HÜDA-PAR Van'da 'Adalet' dedi

24 Haziran seçimlerinden önce üst üste Van’a çıkarma yapan partiler ‘temsiliyet’ aramaya devam ediyor. Bu yıl ilklerin yaşandığı ve hiç miting yapmayan partilerin Vanlılar ile buluştuğu süreçte Hüda-Par ilk kitlesel mitingini, Beşyol Meydanında gerçekleştirdi.

HÜDA-PAR Van'da 'Adalet' dedi

ŞEHRİVAN SEÇİM: ÖNDER ALTINAL - MERAL YILDIZ - 24 Haziran seçimlerinden önce üst üste Van’a çıkarma yapan partiler ‘temsiliyet’ aramaya devam ediyor. Bu yıl ilklerin yaşandığı ve hiç miting yapmayan partilerin Vanlılar ile buluştuğu süreçte Hüda-Par ilk kitlesel mitingini, Beşyol Meydanında gerçekleştirdi. Genel Başkan Mehmet Yavuz’un katıldığı mitingde Kürt Meselesi’ne, adalete ve çözüme değindi. Yavuz: “Sorun Ankara’da başladı, çözüm de Ankara’dadır” diyerek seslendi.

 

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) 24 Haziran seçimleri öncesinde Van’da seçmenle buluştu. Şimdiye kadar ilk kez genel başkan düzeyinde bir katılım ile şehir merkezinde büyük miting gerçekleştiren Hüda-Par, Muharrem İnce ve Başbakan Binali Yıldırım’dan sonra Beşyol’da miting yapan bir diğer parti oldu. Genel Başkan Mehmet Yavuz’un ve milletvekili adaylarının katıldığı mitingde önemli mesajlar verilirken konuşmanın büyük bölümünde Kürt sorununa ve bölgenin diğer konularına değinildi. Genel Başkan Yavuz, AK Parti hükümetine ve Cumhurbaşkanına bazı tavsiyelerde bulunurken, “Ey hükümet sırtınızda akrep var ihbar ediyoruz. Bir milletin sırtındaki akrebi ihbar eden düşmen değildir. Biz dostuz dost.” Dedi. Kürt meselesiyle ilgili Van’da önemli açıklamalar yapan Genel Başkan Yavuz, bu meselenin çatışmayla çözülmeyeceğini belirterek, çözüm yolunu açıkladı. “Sorun Ankara’da başladı, Ankara’da çözülür” diyen Yavuz, HÜDA-PAR olarak göreve gelmeleri durumunda, insan ve adaleti ilk sıraya koyacaklarını ifade etti.

 

 

YAVUZ: ANLAŞARAK ÇÖZECEĞİZ

 

“Bizim memleketimizin sorunları var esasla ilgili” diyerek sözlerine başlayan Genel Başkan Yavuz şunları söyledi: “Sorunları bu esası hangi yöntemle dile getireceğiz ve hangi yöntemle çözeceğiz. Bunun için iki dil var. Ya tartışacağız ya da anlaşacak, uzlaşacağız. Memleketimizin sorunlarından vazgeçmemişiz. Hiçbir sorunumuzdan vazgeçmemişiz. Ancak hani usul esasa tekaddüm eder dedik ya bunu nasıl dile getireceğiz. Sorunu çözmek için uzlaşı halinde mi olacağız yoksa çatışarak kendimize de başkalarına da mı zarar vereceğiz. HÜDA-PAR uzlaşma ve anlaşma yolunu temin ediyor. Biz sorunları uzlaşarak, bu işi çözme makamlarında bulunan insanlarla anlaşarak çözeceğiz.”

 

“ÇÖZÜM KAYNAĞI ANKARA’DADIR”

 

Bugüne kadar çatışmalı sürecin bir kazanım olmadığı vurgusu yapan Yavuz, “Çatışarak hiçbir şey bize kar getirmedi. Bakın yıllarca çatıştık. Şehirlerimiz savaş alanına döndü, binlerce evladımızı kaybettik, milyarlarca dolar servetimiz heba oldu, huzurumuz kaçtı, kan döküldü. Çatışarak olmadı. Ne yapacağız. Tek bir çaremiz var. Uzlaşacağız ve anlaşacağız. Başka çaresi yok. Bu memleketin büyün sorunları Ankara’da çözülecek. Çünkü sorun Ankara’da başladı. Sorunun kaynağı Ankara’da olduğu gibi çözüm kaynağı da Ankara’dır.”

 

 

YAVUZ “SORUNLARIMIZ VAR” DEDİ

 

Kürt meselesiyle ilgili konuşan Genel Başkan Yavuz şöyle devam etti: “Bunlardan bir tanesi Kürt meselesidir. Çünkü bu mesele can yakıyor. Bu mesele insan kanı döküyor ve huzurumuzu kaçıyor. Bu mesele çözülmemiz. Sayın Cumhurbaşkanı, eski devlet geleneği diyordu ki Kürt meselesi gibi bir şey yok. Siz ise çıktınız dediniz ki Kürt demekten Kürdistan demekten korkmayın. Bizde buna umut bağladık. Bir başbakan çok güzel şeyler dile getirdi. Biz de bu sorun çözülecek her halde dedik. Ama gelinen aşama da yine maalesef ki maalesef Devletin 90 yıllık zihniyetinin baktığı yerden Sayın Cumhurbaşkanı bakmaya başlamış.”

 

 

“ELİMİZE SİLAH ALMADIK, GEREK DUYMADIK”

 

“Atılan güzel adımları asla ret etmem” diyerek sözüne devam eden Yavuz, “TRT Kurdi’nin açılmasını önemsiyorum. Andımızın bu memleketten kaldırılması önemlidir. Her sabah Kürt, Arap çocuklarına yalan söyletilmesinden vazgeçilmesini önemsiyoruz. Allah razı olsun. Bunda HÜDA-PAR’ın katkısı çok. Çünkü bizim parti propagandamızda HÜDA-PAR iktidara geldiği zaman bu ırkçı nitelikli andımız kalkacak yazıyor. Biz meclise girmeden hükümet üzerinde baskı uyguladık ve bu meselenin çözülmesine katkı sağladık. Elimize silah almadık kimsenin kimseye zarar vermesine gerek duymadık.” İfadelerini kullandı

 

“BİZE DOSTLUK YAPMIYORLAR”

 

Yavuz, “Meseleyi çözmek için silaha gerek yok, silah bize zarar veriyor. Çocuklarımızı eline bomba veren, Molotof veren, ateşin içine atanalar Kürt’ün dostu değildir. Bize dostluk yapmıyorlar. Biz aynı hataya düşmeyeceğiz. Horozun ayağını tavada gördük. Çatışmanın bize verdiği zararı gördük. Bu yüzden de çatışmalı dil kullanmayacağız. Hataları söyleyeceğiz. Doğru ve yanlışları da söyleyeceğiz. Cumhurbaşkanı Kürt sorunu yoktur diyor. Bizde diyoruz ki Kürtler bir sorun değil, inşallah bunu böyle söylüyorsunuzdur. Ama bu memlekete Kürt meselesi var. Danışmanlarınız sizi yanlış bilgilendiriyor olabilir. Biz size hakkı söyleyelim çatışmadan, birlik ve beraberlik için Ankara’da bu sorunu çözelim.” Diye belirtti.

 

 

YAVUZ: SİZE VAN’DAN SESLENİYORUM

 

Ankara’ya ve siyasilere çağrıda bulanan Yavuz şöyle devam etti: “Milyonlarca insan Kürt şehirlerinde bir dil konuşuyor. Allah’ın ayetimdir dediği bir dildir. Peki, bu dil mecliste konuşulduğu zaman tutanaklara Kürtçe konuşuyor olarak mı geçiyor yoksa bilinmeyen bir dil olarak mı geçiyor. Kürt meselesi budur Sayın Cumhurbaşkanı. Senin ülkendeki milyonlarca insanın kullandığı bu dil TBMM’de konuşulduğu zaman bilinmeyen bir dil olarak tutanaklara geçiyor. Kürt meselesinin en önemlisi bu dil meselesidir. Gelin bir adım daha atalım. Bizim tarihimizin hiçbir döneminde dil yasağı yoktu. Yönümüzü batıya çevirdiğimizde bu batının bize dayattığı hapis bir ideolojidir. Gelin bu meseleye Amerika ve batıyı katmayalım. Ey örgüt, ey bu yük belimde sorundur diye partiler bu meseleyi silaha bulaştırmayın. HÜDA-PAR’ı dinleyin ve Hüda-Par bu meseleyi Ankara’da çözecektir.”

 

“VAN’LA İSTANBUL ARASINA KÖPRÜ İNŞA EDELİM”

 

Yavuz, “Kürt meselesi çözülürse 11-12 bin kilometre uzaklıktaki Amerika Kürdün, Türk’ün, Arap’ın, Fars’ın düşmanı ve bu toprakların düşmanı kendi emelleri için her milleti bir varil petrole kurban etmeye asla çekinmeyen bu gözü dönmüş küresel haydut asla buraya dokunmamalı ve bizleri düşman etmemeli. Buna izin vermemiz gerekiyor. HÜDA-PAR milletinden vekalet alırsa bu memlekete uzanana elleri ve dilleri kesecektir. Erek’in gölgesinden sizlere sesleniyorum. Birlik ve beraberlikte güç, kardeşlik, huzur vardır. O zaman bu kardeşliği adalet ile taçlandıralım. Çanakkale savaşından sonra yönümüze çevirdik ve bu kardeşlik tahrip edildi. Gelin bunu onaralım. Van ile İstanbul arasına aşınmış olan bu köprüyü tamir edelim. Gelin gönül insanlarını dinleyelim. Yunus Emre ile Feqiye Teyran arasına fark koymayın. Çözün bu meseleyi.” Dedi.

 

 

YAVUZ: BIRAKIN BU İŞLERİ

 

“Allah’ın vardır dediği dile siz yoktur diyorsunuz” diye konuşan Yavuz şunları ifade etti: “Bu şekilde günaha giriyorsunuz. Memleketinizin milyonlarca insanını ötekileştiriyor, savaşın içine kendiniz atıyorsunuz. Bu meseleyi kullanarak Orta Doğu’yu dizayn etmeye çalışan küresel haydut Amerika’yı bu topraklara davet ediyorsunuz. Onların kirli elini bu meydanlara uzatıyorsunuz. Yapmayın bunu, bırakın bu işleri. Bu mesele çözülemedikçe can yakıyor. Halkımızın evlatlarını kaybediyoruz. Kaybeden bir bütün halinde biz oluyor. Ne olur çatışmaya davet çıkarmadan, bu işe silahı bulaştırmadan bu işi suhuletle çözelim. Memleketimize huzur ve kardeşlik gelsin.”

 

“DEVLET İDEOLOJİ DAYATMASIN”

 

Yavuz, “Devlet şöyle giyinecek, böyle düşünmek zorundasın, bunu seveceksin bunu sevmeyeceksin. Sana ne ya! Sana ne! Nasıl giyineceğime, kimi sevip kimi sevmeyeceğime sen karar veremesin. Benim vergilerimle senin memurların hizmet adamıdır. Bunun ötesinde bir şey yoktur. Devlet hiçbir vatandaşına sen bu dine inanacaksın diyemez. Yanlış anlaşılmasın. Biz sorunları çok iyi biliyoruz ve Hüda-Par döneminde sorunlar çok iyi bir şekilde çözülecek. Devletin elbisesi, dini ne olmalı? Devletin dini adalet olmalıdır. Adaletsiz devlet beka tehlikesi yaşar. Ey siyasetçiler beka tehlikesi adaletsizliktir, adaletsizlik zulümdür, zulüm karanlık, karanlığın sonu ise hüsrandır.” İfadelerini kullandı.

 

 

“DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY ADALET OLMALI”

 

İnsanı ve adaleti devletin merkezine koyacaklarını ifade eden Yavuz şunları söyledi: “HÜDA-PAR’ın devlet anlayışında insan öznedir. İnsan nesne değildir. Üzerinde hesap yapılan değil, hesap yapan kişidir. Allah hangi kula hangi hakkı vermiş o hak kendisine iade edilmelidir. Ben bunu bir hak olarak görmüyorum. Alla halla hangi hakla ve neye dayanarak diyorsun. Allah hak var diyor. Ama sen benim dilim var diyorsun. Sana bu hakkı ve bu yetkiyi veriyor. Bak senin 2 yakan bir araya gelmez. Haberin olsun. Yaşadığımız acılar yetmedi mi? Allah kime ne hak verildiyse o hak verilecektir. Öyle hak değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez şeklinde maddeler yoktur. İlla değiştirilemez bir madde olacaksa bu adalet olmalıdır.”

 

YAVUZ: İŞTE GÖRÜYORSUNUZ

 

Yavuz konuşmasını şöyle sürdürdü: “81 milyon memleket evladı hangi dile inanıyorsa inansın, hangi dili konuşuyorsa konuşsun, hangi mezhepte olursa olsun bunları HÜDA-PAR olarak muhafaza edeceğiz. Bir birimize hiçbir şey dayatmadan bu memleketin güvenliği hep birlikte sağlayacağız. Bu memleketin sosyo-ekonomik kalkınmışlığını hep birlikte temin edecek ve hep birlikte kazanacağız. HÜDA-PAR hukukun üstünlüğünü herkes için eşit bir şekilde sağlayacak. Ben iktidara geldiğimde benim dediğim olacak diye bir şey yok. Biz 15 Temmuz felaketi yaşadık az kalsın memleketimiz parçalanıyordu. Neden basiretsiz politikalardan dolayı, işte görüyorsunuz.”

 

 

“BU DEVLETİ TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETMİŞ”

 

“Bu memleketin hakim ve savcılarının 3’te 1’i şu anda hapiste” diyen Yavuz “Olur mu böyle bir adalet” dedi. Yavuz, “Şu anda terör örgütü mensupları oldukları için cezaevindeler. Bu memleketin emniyet ve kolluk güvenlik teşkilatı, istihbarat, polis amir ve memurunun 7 bin tanesinden 6 bini dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından bunlar FETÖ mensubu denildi. Türk Silahı Kuvvetlerinden yarısının fazlası terör örgütü mensubu. Aman yarabbi desenize bu devleti terör örgütü yönetmiş. Nasıl olacak burada adalet. HÜDA-PAR bu gerçekleri kimseden korkmadan, çatışmadan, kana kine bulaşmadan bunları çözecek. Gerçekler yukarı taşınmıyor. Biz bunları taşırız. KHK, mülakat, yeteri kadar savunması alınmadan, amcası şuraya selam vermiş diye gencecik evlatlarımızı memur etmekten mahrum etmeyeceğiz. Evlatlarımız devlet memurları bu sebepten memur olamıyorsa, eğer kadrolar haraçlarla borsaya düşmüşse bu iyiye gidiş değildir. Eğer bu soruşturmalar halen FETÖ hafızası ile yapılıyorsa hepimize geçmiş olsun.” Şeklinde konuştu.

 

YAVUZ: NEYİ BEKLİYORUZ ACABA

 

Yavuz konuşmasına şöyle devam etti: “İstihbarat hafızasını oluşturanlar FETÖ ve Ergenekon terör örgütleridir. Allah aşkına değiştirin artık bunları. İddialı bir şey söyleyeceğim. Sesimiz Van’dan Ankara’ya gitsin sesimiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, vatandaş Recep Tayyip Erdoğan olarak güvenlik soruşturmalarına tabi tutulsa vallahi de geçemez. Bunu neden söylüyorum. Çünkü FETÖ tarafından selam tevhit diye bir kumpasa tabi tutuldu. Sayın Cumhurbaşkanı bu milletin evlatlarının geçemediği gibi sizde geçemezsiniz. Buradan çağrıdan bulunuyoruz. Çatışmalı bir şekilde değil. Çatışmalar milletimize zarar veriyoruz.”

 

“15 TEMMUZ’U MİLAT OLARAK KABUL EDELİM”

 

“İçimizi düzeltmezsek dünyaya meydan okuyamayız” diyen Yavuz, “Önce içimizdeki bozuklukları düzeltelim. Ardından kime meydan okumamız gerekiyorsa okuyalım. Ama içimizi sağlam hale getirmeden başkasına meydan okumanın bir anlamı olmaz. Bu topraklarda terör örgütlerinin devleti yönettiği bir zaman diliminde suça bulaşmaya kimse kalır mı? Kalmaz. Devleti terör örgütleri yönetmiş. Bu durumda anormal bir durum olur. O zaman gelin bir sosyal barış imzalayalım. 15 Temmuz’u milat olarak kabul edelim. 15 Temmuz’da örgütten yana olanları ağır şekilde cezalandıralım. Ancak terör örgütlerine selam vermek zorundasınız, derneğine üye yaptırdığı ve gazetelerini aldırmak zorunda bırakıldığı insanlara zarar vermeyelim. FETÖ mağduru bir kardeşiniz olarak bunu söylüyorum. Bir kavme kin beslediğiniz için herkese adaletsizlik yapmayın. Adalet herkese lazım olan bir şeydir. Bu sosyal barışışı bir an önce imzalayalım.”

 

“SIRTINIZDA AKREP VAR İHBAR EDİYORUZ”

 

Yavuz, “Gün geçtikçe deniz suyu gibi her şey atıyor gibi gözüküyor ama bereket yok. Görünürde her şey var ama bereket yok. Çünkü bereketi kaldıran faiz var. Korkunç bir şey söyleyeyim. Bu milletin cebinden çıkan para hepimizin emeğidir. 10 yılda bir bu ülkenin parası faize gidiyor. Yazık günah değil mi? Bu ekonominin neresi milli neresi yerli. ABD borsa ile oynuyor, İstanbul piyasası deprem yaşıyor. O depremin artçıların Vanlı kardeşlerim iliklerine kadar hissediyor. Buna ne gerek var? Faize dayalı ekonomiyi kaldıralım ortadan. Nasıl yapacağız deniliyor? Bizi ara dinleyin nasıl olacağını anlatalım. Biz bu memleketin dostuyuz. Bu gemide yaşıyoruz biz, bu geminin kaptan köşkünde siz olabilirsiniz ama rotayı kaya çarparsınız hep birlikte batarız kardaş. Ey hükümet sırtınızda akrep var ihbar ediyoruz. Bir milletin sırtındaki akrebi ihbar eden düşmen değildir. Biz dostuz dost.” İfadelerini kullandı.

 

YAVUZ “ALTERNATİFİ GETİRİYORUZ” DEDİ

 

Yavuz son olarak konuşmasını şöyle tamamladı: “Faize yönelik ekonomi yerine üreten bir ekonomiyi getirelim. Şu ihale kanunu, hibe kanunu değiştirin. Birine teşvik vereceksiniz. Yandaşlık yapmayan. Birine ihale veriyorsanız devlet televizyonunda bunu yayınlayın. Benim partimdedir bu olmalı deniliyor. Bunu yapmayın. İktidara yakın olanları tuzu kuru. Nasıl olsa ilçe ya da il başkanı benim adamım, bakanla anlaşmışım, Ankara’da işi halletmişim. Benim rakiplerime ihaleyi verecek halleri yok. Burada da adaletsizlik olur. Hüda-Par sizden vekalet alırsa buraya da bir ayar verecek. Hiç kimse kendi partisindedir diye haksız yere ihale alamayacak. Hiç kimse devlet kaynaklarını bertaraf etmeden, fakir fukaranın hakkına girmeden haklı olana bunu verecek. Faizi kaldırıyoruz ama alternatifi getiriyoruz. Kamu da ciddi bir israf var, buna son vereceğiz. Rüşvet çarkını ortadan kaldıracak ve dönen parayı milletin hazinesine koyacağız. Milletin hazinesinin başına öyle kişiler koyacağız ki o insanın yüreği titreyecek. Bu dünyayı değil, öbür dünyayı düşünecek. Bunun korkusu ile 1 milyon dolara da 100 milyon dolara da dönüp bakmayacak.”

 

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2018, 08:47
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER