Turizmde bir geleceğimiz var ama...

Van turizmi konuşmaya ve konuşturmaya devam eden bir kent olmaya başladı.

Fiili olarak tam bir turizm kenti olmasak da, alt yapımız hazır olmasa da şimdilik konuşarak ve bu anlamda çaba sarf ederek bir şeyler yapıyoruz diyebiliriz.

Son dönemlerde bu anlamda önemli toplantı, çalıştay, değerlendirme ve programlar yapıldı.

Bunlardan birisi daha dün gerçekleştirildi.

Dün Dr. Cem Kınay Van’daydı.

Tanımayanınız var mı bilmiyorum?

Son dönemde adından Turizm Kalkınma Ajansı’nın yönetimine seçilmesi ile söz ettirdi.

Ondan öncesinde de çok uzun bir kariyer ve başarı süreci var.

İstanbul’da doğan ama çocukluk yıllarını Ağrı ve civarında geçiren Dr. Cem Kınay Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu.

Ama tıp bitirdikten sonra kendi mesleğini bir kenara bırakıp turizm alanında büyük işlere girişmiş.

Bir çok önemli otel yatırımları ve uluslararası ödülleri ile Dr. Cem Kinay turizm sektörünün dünyaca tanınmış en önemli isimlerinden olan Kınay, en yaygın şekliyle Viyana merkezli Gulet Turistik(1987) ve Magic Life Oteller(1990) zincirinin kurucusu ve CEO’su olarak biliniyor. Öte yandan Avrupalı turistleri Her Şey Dahil deneyimi ile tanıştıran isim olarak tanınıyor. Bir dönem binlerce insana istihdam yaratan ve turizmde büyük işler başaran bir işadamı.

Halen Cem KINAY XPD (Experience Design) Danışmanlık şirketini kurdu, yerli ve yabancı yatırımcılara yatırım ve konsept dizayn danışmanlığı veriyor.

Bu arada da turizm dünyasında çok önemli ödüllere layık görülmüş bir isim kendisi...

Neyse...

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve öğrenci topluluklarının davetiyle kente gelmişti.

Öğrencilerle buluşup Türkiye’nin turizmde geleceği üzerine tecrübelerini ve görüşlerini paylaştı.

Türkiye’nin turizmdeki geleceğini ve bir çok konuyu konuştu.

Vurgusunu daha çok gelecekte turizmden nasıl kazanırız üzerine yaptı.

Yenilikçi girişimlerden, turistlerin yeni dönemde neler isteyip neler aradığından söz etti.

Benim olduğu gibi salondakilerin de dikkatini çeken önemli noktalardan birisi onun anlattıkları ile Van’ı aynı paydada buluşturan şey oldu.

Kınay, Türkiye’nin dünyadaki en önemli turizm merkezlerinden birisi olduğunu vurgularken bu anlamdaki ayırt edici özellikleri saydı.

Deniz, kum, güneş, sağlık, spor, tarih, gastronomi vs vs.

Yani tüm bunların hepsinin bir arada bulunduğu nadir ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu vurguladı.

Eğer siz bunların hepsini bir arada bulunduruyorsanız, tatilin cenneti diyebileceğiniz bir yerdesinizdir.

Potansiyeliniz çok büyüktür anlayacağınız.

Sonra salondan söyleyenler de oldu.

Van’da da var!

Sayılanlar hatta daha fazlası Van’da da var.

Henüz doğal bir halde...

Muhteşem doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri var üstelik.

Deniz ve güneşi de var...

Mutafı da var...

Tarih deseniz, fışkırıyor zaten!

Aslında bir turistin İstanbul’da kısmen, Antalya’da daha çok konaklama anlamında aradığı ama genel anlamda ülke genelinde bulduğu her şey Van’da tek bir merkezde var.

Kınay da bunu söylüyor.

“Zenginliğiniz çok!” diyor.

“İyi bir pazarlama ile dikkat çekersiniz” diyor.

Ama bunun yolunun da artık ilkel yöntemler olmadığına dair bazı değerlendirmelerde bulundu.

Yani bizim artık Van’ı en iyi şekliye ve teknolojinin gücünü kullanarak pazarlamamız lazım.
ABD’nin ve diğer ülkelerin uyarılarına ve benzeri engellemelere rağmen buranın bir turizm cenneti olması Van’ın turizmde patlaması yaşamasına engel olamaz.

Bunun için online ve interaktif tanıtımın önemine vurgu yaptı.

Bizim şimdiye kadar hep kulaktan kulağa anlatmak şeklinde yaptığımız tanıtım işini biraz daha yeni teknoloji ile pazarlama işinden bahsetti.

Ayrıca doğallığı bozmama önerisinde bulundu.

Çünkü insanların artık gün boyu otele kapanma yerine Van gibi yayla havasına sahip yerler aradığını, kamp yapmak için en uygun kentleri, doğayı aradığını söyledi.

Bir de ucuza satmama konusunda telkinde buyurdu.

Kaliteli bir turizm kenti olmak için mevcut değerleri ucuza pazarlamama konusunda turizmcilere ve geleceğin turizmcilerine öneriler yaptı.

Anlayacağınız verimli ve yerinde bir buluşmaydı.
Van’ın potansiyelini gören ve şaşkınlığını gizleyemeyen isimlerden birisi de Kınay oldu.

Son dönemlerde gelip de şimdiye kadar görmediği için hayıflanan insan sayısı artık hesap edilebilir gibi değil.

Bizim sıradanlaştırdığımız kentimiz aslında turizmi bilenler için tam bir cennet hüvviyetinde.

Yani bir şey kaybetmiş değiliz.

Daha yolun başındayız.

Ve iyi bir yol haritası çizersek biz Van’ı bir turizm cenneti yapabiliriz.

Bunu biz temenni olsun diye demiyoruz.

Bunu son dönemlerde turizme dair konuşan, turizmi bilen ve Van’ı gören herkes söylüyor.

Anlayacağınız herkes Van konusunda hem fikir.

Bir tek biz kendimiz konusunda şüpheliyiz.

Şu turizmde master planımızı bir oluştursak.

Çok güzel işler yapacağız da.

Bunun için de işte bize yine bir birlik, beraberlik ve ortak çalışma lazım.

Bir çok işte yapamadığımız şu ortak tavrı acilen turizme de yansıtmalıyız.

Çünkü Pazar beklemez!

Hemen bu işin kazananı olmamız lazım.

İyi haftalar.

Sağlıkcakla!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Bilici
Ali Bilici - 1 hafta Önce

2018 yılının başından beri turizm e dair tespitlerimi başta rektör Peyami bey olmak üzere kimlerle paylaşmadım ki. Hemde işsiz dim. Memleketin derdiyle yanıp tutusuyorum. Hiçbir sponsor bulamadım. Tespitlerim de van kedisi, vanı nasıl sembolize ediyor. Türkiye tarihinin en büyük camisi var. Her bir ilçemiz, Türkiye deki bir ilin özelliğini barındırıyor. Turist patlaması yaşatacak beş ayrı dilde kısa ve öz sloganlar. Hasılı tespitlerim çok. Ama desteğim yok. Memleket yerinde sayıyor.

İlhami ozsenoglu
İlhami ozsenoglu - 1 hafta Önce

Öncelikle, turizim de başarılı olmak için kentinizin, temiz ve düzenli olmasi gerekiyor. Oysa kentimiz bunlardan tamamen uzak bir durumda. Korkunc çok kotu caddeler, kırık dökük üstü toz toprak kaldirimlar, yollar bakimsiz, kotu kavsaklar ne doğru dürüst bir ışıklandırma, yesillendime. Örneğin İpekyolu cad. Bölge hastanesinden tutun ta kampüse kadar. Birçok caded de buna benzer çok ama çok kotu durumda. Çevrenin bu kadar kotu bir durumda olduğunu gören turist bir daha gelirmi. Yetkililer, gorevliler, turizmciler, sivil toplum örgütleri, ilin basın kuruluşları bu kotu durumunu hicmi görmezler. Hicmi başka illere gitmezler, o illrdeki tertip düzen ve güzelliği görmezler. Turist geldiği yerde temiz, düzenli ve huzurlu bir yer ve şehir ister. Böylesine kotu görünümlü bir şehre neden gelsin. Dilerim ilgililer ve halkımız bu konuda daha duyarlı olurda, ilimiz daha çağdaş ve daha yaşanılır bir hale gelir. Eğer böyle giderse ne turist gelir nede yabancı.

noname
noname - 1 hafta Önce

Tarihi güzelliği var haklısınız ama üzerine sprey boyalarla isim yazılmış bir tarih var. Doğa derseniz sadece rektörün evinin bahçesinde bitki yetişiyor onun dışında sorarsanız toprak killi yetişmez. Turizmden önce gelen şeyler var. Adım başı cami dolu hepsi bomboş. Bunun yerine okul yapılsa bu insanlar eğitim alsa tarihi ve doğayı korumayı öğrenseler her şey mümkün olabilir.