyu emeklilik fırsatı yakalama fikri hâkim oldu.

-Van milletvekillerinin bir adım öteye gitme düşüncesi yok. Çelik dışında hiç kimse öyle ülkenin mevcut gidişatının değiştirilmesi ve dönüştürülmesi anlamında bir adım öteye gidemedi, gidemiyor da.

-Van milletvekilleri mecliste konuşmayı genelde tercih etmez. Onlar hep izleyici konumundalar. Van’ın sorunlarını muhalefet meclise taşırken Van vekilleri olay meclise taşınınca “Aaa Van” diye tepki gösterir oldu.

-Milletvekilleri Van’ı Ankara’ya taşımak yerine, özellikle de depremden sonra Van’a yapılanları Ankara’dan Van’a ilk kim olsun kaygısıyla halkın gözüne girme yarışında olmaktan öteye gidemedi.

-Özellikle Ak Partili milletvekilleri depremden sonra AFAD, TOKİ gibi konular olmasa mecliste konuşmadan dönecekti neredeyse. Ellerine tutuşturulan açıklamalar da olmasa konuşmadan geleceklerdi.

-Van’dan seçilen ama Van ile yakından uzaktan alakası olmayan vekillerin ismi sadece Van vekilleri listesinden kaldı. Ne temsiliyet oldu ne de hizmet. Van’a 7 vekil fazla ne de olsa…

Sonra diyoruz ki: Van’a ‘BAKAN’ yok.

Niye olsun ki?

***

ÇIT ÇIT’ÇI ADAY ADAYLARI

Genelde suskunluk, yerelde yetersizlik ile temsil edilmeye devam eden Van’da yerel seçim öncesinde yine deniz seviyesinde bir siyasete maruz kalıyoruz maalesef. Gerek ülkedeki iktidarın sahibi AK Parti, gerekse de yerelin iktidarı BDP halkın hassasiyetlerini ve isteklerini görmezlikten gelmek için çalışıyor.  Örneğin ilçe adaylarını açıklayan BDP’ye tepki büyük… Öyle görünüyor ki kimi açıklarsa açıklasın AK Parti’de de aynı durum yaşanacak…

Velhasıl olayın arka planında farklı bir sorun daha var: Aday yeterlilikleri.

Geçtiğimiz günlerde Bülent Arınç’ın aralarında bakanların da bulunduğu AK Partililere olan sosyal medya kullanımı konusundaki tepkisini duymayan kalmadı sanırım. İfadeler aynen şöyle idi:

Çıt çıt çıt tweet attım, şu kadar retweet aldı, elinin körü!”

Ne diyorsun Sayın Arınç. Van’da ‘çıt çıt’ yapmayı beceremeyenler de var.

Bakın size şöyle anlatayım:

-Kafaya başkan adaylığını sosyal medya üzerinden almaya koymuş bir aday adayı kalkıp aday adaylarının tüm haberlerine yorum yazıyor. Karalama yapıyor ve adının geçmediği tahmini listeler, “Oh hayırlı olsun, BDP kazandı.” Şeklinde yorum yapıyor.

-Başkanlığa ambargo koymuş mevcut bir başkan olan aday adaylarından birisi bizim başka bir adayın ismi kulislerde geçtiği üzerine yaptığımız haber için arayıp “Bizim ilçeyi değerlendirmeyin kardeşim! Yazmayın!” diye ateş püskürüyor!

-Kendisine verilmesi halinde “Tam bağlılık” yemini içen aday adaylarının büyük bölümü “Ulan bana vermezseniz kendim ve tüm akrabalarım ve seçmenimle X partisine çalışacağım aht olsun!” diye şimdiden niyet getiriyor.

-Büyükşehirin merkez ilçe adayları şimdiden “Buraya giderim, buraya gitmem.” Gibi ucuz hesaplarla yol haritası çiziyor.

Buradan Ak Parti Genel Merkez’ine sesleniyorum:

Nasılsa adayları açıklamayı ileri bir tarihe ertelediniz. Aralarında çok değerli insanların bulunduğu birçok ismi tenzih ediyorum ama kapasitesizlikte başkanlığa oynayan bu isimlerle ilgili değerlendirmeniz bir ise 10 olsun. Olsun ki bu isimlerin size de halka da bir faydası olsun.

Bu halkı daha fazla yeteneksizler ile sınamaya çalışmayın.

Lütfen…