VEHAMET ORTADA!

Kamuyonda her kesimin tepkileri ve adım atılmasına dair çabalarına rağmen bir türlü kirliliğinin önlemi alınmayan Van Gölü’nin kirletilmesi için siyasi baskılar sürüyor. Daha önce defalarca gündeme taşınan kirlilik ile ilgili adım atılmayınca yaşanan kirlilik bir kez daha meclis gündemine taşındı.

VEHAMET ORTADA!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Özdal Üçer Vangölü’ndeki kirliliğe dikkat çekmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ye araştırma önergesi verdi. Üçer verdiği araştırma önergesinde, “Bir milyondan fazla insanın havzasında yaşadığı Van Gölü’nün kirlilik sorunu endişe verici boyutlara ulaştığını söyleyerek, Gölün etrafındaki yerleşim birimlerinin atıklarını doğrudan veya dolaylı olarak göle akıttığını belirtti. Van Gölü’nde yaşanan kirliliğin ve göl ekosisteminde yaratılan tahribatın nedenleri araştırılarak gerekli önlemlerin alınması amacıyla HDP Van Milletvekili Özdal Üçer’den TBMM’ye araştırma önergesi. Üçer verdiği araştırma önergesinde Van Gölü’nün biyolojik yapısının tamamen bozulmadan derhal harekete geçilmesi gerektiğini ifade etti.

BİYOLOJİK YAPI BOZULMADAN HAREKETE GEÇİLMELİ

Üçer, “Bir milyondan fazla insanın havzasında yaşadığı Van Gölü’nün kirlilik sorunu endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Gölün etrafında Van, Edremit, Erciş, Gevaş, Tatvan, Muradiye, Adilcevaz ve Ahlat gibi nüfusu fazla olan yerleşim birimleri bulunmakta; bu yerleşim birimlerinin atıkları doğrudan veya dolaylı olarak göle akmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre; Van Gölü sularının sodalı-tuzlu oluşu besin zincirini çok kısa tutmakta; bu ise sucul ekosistemin hassasiyeti artırmaktadır. Zira artan kirlilik gölün besin zincirinin her hangi bir düzeyini olumsuz yönde etkilerse, bu zincirin diğer halkaları bundan çok daha hızlı ve telafisi imkansız bir şekilde etkilenecektir. Bu nedenle Van Gölü’nün biyolojik yapısı tamamen bozulmadan derhal harekete geçilmesi gerekmektedir.” Dedi.

‘ATIK ARITMA TESİSLERİ YALAN OLDU’

2009 yılında yürürlüğe giren Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planına karşı bir arpa boyu yol kat edilmediğini söyleyen Üçer, şöyle devam etti: Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı 2008 yılı Kasım Ayında yayımlanmış ve 2009 yılı Ocak ayında yürürlüğe girmiştir. Var olan sorunlar söz konusu raporda ayrıntılı bir şekilde ifade edildiği halde bir arpa boyu bile yol kat edilmemiştir. Eylem Planı Taslak Metninde 2014 yılı sonuna kadar Van İlinde 15 (bunlardan ikisi var olan tesisisin rehabilitasyonunu içermektedir), Bitlis İlinde ise 6 olmak üzere toplam 21 Atık Arıtma Tesisi yapılması planlanmaktadır. Halihazırdaki duruma baktığımızda ise; vahamet net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hazırlanan plan doğrultusunda çözüme yönelik adımların bir an önce atılması gerekirken Orman ve Su İşleri Bakanlığı kendisini tamamen pasifize ederek sorumluluktan kaçmıştır. Oysa çözümün birincil aktörü ve diğer çözüm ortaklarının destekçisi olması gereken bakanlık, eylem planının içeriğindeki bilgileri akademisyenlere hazırlatarak üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdiğini düşünmekte; Eylem Planı kapsamında sadece (çözüm ortaklarına katkı sunmaktan uzak) toplantılar düzenlemektedir.”

BELEDİYELER YALNIZ BIRAKILDI

Katı atık tesislerinin yapımıyla ilgili sorumluluğun Belediyelere yüklendiğini ifade eden Üçer, “Bu tutumunun nedeni olarak; 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’nun 14. Maddesi gerekçe gösterilerek (yani katı atık tesisi yapma görevinin belediyelere ait olduğunu söylenerek) sorumluluk belediyelere yüklenmektedir. Eylem planı hazırlandıktan sonra belediyeler hem mağdur edilmiş hem de yaşanan sıkıntıların sorumlusu ilan edilmiştir. Belediyeler, eylem planı çerçevesinde inşa edilecek atık arıtma tesislerinin Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından farklı bir prosedürle karşılanacağını beklemiş; bu tesisleri yapma aşamasında İller Bankası’na başvurmaları gerektiği konusunda çok sonradan haberdar edilmişlerdir. Havza Koruma Planı hazırlanmış ama belediyeler yapılması öngörülen Atık Arıtma Tesislerinin finansmanı kapsamında yalnız bırakılmıştır. Durum böyle iken; Orman Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK-MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü arasında 07.12.2011 tarihinde imzalanarak başlatılan “Havza Koruma Eylem Planı Projesi” kapsamında “Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı Revizyonu” Projesi hazırlanmış ve yeni Eylem Planı hazırlıkları için ilk adım olarak açılış toplantısı 16.02.2012 tarihinde Van İli’nde gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda Van Gölü Havzası’nda daha önce hazırlanan eylem planı üzerinde nasıl bir revizyon yapılacağı, projenin aşamaları ve personeli hususunda yapılacak çalışmalar ifade edilmiştir. Bu ise aradan geçen bunca yılın heba edilerek en başa dönüldüğünün açık bir göstergesidir.” Dedi.

‘VANGÖLÜ KİRLİLİĞE MAHKUM BIRAKILDI’

Van Gölünün her açıdan kirliliğe ve doğal yaşamın yok olmasına mahkum bırakıldığını söyleyen Üçer sözlerini şöyle tamamladı: “Bunun yanında; Avrupa Birliği'nin aday ülkelere tahsis ettiği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) ile birlikte yürütülmekte olan Çevre Operasyonel Programı kapsamında Van’a, Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi, Eski Çöp Sahaları Rehabilitasyonu ve Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi yapılması planlanmaktadır. Değeri 26 Milyon Avro olan projenin ilk çalışmaları 2007 yılında başlamasına rağmen, aradan geçen 6 yıllık zamana rağmen hala onaylanmış değildir. Bu da göstermektedir ki; Van Gölü her açıdan kirliliğe ve doğal yaşamın yok olmasına mahkûm bırakılmaktadır.”

BAKAN EROĞLU’NA SORU ÖNERGESİ

Üçer Vangölü kirliliğiyle ilgili Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun cevaplaması istemiyle TBMM’ye bir de soru önergesi verdi. Üçer verdiği soru önergesinde, Bakan Eroğlu’nun cevaplamasını istediği soruları ise şu şekilde sıraladı: Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı neden revizyona tabi tutulmuştur? 2008 yılında hazırlanan eylem planının eksiklikleri nelerdir? TÜBİTAK-MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü eylem planına nasıl bir yenilik katacaktır? Bakanlığınız gerekli revizyonu yapacak teknik kapasite ve personele sahip değil midir? Sahipse neden böyle bir yola gidilmiştir? Bakanlığınıza bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün eylem planıyla ilgili eksiklikleri nelerdir? Bu revizyon anlaşması yapılıncaya kadar eylem planında öngörülen hedeflerin ne kadarı gerçekleştirilmiştir? Faaliyete sokulması düşünülen (isimleri de belirtilerek) kaç Atık Arıtma Tesisi vardır ve bunların kaçı faaliyete sokulabilmiştir? Faaliyete sokulanlar hangileridir? Eylem Planını hazırlayan birimle söz konusu projelerin finansmanını sağlayan birimin farklı kamu kuruluşları olması, fiiliyatta ne tür zorlukları beraberinde getirmektedir? Revize edilen yeni eylem planında bir öncekine göre ne tür değişikliklere gidilmiştir? Yapılması öngörülen Atık Arıtma Tesisi sayısında bir değişiklik söz konusu mudur? Varsa hangileridir? Bakanlığınızın Eylem Planı hazırlamak dışında konuyla ilgili belediyelere sunduğu başka ne tür hizmetleri mevcuttur? Revize edilen yeni eylem planının TÜBİTAK-MAM tarafından gerçekleştirildiği hakikati karşısında, bakanlığınızın artık tamamen pasif bir konuma yerleştiği doğru mudur? Bakanlığınızın artık nasıl bir inisiyatifi kalmıştır? Eylem Planı kapsamında başarının sağlanabilmesi için bütün işlemlerin tek elden yürütülmesi doğrultusunda herhangi bir yasal düzenleme yapılması düşünülmekte midir? Düşünülüyorsa açıklayınız. Revize edilen planın ilk tanıtım toplantısının 2012 yılında yapıldığı göz önüne alındığında; planın öngörülen yeni zaman takvimi nasıldır? Eskisine göre ne tür bir değişiklik yapılmıştır? Yapılan revizyona göre planın tamamlanma ve tesislerin faaliyete geçme yılı hangi yıldır? 2008 yılından 2013 yılına kadar Van Gölü’nde kirlilik oranlarının tespiti ile ilgili nasıl bir çalışma yapılmıştır? Yıllar itibariyle su analizleri yapılmış mıdır? Yapılmış ise sonuçları nasıldır? Eylem Planını devreye sokmadaki gecikmenin boyutu hangi seviyededir? 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2014, 14:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER