'EN DOĞRUSU HDP HÜKÜMETİ'

HDP’nin Van milletvekili Adem Özcaner Türkiye’nin ana gündem maddesi olan ‘kolasiyon’ tartışmalarına “En doğru ittifak HDP’nin tek başına iktidar olması” diyerek çıtayı yükseltti.

'EN DOĞRUSU HDP HÜKÜMETİ'

HDP’nin Azadî Haraketi kökenli Van Milletvekili Adem Özcaner Van’da alınan 7-1’lik zaferin ardından ilk kez Şehrivan’a konuştu. Seçim öncesi değerlendirmesine Ak Parti’ye oy veren muhafazakar Kürtler’in HDP’ye oy vermesi ile barajın rahat aşılacağını söyleyen Özcaner, seçim sonrası bu sözlerinin hatırlatılması üzerine: İlk defa Kürt harekatı dindar, muhafazakar Kürtler tarafından desteklendi. Büyük oranda ki bu tarihte görülmemiş bir şeydir. İlk defa artık Kürtler merkez partilerini tabela parti düzeyine indirme durumuna getirdi. Ve bundan sonra ki süreç artık Kürt oylarının Kürt partilerine yönelimi anlamına gelmektedir.” Dedi. HDP’nin kolasiyon konusundaki tavrının muhalefet kalmaktan yana olduğunu belirten Özcaner buna rağmen koalisyonda yer alabileceklerini ve AK Parti ile masa başında bir koalisyonun muhtemel olduğunu belirtti. Özcaner: “AKP ile bunun yapılması mümkündür. Ancak doğrusu bugün ne AKP’nin bize ihtiyacı var nede bizim AKP ile hevesle koalisyon kurma gibi bir niyetimize yok.” Dedi. Özcaner, Van’ın ve bölgenin sorunlarının çözümü için ise: “Bir koalisyon hükümetinde yer almasak bile ana muhalefet sorumluluğu ile hareket edip. İktidarın hem Kürdistan’a ve ezilen kesimlere ciddi hizmetler sunması için gayret göstereceğiz.”


RÖPORTAJ: YUNUS EMRE AYKAÇ – ORHAN AŞAN

ŞEHRİVAN ÖZEL

 

7 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) büyük bir zafere imza attı. İlk olarak 7 Haziran’ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP’nin zaferi halkımızın zaferidir. Halkımızın elde ettiği bu zafer elbette ki Kürt halkını şu an parlamentoda temsil eden HDP’ye nasip oldu. Buda tabi ki de HDP’nin büyük bir başarısıdır. Demokrasi adına, hak ve özgürlükler adına büyük bir başarıdır. Kürtler ilk defa yüzde 10 anti demokratik barajı geçmek için kendi partisinin ismiyle seçime girdiler. Doğal olarak Kürtlerin sivil siyasetteki başarıları malumunuz bundan önce vardı, fakat ilk defa seçim barajını aşmak adına bir partiyle başarı elde edildi. Bu ilk başarı elbette ki ciddi bir memnuniyet yaratmıştır. Aynı zamanda halkın iradesine büyük bir şekil vermiştir. Kürt halkı ilk defa 90 yıllık TC tarihi boyunca Kürtleri direk temsil eden ve Kürt halkının taleplerinin savunucusu olan bir parti iradesi göstermiştir. Bizler 80 milletvekili ile bu partiyi mecliste temsil etmeye çalışacağız. Bu başarı tabi ki tesadüf bir başarı değildir. Bir taraftan Roboski’den beri süre gelen bir süreç var. AKP’nin yarattığı umutsuzluk ve onun sonrasında gelen yeni bir yönelim var. Kürt halkının artık hiçbir düzen partisine güvenin kalmamasının ve kendini temsil eden partilere yönelmesi tabi ki HDP’ye yönelmesi somutlaştı.

 

“7 HAZİRAN YENİ TARİH YAZILMASINA VESİLE OLDU”

Barış sürecinde AKP’nin zik zakları, yine AKP’nin kendi içerisinde çürümesi, yolsuzluklar, hırsızlıklar ve bir yandan iç çalkalanmalar, son zamanlarda çözüm sürecine yönelik umutsuzluk yaratan duruşu, diğer taraftan 4 bir yandan Kürdistan’da bulunan Kürt halkının elde ettiği kazanımlar. Özellikle Güney Kürdistan’daki bağımsızlık serüveni süreci ve Rojava’da kantonların ilan edilmesi, PYD’nin elde ettiği başarılarla birlikte Kürtlerde hem bir milli hassasiyetin oluşmasına hem de bu hassasiyetin ulusal bir bilince ulaşmasına sebep oldu. Doğal olarak da bugün ulusal mücadeleyi demokratik bir şekilde temsil eden Kürt harekâtı adına HDP bu başarıyı elde etmeye muvafık oldu. Nitekim ki 7 Haziran ile birlikte Kuzey Kürdistan’da ve Türkiye’de yeni bir başlangıç ve yeni bir tarihin yazılmasına vesile oldu. Umut ediyoruz ki biz 7 Haziran sonrası süreci biz Kürt harekâtı adına daha farklı bir zeminde; hak adalet ve hürriyeti elde etmiş ve halkına hizmet sunabilen bir siyaset üretme adına mecliste çaba göstereceğiz. Halkımızın bize verdiği bu desteği, verilen birçok bedele yitirilen birçok cana birçok yaralı insanımızı arkamızda bırakarak bu başarıyı elde ettik. Belki Türkiye tarihinde hiçbir seçim bu kadar kanlı geçmemişti ama halkımızın bu desteği başarımızı taçlandırmıştır. Bu vesileyle halkımızı tebrik ediyor ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Partimize de başarılar diliyorum.

 

“DOĞRU OLAN HDP’NİN TEK BAŞINA İKTİDAR OLMASI”

 

Türkiye’nin şu anda önünde iki koalisyon hükümet seçeneğini var. Size göre doğru olan ittifak hangisidir?

Bizce doğru olan ittifak tabi ki de HDP’nin tek başına iktidar olmasıdır. Bizim bütün siyasal amacımız ve gayemiz budur. HDP’nin demokratik güçler adına, özgürlükler adına ve Kürt halkına adına Türkiye’nin iktidarına tek başına talip olmasıdır. Bu seçimlerde yaklaştık ancak tek başımıza ne yazık ki iktidar olamıyoruz. Umudumuz 2019 yapılacak seçimlerde tek başımıza iktidar olmak. Fakat bugün itibariyle ortaya çıkan denklem AKP yenildi. Tayyip Erdoğan’ın bütün müdahalelerine rağmen AKP 9 oranında bir kayıpla, kaybettiler. Birinci parti oldu, Cumhurbaşkanı tarafından yetki verilmesine rağmen tek başına hükümeti kuramıyor. Bunun için mutlak anlamda bir koalisyona ihtiyaç var. Buda tabi ki Türkiye’de barajı geçen mevcut 4 parti ile gerçekleşebilecektir. AKP bu sene iktidar olmak istiyorsa 2-3 ve 4’üncü olan partilerin ya tamamını ya da bir kaçını ikna etmek zorunda. Şu an özellikle muhtemel koalisyon AKP ile CHP arasında görülüyor. Tahminlerimizde bu yöndedir. Tabi bu gerçekleşme MHP ile gerçekleşmesi mümkündür. Umudumuz tabi bunlarla bir koalisyon yapılması. Bizimde AKP’ye karşı ve koalisyona karşı güçlü bir ana muhalefet görmemizdir. Fakat Cumhurbaşkanı son seçenek olarak HDP’ye de koalisyon kurma yetkisi verebilir. Bu yetki verildikten sonra eş başkanlarımız ve genel merkezimiz bütün koalisyonlar için bütün şartları zorlayacaktır. Başarılı bir netice alırsak HDP ve HDP’yle birlikte diğer partiler kurmuş olacak. Tabi bir koalisyon kuramazsak diğer bir seçenek olarak bir erken seçim önümüzdedir.

 

“KÜRT MESELESİ BİR DEVLET POLİTİKASIDIR”

 

Peki erken seçime gerek duymadan... HDP’nin sürecin devamı açısından AK Parti ile birlikte hükümet kuramaz mı? Çünkü MHP gibi partiler ‘süreç’ şartını ortaya koydu. Süreç biterse hükümeti kurarız diyorlar…

HDP’nin koalisyon kurma gibi bir niyeti yok. Kendisi bu teklifleri şu an itibariyle kabul etmeyecek. AKP, CHP ve MHP’yle çok farklı siyasal talepleri var. Fakat biz halka hizmet amacıyla siyaset yaptığımız için önümüze gelen iktidar taleplerini ve fırsatlarını değerlendirmek isteriz. Bunları yaparken kendi ilkelerimiz, kendi değerlerimize bağlı kalmak hem de halkın ihtiyaçlarını gidermek için bu koalisyon masa başında muhtemeldir. AKP ile bunun yapılması mümkündür. Ancak doğrusu bugün ne AKP’nin bize ihtiyacı var nede bizim AKP ile hevesle koalisyon kurma gibi bir niyetimize yok. Ama Cumhurbaşkanı HDP’ye hükümet kurma yetkisi verirse diğer partiler ile koalisyon kurma çalışmaları yapılır. Bunun için şu an itibariyle böyle bir şey masada söz konusu değil. Şu an yetki AKP’dedir. AKP’de ya CHP ya da MHP ile koalisyon gerçekleştirmek için bir çaba içerisinde. Birde MHP ya da CHP’nin farklı düşünmesi pek anlam ifade etmiyor. Türkiye’deki en temel meselelerden bir tanesi Kürt meselesidir. Bu bir devlet politikasıdır. Çözüm süreci de devlet politikası olarak yürütüldüğü için her hangi bir partinin iktidara gelmesi ya da koalisyon ortağı olması durumunda bu durum çözüm sürecini pek fazla etkilemez. Ama elbette ki çözüm sürecinin daha sağlıklı bir zeminde yürütülmesi için daha sağlıklı demokratik anlayışa sahip partilerle koalisyonun kurulması daha anlamlı olur. Ama biz Kürt halkının haklı mücadelesini sürdürmek için elbette ki bu çözüm sürecini bir bileşen, bir taraf olarak biz ısrarımızı masa başında sürdüreceğiz.

 

Bir daha seçim başarısına dönmek istiyorum... Öyle görünüyor ki seçim öncesi konuştuğumuz oyunu AK Parti’ye veren ‘Muhafazakâr Kürtler’ HDP’ye oy verdi. Oylar Ak Parti’den HDP’ye kaydı. Bunlar nasıl muhafaza edilir?

Seçim sonuçları enteresan bir sonuç yarattı. İlk defa Kürt harekatı dindar, muhafazakar Kürtler tarafından desteklendi. Büyük oranda ki bu tarihte görülmemiş bir şeydir. Biliyorsunuz ki DBP’nin 2011 genel seçimlerinde aldığı oy oranı 6,5 civarındaydı. Ardından yapılan yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bu böyleydi. Son cumhurbaşkanlığı seçiminde muhafazakâr Kürtlerin oylarında bir yönelme oldu ve o seçimlerde yüzde 10’na yakın bir oy alındı. Ama özellikle bu seçim çok belirleyici oldu. 2 katından fazla bir oy oranı alındı buda AKP’den 5 puan aldığımız anlamına gelmektedir. Bu tarihte bir başarıdır ve aynı zamanda Kürdistan’da siyasetin normalleşmesinin de ilk adımıdır. İlk defa artık Kürtler merkez partilerini tabela parti düzeyine indirme durumuna getirdi. Ve bundan sonra ki süreç artık Kürt oylarının Kürt partilerine yönelimi anlamına gelmektedir.

 

“BU SİYASET BÜYÜK BAŞARI SAĞLAYACAKTIR”

Bu oyları elde tutmak için HDP kuşatıcı bir siyaset yürütürse, kendisine yönelik dindar kesimlerin gelişi söz konusuyken ciddi bir kuşatma siyaseti yürütürse bunu elbette ki elinde tutacağı gibi bu sayıyı artıracaktır. Bunu artırması da muhtemeldir. Lakin AKP’den halen Kürt harekatına yönelmeyen ama yönelme durumunda yaşayan dindar, muhafazakar oylar var. Aynı zamanda diğer partilerde de ufakta olsa bir Kürt oyu var. CHP ve özelikle SP’den olan oylar var. Kürdistan’da artık oylar Kürt partilerine özellikle HDP’ye yönelim gösterecek. Bunun için HDP’nin ideolojik olmayan, darp kalıplarla yürütülmeyen ve eski, özellikle soğuk savaş döneminden kalan siyaseti tamamen terk etmesi lazım. Kuşatıcı, demokratik, bütün Türkiye’deki ezilmiş halkları da içine aldığı gibi Kürtlerinde hem milli hem de dini hassasiyetlerini de gözeten ve bunu esas alan bir siyaset kurmalı. Bu siyaset elbette ki ileride HDP’nin daha büyük başarılara elde etmesini sağlayacaktır.

 

Sizde vekil olarak seçildiniz ve Van’da 7 vekilsiniz. Van’ın artık iktidar partisinin 1 vekilindense gidecekleri tek yer bu bölgede yüksek oranda oy alan ve vekil çıkaran HDP olacak. Van ile ilgili ilk icraatınız ne olacak?

HDP Kürdistan’ın tamamında başarı elde etti. Hem Güneydoğu’da hem de Doğu’da bu başarı elde edildi. Bunun yanı sıra gri bölgelerde de vekil çıkardı. Erzurum, Adıyaman, Antep’te vekiller çıkardı. Nasip olursa Elazığ, Erzincan gibi yerlerde de bu gerçekleşecek. Dersim’de bildiğiniz gibi 2 milletvekili çıkardık. Doğal olarak bu artık Kürdistan’da bütün illere yayılan bir başarıdır. Bu başarı aynı zamanda Kürtlerin iradesini belirlemesinde hakkını Kürt Partisi olan HDP’ye vermiştir. Geleceği ve kaderini yeniden belirleme hakkını da vermiştir. Çünkü çoğunluk artık HDP’nindir. Umut ediyorum ki biz bunu daha yükseğe de çıkaracağız. Fakat dikkat ederseniz Batıda da biz hem Kürt kitlesinden hem de az da olsa diğer etnik unsurlardan da oy aldık. Bu da özellikle İstanbul, Adana, Mersin, İzmir, Bursa, Adapazarı’nda başarı ve milletvekili getirdi. Umut ediyorum ki bu başarı bizim sorumluluğumuzu artırdığı gibi bizim iktidar olmamızı da doğuracaktır. Biz 80 milletvekiliyle Kürt halkını, Türkiye’de yaşayan tüm ezilenleri tabi ki de temsil edeceğiz. Bütün dertlere ve sorunlara çözüm üretmek için gayret göstereceğiz. Sadece hak ve özgürlük mücadelesi değil hakların günü birlik yaşamsal anlamında ihtiyaçları var. Bunlarında giderilmesi için çalışacağız. İktidar olduğumuz zaman bunlar elbette ki olacaktır. Ama bir koalisyon hükümetinde yer almasak bile ana muhalefet sorumluluğu ile hareket edip. İktidarın hem Kürdistan’a ve ezilen kesimlere ciddi hizmetler sunması için gayret göstereceğiz.

 

“BELEDİYELER İÇİN MECLİSTE ÇABAMIZ OLACAK”

Yerelde elde ettiğimiz belediyeler ve ileride elde edeceğimiz belediyeler ile birçok hizmet sunabilmekteyiz. Önemli olan belediyelerin imkânlarını artırmaktır. Mecliste yapacağımız yasal düzenlemelerle belediyelerin imkânlarını artırmaya yönelik bir çaba içerisinde olacağız ki belediyelerimiz birer yerel hükümet sorumluluğunda ve ciddiyetinde hizmet sunabilsin. Bu anlamda halkımıza en iyi hizmet getirmek için mücadele içinde olacağız. Lakin biz Kürt harekâtını ve Kürt halkını temsil eden bir parti olduğumuz için kendimize hizmet getireceğiz. Biz bu halkın ta kendisi olduğumuz için öncelikle kendimize hizmet getireceğiz. Tabi bunların olması için öncelikli olarak demokratik bir anayasaya ihtiyaç vardır. Böyle bir anayasa olmadığı takdirde Türkiye’nin batısında verilen hizmet ile doğusunda (Kürdistan) verilen hizmet aynı olmaz. Doğal olarak bizim önce bir adalet mücadelesi vermemiz gerekiyor. Bunu başardığımız takdirde biz halkımıza en iyi hizmeti getireceğiz.

 

Seçim sonrası Vanlılara ne gibi bir mesaj vermek istersiniz? Birde Ramazan ayındayız. Bununla ilgili ne mesaj vermek istersiniz?

Öncelikle Van halkına, Kürdistan’daki tüm halklara, Türkiye’de demokrasinden ve özgürlükten yana olan, desteğini HDP’ye sunan ve sunmayan tüm halklara müteşekkiriz. Teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bize verdikleri oyu karşılığında bizde onlar için iyi bir hizmet verme çabası içinde olacağız. Yakın zamanda meclis açılıyor Mecliste performansımızı en üst seviyede sergileyeceğiz. Bu vesileyle Ramazan ayındayız. Ramazan ayı dolayısıyla da halkımızı tebrik ediyoruz. İnşallah ileride Kürt halkı, hakkını elde eder. 

Güncelleme Tarihi: 22 Haziran 2015, 06:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER