banner73

Sağlıkta şiddet ve Hukuksal boyutu

Merhaba değerli okuyucular, Sağlık ortamında hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet özellikle son yıllarda artış göstermektedir. Bunlardan bir yenisi de 2 gün önce İzmirde yaşandı. Olay İzmir Yunus Emre Aile Sağlığı Merkezi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu'na gelen bir bayan hasta olduğunu söylediği eşi için ilaç yazdırmak istemiş. Ancak Doktorun hastayı görmeden ilaç yazmasının hukuken mümkün olmadığını söylemesi ile hakaretler başlıyor sonrasında bir grup ile gelinerek doktoru darp edilmiş ve sonrasında gözaltına alınma işlemi başlatılmıştır. Konunun gündemde olması asabiyle Öncelikle şiddet kavramından başlıyalım, Şiddet; kendine ya da bir başkasına grup ya da topluluğa yönelik olarak ölüm, yaralanma, ruhsal zedelenme, gelişimsel bozukluğa yol açabilecek fiziksel zorlama, ya da tehdidin amaçlı olarak uygulanması olayıdır(Al ve ark., 2012, Çamcı, Kutlu , 2011).

Toplumumuzda sağlık hizmetine alabilmek birincil ihtiyaçtır. Özellikle Doktoru görmek ve hemen derdimize çare bulmasını istemek hele acil servise gelmiş tüm hastalar en acil vakanın kendileri olduğunu düşünürler. Doktorun yanında çalışan ve maalesef medyada yer almayan çoğu olayda, yardımcı sağlık personeli ve diğer İdari çalışanlar da yoğunlukla şiddete maruz kalabiliyorlar elbette. Sağlık personelleri en çok acil servislerimizde, cerrahi alanlarda, ameliyathanede, yoğun bakım ve psikiyatri birimlerinde şiddet ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Şiddetin en sık yaşanıldığı yer ise maalesef acil servislerdir.

Sağlık kurumunda çalışmak diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden daha risklidir. Bu konuda yürütülmüş çalışmalarda sağlık alanında ortaya çıkan şiddetin diğer iş yerlerine göre oldukça fazla olduğu gerçeğini doğrulamış bu vakaların çok azının kayda alındığını göstermiştir. Yapılan araştırmalarda Hastalar kadar hasta yakınlarının da sağlık çalışanlarına şiddet uygulama eğiliminde oldukları görülmüştür. Özellikle Sözel şiddetin sıklığı fiziksel şiddetten daha fazla olduğu görülmektedir.Hemen hemen her hafta gazetelerde şiddet haberleri ile karşılaşıyoruz.Peki ;

Sağlıkta Şiddeti Önlemek İçin Hukuki Olarak Neler Yapılmalıdır?

Genellikle Hasta ve Hasta Yakınları tarafından sağlık çalışanına karşı hakaret, tehdit, yaralama ve öldürme suç tiplerine sebep olabiliyor. Bunların içinde ise hakaret en çok maruz kalınan suç tipidir. Sözel şiddet en fazla olanı ve kayıtlara en az giren suç tipidir.Sağlık hizmeti nedeniyle şiddete, tehdide, hakarete maruz kalan sağlık görevlisinin yapması gereken Cumhuriyet Başsavcılığı ve adli kolluğa yani polis ya da jandarmaya müşteki-şikayetçi sıfatıyla suç duyurusunda bulunabilir.

Adli makamlarca ifadesine başvurulur. Dava açılması durumunda davaya bir dilekçe vererek müdahil-müşteki olarak katılabilir. Ancak çoğu vakada sağlık personelinin şikayetçi olduğu,sonrasında ise bu şikayetlerinin sonuçlarını iş yoğunluğu ve iş stresi sebebiyle takip etmediğini, davalara katılmadığını veya şikayetini geri çektiğini görmekteyiz.

Son yıllarda Kamu görevlisi sağlık görevlileri bakımından bazı düzenlemeler yapılmış, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında; sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerden dolayı personele karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemler ve davalarda personelin talebi üzerine Bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca hukukî yardım yapılmaktadır. Bakanlık avukatlarınca hukuki yardım yapılması Kamu Personeli açısından önemli bir gelişmedir.Bu bağlamda Sağlık Bakanlığımız tarafından hemen hemen tüm illerde Avukat bulunmakta, sağlık personellerimizin avukatlar aracılığı ile hukuki yardım almaları faydalarına olacaktır.

Yine Sağlıkta şiddeti önlenmesi kapsamında Sağlık Bakanlığı bir genelge yayınlamış Çalışan Güvenliği Genelgesi uyarınca sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarını takip etmek üzere “Bakanlık Beyaz Kod Birimi” kurulmuştur. Bu birim 24 saat hizmet vermektedir. Mağdurlar “113” numaralı telefon ve“www.beyazkod.saglik.gov.tr” internet sayfası aracılığı ile Beyaz Kod Birimine bildirim yapabilecektir.

Genelge ile;

1. Çalışan güvenliği komitesinin kurulması,

2. Çalışan güvenliği programının hazırlanması,

3. Çalışanlara yönelik şiddetin önlenmesi için düzenleme yapılması,

4. “Beyaz Kod” uygulamasına geçilmesi,

5. Çalışanlara, çalışan güvenliği konularında eğitim verilmesi gibi kararlar alınması öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere mevzuat kapsamında önleyici tedbirlerin alınması gerekliliğine vurgu yapılmış, sağlık çalışanına hukuki yardım öngörülmüş ve suç tiplerine göre de Türk Ceza Kanunda cezalar düzenlenmiştir.5 Aralık 2018 tarihli 30616 sayılı Resmi Gazete’de “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yayımlanmıştır. Kanun;

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri yerine getirecektir.

Bu suçların soruşturmasında,çok önemli bir gelişme olan “kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri iş yerlerinde alınmasıdır.Yani sağlık personeli kendi bulunduğu yerde ifade vermesi sevindirici bir olaydır.Ayrıca kanun kamu özel ayrımı yapmamış Bu hükümlerin, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanacağı belirtmiştir.Görüldüğü gibi bu tedbirler sadece Kamuda çalışan sağlık personelini değil Özel Sağlık kuruluşlarında çalışanlar da kapsamaktadır.

Sonuç olarak, toplumda yaygınlaşma eğilimi gösteren sağlık çalışanına sözel ve fiziksel şiddete maruz kalma eylemleri sağlık kurumlarını ve çalışanlarını ciddi biçimde etkilemekte, çalışanların tükenmişliğine ve verimsizliğine neden olmaktadır. Bu çerçevede konuyu bir bütün olarak ele aldığımızda yapılması gereken önemli işlerden biri Kurumlarda sağlık çalışanlarına yönelik sözel veya fiziksel şiddetin kayıt altına alınması, Hizmet içi eğitimlerle çalışanların etkili iletişim becerisinin arttırılması, sağlık personeli- hasta iletişiminin güçlendirilmesi gerekmektedir. Sağlık çalışanlarına karşı şiddeti önlemeye yönelik güvenlik önlemlerinin artırılması ile birlikte sosyal bir hukuk devleti olarak Şiddete başvuran kişilerin Hukukun temel ilkelerinden biri olan Ölçülülük ilkesi gereği işlenen suçun mahiyetine göre sadece kişinin belirli sürelerle Sosyal Güvenlik kapsamından çıkarılması Hukuki anlamda en önemli yaptırımlardan biri olacaktır.

Son olarak sağlıkta şiddet olaylarının tekrarlanmaması temennisiyle Sağlıcakla kalın….

YORUM EKLE
YORUMLAR
Burak TARHAN
Burak TARHAN - 2 ay Önce

Öncelikle, yazdığınız yazıdan ötürü tüm meslektaşlarım adına size teşekkürlerimi sunmak isterim...
Tesadüfen yazdığınızı okumuş bulunmaktayım, hoşuma gitti doğrusu...
Ben 2005 yılından beridir, sağlık sektöründe çalışmakla birlikte, hastanelerin acil servislerinde görev yapmaktayım...
Aslen Van/Erciş'liyim...
Fakat mesleğim için 10 yıldan fazladır memleketimden uzak durumdayım...
İstanbul ve de Antalya olmak üzere, birçok hastanenin acil servisinde hizmet ettim...
Şu an yine Antalya'da hizmetime devam ettirmekteyim...
Korkum şudur ki, ülkemizde onca cahil, daha doğrusu okumuş cahil olduğu sürece, sağlıkta şiddete devam edilecektir...
Bunca yıllık kariyerimde gerek İstanbul, gerekse Antalya'daki çalıştığım acil servislerde yaşadıklarımı, daha doğrusu yaşadıklarımızı anlatsam, 5 cilt kitap olur...
Sürekli şiddete maruz kaldık, kalmaya da devam ediyoruz...
Üstelik bunu bize yapanlar; genellikle üniversitenin işe yaramaz herhangi bir bölümünden mezun olupta tahsiliyim diye geçinen,
aslında futbol topunu görseler, bomba diye karakola götürecek kadar cahillikteki insanlar...
Buradan onlara seslenmek isterim...
Sağlık personellerinin geleceğiyle sizler oynayamazsınız...
Çünkü bu camianın çalışanları yalnızca bu ülkenin insanlarına değil, tüm dünyanın halkına hizmet veren kişiler konumunda...
Örneğin; biz orda emay (kalp krizi) geçiren hastaya Kardiyo pulmoner resüsitasyon-CPR (kalp masajı) yaparken, arkadaki kişi ise "benim iğnem kaldı, ben ondan önce gelmiştim, 2 tl enjeksiyon ücreti verdim hastanenize, ne biçim özel hastane burası, paramızla rezil oluyoruz" deyimiyle bize saldırıda bulunmakla birlikte, birde bize tahrik edercesine hakaretlerde bulunuyorlardı...
Bu da yetmemişcesine, birde utanmadan boynumuzdaki yaka kartlarımızdan ismimizi alıp, hatta gizliden fotoğrafımızı çekip, Bimer-Cimer'e şikayette bulunanlar bile oluyordu...
Kendisine sevgili bulmak için hastaneye gelen kızlı-erkekli insanlardan tutun da, oğluna-kızına eş bulmak için acil servisten ayrılmayan ve de bizimle sürekli bu sayede irtibat kurmayı isteyen ailelere kadarıncaya kadarı da cabası...
Dört bir yandan kuşatma altında olduğumuzu söyleyebilirim...
İşin en üzücü tarafı ise, sürekli bu olanların, içinde benim de bulunduğum acil servislerde olması...
Çünkü saldırıya en fazla açık olan alanlar acil servisler olduğundan dolayı sürekli saldırılara ilk biz acil ekibi maruz kalıyoruz...
Halbuki bize sardırmadan ve de psikolojik baskıya sokmadan evvel, önce bir düşünseler?..
Bizim onlara hizmet verebilmek için neler yaşadığımızı bir bilseler?..
Üstelik işin ilginç tarafı, bize bunu yapanlar gerçek hastalar değil de, hastalık hastası tarzındaymışcasına, eli kaşınsa hastaneye gelen kişiler...
Sanki yanımıza tedavi olmaya değilde, sırf bizimlen kavga etmek için geliyorlarmışcasına izlenim yaratan kişiler...
Soruyorum buradan onlara; Sizin ailenizde hiç mi sağlık sektöründe çalışan yakınlarınız yok?..
Biz onların canını hayatını kurtarmak adına, sağlığını korumak için, yaz-kış yağmur-çamur dinlemeden ambulanslarda sürekli gezen,
yeri gelip başka şehre nakil için günlerce evine gelmeden şehir-şehir ambulansla dolaşan,
yeri gelip eşine ve de çocuğuna vakit ayıramadığı için huzursuz olan,
yeri gelip eşiyle ilgilenemediği için eşi tarafından boşanmaya maruz kalan,
yeri gelip iş yoğunluğundan dolayı nişanlısından ayrılan,
yeri gelip işi yüzünden hayatına ciddi anlamda kimseyi sokamayan,
yeri gelip nöbet çıkışında 2 gram uyku uyuyabilmek için telefonunu "şarjım bitmişti o nedenle aradığını duymadım" bahanesiyle sevgilisine yalan konuşmak zorunda kalan ve de bu nedenden dolayı da sevgili tarafından terkedilip psikolojisi bozulan,
yeri gelip nöbet yorgunluğu yaşamasına rağmen, sevdiği tarafından "bana vakit ayırmıyorsun" cümlesiyle sıkça karşılaşan ve de bu sayede bozguna uğratılıp terkedildiği için günlerce hatta aylarca hayata küsen, uykulu gözlerle yalnız başına yatağında sessizce-saatlerce ağlayan,
yeri gelip hayatındaki kişinin (gerek eş, gerek nişanlı, gerçekse sevgili) kendisini aldattığını, iş yoğunluğundan dolayı geç farkeden vede bu durumdan dolayı cinayet işleyip katil olan veya intahar edipte kendi canına kıyan,
yeri gelip kendini stresten dolayı alkole-sigaraya veren ve de stresini anca bunlarla azaltmakta çareyi arayan ve de alkollü kafanın ertesi günü nöbete sendelenerekten giden,
yeri gelip iş stresinden dolayı eve geldiğinde, en ufak şeyde anasına-babasına bağıran,
yeri gelip işin ağır koşulları yüzünden Karoşi Sendromu (Strese Bağlı Ölüm) geçiren kişiler olduğumuzu anlamaları imkansız tabi, bize bu şiddet uygulayanların...
Tüm bu saydıklarıma meslek hayatımda bizzat tanık oldum senelerce...
Saydıklarımı yaşayan onca sağlık çalışanlarını şimdi bile görmeye devam ediyorum...
Yazdıklarım arasında eşinden boşanma, Karoşi Sendromu (Strese Bağlı Ölüm), katil olmak ve de intahar etmeyi saymazsak, diğer tüm bu olanları ben bile bizzat yıllarca yaşadım, yaşamaya da devam etmekteyim...
Kim bilir, daha ne kadar yaşıyacağım, daha doğrusu yaşayacağız?..
Hele bu yazdıklarım, buz dağının görünen kısmı...
Daha anlatmadığım, anlatmaya cümlelerin yetmediği nice rezillikler yaşadık...
O nedenle, yazıklar olsun sağlık ekibine bunları yapanlara...
Böyle gelmiş böyle devam edecek bu iğrençlikler...
Bu arada kusura bakmayın, sağlıkçılara şiddet cümlesini duydukça, benim beynimin sigortaları bazen böyle atıyor...
Bu sayede böylesine sertçe konuşabiliyorum...
O nedenle yorumumun okurlarından özür diliyorum...
Malum, 2005'ten beridir bu sektörde kavgalara maruz kalınca, sıkıntımızı anlatırken de kontrolü elimizden kaçırabiliyoruz...
Antalya'dan memleketime buradan selam olsun...
Paylaşımınızda biz sağlıkçıları desteklediğinizden dolayı, tekrardan teşekkürler...
İyi çalışmalar...

Ebru Akıncı
Ebru Akıncı - 2 ay Önce

Yüreğinize sağlık Yaşar bey. Ağzınıza dilinize sağlık yorumcu Burak bey. içinizi iyi dökmenizin dışında biz sağlıkçıları desteğinizden ötürü teşekkür ederiz. bende hemşireyim fakat belliki siz benden eskisiniz. bayağı şeyler yaşamışsınız. inarırım, görüyorum çünkü. fakat sizi eleştirenler var beğeni butonunda gördüyseniz. kırmızı butona basmışlar. boşverin, enin olunki o eleştirenler sağlıktan habersiz kişiler. klavye delikanlıları. hastalandıklarında koşarsa bize gelmeyi iyi biliyorlar. yazık bence. şiddette bulunanları buradan kınıyorum

Aynur Kılıç
Aynur Kılıç - 2 ay Önce

Yaşar bey doğru haklısınız. Yorumcu Burak beye de teşekkürler. Sağlıkta şiddete hayır. Bende emekli hemşireyim. Bende Vanlıyım. Erzincanda kalıyorum 2 yıldır

Hilmiye Sayın
Hilmiye Sayın - 2 ay Önce

Helal Yaşar beygo üstadımız.
Tüm biz hemşireleri kapsayan bu güzel yorumunuzdan dolayı tebrikler Burak bey. Doktor olmalısınız yazdığınıza bakılırsa. Bence sizin heykelinizi dikseler, bu yazdığınızı yazan kaleminize beton yetmez Burak bey.
Yorumunuza olumsuz beğeni gönderenler olsada, tüm hemşire tanıdıklarımca yorumunuza olumsuz beğeni yapanlara karşı, beğenileri kırmızıdan yeşile çevirttirecem emeğiniz desteğinizden dolayı. Çünkü ülkemizin sizin gibi doktorlarımıza ihtiyacı var. İyi haftasonları. muradiyeden size kucak dolusu selamlar

Sueda Tanı
Sueda Tanı - 2 ay Önce

anlattıklarınız abartısız doğru yaşar bey. Bebek kaçırmayıda ben ekliyeyim hastane içinde. onlada karşılaştık. İlk yorum yazan Burak Tarhan bey. Bende antalyada hemşireyim. Sizi faceden ekledim. Bana acilen ulaşırmısınız? Size ordan mesaj gönderdim görmediniz. Önemli bir konu hakkında sizinlen görüşmemiz gerekiyor. Yaşar bey bu yorumumu Burak beyin görünmesi için onaylarsanız sevinirim. kendisiyle görüşmem gerekiyor. Burak beye ulaşmam gerekiyor. Ulaşım sağlanması için, onun bu yorumu görmesi gerekiyor. sevgiler saygılar