VATSO ADAYI IRAK'TAN FLAŞ AÇIKLAMALAR!

VATSO’nun önümüzdeki ay yapılacak olan seçimlerine adaylığını açıklayan 3 isimden biri olan Feridun Irak, adaylığına yönelik tüm bilinmeyenleri Şehrivan aracılığı ile paylaştı. Adaylık süresinde kâğıt üzerinde projeler açıklama gereği duymadığını gerek VATSO gerekse de VATBO’da yaptıklarının, VATSO başkanlığı için en büyük teminat olduğunu kaydeden Irak, bırakacağı VATBO için de “Gözüm arkada kalmayacak” dedi.

VATSO ADAYI IRAK'TAN FLAŞ AÇIKLAMALAR!

Şehrivan Gazetesi olarak VATSO ve VATBO seçimlerine çok az bir süre kala adayların ve bu seçimde aktif rol alan isimlerin nabzını tutmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda diğer adaylar EDH lideri Necdet Takva ve VATSO Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Nadiroğlu’ndan sonra kapısını çaldığımız üçüncü ve son aday VATBO Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Irak oluyor. VATBO’da sayısız hizmetlerin öncülüğünü yapan fakat seçim yarışının başlaması ile birlikte sürpriz bir kararla “VATSO’da ben de varım” diyerek aday olan Irak, Oda ve Borsalarla ilgili iki dönem başkanlık yasağından sonra adaylıktan vazgeçmesi beklenmesine rağmen bu kararından dönmeyen bir isim. Aslında Irak’ın bu duruşu ve kararlılığı yürüttüğü tüm görevlerde de kendisine en çok yakıştırılan bir tavır. Yani kimseyi şaşırtmadı Irak, ‘dediğim dedik’ biriydi, bu işin dönüşü olamazdı. Üstelik tam bir hizmet ve görev adamı olan Irak, uzun zamandır kamuoyunda gündemi meşgul eden “Vazgeçecek mi, adaylıktan çekilecek mi?” sorularına ise es geçercesine, “Ölsem de ben bu yoldan dönmem” diyor. “Ben bu işe en çok da bu adaylığı bana layık gören insanların talebiyle girdim. Öyle nazlanacak birisi değilim. Bu görevi benim yapmam gerekiyorsa çıkar yaparım. Bunun için adayım. Adaylığımın da sonuna kadar arkasındayım” diyor Irak. “Neysem oyum” tavrını seçim sürecinde de bir kenara bırakmayan Irak, gerek adaylığı gerekse de vaatleri konusunda da aynı duruşu sergiliyor. ‘Ne eksik ne fazla’ konuşan Irak, doğruları yine çekinmeden dile getiriveriyor. Memleket meselelerinde hiçbir zaman doğru bildiğinden şaşmayan, sivri çıkışları ile de sık sık bazı kesimleri öfkelendiren Irak, öyle görünüyor ki bu kararı ile aslında bu kez büyük bir risk alıyor. Hem VATSO’dan hem VATBO’dan olma ihtimaline karşı zor bir seçim sürecine giren Irak, seçim süreciyle ilgili de değerlendirmelerini yapmaktan kaçınmıyor. Biz de Şehrivan olarak, iki odaya da damga vurarak bir yolun sonuna gelen Irak ile kısıtlı bir zaman dilimi içinde çok şey konuşmaya çalıştık. Irak’ın yeni şaheseri VATBO binasını gezdikten sonra başladığımız söyleşi de neler konuştuk neler... İşte Irak’ın yorumuyla VATSO seçimleri:


Irak ile röportajıma da tıpkı diğer adaylara sorduğum soru ile başlıyorum. Irak’ın bu hemen projeleri sıralayarak başlamayacağını iyi biliyorum. O yüzden o bu soruyu cevaplarken hemen diğer sorularımı sormaya hazırlanıyorum…

 

Belki biraz klasik bir soru olacak ama diğer adaylara sorduğum o soruyu size de sormak istiyorum. Neden VATSO ‘ya aday oldunuz?

 

1997-98-99 yıllarında da VATSO’da başkanlık yaptım. VATSO üyelerinden gelen talep üzerine 12 meslek grubunda arkadaşlarımla birlikte bu yarışa girme kararı aldık.

 

VATSO’daki meslek gruplarından hangisinde kendinizi güçlü görüyorsunuz?

 

Bildiğiniz gibi 12 meslek komitesinde seçim yapılacak ve 3 başkan adayı var. Nasıl bir sonuç çıkar bilemiyorum. Ancak yapılan sohbetlerde her başkan adayının en az 7 grupta kendini favori gördüğü bir durum var. (Gülüyor) Hayırlısı olsun.

 

 

Gündemi uzun süredir devam eden dedikodular var. Kimileri VATSO yarışından çekilecek diyor, kimileri ise VATBO’dan vazgeçmeyecek diyor. Tüm bu konuşulanlar ışığında bunları sormadan olmaz diyorum. Fakat ortada pek konuşulmayan fakat bir o kadar da önemli bir seçim olan VATBO yarışı var. İyi güzel de Irak, VATBO’yu kime emanet edecek? Bunca hizmetten sonra gözü arkada kalmayacak şekilde birileri olmalı elbet…

 

PROJELERLE DOLU YILLAR…

 

VATSO’daki iki dönemlik yasak kalktı. Yani VATBO’da yeniden aday olabilirdiniz. Ama buna rağmen VATSO adaylığınızdan vazgeçmediniz. Bu anlamda VATSO’yu kazanmazsanız, bu kadar emek verdiğiniz bir VATBO’dan yeniden aday olmadığınız için üzülecek misiniz? Bir pişmanlık olur mu?

 

Bu aslında çok merak edilen bir soru. Ben ve 15 arkadaşım Van Ticaret Borsası’nı 1999 yılında ilimize kazandırdık. Borsamız ilk işlemini ise 2000 yılında yaptı. Aradan 13,14 yıl geçti. Bölgemizdeki diğer illerin Ticaret Borsalarının kuruluş tarihlerine baktığımızda daha çok yeniyiz. Kars Ticaret Borsası 1936, Elazığ 1937, Erzurum ise 1946 da kuruldu. Bir kurumun kuruluşunu gerçekleştirmek, kendi ayakları üzerinde durmasını sağladıktan sonra çok büyük projelere imza atması kolay değil. Sizin de söylediğiniz gibi çok emek verdik. Önemli olan böylesi önemli bir kuruluşu ilimize kazandırmak ve halkımıza hizmet etmektir. Bunu da elimizden geldiğince yaptık. Güzel bir atasözümüz var. Der ki: ‘Mahkeme kadıya mülk değildir.’ Van Ticaret Borsası yaptığı birçok proje ile halkımıza hizmet etmenin yanı sıra bu kısa sürede gösterdiği performansıyla Türkiye’deki 120 borsanın içinde ilk 20 ye girmeyi başarmanın yanı sıra TOBB’de 9 delege ile doğudaki bütün Ticaret Borsaları ve ticaret sanayi odalarından daha fazla temsil gücüne sahiptir. Bütün bunlarla gurur duyuyoruz.

 

 

GÖZÜM ARKADA KALMAYACAK…

 

VATBO’da sonuçta büyük emekleriniz var. Kişisel olarak da yorumlamak gerekirse VATSO kadar önemli ve sizin gibi emektar bir ismin onlarca projesi var. Bu anlamda sizin gözünüzü arkada bırakmayacak, Van halkının da VATBO’dan yana olan umudunu yitirmesine sebep olmayacak bir aday var mı? Siz VATBO’yu kimlere emanet edeceksiniz? Aday var mı daha doğrusu?

 

Önceki VATSO başkanlığım sırasında 1998 yılında ilgili bakanlığa müracaat ederek Van da Ticaret Borsasının kurulması için izin talebinde bulundum.1yıl sonra yani 1999 yılında kuruluş izni geldi. Aynı yıl VATSO’nun da seçimleri vardı, dolayısıyla başkanlık sürecini de sonuna gelmiştik. VATBO’yu kurmam için bir engel yoktu.15 kurucu üye arkadaşımla çalışmaları başlattık. İlk etapta ofis, mefruşat gibi ihtiyaçların karşılanması için bu 15 kurucu arkadaş maddi katkıda bulundular. Personelimiz aylarca maaş almadan çalıştılar. Dışarıdan bizi izleyenler bu işi başaracağımıza inanmıyorlardı, gülüp geçenler çoktu. Ancak VATBO bu kısa sürede Türkiye’deki 120 Borsa içinde ilk 20 ye girmeyi başardı. Projeleriyle herkesten bir adım önde gitmeyi başardı. Bütün bunları kurucu meclis üyeleri ve personeliyle yaptı. Dolayısıyla VATBO her zaman iyi yönetilir. Gözüm arkada kalmaz.

 

 

“Söyleşide projelerinde bahsetmeyen aday olmaz Başkan” diyorum. Birçoğunu bildiğimiz ama bir söyleşide olmazsa olmaz projelerini anlatsın istiyorum. İlgiyle takip ettiğim projelerine ek olarak yeni şeyler de duyuyor, tüm bunları zevkle dinliyorum. Öyle ‘Hadi yaptıklarını anlat’ demektense en iyisi iki kurumda da başkanlık yapan bir ismin yeniden VATSO’da ne aradığı. İşte gerçek soru bu!

 

 

“ÇOK ŞEY YAPTIK…”

 

Siz hem VATSO’yu hem de VATBO’yu çok iyi bilen bir isimsiniz. Gerek yetkileri gerekse getirilerini iyi bilirsiniz. Bu anlamda VATSO bir ilde neleri değiştirebilir? Neden bu kadar önemli bir noktaya geldi son zamanlarda? Ya da VATBO’da yapamayıp da VATSO’da daha rahat yapılabilecek neler var?

 

Ticaret Borsaları, Ticaret ve Sanayi Odaları TOBB’a bağlı 2 ayrı kuruluştur. Bunlar kanunda belirtilen görevlerinin yanı sıra sivil toplum örgütü anlayışı ile de hizmet verebilirler. Biz Van Ticaret Borsası’nda bu anlayışla çok kısa sürede bunca projeyi hayata geçirdik. Geçmişteki 3 yıllık oda başkanlığım sırasında çok gecikmiş olan Organize Sanayi Bölgesini 1998 yılında kurduk. Ki Bingöl bile bu konuda bizden daha ilerideydi. Yine 1998 yılında KOSGEB idaresinin Van da biriminin kurulmasını sağladık. Biz KOSGEB’i Van’a getirdiğimizde Türkiye’de sadece 19 ilde hizmet veriyordu, 2’inci il biz olduk. O günden bugüne 600 milyon eski parayla 600 trilyon kaynak aktarmış bulunuyor. Yine aynı dönemde Vanspor’a başkanlık yaptım. 2’inci lige yükselme ve klasmanda şampiyon olarak 1. lige çıktık. Bugünkü statü ile Süper Lige çıktık. Yapılacak daha çok iş var. İşte bu yüzden VATSO’nun değerli üyelerinin isteği ile aday oldum.

 

Adaylık sürecinin en başında en çok konuşulan konuydu seçimlere siyaset karıştığı. Öyle ki kimin hangi parti ve cemaat tarafından desteklendiği bile konuşulur olmuştu. AK Parti, BDP ve Gülen Cemaati üç ayrı adayı destekliyordu kulislerde konuşulana göre. Hatta bir dönem bu adaylar arasında da tartışma konusu olmuştu. ‘Çok şükür bu tartışmalar artık yok’ diyorum o yüzden sormak istemiyorum ama konu bir şekilde oraya varıveriyor… Siyaset nasıl olsa…

 

 

“SEÇİME SİYASET KARIŞMASIN”

 

Görünüşe göre VATSO’da ilk kez böyle bir seçim heyecanı yaşanıyor. Seçim büroları var, bu bürolarda adeta siyasi havada geçen çalışmalar var. Yıllar içinde neler değişti?

 

Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları önemli kuruluşlardır. Ben 1990’lı yılların sonunda VATSO’nun başkanlığına geldiğimde hiçbir zaman ciddi bir rekabetin olmadığı seçimlerle kimselerin pek ilgilenmediğini gördüm. Hedeflerimden biri de Ticaret ve Sanayi Odasını herkesin ilgiyle izlediği ve seçimleri rekabet içinde geçen bir oda haline getirmekti. Yapmış olduğumuz çalışmalar ve projelerle bunu başardık. O günden sonrada yapılan bütün seçimler çok çekişmeli olmaktadır. Seçimlere katılan herkes iki hususa dikkat etmelidirler. Birincisi seçimlerin saygı ve sevgi içinde gerçekleşmesi için gayret göstermek, ikincisi ise seçimlere siyaseti karıştırmamaktır. Meslek kuruluşlarının üyelikleri zorunlu olur. Yani bir iş yeri açacaksanız mutlaka bir meslek kuruluşuna üye olmak zorundasınız. Dolayısıyla meslek kuruluşları üyeleri çeşitli görüş ve siyasi düşünceye sahip kişiler den oluşmaktadır. Bundan ötürü siyasete karışmamalı, siyaseti karıştırmamalıdırlar.

 

Zaten böyle bir tartışma oldu bununla ilgili…

 

Ben bu tartışmanın yeniden açılmasını istemiyorum. Ticaret ve Sanayi Odasının binlerce üyesi var ve doğal olarak çeşitli siyasi görüş ve düşünceden oluşmaktadır. Odanın yöneticileri de her siyasi görüş ve düşünceye eşit mesafede olmalıdırlar. Biz bunu yapıyoruz.

 

“Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diyor Irak. Tek tek anlatmaya gerek yok diye düşünüyor. Ama seçimden bu yana dillendirilen projeler, vaatlere de söz söylemeden edemiyor…

 

“RAFLAR KAĞIT ÜZERİNDEKİ PROJELERLE DOLU”

 

Seçime az bir süre kala adaylar projelerini anlatmaya başladı. Bu noktada muhakkak sizin de aklınızda projeleriniz vardır. Bugüne kadar hayata geçirdiklerinize ek olarak siz seçilirseniz en çok Van’da uğraşacağım dediğiniz konu nedir?

 

Türkiye de raflar kağıt üzerinde kalmış projelerle doludur. Halk gözüyle gördüğüne inanır. Bizim projelerimiz kağıt üzerinde kalmamıştır. Yaptığımız, uyguladığımız projeler ortadadır herkes görmektedir. Üstelik bu projelerin fikri de, kaynağı da bize aittir. Yani başka kurumların ya da devletin yaptığı projeleri kendi projemiz ya da kendi kaynağımızla yapıyoruz gibi göstermiyoruz. Dolayısıyla yaptıklarımız neler yapabileceğimizin göstergesidir. Bizim hedefimiz ilimizi tükettiğinden fazla üreten bir il haline getirmektir. Bunun içinde yatırım ortamının iyi olması ve teşviklerin sonuç alınacak şekilde düzenlenmesidir. Yatırım ortamı derken huzurun sağlanmasının yanı sıra altyapıdaki eksikliklerin giderilmesidir. Teşvikler ise bugüne kadar hep batıdaki işadamlarının bölgeye yatırım yapmasını hedef alacak şekilde düzenlendi. Ancak bu olmadı. Biz bölgedeki girişimciyi sahaya indirecek teşviklerin yapılmasının daha doğru olacağını savunuyoruz.

 

Irak’ın son zamanlarda VATBO’dan aday olunmasına engel olunuyor gibisinden iddialara da verecek cevabı var. Adaylığın öyle boş bir iş olmadığını ısrarla dile getiriyor. “Van’a hizmet gerek hizmet” diyor ve aday olma niyetini taşıyanlara da nezaketle ‘buyur’ ediyor…

 

 

ADAY OLMAK İSTİYORSA BUYURSUN GELSİN

 

Siz de yaptıklarınızdan ve hizmetlerinizden bahsettiniz. Elbette bu yapılanlar görmezden gelinecek şeyler değil. Ama şunu da sormadan edemeyeceğim. Adayları tenzih ederek soruyorum: Bir VATSO’ya ya da VATBO’ya bina kazandırmış olmak, yeniden bu odalara aday olup kazanmak mı demek? Bazı adaylar geçmişte yaptıklarını kullanarak adaylığında bunu hakettiği gibi bir izlenim oluşturuyor. Bu ne kadar doğru?

 

 

Halka hizmet edenler kim olursa olsun takdir edilmelidirler. Marifet iltifata tabidir. Biz halkımıza hizmet etmekten mutluluk duyuyoruz. Halkımızın da takdirini alıyoruz. Hizmet eden herkesi de halk takdir ediyor.  Ancak sayıları çok azda olsa bazı kişiler tam tersi tutum içinde olabiliyorlar. Sizi engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Zor günlerde görünmez, bol bol dedikodu yaparlar. Bunların dışında kalan herkes üyesi olduğu meslek kuruluşunda görev almak istiyorsa buna hakkı vardır.

 

Ah şu Hayvancılık! Van’ın kanayan yarası… Her ziyaretimde ısrarla ısıtıp ısıtıp önüne koyduğum hayvancılık sorunundan yine vazgeçmiyorum. “Umut var mı başkan?” diyorum. Yeniden açıyorum konuyu. Irak’ın bu işteki tecrübesi ve öngörüsü malum. En sıkıntılı zamanlarda bu işlerle uğraşmıştı nasılsa, VATSO’da belki bir şeyler yapardı…

 

 

HAYVANCILIK ÜZERİNE PROJELER DEVAM EDECEK!

 

VATSO ve VATBO ciddi anlamda bir şeyler değiştirecek kurumlar ve siz iki kurumda da başkanlık yapmış bir isimsiniz. VATBO’da bununla ilgilenmeniz hasebiyle soruyorum, VATSO başkanlığını kazanırsanız hayvancılıkla ilgili çalışmalarınız olacak mı? Hayvancılığı sizin başkanlığınızdaki bir VATSO nasıl yeniden canlandıracak?

 

İlimiz ekonomik olarak çok güçlü bir potansiyele sahip. Bunlardan hayvancılık ve turizm öne çıkan sektörlerdir. Hayvancılıkta olmazsa olmaz iki önemli faktör vardır. Bunlardan ilki çayır ve meraların olması diğeri ise -20,+30 aralığında iklime sahip olmanızdır. Ülkemizde her ikisine de sahip coğrafya Doğu Anadolu Bölgesidir. Bölgede ise en uygun yer ilimizdir. Herkesin bildiği gibi 30 yıl önceye kadar ilimiz Türkiye’nin adeta hayvan deposu idi, o yıllarda Ortadoğu ya ihraç edilen hayvanların büyük bölümü ilimizden temin edilirdi. 1980’li yılardan itibaren izlenen yanlış hayvancılık politikaları üzülerek görüyorum ki canlı hayvan ve et ihraç eden ülkemizi ithalatçı konumuna düşürdü. Van Ticaret Borsası olarak son derece önemli olan bu sektörün yeniden canlanması için çalışmalar yapıyoruz, projeler gerçekleştiriyoruz. Bu projelerimizden biri de Türkiye’ye model oluşturan Organize Tarım İşletmeleri Projemizdir. 9500 dekar arazide damızlık süt sığırcılığı, kaba yem tarımı, meyvecilik faaliyetinin yanı sıra önümüzdeki yıllarda süt işleme tesisi ve biogazdan elektirik üretimitesisi kurulacak. Şu anda süt sığırcılığı, süt üretimi, kaba yem tarımı, meyvecilik faal durumdadır. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Organize Hayvancılık Projeleri uygulanmaktadır. Bunlar bizim projemizden farklıdırlar. VATSO’nun böyle bir projeyi Van da uygulama girişimi var. Bu projenin de Van da olmasını istiyoruz ve de destekliyoruz. Seçimleri kazanmamız halinde bu projeyi devam ettireceğiz. Ancak deneyimlerimize dayanarak projenin verimli olabilmesi için bazı değişiklikler yapacağız.

 

Öyle görünüyor ki yukarıda saydığını ve görev süreniz boyunca hayvancılığa y yönelik projeleriniz çözüm sürecinin nihayete ermesinden sonra daha anlamlı bir hale gelecek. Sizce bu çözüm süreci nasıl değişiklikler yaratacak? Hayvancılıkta bizim beklediğimiz o kurtuluş gerçekleşecek mi?

 

Ekonomik sınırların kalktığı günümüz dünyasında rekabet edebilmek için, doğru yatırımın doğru yerde olması şarttır. Daha önce söylediğim gibi hayvancılıkta yapılacak yatırımların doğru yeri bölgemizdir. Başlatılan süreçle çayır meralara çıkılıyor olması, hayvancılığın ivme kazanmasına katkı sunacaktır. Bölgemizin kalkınabilmesi için;

 

1-Girişimciyi sahaya indirecek teşvikler yapılmalıdır.

2-Bizimde kurtarıcı beklemeyi bir tarafa bırakarak elimizi taşın altına koymamız gerekmektedir.

3-İlimizin dinamiklerini harekete geçirmeliyiz.

4-Bu topraklarda zengin olanlar burayı bırakıp gitmemelidirler.

5-Gidenler ilgilerini kesmemelidir.

Hepimiz el ele verirsek bunu başarabiliriz.

 

Hep VATSO konuşmak olmaz. Benim de en çok rahatsız olduğum bir durumu dile getiriyorum. STK ve Meslek Örgütü temsilcilerinden en cesur olanlarından biri olduğunu bildiğimden olsa gerek, biraz ondan dinlemek istiyorum. Onu bir tartışmaya koymak gibi bir niyetim yok lakin STK’ların memleket meselelerindeki suskunluğu kabul edilir gibi değil. Soruyu daha sormadan bekler gibi cevaplıyor. Üstelik bu konuda hiç de mütavazı olmaya niyeti yok.

 

 

STK’LAR DAHA FAZLA İNİSİYATİF ALMALI

 

Hep VATSO ve VATBO’nun kurumsal yanını konuştuk. Bir de onların ilin önemli STK’ları olma yönü var bu anlamda kişisel gözlemimi paylaşmak gerekirse Odalar ve STK’lar toplumsal olaylara sessiz mi kalıyor? Kentte depremle başlayan ve çözüm süreci ile birlikte başlayan iyi bir sürece rağmen sanki bir pozitif katkı sunma oranı düşük. Sizce de memleket meselelerinde biraz daha inisiyatif alınması gerekmiyor mu?

 

Van Ticaret Borsası sorunların ve çözüm önerilerinin dile getirilmesinde hep çaba içerisinde olmuştur. Yaşanan sorunları her fırsatta ve her platformda yüksek sesle dile getiriyoruz. Kendi imkânlarımızı sonuna kadar kullanıyoruz, ancak bu konuda yalnız kalıyoruz. Haklısınız yeterince çaba gösterilmiyor. Meslek kuruluşlarının ve STK’larının başkan ve yöneticileri toplumun çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde görmedikçe ve kuruluşlarını siyaset için basamak olarak gördükleri sürece halkın sesi olamazlar.

 

 

Esnaf, tüccar ve sanayicinin temsilcisi olacaksanız dertlerini de iyi bilmeniz gerekiyor haliyle. Van Depreminde büyük sıkıntılar yaşadı Van esnafı. VATSO başkanı bunda en büyük paya sahip olmalı diye düşünüyorum. Hal böyle olunca da esnafın ilgilendiği konulara hakim olunmalı. 5084 var, KOSGEB var… Var da var. Ben de merak ediyorum esnaf da…

 

Konu inisiyatif almadan açılmışken. Şu an ilde herkesi ilgilendiren bir 5084 sayılı yasanın son bulması sıkıntısı var. Bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

 

1998 yılından beri her 5 yılda bir uzatılarak devam eden ve 2013 yılının başında son bulan 5084 sayılı Teşvik Yasası 51 merkezde uygulanmaktaydı. 10 kişi ve üzerinde çalışanı bulunan işyerine eski ya da yeni yatırım ayrımı yapılmaksızın SSK desteği verilmekteydi. Herkesin beklentisi bu desteğin devam ettirileceği yönündeydi. Geçtiğimiz aylarda Iğdır ticaret ve sanayi odasının hizmet binasının açılış törenine katılan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğluda yaptığı konuşmada 5084 sayılı teşvik yasasının uzatılacağını beklediklerini dile getirmişti. Bölgemiz için çok önemli olan bu desteğin devamı için beklentimiz devam etmektedir.

 

Ya KOSGEB kredilerinin henüz ertelenmesi ile ilgili düşünceleriniz? Bildiğiniz gibi esnafın gözü kulağı bu haberde…

 

KOSGEB aracılığı ile kullandırılan kredilerin geri ödemeleri başlamış bulunmaktadır. Bilindiği gibi bu krediler deprem sebebiyle kullandırıldı. Maalesef bir çok ihtiyaç sahibi de bu krediyi kullanamadı. İhtiyacı olup da kullananlar ise ödemelerin ertelenmesini istiyorlar. Erteleneceği yönünde açıklamalar yapıldı ama bugüne kadar böyle bir karar alınmış değil. Biz bu krediler için verilen trilyonlarca faizin bankalar yerine ihtiyaç sahiplerine, depremde zarar görenlere hibe edilmesini önermiştik. Bizim önerimiz kabul görseydi;

 

1-İhtiyacı olup ta kredi alamayanlar da fayda görmüş olacaktı.

2-Kredi kullanıp ödeme sıkıntısı içine düşülmeyecek, erteleme talebi olmayacaktı.

 

Hani son zamanların bir tartışması var. İşte ona girelim diyoruz ve…

 

ESNAFIN SIKINTILARINI İYİ BİLİRİM!

 

Adaylar arasında devam eden bir tartışma devam ediyor. Adaylar arasında “vergi kaydı yok.” Gibi tartışmalar var. Tüm bunların ışığında siz Van esnaf, sanayici ve tüccarını içinde bulunduğu durumları anlayabilecek ve gerek en küçük işletmecinin gerekse de büyük bir fabrikanın talebini karşılayacak bir deneyime sahip misiniz?

 

Kendimi bildim bileli ticaretin, üretimin içinde biriyim. Ticarette ve Sanayide ne tür sorunların yaşandığını çok iyi bilen ve her türlü zorluğu yaşamış biri olarak deneyime sahibim. O yüzden bu konuda bir endişem yok.

 

 

Son zamanlarda tartışma programlarında sunucular uyduğu yeni bir trend var. Siyasi tartışmalardan sonra iyice gerilen hava hep bir futbol muhabbeti ile dağıtılıyor. Ben öyle yapayım diyorum hep VATSO, VATBO nereye kadar. “Vanspor varya Vanspor onun hali ne olacak başkan?” diyorum. Sen iyi bilirsin yok mu bu işin bir yolu Sayın Irak?

 

Siz de az önce Vanspor konusuna değindiniz. Vanspor’un o başarılı dönemlerinde siz başındaydınız. Ama Vanspor bugün kötü bir durumda. Uzun dönemdir de Vanspor orta liglerde duruyor. Artık şehirlerin futbolla ön plana çıktığı bir dönemde halk da bir takım bekliyor. Sizin tecrübeleriniz ışığında Van’ın yeniden kurtuluş reçetesi nedir?

 

Futbol büyük bir endüstri, dolayısıyla bir ilin Süper Lig’de bir takımı varsa bu o ilin ekonomisine de, sosyal yaşamına da çok önemli katkı sunar. Ancak Süper Lig’de bir takımı almak da kolay değil. Önemli kaynak gerektiriyor. Ben Vanspor’a başkanlık yaptığım sezonda yoğun bir sınır ticareti vardı ve Van Spor A.Ş olarak İl Özel İdaresinidi. Sınır Ticaretinden alınan fondan Van Spor da destekleniyordu. Benden öncede aynı fondan katkı alarak 1.lig de (bugünkü süper lig) top koşturuyordu. Ancak kümede kalamadı. Bir alt lige düştü. Bu sezonda bize görev verildi. O güne kadar Türkiye liglerinde bir ilke imza atarak aynı sezon yine bir üst lige yani 1.lige(SÜPER LİG)tekrar çıktık.F utbolda başarılı olmak için birkaç faktör bir araya gelmelidir;

 

1-İyi Yönetim

2-İyi teknik heyet,

3-Taraftar

4-Para

 

Bunlar bir araya gelirse iyi bir futbol takımı oluşturmak ve başarılı olmak kolaylaşır. Bugün Sınır Ticareti yapılamıyor, ayrıca ilimizde futbola yönetim anlamında pek ilgi de duyulmuyor. Yeniden üst liglerde top koşturmak için hepimizin Belediyeye destek vermemiz lazım. Biz Ticaret Borsası olarak üstümüze düşeni yapıyoruz. Belediye Vanspor yönetiminde görev almış bulunmaktayız.

 

Şöyle duygusal bir kapanış yapma imkanı da vermek lazım. Ya da oy kullanacak isimleri etkileyecek etkili bir cümle. “Son sözünüz” diyorum Irak’a. Yine kendinden emin. Diğer adaylara da bir nezaket temennisi iletip, “Esnaf ne yapacağını iyi bilir” mesajı veriyor.

 

Son olarak VATSO adaylığı ile ilgili genel bir değerlendirmenizi almak istiyoruz?

 

VATSO’nun çok kıymetli üyelerine şunu söylemek istiyorum: Ekip olarak kendilerine hizmet etmek için yola çıktık. Bize teveccüh gösterip seçmeleri halinde kendilerine en iyi şekilde hizmet vereceğimizden hiç şüpheleri olmasın. Önceki başkanlık döneminde ekip arkadaşlarımla ve VATBO başkanlığı süresince yine arkadaşlarımla yapmış olduğumuz hizmetler önümüzdeki süreçte neler yapacağımızın göstergesidir. Bu yarışta diğer aday arkadaşlara da başarılar diliyorum. Onların da ilimize ve halkımıza en iyi şekilde hizmet etmek için yola çıktıklarına inanıyorum. Bu seçimleri sevgi ve saygı içerisinde gerçekleştirelim.

 

Oldukça zevkli bir söyleşi gerçekleştirdiğimize inanıyoruz ikimizde. Mütevazı bir şekilde bizi karşıladığı gibi kapıya kadar uğurluyor Başkan Irak. O yeniden makamına dönerken ben bir kez daha bakıyorum kendisine ve yeni VATBO binasına. 10 yılı aşkındır memleket yaptığı bu kadar hizmetten sonra içimden bu cümleleri geçirmeden edemiyorum. “VATBO’dan bir başkan geçti…”




RÖPORTAJ: ÖMER AYTAÇ AYKAÇ

FOTOĞRAFLAR: VEYSEL İZGİ

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2013, 17:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER