‘Yeni’ AK Parti siftahı ‘çözümle’ yaptı

AK Parti yeni il başkanlığı ilk yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. 30 Mart yerel seçimlerinden sonra istifa eden yönetimin yerine yeni yönetimin gelmesi gecikmeli olurken yeni yönetim geçtiğimiz hafta il başkanı Zahir Soğanda tarafından açıklanmıştı. Gecikmeli yönetimin sebebinin Cumhurbaşkanlığı süreci olduğunu belirten Soğanda, yeni yönetimi ile yaptığı ilk toplantıda çözüm sürecini ön plana çıkararak, bu konuda Van’ın bütün dinamikleri olarak birlikte hareket etmeleri gerektiğini kaydetti.

‘Yeni’ AK Parti siftahı ‘çözümle’ yaptı

Önder ALTINAL - Şehrivan


 

AK Parti yeni il başkanlığı ilk yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. 30 Mart yerel seçimlerinden sonra istifa eden yönetimin yerine yeni yönetimin gelmesi gecikmeli olurken yeni yönetim geçtiğimiz hafta il başkanı Zahir Soğanda tarafından açıklanmıştı. Gecikmeli yönetimin sebebinin Cumhurbaşkanlığı süreci olduğunu belirten Soğanda, yeni yönetimi ile yaptığı ilk toplantıda çözüm sürecini ön plana çıkararak, bu konuda Van’ın bütün dinamikleri olarak birlikte hareket etmeleri gerektiğini kaydetti.

AK Parti il başkanlığında gerçekleştirilen toplantı da il başkanı Av. Zahir Soğanda ve yeni yönetim hazır bulundu. Toplantıda konuşan Başkan Soğanda yönetimin neden gecikmeli belirlendiğini ve AK Partinin bugüne kadar yaptığı çalışmaları dile getirdi. 2002 yılına kadar ceberrut bir devletin olduğunu ancak 2002 yılından sonra halkın milat yaparak o devleti yıktığını dile getiren Soğanda ayrıca AK Partinin birçok yenilikçi adımlar attığını ve bu adımlar arasında en önemli adımlardan bir tanesinin de çözüm süreci olduğunu söyledi.

“ YENİ YÖNETİM GEÇ BELİRLENDİ, ÇÜNKÜ…”

Toplantının basına açık olan bölümünde konuşan İl Başkanı Zahir Soğanda Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve bunun yanı sıra diğer birçok nedenden dolayı yönetimin geç belirlendiğini, yeni yönetimin ise Van’a hayırlı olmasını temenni etti. Soğanda: “Bugün yönetim kurulumuzun ilk toplantısını yapıyoruz. Bu da öncelikle Van’ımıza ve tüm halkımıza hayırlı olsun. Yönetim Kurulu üyelerimizin birçoğu daha öncesinde tanımış olduğumuz simalardır. Siyasette yer alan kardeşlerimiz ve ağabeylerimizdir. Bende bildiğiniz gibi uzun zamandan beridir bu parti içinde yer almış ve görev yapmış olan bir kardeşinizim. Bu görev sizin de bildiğiniz üzer 3 Temmuz tarihinde Sayın Başbakanımız tarafından bana tebliğ edildi. Bu görev verildikten sonra daha öncesinde görevden alınana ilçe başkanlarımızın yerine yeni ilçe başkanlarını atadık. Daha sonrasında ise yönetimler oluştu. Ancak arada seçimin ve birçok nedenin olmasından dolayı yeni yönetimimiz geçen hafta açıklandı.” Dedi.

SOĞANDA: 2002 YILINDA HALK MİLAT YAPTI

2002 yılına kadar hükümetin ceberrut bir devletin elinde olduğunu belirten Soğanda 2002 yılında sonra halkın milat yaptığını ceberrut devleti bitirdiğini söyledi. Soğanda şöyle devam etti: “12 yıldan beridir AK Parti Türkiye’de hükümetler yapmaktadır. Bu hükümetler neticesinde birçok faydalı ve halk yararına işler yapılmıştır. Bu anlamda AK Parti bu süreç içerisinde birçok yeniliğe imza atmış ve Türkiye’nin gelişmesi adına birçok adımlar atılmıştır. Bu süreç zarfında liderimiz Sayın Başbakan Erdoğan liderliğinde bu çalışmalar yapıldı ve bugüne kadar gelindi. Türkiye alışılmış olan bir ceberrut devlet anlayışıyla yönetiliyordu. Ta ki 2002 yılına kadar bu böyle süre gelmiştir. 2002 yılından sonra bu ceberrut devletin sona erdiğini halk büyük bir oy farklıyla müjdeledi. Bu orandan ve seçimden sonra Sayın Başbakan ve Yönetimi halkın menfaatleri için işler yapmaya başladı ve bugüne kadar devam ettirdi. 2002 yılı ve 2002 yılı sonrası tam anlamıyla bir milat olmuştur. Halkın yönetime el koyduğu milat olmuştur. Bizim takip ettiğimiz, insanlarımızın takip ettikleri ve gördükleri kadarıyla birçok değişiklik yapıldı.”

“2002 YILINDAN BU YANA BİRÇOK ADIM ATILDI”

Soğanda, AK Parti’nin hükümete geldikten sonra yeni adımlar attığını ve bunun yanı sıra bu adımlar ile birlikte birçok değişikliğin yapıldığını vurguladı. Başkan Soğanda: “Yapılan bu çalışmalar içerisinde özellikle bölgemiz için ilan edilen olağanüstü hal derhal kaldırıldı. Daha sonrasında var olan devlet güvenlik mahkemeleri kaldırıldı. Bunun yanı sıra 2005 yılında birçok kanun değişikliğe uğratıldı ve bu değişiklikler halkın hizmetine sunuldu. 1926 yılından beridir süre gelen kanunların birçoğu bu şekilde değiştirildi. Hiçbir hükümet, hiçbir devlet bu kanunları kaldırmaya ve değiştirmeye gücü yetmedi. Yani kimse bu ceberrut devletin gücünü değiştiremedi. Ama halkın iktidarı olan ve milletin adamı olan Başbakanımız ve onun hükümetleri bu anlamda birçok değişiklik yaptı. Yine bunun birlikte özellikle bölgemiz adına kültürel ve Kürt meselesi adına birçok yenilik yapıldı. Emin olun ki bu memlekette bizler sadece Kürtçe konuştuğumuz için evimize girenler söz konusuydu. Kürt olduğu için ikinci sınıf muamele gören insanlar söz konusuydu. Bunun üzerine ‘Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü’ sözü üzerine kim olursa olsun, hangi ırktan ve milletten insan olursa olsun eğer ki Allah tarafından yaratılmışsa o insan yaşatılmaya matuftur.” Sözlerine yer verdi.

“YAPILAN ÇALIŞMALARI İNKÂR EDENLER KENDİLERİNİ İNKÂR ETMİŞLERDİR”

Yapılan değişikliklerin ve atılan adımların özellikle bu bölge için çok önemli olduğuna değinen Soğanda takdir edilir hareketleri inkar edenlerin kendilerini de inkar ettiklerini söyledi. Soğanda daha sonra şöyle devam etti: “Özellikle bizim bölgemizde yaşayan insanların yaşama hakları birçok değişim ile birlikte koruma altına alındı. Kart-Kurt seslerinden geliyor bu Kürtler diyen bir anlayıştan 24 saat devletin televizyonun yayın yaptığı Şıvan Perwer’lerin şuanda şarkılarını seslendiren bir anlayışın içerisinde gelmiş bulunuyoruz. Takdir edilmeye şayan hareketler ve mevzuat değişiklikleri yapılmıştır. Bunu inkar edenler kendilerini inkar etmişlerdir. Ama maalesef bazı anlayışlar halen bunu görmezden geliyorlar. Bakınız bu memlekette çıkıp ben Kürtler için Siyaset Yapacağım diyen partiler maalesef siyaset yapamamışlardır. Demokratik ortamın girişimi ile birlikte o rahatlığa bütün insanlarımız ulaştılar. Ancak bazıları bu rahatlıkları ters düz edip maalesef demokrasinin n büyük ayaklarından olan seçimi ve sandığı baskı altına alan kesimler söz konusudur. Bu yüzden ben şunu belirtmek istiyoruz. Biz dün mazlumduk ve mazlumun yanında yer alıyorduk. Bugünde eğer ki dünün mazlumu bugün mazlum olmuşsa biz yine mazlumun yanında zalimin karşısında yer alacağız. Hele ki bizim yöremizin insanına yapılacak olan zulümler kabul edilebilir bir anlayış değildir.”

SOĞANDA: BARIŞ SÜRECİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Başkan Soğanda AK Parti hükümetinin ve Başbakan Erdoğan’ın attığı adımlar arasında yer alan ve özellikle de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi için atılan adımlardan bir tanesi olan çözüm sürecine her zaman sahip çıkacaklarını dile getirdi. Soğanda, “Son 2 yıldır sizlerin de takip ettiği ve bildiği kadarıyla bir barış süreci söz konusudur ve bu barış süreci bizim vazgeçilmemizdir. Bizim özellikle bu yönetimin ve benim başbakanımızın da vurguladığı gibi özellikle özet olarak iki temel amacımız olacak. Barış sürecinin takipçisi olacağız. Olumlu yolda nihayete erimesi için bu yönetim olarak elimizden geleni yapacağız. İkinci bir temek ilkemiz ise mevzuatın ön gördüğü çerçeve de Van’ımızda memleketimiz de yapılacak ve yapımı devam eden yatımların takipçisi olacağız ve daha fazla bu memleketin refahı için elimizden geleni yapacağız. Tabi AK Parti hükümeti sadece bunları yapmadı. Aynı zamanda memleketimizin gelişmesi için elinden gelen tüm gayretleri gösterdi. 2002 yılında kişi başına düşen yıllık milli gelir 2 bin, 2 bin 500 dolar iken, şuanda bu miktar 12 binler civarındadır. Buda bu hükümetin Türkiye’de yaptığı çalışmaların göstergesidir. Yine aynı şekilde toplam milli gelirimizi 230 milyar dolar iken, şuan da 820-850 bin dolar arasındadır. Bunları ciddi anlamda inkar etmek için görmemek ve duymamak gerekir. Bunları görmek ve aynı şekilde anlatmak gerekiyor. Bu şekilde eskiden yapılanların üstüne yenilerini ekleyerek yolumuza devam edeceğiz. Bu anlamda herkesi ve her şeyi göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu anlamda özellikle basınla birlikte çalışmalıyız. Bunun yanı sıra sıralar, STK’lar ve derneklerin yanı sıra bizzat halk ile çalışma içerisinde olmalıyız. Allah’ın izniyle bu şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Dedi.

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2014, 13:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER