banner73

Van'ın Seçimi: Gelen Ses mi? Sesin Geldiği yer mi?

Köyün birinde küskünlük varmış. Köy halkı ikiye bölen bir küskünlük... Bu küskünlük yüzünden iki taraf da uzunca süre kavgalı kalmış birbirleriyle. Bir gün artık öyle bir hal almış ki her şeylerini ayıracak noktaya gelmişler. Aynı camiye, aynı okula, aynı kahveye gitmez olmuşlar. Bir taraf ayrı, öbür taraf ayrı kendilerine yeni bir camii yeni bir de kahvehane yaptırmış. Bir gün köylüler kahvede otururken bir ezan sesi gelmiş. Kahvede oturan adamlardan biri orda bulunan çocuğa seslenerek: “Hele git bak bakalım, bu ezan sesi  bizim camisinden mi geliyor?” diye. Çocuk gidip bakıp gelmiş “Evet bizim caminin ezanı!”  demiş. Bunun üzerine kahvedekiler hep birlikte “Aziz Allah şefaat ya Resulallah” demiş.

 

***

 

Bir Anadolu köyünde geçen bu olay aslında bizim halimizi çok iyi anlatıyor. Öyle bir hale geldik ki... Söylenene değil, söyleyen kişiye bakıyoruz. Ülke genelinde de Van özelinde durum maalesef birbirinin aynısı! Artık kimse söyleme bakmıyor. Söylemi dinlemiyor bile... Herkes ‘söyleyene’ odaklanmış vaziyette. Eğer söyleyen kişi bizden biri ise kesin doğru söylüyordur, sorgulamaya gerek yoktur.

Ama...

Sorgulayan kesin haindir!

Yok eğer söyleyen kişi karşı taraftan biriyse, zaten yalan yanlış konuşuyordur, dinlemeye bile gerek yoktur!

Hatta...

“Şu karşıdaki adam ne diyor bir dinleyeyim” diyen de dinleyen de yine kesin haindir!

 

***

 

Malumunuz... Yerel seçimler yaklaştı, adaylar belli oldu oluyor. Adaylar henüz tam olarak belli değil. Şu an belli olay tek şey: Van’daki seçimler yine iki parti arasında geçecek olması.

Bu partilerden biri ülkede çoğunluğu sağlayan siyasi parti, öbürü ise bölgede çoğunluğu sağlayan siyasi parti.

Ülke genelinde birinci olan ama Van’da çoğunluğu sağlayamayan partinin adayı belli oldu. Belli oldu ne demek!

Bir kavga bir kıyamet...

Büyük bir gürültü çıkardı.

Hem aday gösterildiği partide hem de rakibi olan diğer partide...

Peki bu aday olan şahıs kimdir?

Neler söylüyor?

Buna bakan yok.

Aksine...

Karşı cenah bu adayı ciddi şekilde karalamaya başladı.

Özellikle ismi belli olmayan sosyal medyadaki kullanıcılarla yani trollerle, topluma hedef olacak şekilde paylaşımlar yapıldı.

Hatta biz de sırf adaya dair haberi gazetemizde manşetten verdik diye, hedefe konulduk, bir kesimin nefret içerikli, aslı olmayan paylaşımları ile hedef gösterildik. Bir kesim bu haber üzerinden tabanlarını kin ve düşmanlığa sevk ederek, bizi hedef gösterecek kadar işi ileriye götürdü.

Dedim ya, aradaki ayrışma, bölünme arttıkça öyle ya da böyle sizi hain ilan edecek bir sebep buluyorlar!

 

***

 

Dedim ya... Vatandaş kutuplaştırılmaya ve politize edilmeye devam ediyor.

Aday kişii “Sizi iş ve aş sahibi yapacağım” diyor, troller “Hain” diye bağırıyor.

“Van’ı güzelleştireceğim” diyor, “Sen yalakasın” diye tepki veriliyor.

Ne diyorsa olmuyor!

Söyleyecek bir şey buluyorlar.

Bulmasalar bile.

Söylenmeyenler üzerinden bir şeye tutunuyorlar.

Konuşana da, konuşmayana da bir şekilde söyleyecek bir şey buluyorlar!

Bakın bir şeyleri atlıyoruz!

Projeleri, söylemleri yaşadığın şehri güzelleştirecek nitelikteyse, adamın da bunları yapacak kapasitesi varsa, bunu söylemenin neresi hainlik?

Ya da birileri umut vadedecek söylemlerde bulunuyorsa bunun neresi yalakalık?

 

***

 

Bir şey merak ediyorum.

Söz konusu aday, şu an ‘olmadık’ söylemler üzerinden hedefe konuluyor ya.

Aynı isim bu sert gösteren kişilerin partisinden aday olsaydı söylemler böyle mi olacaktı, yoksa öve öve yere göğe mi sığdıramayacaklardı?

Bakın kardeşim...

Birbirimizi dinlemeyerek, ayrışarak, düşmanlaşarak, düşmanlaştırarak, hedef göstererek bir yere varamayız.

Siyasi partilerin meydan savaşlarına girmediğini, halkın temsiliyeti üzerinden bir mücadele veridğini unutmamak gerekiyor.

Yani bu adamlar bizi daha iyi temsil etme, bize en çok hizmeti getirebilme vaadiyle siyaset yapıyorlar.

Yani var olma sebepleri biziz. Bir boks maçında birbirilerinin rakipleri değiller. Sanırım onlar da sadece temsiliyet üzerine yapılan seçimleri kazanmak için birbirlerine rakip oldukları gerçeğini çoktan unutmuş durumdalar!

Partiler birbirlerine düşman değil, rakip.

Partizanlık, kısır ideolojik kavgalar Van’a yeterinece kaybettirdi!

Futbol takımı tutar gibi parti taraftarı olmak bizi çoktan ligden düşürdü.

Artık bunlarla vakit kaybedecek lüksümüz kalmadı. Van’ın refah ve gelişmişlik hususunda bir an önce yükselişe geçmesi, en azından ülke ortalamasını yakalaması lazım.

Bu da gökten zembille inecek bir şey değil. Bunu yine biz Vanlılar yapacağız. Bunun yolu; birbirimizi dinlemeyerek değil, birbirimize kulak vererek olacaktır.

Ez cümle, gelen sesin hangi camiden geldiğine bakmadan, gelen sesin sadece ezan sesi olduğundan hareketle: “Aziz Allah, şefaat ya resulullah!” diyeceğiz.

Bu kadar!

Allah kabul etsin!

YORUM EKLE