SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü umut kapısı oldu…

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü bünyesinde kurulan Radyasyon Onkoloji Birimi, bölgedeki kanser hastalarının umudu oldu.

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü umut kapısı oldu…

ŞEHRİVAN HABER: MERAL YILDIZ-  SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü bünyesinde kurulan Radyasyon Onkoloji Birimi, bölgedeki kanser hastalarının umudu oldu.

Son zamanlarda önemli sağlık yatırımlarının yapıldığı, son teknolojiyle donatılan hastanelerin açıldığı ve alanında başarılı doktorların görev yaptığı Van, bölgenin sağlık üssü olma yolunda ilerliyor. Birçok ilden ve komşu ülkelerden hastaların tedavi için tercih ettiği Van'da, geçen yıl hizmete açılan bölgenin Medikal Onkoloji Bölümü de önemli bir eksikliğin giderilmesini sağladı. Daha önce İstanbul ve Ankara gibi illere gitmek zorunda kalan hastalar, yeni merkez sayesinde Van'da tedavi imkânı buluyor.

BÖLGENİN EN BÜYÜK HASTANESİ 3 MİLYON KİŞİYE HİZMET VERİYOR

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Sebahattin Çelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, 700 yatak kapasiteli ve günde ortalama 10 bin ayakta hastaya hizmet veren, yaklaşık 3 milyon nüfusa hitap eden bölgenin en büyük hastanesi olduklarını söyledi.

Bölgede kanser vakalarının sık görüldüğünü ve bu hastalara medikal onkoloji bölümü ile hizmet verildiğini aktaran Çelik, kanser hastalarının tedavisinde önemli olan radyasyon onkoloji birimi eksikliğini de giderdiklerini belirtti.

OTLU PEYNİR GÖRÜNDÜĞÜ KADAR MASUM DEĞİL

Van Gölü havzasında sıklıkla görülen kanserlerin başında yemek borusu ve mide kanser türlerinin geldiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu: “Dünya geneline baktığınızda daha çok akciğer, prostat ve meme kanseri gibi kanserleri ilk sıradayken, bu bölgede yapılmış bilimsel çalışmalarda yemek borusu kanseri ve mide kanseri çok fazla. Yemek borusu kanseri erkelere oranla kadınlarda iki kat daha sıklıkla gözüküyor. Van Gölü havzasında bu bunun tam tersi kadınlarda bu bölgede erkeklere göre iki kat daha fazla görülüyor. Ayrıca beslenme alışkanlığına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Özelikle aşırı tuzlanmış salamura dağimiz yiyeceklerin tüketilmesidir. Bu sadece bize özgü değil Japonya da İran ve Cin’in Kuzey tarafında da bu bahse ettiğimiz mide yemek borusu kanseri maalesef fazla ve 3 bölgede de tuz tüketimi ve salamura tüketimi bulunmakta. Bizim Van Gölü havzasına baktığımızda neler var. Peynir, balık ve yemeklere aşırı tuz katılımı söz konusu erkeklere nazaran kadınlarda tandır tumanı bir risk faktörünün olduğunu düşünüyoruz. Bu riskler bir araya toplanınca kanser riski artıyor. Onkoloji verilerine bakıldığında yılda 150-200 arası kanser vakası yeni tanı alıyor." diye konuştu.

“KADINLAR TANDIR DUMANINA MARUZ KALIYOR”

Hastane bazlı yapılan çalışmalarda risk faktörü olarak kadınların tandır dumanına maruz kaldığını düşündüklerini aktaran Çelik, şunları kaydetti: “Bu hastalıklar meşakkatli aileye sıkıntı veren uzun süren bir süreçte. Kemoterapiler 6-7 ay sürebiliyor. Yani bir yıla yakın bir süre var hastalarda bu sürçe kamuya ciddi bir maliyet getirttiriyor. Yeni yapılan bir çalışmada yemek borusu kanseri hastasının tanısından tedaviye kadar ki süreçte harcanan miktar 2015 yılına göre 40 bin dolar. Bu ciddi maliyetin engellenmesi gerekiyor. Buda koruyucu hekimle olur, beslenme yaşam tarzlarımız bu tür kanserleri azaltabilir. Dünya sağlık örgütünün bir verisine göre kanser vakalarının yüzde 70’şi önlenebilir nedenlerden dolayı oluyor. Yani beslenme ve yaşam tarzlarımızın değişimiyle bu önlenebilir. Van Gölü havzasında bulunan bu kanserlerin beslenme ve yaşam tarzından oluştuğunu düşünüyor ve bunları değiştirirsek önemli bir iş yapmış oluruz.”

BAŞKA İLE GİTMEKTEN KURTULDULAR

Bölgeye hizmet veren tek hastane olmadıklarını ama hastane yükünün yüzde 80’nini taşıdıklarını vurgulayan Çelik şunları dedi: “Burada günlük poliklinik ve acil dahil 10 bin hasta girişi yapılmaktadır. Kanserle ilgili değinirsek tanı, tedavi takip gibi işlemleri burada yapmaya başladığımızdan bu yana Ankara İstanbul gibi metropol şehirlerimize hasta gidişi ciddi bir oranda azaldı. Tabi yine de buralara gitmek için sevk isteyenler var ama size gitme nedenlerinin teknik yada alt yapı hekim eskiliği değil özelikle güven sorunundan dolayı vatandaşlarımız orda ki hekimleri tercih edip başak bir hekim görüşü daha almak istiyor.”

YORUM EKLE
YORUMLAR
SALİH
SALİH - 1 hafta Önce

TEBRİKLER VE BAŞARILAR.ALLAH EKSİKLİĞİNİZİ VERMESİN İNŞALLAH

SIRADAKİ HABER