VAN

ABD, İsrail-İran savaşı Van’a göç ettirir mi? Uzman isim açıkladı!

İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşta 11.gün geride kaldı. Karşılıklı saldırıların devam ettiği bölgede en üst düzeye çıkarken İran’daki gelişmeler Türkiye’nin İran’a açılan kapısı konumundaki Van’da da bu durum yakından takip ediliyor. İran’da savaş halinin daha uzun sürmesi halinde sınır kenti Van’ın göç ve güvenlik açısından nasıl etkileneceği merak ediliyor. Van YYÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Erkan Afşar, şu aşamada kitlesel bir göç hareketi yaşanmadığını açıkladı.

Abone Ol

ABD ve İran arasında uzun süredir devam eden gerilim, 28 Şubat sabahı İsrail’in ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırısıyla yeni bir boyut kazandı. Taraflar arasında 12 gündür süren karşılıklı saldırılar bölgedeki tansiyonu yükseltirken, gelişmeler Türkiye’nin İran’a açılan kapısı konumundaki Van’da da yakından takip ediliyor. İran’ın 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesine 3 bin 95 füze ve İHA ile saldırı düzenlediği belirtilirken, her yıl yüz binlerce İranlının giriş yaptığı Kapıköy Sınır Kapısı’nda günübirlik yolcu geçişlerinin karşılıklı olarak durdurulduğu açıklandı. Olası gelişmelerin sınır kenti Van’ı göç ve güvenlik açısından nasıl etkileyebileceği merak edilirken, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Afşar, şu ana kadar kitlesel bir göç hareketinin söz konusu olmadığını ama olması halinde bu durumun Türkiye ile de sınırlı kalmayacağını söyledi.

AFŞAR: PETROL FİYATLARI VE TURİZM GELİRLERİ BİRÇOK ÜLKEYİ ETKİLEDİĞİ GİBİ TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLEYEBİLİR

Afşar, çatışmaların bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek bir süreci beraberinde getirdiğini söyleyerek, “Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı hava saldırılarının ardından İran da buna karşılık olarak başta İsrail olmak üzere bazı Körfez ülkelerine misilleme saldırıları gerçekleştirdi. Bu durum çatışmaların Ortadoğu’daki farklı ülkelere yayılmasına neden oldu. Bu gelişmelerin Türkiye’ye olası etkilerine bakmak gerekiyor. Öncelikle ekonomik açıdan değerlendirdiğimizde petrol fiyatları ve turizm gelirleri birçok ülkeyi etkilediği gibi Türkiye’yi de etkileyebilir” dedi.

SAVAŞIN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ OLACAK MI?

Güvenlikle ilgili değerlendirmelerde bulunan Afşar, “Bu savaşın şüphesiz bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik olumsuz etkileri olmaktadır ve olacaktır. İran ve Körfez ülkeleri özellikle en fazla etkilenen bölgeler olmaktadır. Bu savaşın Türkiye'nin ulusal güvenliğine de etkileri olacaktır. Kendisine yönelebilecek olası güvenlik tehditleri ve bölgesel bir çöküş senaryosuna karşı Türkiye savaşın, patlak verdiği andan itibaren İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden bir girişim olduğunu dile getirirken öte yandan İran tarafından Körfez ülkelerine yönelik yapılan misillemeleri de kınamıştır” diye konuştu.

İRAN’DAKİ SAVAŞ VAN’A GÖÇ GETİRİR Mİ? UZMANINDAN AÇIKLAMA

Afşar, sözlerine şöyle devam etti: “Bu savaş nedeniyle İran'da ve ona komşu ülkelerde oluşabilecek iç çatışma ve istikrarsızlık ortamları, terör örgütlerinin faaliyetleri için alan bulmalarına ve Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik girişimlere neden olabilir. Savaşın ortaya çıkarabileceği bir istikrarsızlık dalgasının Türkiye'ye sıçraması hiç istenmeyen bir durum. Kitlesel göç akınlarına neden olabilecek bir gidişat Türkiye'nin sınır güvenliğinin yanı sıra toplumsal ve ekonomik güvenliğini de olumsuz yönde etkileyebilecektir. İran kaynaklı Orta Doğu coğrafyasının diğer bölgelerinde ortaya çıkabilecek risk ve istikrarsızlık kaynakları Türkiye'nin güvenliğini yakından etkileyebilecektir.”

“İKİ SENARYO GÖÇÜ TETİKLEYEBİLİR”

Bölgede kitlesel bir göç dalgasının oluşabilmesi için iki farklı senaryonun gerçekleşmesi gerektiğini belirten Afşar, “Bölgede kitlesel bir göç dalgasının oluşabilmesi için iki farklı senaryonun gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan birincisi İran’da iç baskının artmasıdır. Eğer İran hükümeti üzerinde ciddi bir iç baskı oluşursa bu durum göçü tetikleyebilir. İkinci olarak ise çatışmaların büyük şehirlere yayılması ve şiddetin tırmanması durumunda kitlesel göç yaşanabilir. Ancak şu aşamada bu iki durumdan da söz etmek mümkün değil” diye aktardı.

VAN SINIR HATTINDA GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTTIRILDI

Van’ın İran’a en yakın illerden biri olduğunu hatırlatan Afşar, “Türkiye’nin sınır güvenliği konusunda ise oldukça dikkatli davrandığını söyleyebiliriz. Göç yönetimi konusunda Türkiye gerekli önlemleri almaktadır. Van özelinde konuşmak gerekirse, Van İran’a en yakın illerimizden biridir. Türkiye–İran sınırının toplam uzunluğu yaklaşık 595 kilometredir ve bunun yaklaşık 300 kilometrelik kısmı Van sınırları içerisindedir. Bu nedenle bölgesel etkilerin en çok hissedildiği illerden biri Van’dır” dedi.

SINIR DUVARI 180 KİLOMETREYE ULAŞTI

Özellikle Van ve Hakkari sınır hattında güvenlik önlemlerinin önemli ölçüde arttırıldığını söyleyen Afşar, “Türkiye bu nedenle sınır güvenliğine büyük önem vermektedir. Sınırların korunması için çeşitli önlemler alınmıştır. Örneğin 2021 yılında İran sınırında bir sınır duvarı inşa edilmeye başlanmıştır ve bu duvarın uzunluğu bugün yaklaşık 180 kilometreye ulaşmıştır. Olası kaçak geçişlere ve düzensiz göç hareketlerine karşı bu tür önlemler alınmaktadır. Özellikle Van ve Hakkari sınır hattında güvenlik tedbirleri oldukça artırılmış durumdadır” şeklinde konuştu.

“ŞU AN İÇİN VAN’A KİTLESEL BİR GÖÇ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Şu an için Van’a bir göçün söz konusu olmadığını belirten Afşar, “Hükümet yetkilileri de zaman zaman bu konuda açıklamalar yapmaktadır ve İran sınırında gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını belirtmektedir. Van, İran’a yakın bir il olduğu için göç ihtimali her zaman gündemde olabilir. Ancak şu anda sizlerin de takip ettiği üzere kitlesel bir göç söz konusu değildir. Bu durumun ilerleyen süreçte nasıl gelişeceğini söylemek için henüz erken. Şu an taraflar daha çok diplomatik çözüm yollarına ağırlık vermeye çalışıyor” diye konuştu.

“İRAN’DAKİ AFGAN GÖÇMENLER DE HAREKET EDEBİLİR”

İran’da yaklaşık 2,5 ila 3 milyon Afgan göçmenin bulunduğunu belirten Afşar, “Eğer dış müdahale sonrasında İran’da rejimin devrilmesine yönelik bir toplumsal muhalefet ortaya çıkar ve bu durum iç çatışmaya dönüşürse, o zaman kitlesel göçten söz etmek mümkün olabilir. Bunun dışında İran’da yaklaşık 2,5 ila 3 milyon civarında Afgan göçmenin bulunduğu da biliniyor. Olası bir göç dalgası yaşanması durumunda bu Afgan göçmenlerin de Türkiye’ye doğru hareket etme potansiyeli bulunuyor” dedi.

“VAN ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞEBİLECEK OLASI BİR GÖÇ DALGASI YALNIZ VAN’LA VEYA TÜRKİYE İLE SINIRLI KALMAYACAKTIR”

Afşar, tüm bu ihtimallere rağmen şu an için bölgede kitlesel bir göç hareketinin yaşanmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Ayrıca Avrupa Birliği’nin göç politikaları açısından da bu süreç yakından takip edilmektedir. Çünkü İran’dan Türkiye’ye, özellikle Van üzerinden gerçekleşebilecek olası bir göç dalgası yalnızca Van’la veya Türkiye ile sınırlı kalmayacaktır. Bu göç hareketi zamanla Avrupa’ya doğru da ilerleyebilir. Bu nedenle Avrupa Birliği ve üye ülkeler de süreci yakından izlemektedir. Ancak tekrar belirtmek gerekir ki şu an itibarıyla kitlesel bir göç durumu söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.