Urartular'ın ölüm nedenleri araştırılıyor

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında devam eden kazı çalışmalarında Urartuların beslenme alışkanlıkları, yakalandıkları hastalıklar ve ölüm nedenleri araştırılıyor. 

Urartular'ın ölüm nedenleri araştırılıyor

Urartu Kralı II. Sarduri tarafından milattan önce 750 yılında yaptırılan Çavuştepe Kalesi ve kuzey kısmındaki nekropol alanında, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığında 22 kişilik ekiple yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. 2017 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdüğü nekropol alanında ortaya çıkarılan iskeletlerin analizlerini yapan kazı ekibi, burada yaşayan Urartuların ömrünün ortalama 35-45 yaş aralığında olduğunu belirledi. Elde edilen sonuçlar üzerine, 2 bin 750 yıl önce insanların kısa ömürlü olmasının nedenleri, beslenme alışkanlıkları ve yakalandıkları hastalıkların tespiti için çalışma başlatıldı. Bu kısa ömürleri içerisinde çok başarılı bir işçiliğinde ortaya çıktığı tespit edildi. 


Çalışmalar hakkında bilgi veren YYÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, “Yaptığımız çalışmanın özü normalde mikrobiyoloji çalışması. Yani eski çağdaki mikroplar imitasyona uğradılar. Tüberküloz hastalığı başlangıçta nasıldı şimdi çok farklı bir boyuta geldi. Ya da önceden bir gribal enfeksiyon hastalığı farklıydı ama şimdi antibiyotik kullanıldığı için direnç gösteriyor farklı şekilleri bürünüyor. Asıl çalışmalardan bir tanesi bu. İnsanların özellikle buradaki ölüme sebebiyetini veren bakteriler neler. Asıl birinci çalışmamız bu. Bunu belirlemek için de en önemlilerinden bir tanesi dişteki diş taşları. Bu çok fazla çalışılan bir olay değil aslında. Yani günümüzde çalışıldı ama eski çağdaki insanların diş taşlarından beslenme alışkanlıkları, buna sebebiyet veren ölüm sebepleri, neden bunlar bu genç yaşta öldü. Bize göre ömürleri çok kısa. 35-45 yaş arası. Daha erken yaşta ölende var. Buna sebebiyet veren ne?” dedi. 

“Bazı hastalıklar var kemik üzerinde kalıyor” 


Kısa süre içerisinde çok fazla iş yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, “Yapmış oldukları kaleler yani bu kısa ömürleri içerisinde muazzam denilecek şekilde hem sanatsal yeteneklerini çok geliştirmişler, hem mimari alanda çok üstün eserler bırakmışlar onu görüyoruz. Sulama tesisleri mesela bunların hepsi bu kısa süreli ömür içerisinde bunları yapmışlar. İşte buna etkin faktörler nelerdir, ölüm sebepleri neler. Asıl ana faktör bu. Beslenmeleri, beslenmeleri ile birlikte ölümlerine sebep olan hastalıklar nelerdir. Bazı hastalıklar var kemik üzerinde kalıyor. Öldüğü zaman izi kemikte kalıyor ve ölüm sebebini belirleye biliyoruz. Çıkardığımız bir tanesinin kafatası çok kalındı. Antropolog arkadaşımız Doç. Dr. Hakan Yılmaz, kanser hastalığından öldüğünü söylüyor. Kanserin değişik türleri var tabii onu analiz yapmadan söylemek zor. Ama bu kafatası kemiğinin kalınlaşmasının ana sebebi oluşan kanser hastalığından dolayı kemik ona göre reaksiyon gösteriyor onu yenmeye çalışıyor doğrusu yenemediği için kemik kalınlaşıyor. Tabii bunları ancak analizlerle netleşecek, sonuçlanacak olan şeyler. Şimdi biz bunun araştırmasını yapıyoruz” dedi. 

“Kısa ömürleri içerisinde muazzam denilecek şekilde sanatsal yeteneklerini çok geliştirmişler” 


Bu analizleri üniversitenin laboratuvarı ile tıp fakültesinde test ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, “Biz bu analizleri üniversitemizdeki laboratuvarlarda yapıyoruz. Eğer yetişmezse de bir grubunu Malatya göndereceğiz. Hangi tür besinlerden istifade etmişler, bunları araştırmak bu kadar süre içerisinde bu kadar işi yapmak, çok güçlü oldukları gözüküyor. Mesela bir sanatçının yetişmesi için, sanat eserini üretmek için uzun yıllar alıyor. Ama bunlar zanaatçı. Bu okulda demek ki çok küçük yaştan itibaren bunlar bu zanaat öğreniyor. 30'lu 40'lı yaşlarında belki de en iyi eserlerini üretiyorlar. Çünkü sanat eserlerinin bazıları gerçekten çok ince işçilikle yani onu yapabilmek için en az 50-55 yaşlarını alır. Bir ustanın ince işçilikle granül teknikleri ile yapılan işçilikler çıraklıktan, kalfalıktan başlayan, ustalıkla devam eden sürede en az 50-55 yaşlarını bulur. Ama bunlar demek ki daha erken bu işleri kavramışlar. Bunlar kendilerini çok iyi yetiştirdikleri anlaşılıyor” diye konuştu. 


Bu çalışmaların diğer ama bir amacı da toplumsal yaşantılarını hakkında bilgi edinmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, “Hangi tür hastalıklar var. Tüberküloz olabiliyor, kanser olabiliyor, diğer bakteri türü hastalıkların hangileri. Veba salgınından ölen var mı mesela. Çıkardığımız mezarlıkta 3 çocuğa ait kemiklere rastladık. Belki de bir annenin çocukları bunlar aralarında fazla yaş yok. Ölüm sebepleri ne? Neden öldü bunlar. Bunları aynı anda gömmüşler. Aynı anda görmelerinin nedeni bir salgın hastalıktan dolayımı öldü bunlar. Yoksa salgın hastalığın dışına başka bir şey den mi öldüler. Onları tespit etmek için asıl çalışmanın özü bunu oluşturuyor. Bunun üzerine çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

İHLAS HABER AJANSI

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER