Van'ın zenginlikleri Turizme kazandırılmayı bekliyor!

Tarihi ve kültürel değerleri bir çok ilin üstünde olmasına rağmen Van yerli turist pastasından istediğini alamıyor. Doğu ve Güneydoğu’da bir çok il gün yüzüne yeni çıkarılan tarihi değerler ile milyonları çekerken Van’da da önemli medeniyetlerin bıraktığı eserler de turizme kazandırılmayı bekliyor.

Van'ın zenginlikleri Turizme kazandırılmayı bekliyor!

ŞEHRİVAN ÖZEL: MERAL YILDIZ – HAMİT KARAKUŞ - İç turizmin patlama yaptığı, bölge illerinin ihya olduğu süreçte Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin gibi illere turistler akın ediyor. Doğu ve Güneydoğu illerinin tarihi, kültürel ve gastronomik değerleri ile milyonları çektiği süreçte Van ise potansiyelinin altında yerli turist ağırlıyor. Bölgenin tarihi ve kültürel zenginlik bakımından en güçlü kenti olan Van’da bir çok zenginlik ise hala el değmemiş haliyle bekliyor. Sektörün temsilcileri gibi bir çok değerin turizme kazandırılması gerektiğini söylüyor. Bu anlamda en büyük örneği de 2010 yılında restore edilerek açılan Akdamak Kilisesi teşkil ediyor. Restore edilip yeniden ibadete açıldıktan sonra büyük ses getiren ada ve kilise, geçtiğimiz yıllarda yüzbinlerce insanın akın ettiği bir merkez haline gelirken kentin diğer değerleri için de örnek teşkil etti. Hala Çarpanak Kilisesi, Yedi Kilise ve daha nice sayısız eserin bulunduğu kentte tüm bu değerlerin de turizme kazandırılması beklentisi oluşurken, Van’ın kendine has değerlerini turizme daha çok sunması yönünde de çağrılar geliyor.

 

Uzun zamandır Van’ın Akdamar Adası ve kilisesi yerel ve ulusal medyada yer alamaya devam ederken, Akdamar Adasının UNESCO geçici miras listesine alınması için çalışmalarda devam ediyor. Van’ın önemli bir tarihi değeri olan Akdamar Adası ve Kilisesi yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlarken, gözler Van’ın diğer önemli tarihi turistik mekânlarına çevrildi. Özellikle Erek Dağı eteklerinde yer alan Yedi Kilise yıllardır tadilat edilmezken, kiliseye ziyaret amaçlı giden turistlerde kilisenin harabe halde olmasından şikayetçi. Bartholomeos Kilise, Çarpanak Adası ve daha birçok önemli kültürel değer turizme kazandırılmayı beklerken, gözler Vanlı yetkililere çevrildi. Vanlı turizmciler Şehrivan’a yaptığı açıklamada, var olan değerlerin Van’ı sadece Türkiye çapında değil dünya çapında da tanıtılması gerektiğine vurgu yaptı.

 

 

TUNÇDEMİR: RESTORASYON ÇALIŞMASI ŞART

 

Şehrivan’a konuşan Vanlı turizmci Abdullah Tunçdemir, Van’da şuan mevcut turizme açık olan yerlerin olduğunu belirterek, “Bu tarihi mekânlara herkes gidip geliyor. Eksikleri varsa da tamamlanıyor. Ama bana göre Akdamar Adası’ndan daha değerli, daha önemli turist çekecek, turizme açılmamış yerlerimiz var. Bunların başında Çarpanak Adası, Restorasyon çalışması ve ulaşım sağlanmalı. Adır Adası’nda yine aynı problemler mevcut. Ulaşım ve restorasyon çalışması yapılması şart. Yedi Kilise yıllarca atık durumda kaldı. Yapılan son proje ile cami kaldırılacaktı. Cami’nin yeri değiştirilecekti. Etrafı genişletilip park ve otopark yapılacaktı. Diğer bir tarihi mekânlar ise, Başkale Albayrak’taki St. Bartholomeus Kilisesi, Gevaş Akdamar Kilisesi karşısında bulunan Narik Köyü, bunlar hep tarihi mekânlar burada çalışmalar yapılmalı ve turizme kazandırılmalı.” İfadelerine yer verdi.

 

 

“MİLYONLARCA TURİSTİ MEMLEKETİMİZE ÇEKERİZ”

 

Özellikle Akdamar Adası karşısında bulunan Narik Köyü, Ermeniler döneminde azizlerin mezarlarının bulunduğu ve Ermenilerin yoğun olarak gelip görmek isteyecekleri turistik yerlerden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Tunçdemir, “Başkale Albayrak’taki St. Bartholomeus Kilisesi, 12 havarilerinden biri, bu mekânın restorasyon çalışması yapılması takdirde milyonlarca turisti memleketimize çekmiş olacağız. İşte şuan eski Van ayağa kalkıyor gibi projeler yürütülüyor. Bunlar gerçekten çok güzel adımlar. Ve bunlar hala turizme açık olmayan değerlerimiz. Şuan mevcut turist çekebildiğimiz Akdamar Adası, Van Kalesi, Muradiye Şelalesi, Hoşap Kalesi ve Çavuştepe Kalesi var. Mevcut olan ama turizme kazandırılmamış. Bu değerlerimizin turizme katılmasıyla turist sayısını 2’ye 3’e katlar. Güneydoğu ve Karadeniz’i geçeriz ama biz 12 ay 4 mevsim turist çekemiyoruz. Bunu en iyi şekilde değerlendiremiyoruz.” Dedi.

 

 

TUNÇDEMİR: VAN’IN EN BÜYÜK DEĞERİ URARTU’DUR

 

Turizme açık olmayan Van’ın saklı tarihi yerlerinin acilen restorasyon yapılıp turizme kazandırılması gerektiğine dikkat çeken Tunçdemir, “Van’ın en büyük değeri Urartu’dur. Bölge için Urartulular çok önemli ve bunu çok iyi işlemeliyiz. Ve bununla ilgili reklam konusunda ciddi adımlar atmamız lazım. Hem Türkiye’de, hem Avrupa’da bununla ilgili iyi tanıtım yapmamız lazım. İnsanlar Urartulular için geleceklerdir. Gerekirse Van’da bir yılımızı Urartulular yılı ilan edelim. Urartu müzesi yakın zamanda açılacak bunu iyi değerlendirelim. Van’da mevcut olan ama turizme kazandırılmayı bekleyen yerleri Van’a kazandırırsak emin olun Van çok farklı yerlere gelecektir.” Diye konuştu.

 

 

“ESKİ KÜLTÜR TURLARINI YAKALAMAMIZ LAZIM”

 

Tunçdemir, “Urfa’da Göbekli Tepe mesela birçok insanın ilgi odağı hem yerli hem de yabancı turisti çekiyor. Van ve bölge olarak yüzümüzü İran’a çevirdik. İran’dan gelen turistler her zaman gelecek ve kapılar hiçbir zaman kapanmayacak diye düşündük. İç pazara yönelmeyerek yanlış yaptık. Bizim şuan olmazsa olmazlarımızdan biri iç pazar olmalı. Ne olursa olsun bunu önemsememiz lazım. Komşu ülkelerden turistlerde gelsin. Gelmesin demiyoruz. Oradan gelecek turist sayısı değişkenlik gösterir. Hem ülkenin hem de bölgenin sorunlarından dolayı bu etkili olmuştur. Yani bugün var, yarın yok. Ama iç pazar öyle değil, eski Kültür turlarını yakalamamız lazım. Şu an GAP’a giden turlar hep kültür turlarından oluşuyor. GAP turu ve Karadeniz turu zamanla markalaştı. Bizde Van Gölü Havzası turu yapabiliriz. Bir turizmci olarak çok çaba gösterdim.” Şeklinde konuştu.

 

 

“VAN GÖLÜ HAVZASI TURUNU MARKA HALİNE GETİRMEMİZ LAZIM”

 

Van Gölü Havzası turunun markalaştırılması gerektiğini kaydeden Tunçdemir, “Van Gölü Havzası turunu tur operatörlerinin programlarını koyarsak, bu iş biter emin olun. Biz şimdiden hedefimizi koymalıyız. Nasıl Karadeniz turu ve GAP turu herkesin hafızasında yer edindiyse, bizimde Van Gölü Havzası turunu hafızalara yerleştirmemiz lazım. Van Gölü Havzası turunu hem iç pazarda hem de dış pazarda iyi bir tanıtım yaparak marka haline getirmemiz lazım. Van marka istiyorsa Van Gölü Havzası turu, Urartular ve daha nice sayamayacağımız kadar önemli değerlerimiz var.” dedi.

 

 

YEŞİLAĞAÇ: VAN SADECE AKDAMAR’DAN SINIRLI DEĞİL

 

Vanlı turizmci Reşat Yeşilağaç, Şehrivan’a verdiği demeçte, Van’ın onlarca tarihi kültürel değerlerinin ve yapılarının olduğunu ifade ederek, “Van sadece Akdamar Adası ile anılmamalı. Evet Akdamar Adası ve Kilisesi çok önemli ve Van’a da turistin gelmesini sağlayan birer önemli eser. Ancak Van sadece Akdamar’dan sınırlı değil. Onlarca tarihi mekanı var. Van Urartular gibi büyük bir medeniyetin başkentliğini yapmış bir kenttir. Urartuların bıraktığı eserlerle dolu bir kentte yaşıyoruz. Önemli olan bu eserlerin turizme kazandırılması. Bu eserler onarılarak turizme kazandırılmalı. Yedi Kilise gibi bir şah eser var kentimizde. Ve daha sayılacak onlarca eser var. Biz turizmciler olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çünkü Van kazanırsa hepimiz kazanırız.” Şeklinde konuştu. 

 

 

“ÖNCE KENDİ TARİHİMİZİ TANIYIP, SONRA TANITMAMIZ GEREKİYOR”

 

Vanlı turizmci Yusuf Kuşan, Şehrivan’a verdiği demeçte, Eylül ayında Akdamar Adasında Ermeni ayinin yapılacağını anımsatarak, “Akdamar Adasının restorasyonunun daha farklı ve güzelliklerle yapılmasını istiyoruz. Örneğin çevre bakımının yapılması çok önemli. Çeşitli restoranlar yapılabilir. Tekne turları arttırılabilir. Ve daha birçok farklı çalışmalar yapılabilir. Selçuklu mezarlığının restorasyonu yapılabilir. Fayton gezileri ile Selçuklu Mezarlığı daha tanıtılabilir. İskele sahili farklı dizayn edilerek turizme açılabilir. Urartu müzesi artık açılmalı bizce. Açılması için gerekli baskılar yapılmalı. Van’ın merkezi noktalarını turizm tanıtım noktaları kurularak Van tanıtılabilir. Buna benzer birçok çalışma yapılabilir. Bizim önce kendi tarihimizi tanıyıp, sonra tanıtmamız gerekiyor. Farklı yerlerde turizm müdürlüğü herkese seminer vererek turistler hakkında detaylı bilgiler verilmeli. Bu tarz çalışmalarla esnaf bilgilendirilmeli. Van pazarı en yakın komşu ülkelerde tanıtılabilir. Çeşitli infolarla tarihi yerlerimiz tanıtılmalı. Yönlendirme ve tanıtım tabelaları arttırılmalı.” İfadelerine yer verdi.

 

 

ÖZGÖKÇE: YÖRE HALKI OLARAK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR

 

Şehrivan’a açıklama yapan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Van Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Cevdet Özgökçe, Van’ın sadece belli başlı tarihi mekanlarla anılmaması gerektiğini ifade etti. Özgökçe, “Van’ın bir sürü tarihi zenginliği var. Biz TÜRSAB olarak 2015 yılında bir çalışma yaptık. Turist Van’a niye gelir diye bir çalışmaydı bu. Çalışma sonucu Van’ın yüz bir kalem güzelliğinin olduğu ortaya çıktı. Bartholomeos Kilisende 12 havarinin mezarlarından birisi var. Oralarda ayinler yapılarak o kilise de turizme kazandırılabilir. O kilise sayesinde de yüz binlerce turist Van’a kazandırılabilir. Van’ımızın binlerce değeri var. Onların turizme kazandırılması çok önemli. Bizim için çok büyük önem sahipler. Yöre halkı olarak bunlar için çalışmamız gerekiyor. Van şehri ayağa kaldırılıyor. Buna benzer çalışmalarla Van Türkiye ve dünya çapında görünen bir turizm destinasyonu olabilir. Olmayı da hak ediyor.” diye belirtti.

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2018, 06:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER