Erdoğan: Gülaçar pırıl pırıl bir insan

Başbakan Erdoğan Almanya dönüşünde yerel seçimi değerlendirdi. Gündeminde yine Van vardı.

Erdoğan: Gülaçar pırıl pırıl bir insan

Almanya ziyareti sonrası gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan yerel seçim değerlendirmesinde yine Ak Parti Van Büyükşehir Adayı Osman Gülaçar'a yönelik saldırıları gündeme taşıdı. Her defasında Van'ı önemsediğini belirten ve kendisi tayin ettiği Gülaçar'ın arkasında olduğunu hatırlatan Erdoğan saldırılar konusunda sert eleştirilerde bulundu.

İŞTE ERDOĞAN'IN O SÖYLEŞİSİNDEN BÖLÜMLER: 

"Türkiye'de ise alternatif olmaları gerekenler sandıkla iktidara gelemeyeceklerini anlayınca birkaç ağacı bahane edip sokağa indiler. Şu sıralar Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da benzer girişimler var. Van belediye başkan adayım. Pırıl pırıl bir insan. Esnaf ziyaretleri yapıyor. Taşlı-sopalı saldırılar, ses bombaları. Güya bunların adı Barış ve Demokrasi Partisi... Böyle barış olur mu, böyle demokrasi olur mu?"

RÖPORTAJ'IN SATIR BAŞLARI:

30 Mart yerel seçimlerinin dönüm noktası olacağını vurguluyorsunuz. Ne anlama geliyor?

Saflar artık netleşiyor. 30 Mart'tan sonra bir dönüşüm olabilir. Yeni siyasi aktörler ortaya çıkabilir. 2015 genel seçimleri için yeni partiler, yeni isimler belirebilir. Onun için 30 Mart'ın bir milat olacağını söylüyorum. Ve o nedenle 30 Mart seçimlerinde AK Parti'nin alacağı oyun çok önem taşıyacağını anlatıyorum.

Gezi'den sonra 17 Aralık darbe girişimini de önlediğinizi söylüyorsunuz. Bu tür girişimlerin arkası gelir mi?

Demokratik ülkelerin hiçbirinde şu sıralar olaysız bir dönem var mı? ABD'ye bakın, Rusya'ya bakın... Avrupa'da da öyle. Yunanistan, Ukrayna, İspanya, Fransa... Almanya'da da Frankfurt'taki olaylar... Birileri hep bir yerleri karıştırma gayretinde.

Türkiye'de ise alternatif olmaları gerekenler sandıkla iktidara gelemeyeceklerini anlayınca birkaç ağacı bahane edip sokağa indiler. Şu sıralar Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da benzer girişimler var. Van belediye başkan adayım. Pırıl pırıl bir insan. Esnaf ziyaretleri yapıyor. Taşlı-sopalı saldırılar, ses bombaları. Güya bunların adı Barış ve Demokrasi Partisi... Böyle barış olur mu, böyle demokrasi olur mu?

'ASKERE SIZMA GAYRETLERİ VAR'

Normalleşme ne zaman?

Yargı sürecinin noktalanması normalleşmeyi getirecek. Aslında normalleşme sürecine girdiğimizi söyleyebiliriz. Süreç bitince vatandaş "Artık dinlenmiyorum" diyebilecek.

Adli kolluk... Yargının valiye bağlı olması demek. Vali isterse bir yardımcısını görevlendirebilir. Savcının adli kolluk olarak emniyet müdüründen eleman istemesi lazım. Vali, emniyet müdürü güvenilir değil, savcının görev verdiği güvenilir... Böyle devlet olur mu? Ben ayrıca yargıyı valiye bağladım demedim. Savcının adli kolluk olarak emniyet müdüründen eleman istemesi lazım. Biz bunu geçici bir maddeyle yapacağız. Daha sonra asıl düzenleme ile ise Adli Kolluk Kurumu Başkanlığı getireceğiz. Bağımsız olsun. İçişleri veya Adalet Bakanlığı denetiminde bulunsun. Sıfırdan kuralım diyoruz, arkadaşlar çalışmalarını yapıyor.

Bugüne kadar 'polis ve yargıdaki paralel yapı' diyordunuz. Şimdi 'yargı ve güvenlik güçleri' ifadesini kullanıyorsunuz, askeri mi işaret ediyorsunuz?

Maalesef paralel yapının askere de sızma gayretleri var. Adana'daki olaya polis bölgesinde asker müdahale etmiştir. Oradaki yargı mensubu, jandarma ile bütün ayarlamaları yapmıştır.

Binlerce Türk vatandaşına hitaben yaptığınız konuşmada, 17 Aralık komplosunun arkasındaki oluşumdan "Bunlarda vatan, millet, devlet sevgisinin zerresi yok" dediniz. Yani dolaylı olarak "Gayrı milli" olmakla suçladınız...

Üçüncü Köprü, Üçüncü Havaalanı projeleri... Bu dev yatırımlardaki müteahhitlerin hepsini ikinci dalgada çağırdılar... Müteşebbislik ruhu zedelendi. Böyle bir ülkede yatırım yapar mısınız?

'KILIÇDAROĞLU ÖNCE HESAP VERSİN'

Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasındaki iddialar için ne diyorsunuz?

O önce SSK Genel Müdürlüğü döneminde yaptıklarının hesabını versin. Tüm akrabalarını SSK kadrolarına aldırdı. Rahşan Ecevit affıyla kurtuldu.

Kızı Vakıfbank'a girmiş. Duyunca, hayırlısı olsun dedik. Sonra o malum ayakkabı kutusundaki para olayının ardından istifa etti. O kutudaki para bağışın yapıldığı vakfın hesabına girdi. Banka hesapları gizlidir. Ama murakıp mı, müfettiş mi birileri o hesaplara ulaştı. Bakın, siyasi partilere bağışlar 20 bin lirayla sınırlıdır. Ama vakıflara yapılan bağışın sınırı yoktur. Şimdi tutturmuş bir TÜRGEV. Peki, bizden önceki dönemlerde Fatih Belediyesi, ÇYDD'ye, İstek Vakfı'na, TEV'e arazi bağışlamadı mı? Çukurambar'da, Çukurbostan'da. O vakıflar suç işledi demiyorum, Kılıçdaroğlu'nun samimiyetsizliğini anlatmak istiyorum. TÜRGEV yeni değil ki; benim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde kuruldu. Oğlum, kızım varmış. Eee, ne olmuş? Vakfın mütevelli heyeti 16 üyeden oluşuyor. TÜRGEV'de 2 bin genç kızımıza hizmet veriliyor.

17 Aralık komplosunun sorumluları için ne gibi bir somut suç kavramından söz edilebilir?

Mesela evimin dinlenmesi. Bu, casusluktur. Bununla ilgili atılması gereken adımlar atıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na çok gizli kaydıyla dosya gönderildi. Ama bu bile servis edildi. Başbakanlık Teftiş Kurulu'ndan gizli çıktı, savcılıkta sızdı. Atamaları eleştiriyorlar. 250 bini aşkın polis var. Yanlış yapanlar elbette yer değiştirecek. Zaten yer değiştirmelerin pek çoğu kendi ili içinde yapıldı. Yargıdaki yanlışlara HSYK el koydu. Orada da asıl atama listesi daha sonra gelecek. Dört bakanla ilgili dosyaları savcılık "Muvazaa var" diyerek iade etti. Yeniden incelenecek.

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2014, 15:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER