‘ÖNÜMÜZÜ KESEMEZLER!’

Ak Parti Tuşba ilçe teşkilatının ikinci danışma meclisinde konuşan Başkan Şabu, konuşmasında 17 Aralık operasyonlarına vurgu yaptı. Birilerinin Türkiye’yi eski günlerine döndürmek için çabaladığını belirterek; “12 Eylül’ün gayesi neyse, 60 ihtilalının gayesi neyse emin olun 17 Aralık’ın maksadı, gayesi, amacı ve hedefi budur. Türkiye’nin önünü kapatmak, hükümetimizin bu çalışmalarının önünü kapatılmak isteniyor.” Dedi.

‘ÖNÜMÜZÜ KESEMEZLER!’

AK Parti Tuşba İlçe Teşkilatı 2. Danışma Meclisi toplantısı gerçekleştirdi. AK Parti İl binasında gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Milletvekili Burhan Kayatürk, AK Parti Tuşba İlçe Başkanı Nayif Şabu, yürütme kurulu, yönetim kurulu, kadın kolları, gençlik kollarının yanı sıra il genel meclis üyeleri ve belediye meclis üyeleri katılımda bulundu. Divan başkanı ve başkan yardımcılarının oluşturulmasının ardından, İlçe Başkanı Nayif Şabu ve milletvekili Burhan Kayatürk konuşmalar yaptı.

ŞABU: HÜKÜMETİMİZİN ÖNÜ KAPATILMAK İSTENİYOR

Toplantıda ilk söz alan Tuşba İlçe Başkanı Nayif Şabu, yaptıkları çalışmaların gölgede bırakılması için spekülasyonların yapıldığını belirtti. Şabu: “Danışma kurulu toplantılarının mahiyesi son 1 ay içinde yapılan çalışmaların değerlendirilmesidir. İlçenin genel sorunlarıyla ilgili genel bir toplantı yapılıyor. Son bir ay içinde yapılan çalışmalar, karşılanan sorun ve sıkıntılar bu danışma kurulu toplantısında masaya yatırılıyor. Bu toplantıların asıl mahiyesi budur. Bunun yanı sıra son zamanlarda Türkiye’nin gündemini işgal eden bir takım olaylar ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktayız. Özellikle partimizin çalışmalarını gölgede bırakmak için bir takım spekülasyonların yapıldığını görüyoruz. 17 Aralık operasyonu bu ülkenin geri gitmesini sağlamak için yapıldı. Ülkemiz bilindiği gibi artık Türkiye’de değil, dünyada parlayan bir yıldız olarak herkes tarafından bilinmektedir. Aslında 17 Aralık operasyonun asıl gayesi yolsuzluklar değil. Emin olun bu gezi olaylarının maksadı neyse buda aynı maksatla ve aynı amaçla yapılmış bir harekettir. 12 Mart’ın maksadı ve gayesi neyse 17 Aralığın maksadı ve gayesi de odur. 27 Nisan hareketinin gayesi, maksadı neyse, 12 Eylül’ün gayesi neyse, 60 ihtilalının gayesi neyse emin olun 17 Aralık’ın maksadı, gayesi, amacı ve hedefi budur. Türkiye’nin önünü kapatmak, hükümetimizin bu çalışmalarının önünü kapatılmak isteniyor.” Dedi.

“ MİLLİ BİRLİK ECDADIMIZIN RUHUDUR”

17 Aralık operasyonun gayesi Türkiye’yi eski haline döndürmektir diyen Şabu şöyle ekledi; “Hükümetimiz görev geldiği günden bu yana Avrupa Birliği ile ilgili zaman zaman çalışmaları oldu. Avrupa Birliği, hükümetimizin kendi çalışmalarını görünce, almak istemediler. Ama Sayın Başbakanımız bizim değil sizin bize ihtiyacınız var dedi. Ama bugün öyle bir noktaya geldik ki, Avrupa Birliği’nin birçok ülkesini geride bırakmışız. Gerek ekonomik anlamda, gerek sosyal, gerek iktisadi, gerek insan hakları konusunda her yönüyle artık bizim patimizin, hükümetimizin dünyanın dilinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Asıl gayenin bir tanesi de hükümetimizin son zamanlarda 30 yıldan beri süre gelen, memleketimizin, toplumumuzun en önemli sorunu olan bir güney ve güneydoğu sorununu çözmek üzere bir yıldan beridir. Bir çözüm süreci başlattı. Bu çözüm sürecinin ismi milli birlik ve kardeşlik projesiydi. Aslında biraz araştırdığımız zaman milli birlik ve kardeşlik projesi bizim ecdadımızın ruhudur. Bizim imanımızın ta kendisidir. Tarihin geçmişine baktığımız zaman ecdadımız bu ruhla hareket ettiği zaman, dünyanın 6 kıtasında hüküm sürmüş, 3 kıtada da bizzat bulunmuş, gittiği her yerde, gittiği her ülkeye adalet götürmüş, medeniyet götürmüş, insanlık götürmüş ve insan hakları götürmüştür. Ama o değerlerden de uzaklaştığı döneme bakın. Dünyaya hâkim olan o millet dünyaya mahkûm bir millet haline gelmiştir. Aynı ruhla hareket ettiği dönemlere bakın, dünyanın efendisi olan o millet, daha sonra dünyanın kölesi haline gelmiştir. Türkiye’yi o eski günlerine tekrar döndürmek istiyorlar. Asıl gayeleri budur.”

ŞABU: BUGÜNE KADAR NEYİ BEKLİYORDUNUZ!

17 Aralık operasyonunun anlamadığını ve bugüne kadar neden ortaya çıkmadığını belirten Şabu,17 Aralık hareketine baktığımızda o günün yargıçları bir buçuk yıldan beridir bu olaylar takip ediliyor dediler. Şöyle bir kendi kendimize soralım. Bir yerde yangın varsa ve sizinde yanınızda yangın söndürme malzemeleri varsa, itfaiye varsa siz o yangın başladığı andan itibaren mi söndürürsünüz yoksa bekleyip o yangın orada o evi yaktıktan sonra mı müdahale edersiniz. Peki, bir buçuk seneden beridir mademki böyle bir şey vardı. Siz neyi bekliyordunuz? Neden zamanında müdahale etmediniz? Yoksa 30 Mart seçimlerini mi bekliyordunuz? Doğrusu bunu anlamak mümkün değil. Burada iyi niyet aramak mümkün değil.” Dedi.

AK PARTİ’NİN ÖNÜNÜ KİMSE KESEMEYECEKTİR

Bugüne kadar hesabı sorulmayan hesap sorduklarını, Türkiye’yi yeni bir Türkiye yaptıklarını ve devamının da geleceğini belirten Şabu, ‘Hiç kimse hükümetimizin önünü kesemez’ dedi. Şabu sözlerine şu sözlere yer veri: “Sayın Başbakanımız zaman zaman eski Türkiye’den bahs ediyor. Doğrudur çünkü eski Türkiye farklı bir Türkiye idi. Eski Türkiye yokluk, kıtlık içinde kıvranan bir Türkiye’ydi. Eskiden insanlar geleceklerinden emin değildi. Hiç kimse önünü göremiyordu. Eskiden bu memleket hakikaten öyle günler yaşadı ki insanlar önünü göremiyordu. Yatırım yapamıyordu. Hiç kimse yarın başına ne geleceğini tahmin edemiyordu. Ama şimdi insanlarımızı 10 yıllık 15 yıllık yatırımlar yapıyor. Sayın Başbakanımızın dediği gibi eğer bu hükümette yolsuzluk olsaydı bu hükümetin milli geliri fert başına 2 bin TL’den 12 bin TL’ye çıkarabilir miydi? Bu memlekette bu kadar hastane, bu kadar yol ve diğer hizmetleri oluşturabilir miydi? 2002’den önce bu memlekette sadece yılda 250 ton fakir fukaraya kömür dağıtılıyordu. Şuanda 50 bin ton kömür dağıtılıyor. Eskiden bu 50 ton kömürün parası kimlerin cebine gidiyordu? Nereye gidiyordu? Hükümetimiz geldikten sonra bütün yolsuzluk yapanlardan hesap sordu. Bu memleketin o kaynaklarını götürenler bugün nerede? Hepsi tek tek hesap veriyor. 17 Aralık operasyonunun arkasında kimin olduğunu şimdi daha iyi anlayabiliyoruz. Saltanatı elinden gidenler, içeride ve dışarıda olanlar var. İçeridekiler, dışarıdaki işbirlikçileriyle Türkiye’nin önünü kapatmaya çalışıyorlar. Allah’ın izniyle bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hükümetimizin, AK Parti’mizin önünü hiç kimse kesemeyecektir. AK Parti’miz bu ülkedeki tabloları bire birer devirdi. Kayaları, taşları insanların omzundan indirdi. Hepinizin malumudur önümüzde bir seçim var. 30 Mart’a Allah’ın izniyle seçimimizi yapacağız. Yani 2014 yılı çok hareketli bir yıl olacak. Aynı zamanda halkımız için, teşkilatımız için inşallah hareketli olduğu kadarda, bereketli bir yıl olacak. 30 Mart’ta zafer sizlerin, partimiz ve teşkilatımızın olacaktır.”

KAYATÜRK: KİMSENİN ENDİŞESİ OLMASI

Daha sonra söz alana Van Milletvekili Burhan Kayatürk, bugüne kadar yapılan oyunları nasıl bozduysak, 17 Aralık oyununu da bozarız diyerek şu sözlere yer verdi: “Ankara’da gecemizi gündüzümüze katarak partimize, ilimize, ülkemize ve sizlere layık olmak için canla, başla uğraşıyoruz. Allah’a hamd olsun bugüne kadar AK Parti’ye, milletimize, halkımıza, ülkemize ve hatta AK Parti öncesi kurulan bütün tuzakları halkımız bozmuştur. Bu tuzağı da partimizi, liderimiz ve halkımız bozacaktır. Biz mecliste öyle günler yaşadık ki, parti bugün mü kapanacak, acaba yarın milletvekillerimizi, bakanlarımızı ve başbakanımızı alıp götürecekler diye düşündüğümüz anlar oldu. Ama dimdik duran bir liderimiz ve arkamızda bizi dualarıyla, destekleriyle yalnız bırakmayan bir halkımız var. Bunun için hiç kimsenin en ufak bir endişesi bile olmasın.”


“HIZLI BİR ŞEKİLDE ÖNÜMÜZE BAKACAĞIZ”

Kayatürk, Başbakan’ın ‘28 Şubat post modern, 17 Aralık dost modern’ sözünü hatırlatarak, bu yanlışı yapanlar utanacaktır dedi. Kayatürk: “28 Şubat post bir dönemdi, şimdi ise 28 Şubat bir dost dönemidir. Bu kardeşlerimiz bize yaptıkları bu yanlışlardan dolayı pişman olacaklar. Ama onları bu yanlışa itenlere, onlara bu yanlışları yapanlar utanacaklar. Bundan da hiç kimsenin en ufak endişesi olmasın. Önemli olan bizim Van’da ne yaptığımızdır. Bütün mazlumlar, bütün Türkiye, bütün Müslümanlar partimizin liderinin arkasındadır. Liderimiz için dua ediyorlar. Van’da yaptığımız mitingde Pakistan’da bir eyalet geldi. 100 milyonun eyaletin başbakanıydı. Liderimiz için şöyle dedi. Şurada oturan bu şahız, o şahsiyet sadece Türkiye’nin lideri değildir. O şahsiyet tek başına İslam Âlemi’nin lideri değildir. O şahsiyet bir dünya lideridir dedi. Bugün Suriye’deki insanların beklentileri de Türkiye’ndendir. Dolayısıyla artık hızlı bir şekilde önümüze bakacağız.” Dedi.

KAYATÜRK: MUTLAKA KAZANMALIYIZ!

Van’da 30 Marta seçimleri mutlaka kazanmalıyız diyen Kayatürk, belediye hizmeti olduğu zaman ancak diğer çalışmalarında bir anlamı olur diyerek şu sözlere yer verdi: “30 Mart seçimlerini Van’da mutlaka kazanmalıyız. Dimdik ayakta dura bilen bir başkan adayımız var. Başkan adayımızı Osman Nuri Gülaçar’ı hiçbir zaman yalnız bırakmamamız lazım. Biz eğer bu seçimi bu sefer kazanmasak, Van kaybedecektir. Van’ın tamamı kaybedecek. Biz nasıl Konya’da, nasıl Kayseri’de, nasıl İstanbul’da, nasıl Ankara’da hizmet veriyorsak, aynı büyükşehir belediye hizmetini de buraya getireceğiz.  Bizim çok iyi çalışmamız lazım. Diğer ilçelere de destek vererek büyükşehir rahat bir şekilde kazanmamız lazım. Belediye hizmeti gelmezse, devletin buraya göndereceği paranın hiçbir ehemmiyeti kalmıyor. Gerçekten belediye hizmeti olduğu zaman eğitim hizmetinin anlamı olur. Belediye hizmeti olduğu zaman sağlık hizmetinin anlamı olur. Bugün Van’da öyle bir hastane yapıldı ki, o hastanelerin benzerleri sadece Ankara ve İstanbul’da bulunuyor. Türkiye’nin her tarafına bu hastanelerden yapılmaya başlandı. 600 yataklı bir hastane yapıldı. Onun yanında birde 5 tane hastane daha yapılıyor. O 5 hastane de bittiği zaman 2600 yataklı bir yerleşke olacak. İyide siz buraya dünya kadar para gönderiyorsunuz. Dünya kadar doktor gönderiyorsunuz. Buraya belediye hizmetleri olmayınca, su verilmeyince, kanalizasyon çalışması yapılmayınca, kokular hastayı da, hastaneyi de alıp götürüyorsa o zaman ne yapabilirsiniz? Dolayısıyla bizim mutlaka belediyeyi kazanmamız gerekiyor. Biz alamazsak Van’a hizmet getirme şansımız yok. Hatta bundan sonra gönderilecek paranın da maalesef nereye gitti belli olmayacak. İnşallah 30 Mart seçimlerini kazanarak belediyecilik anlamında önemli işler yapacağız ve memleketimize daha nice yatırımlarda kazandıracağız.”


Önder ALTINAL-Şehrivan

Güncelleme Tarihi: 13 Ocak 2014, 17:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER