Şansımızı zorlamayalım

Son 5 yıl gibi bir süredir İran pazarından iyi derecede faydalanıyoruz.

Hatta önceki yıllara göre çok iyi faydalanıyoruz.

Geçtiğimiz yıldan bu yana yaşanan harçlar krizini saymazsak İranlılar’ın her Nevruz döneminde geldiği süreç Van’ın toparlanma sürecine dönüştü.

Üstelik 5 yıl öncesine kadar sadece Nevruz ile sınırlı olan bu Van’a gelişler daha sonra yıl boyu kente akın eden İranlılar’ın gelişi ile değişti.

Neydi bu değişimi yaratan?

Şüphesiz Van Alışveriş Festivali (Van Shopping Fest)

Bundan 5 yıl önce Van TSO’da Necdet Takva ve ekibi ile birlikte şekillendirdiği o festival Van’da bir çok anlamda değişim dönüşümler yarattı.

İran’a ziyaret üstüne ziyaret yapan, tanıtımlar gerçekleştiren ve ısrarla İran pazarına çalışan o ekibe o dönem inan sayısı oldukça azdı.

Ama buna rağmen ısrarlı bir mücadele yürüttüler.

İranlılar’ın Nevruz dönemlerinde Van’a gelişlerini daha cazip bir hale getirdiler. Tatil için gelip alışveriş yapan İranlılar’a daha çok etkileyecek bir iş yaptılar.

Malum.

İndirim lafı her anlamda cezbedici bir kelime.

Bir de bunu kitlesel anlamda bir harekete dönüştürüp üstüne bir de etkinlikler ile süsleyip festival yapınca etkili oldu.

Yıllar içerisinde İranlılar için Van eşittir alışveriş olmaya başladı.

Sonra bir süre sonra alışveriş gelen İranlılar farklı ihtiyaçlar için de kentte kalmaya başladı.

Mesela sadece alışveriş değil eğlence için de Van tercih edilmeye başlandı.

Bir süre sonra tarihi ve turistik yerleri de gezmeye başladılar.

Ve sonra geliş rakamlarının 1 milyona yaklaştığı süreçler başladı işte.

Ve bunların hepsi başlı başına bir emek ürünüdür.

Bu emek doğrudan ve dolaylı olarak Van’ın tamamına etki eden bir süreç oldu.

Bu gelişlerden dolayı bir kesim değil, neredeyse tüm Van kazandı.

Öyle ya da böyle o ekonomik hareketlilik nefes aldırdı.

Geçen yıl sekmeye uğradı.

Vatandaşının yurt dışına çıkmasını istemeyen, parasını yurt dışında harcamasına engel olmaya çalışan İran hükümeti harçlarla İranlılar’ı durdurmaya çalışıyor.

Ama Van artık vazgeçilecek bir kent değil onlar için.

Her şekilde geliyorlar.

Yüksek giriş ücretleri ödemelerine rağmen Van’dan vazgeçmiyorlar.

Ama...

Bazı şeyler var ki çabuk vazgeçiriyor!

Turizm sektörü böyledir.

Çok hassastır.

Çok nazlıdır.

Takıldığı belli başlı şeyler vardır.

Nedir bunlar?

Kazık atmayacaksın!

Rahatsız etmeyeceksin!

Cazip kılacaksın!

Van’da toplu gelişler son bir kaç yılda bazı isimlerin bu süreci manipüle etmesine neden oldu.

Bazı esnaflar sanki İranlılar bir daha gelmeyecekmiş gibi fahiş fiyatlar, uygunsuz tavırlar sergiledi.

Kim ne koparsa kardır olayına geldi birçok yerde.

Bu da İranlılar’ı rahatsız etti.

Ama bu kadar rahatsızlık yeter.

Hükümetin baskısına rağmen bu kadar baskı altında kalan İranlılar geliyorsa onlara daha fazla haksızlık yapmamak gerek.


Üstelik bu kriz ortamında en çok da Van’ın ihtiyacı varken.

Bakın Erzurum gibi bir sürü alternatifleri de var.

Onca parayı verip Van’a gelen İranlı Antalya’ya da gidiyor, İstanbul’a da.

Önemli olan onları burada tutacak cazibeyi yaratmak.

Bu bazı turistler için nezakettir, diğeri için bir küçük indirimdir!

Ama asla rahatsızlık vermek değil.

Bu önemli.

Çünkü haftaya Van Alışveriş Festivali 5’inci kez başlıyor.

Nevruz tatili vesilesiyle bir çok İranlı kente akın edecek.

Bu yıl Van geçmişe göre en duyarlı, hassas ve kibar tarafını göstermeli.

Öyle olmalı ki bunca baskıya rağmen gelen insanlar, “Bir daha gelmeye değer” diyebilmeli.

En azından şimdilik Van’ın başka alternatif pazarı yokken İran’dan vazgeçilmemeli.

Bakmayın siz “İran pazarı da neymiş” gibi abuk subuk laf edip sanki Van’ın birden fazla alternatifi varmış diyenlere.

Gelmiyorlar işte.

İran’dan başka kimse gelmiyor.

Şimdilik.

Daha iyisi olana kadar bizim şansımızı zorlamadan, İranlılar üzerinden bir süreç ilerletmemiz gerekiyor.

Bu işin gelecekte çok daha büyük kazançlar sağlayacağı gerçeği var önümüzde.

Yani bir kerelik değil bu iş!

Van da bu gelişleri bir kerelik yapmamalı.

Şimdiden kent adına hayırlı bir süreç olsun diyelim!

Rasgele...

YORUM EKLE
YORUMLAR
metin
metin - 3 ay Önce

Yazinin bir bolumunde demissinki ustelik bu krizde hani turkiyede kriz yoktu serkan bey aman bunu baskalari duymasin ha