Kişilik meselesi

Dünyada siyasi, kültürel ve ahlaki gelişmeler hızla değişmekle birlikte; insanların kişilik yapıları da gün geçtikçe değişiyor ve yozlaşıyor. İnsanların kişilik yapıları o kadar yozlaştı ki; bırakın ikiyüzlü olmalarını, yirmi bir yüzlü olmalarını da kabul eder hala geldik. Şairin dediği gibi; iki çeşit insan vardır: zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen, zaman geçtikçe hataları ile yüzsüzleşen. Oysa olması gereken; bir insanın en büyük sermayesi, büyük bir servete sahip olması değil, mükemmel bir kişiliğe sahip olmasıdır. Unutmayın; kişiliğini makamdan alanlar, makamdan sonra kişiliksiz kalırlar.

Herkesin beğendiği ya da beğenmediği bir insan kişilik yapısı vardır. Benimde beğendiğim birkaç kişilik sahibi insanlar var: Bu kişiler inandığı ideolojiden, fikirden, hayat anlayışından ve kendi kişiliğinden asla taviz vermeyen kişilerdir. Bir akrabamın kişiliğine ve duruşuna hayran kaldığım gibi, kendisine çok büyük makam, mevki ve para teklif edilmesine rağmen, kişiliğinden taviz vermeyerek; bütün makul teklifleri reddederek; mütevazi bir hayat sürmeyi tercih etmesi gibi.

Aynı şekilde kişiliğine hayran olduğum; esnaf, memur, öğretmen, idareci arkadaşlarım da var. Bu tip kişiler; doğru, dürüst, güvenilir, merhametli, öğüt verici, yol gösterici, ilkeli ve koruyucu olmakla birlikte; size gelecek zararları önleyici yapılarıyla dikkat çekerler. Kişilikli insanlarla, sohbet etmek, aynı ortamda bulunmak, hatta onlarla çalışmak oldukça güzeldir. Çünkü kendinizi onların yanında güvende hissedersiniz.

Günümüzde kişiliksiz insan tipi de çok fazla: Hani bazıları vardır, söz verir sözünde durmaz, yalan konuşur, güvensiz ve fırıldak olur ya, işte biz bunlara halk dilinde kişiliksiz insanlar diyoruz. Bunlar menfaatlerine göre şekillenen zavallı insanlardır. Kişiliksiz insanlarla anlaşmak ve onlarla çalışmak oldukça zordur, çünkü menfaati gereği; hemen sizi yarı yolda bırakıp, sırtınızdan vurabilirler. Karakterli ve karaktersiz insanları tanımanın en iyi yolu onlarla aynı ortamda bulunmaktır.

Nedir peki bu kişilik meselesi? Genel anlamıyla, bireysel bir insanı hem birey, hem de insan kılan tüm faktörlerin toplamına kişilik denir. Her birey kendine özgü bir kişilik geliştirmektedir. Kişiliği şu şekilde tanımlayabiliriz: “Bireyi diğerinden ayıran, bireye özgü, tutarlı ve yapılaşmış özellikler bütünüdür“. Bizi biz yapan ve diğerlerinden ayıran bize özgü özellikler bütünüdür. Elbette ki benzer özelliklerimiz olabilir, ama her insandaki oluşturulan kişilik örüntüsü farklı olacaktır. Kişilik, insanın beden ve ruh özelliklerinin bir araya gelmesinden oluşmuş bir bütün ve ahenktir.

En iyi kişilik sahibi karakterli insanlardırlar. Karaktere baktığımızda kişiliğin ahlaki yönüdür. Çevreden kazanılır ve eğitim ile şekillenir. Dürüstlük, sevecen olmak, sahtekar olmak, mücadeleci, sorumsuz olma gibi ifadeler karakter özelliğidir.

Benimsenen değerlerle davranışlar arasında uygunluk varsa kişi karak­ter sahibidir. Halk arasında “özü sözü bir”, “sözü sazına uygun”, “sözünün eri” gibi deyimler, karakter sahibi insanın özellikleridir. Benimsenen değerlerle davranışlar arasında uyumsuzluğun olması, karaktersizliğinin göstergesidir. Bu tür insanların davranışlarında tutarlılık yoktur. Halk arasında da “bir sözü bir sözünü tutmaz”, “ipiyle kuyuya inilmez” gibi deyimler, “yalancı”, “iki yüzlü” gibi terimler, bu tür insanlara duyulan güvensizliği belirtir.

İnsanların kişiliği aileden ve yaşadığı çevreden etkilenerek zamanla şekil almaya başlıyor. Bu şekil kimi zaman düzgün olmuyor, bunu düzgün bir hale getirebilmek kişinin kendi elinde.

Kaliteli kişiliğe sahip olan insan; dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın insana insan olduğu için değer verir, karşısındakini değerlendirmeye alırken kişiliğini ön planda tutar. Güçlü bir karaktere sahip olmayı herkes ister, çünkü incinmeye karşı bir önlem almak insanın doğasında vardır sevgili dostlar.

Güçlü bir karaktere sahip kişiler; bahane üretmez, insanlar konusunda oldukça seçicidir. Boş laftan hoşlanmaz, kimi nasıl dinlemesi gerektiğini bilir, ilgi çekmek için uğraşmaz! Genel olarak korkusuzdur, yenilgilerini tekrar ayağa kalkmak için fırsat olarak düşünür.

Çok sevilen insan kişi tiplerine baktığımızda; samimi ve içtendirler, peşin hükümlü değildirler, ilgi çekmeye çalışmazlar, tutarlıdırlar, beden dillerini olumlu bir şekilde kullanırlar, diğerlerinin üzerinde güçlü bir ilk izlenim bırakırlar, gülümserler.
Kişilikte altın kural; buğdaylar gibi büyüdükçe başınızı yere eğin ve alçak gönüllü olun. Eleştiriye karşı hoşgörülü olun.

Eminim ki; benim gibi size de ihanet eden çok kişi olmuştur. İhanet edenlerde hep yanı başımızda çok sevdiğiniz, saydığınız ve değer verdiğiniz kişilerdir. Onlardan alabileceğin en büyük intikam; affetmektir ve bazen karşınızdakine verilebileceğiniz en güzel cevap; gülüp geçmektir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan doğrul
Hasan doğrul - 2 hafta Önce

Hocam yine mükemmel bir konuya değinmişsiniz. Çok guzel bir yazi olmuş. Kaleminize sağlık

VEYSEL
VEYSEL - 2 hafta Önce

HOCAM ELİNİZE SAĞLIK. TOPLUMSAL BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİNİZ. KİŞİLİK HERKESİN SAHİP OLABİLECEĞİ BİR ŞEY DEĞİL.

Mahir tutak
Mahir tutak - 2 hafta Önce

Gene siz, gene yazınız ve gene zevkli okumalar

Van hojter
Van hojter - 2 hafta Önce

Değerli mehmet bey yuregınıze sağlık çok hoj olmuş :)

Doğan
Doğan - 2 hafta Önce

Kişilik üzerine Gerçekten yararlı bir yazı olmuş. Ellinize sağlık