VAN

Akraba evliliği Vanlı aileye iki acı yaşattı: Acılı anne 3. çocuğuna böbreğiyle can verdi!

Akraba evliliğine bağlı genetik hastalık nedeniyle Van’da iki evladını toprağa veren Özlem Demirdoy, aynı teşhis konulan 3 yaşındaki oğlu Doruk’a İzmir'de gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla böbreğini bağışlayarak ailenin yıllar süren çaresizliğine son verdi.

Abone Ol

Van'da ikamet eden Özlem (45) ve Özgen Demirdoy (46) çiftinin, yıllardır kalıtsal nefrotik sendrom nedeniyle verdikleri yaşam mücadelesi İzmir'de mutlu sonla noktalandı. Daha önce aynı hastalıktan dolayı iki çocuğunu kaybeden aile, 3 yaşındaki oğulları Doruk'un da aynı hastalığa yakalandığını öğrenince büyük bir yıkım yaşadı. İzmir’de özel bir hastanede 12 Haziran'da gerçekleştirilen başarılı böbrek nakli operasyonuyla Doruk, annesinin böbreği sayesinde sağlığına kavuştu.

ACI DOLU GEÇMİŞ: İREMSU VE MUHAMMET MUSTAFA'NIN KAYBI

Ayı genetik hastalık yüzünden iki evladını toprağa veren acılı anne, bu kez 3 yaşındaki oğlu Doruk'a böbreğini bağışlayarak yıllar süren çaresizliğe son verdi. Demirdoy ailesinin dramı, 2012 yılında ilk çocukları İremsu'nun doğumuyla başladı. Henüz bebekken nefrotik sendrom tanısı konulan İremsu, Mersin'de üç ay tedavi gördükten sonra böbrek nakli aşamasına gelemeden 2014 yılında solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti. Aynı yıl doğan ikinci çocukları Umutcan'ın sağlıklı büyümesiyle bir nebze teselli bulan ailenin acısı, 2018 yılında dünyaya gelen Muhammet Mustafa ile yeniden alevlendi. Bir yaşındayken gelişen ödem nedeniyle hastaneye götürülen Mustafa'ya da aynı teşhis konuldu. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde takip edilen minik Mustafa için böbrek nakli planlandı; anne Özlem Demirdoy böbreğini vermeye hazırdı. Ancak araya giren pandemi dönemi ve iptal olan operasyonlar nedeniyle nakil merkezine sevk edilemeyen Mustafa, 2022 yılında hayata gözlerini yumdu.

AYNI HASTALIK, BU KEZ DORUK'TA ORTAYA ÇIKTI

İki evladını aynı hastalıktan kaybeden Demirdoy ailesi, 2023 yılında dünyaya gelen çocukları Doruk için büyük umut taşıyordu. Hastalığa dair belirgin bir şikayet olmamasına rağmen, geçmişteki acı tecrübeleri nedeniyle erken dönemde doktora başvuran aile, korktukları gerçekle bir kez daha yüzleşti; Doruk'a da nefrotik sendrom tanısı konuldu. Tedavi için İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran aile, iki yıl boyunca Van ile İzmir arasında mekik dokudu. Hastalığın hızla ilerlemesi üzerine Doruk için diyaliz aşamasına geçilmeden böbrek nakline karar verildi.

1 YAŞ BOYUTUNDAKİ BEDENE BAŞARILI NAKİL

Doruk'un ameliyatı, İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde, Dr. Işık Özgü başkanlığında; Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Uzm. Dr. Rahmi Gökhan Ekin, Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat'tan oluşan uzman bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Operasyon başarıyla sonuçlanırken, Doruk yeni ve sağlıklı yaşamına ilk adımını attı.

"UMUTSUZCA GİDİP GELİYORDUM, ÇOK ŞÜKÜR NAKİL OLDUK"

İki evladını toprağa verdikten sonra üçüncü çocuğuna can olan anne Özlem Demirdoy, yaşadığı karmaşık duyguları şu sözlerle ifade etti:"İlk çocuğum 3 ay tedavi gördü, ne diyalize ne nakle gidemeden solunum yetmezliğinden kaybettim. İkincisini de pandemide kaybettim. Nakil için bizi Antalya'ya göndereceklerdi, ameliyatlar iptal oldu. Böbreğimi ona verecektim ama kısmet Doruk'aymış. Doruk için de aynı acıyı yaşayacağımı düşünerek çok büyük korkular yaşadım. İki yıldır İzmir'e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Sonunda 'nakil olabilirsiniz' dediler ve olduk. Doktorlarımız çok destek oldu, çok mutluyum."

"UMUTSUZCA YAŞIYORDUK"

Baba Özgen Demirdoy ise geçmişte yaşadıkları çaresizliği hatırlatarak şunları söyledi: "İlk çocuğumuzda nefrotik sendromun çaresi yok dediler, kurtaramadık. İkinci çocuğumuz Muhammed Mustafa'da pandemiden dolayı böbrek nakli olamayacağını söylediler, onu da kaybettik. Doruk 1 yaşından sonra bu hastalığa yakalanınca, eskiden yaşadığımız acılar yüzünden bunu da kurtaramayacağımızı düşündük. İzmir'e geldik, doktorlarımız bize umut oldu. Çok şükür başarılı bir ameliyatla şu an sağlıklı. Biz üçüncüde umutsuzca yaşıyorduk, hamdolsun Allah'a."

"BÖBREK NEREDEYSE ÇOCUĞUN BOYUTU KADARDI"

Nakli gerçekleştiren ekibin başkanı Dr. Işık Özgü, operasyonun teknik zorluklarına dikkat çekerek, "Bu vakayı özel kılan, hastamızın 3 yaşında olmasına rağmen gelişme geriliği sebebiyle 1 yaşında bir çocuk boyutunda ve kilosunda olmasıydı. Neredeyse böbrek çocuğun boyutu kadardı. Cerrahi olarak zorlayıcı bir ameliyattı. Kadın böbrekleri nispeten daha küçük olduğu için anneyi tercih ettik. Normalden uzun süren ama neticesi çok yüz güldürücü bir operasyon oldu. Artık diyaliz ihtiyacı kalmadı" dedi.

"AKRABA EVLİLİĞİNE BAĞLI GENETİK MUTASYON"

Vakanın tıbbi arka planını açıklayan Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, genetik faktörlerin altını çizerek, "Ailede akraba evliliği söz konusu ve buna bağlı genetik mutasyonlar var. Hem anne hem babada bu mutasyon olduğu için çocuklarda nefrotik sendrom gelişme ihtimali mevcut. Genetik kökenli nefrotik sendromlarda idrarla aşırı protein kaybı gerçekleşir ve son dönem böbrek yetmezliğine ulaşılır. Diyalize almak yerine yaşam kalitesi açısından nakli tercih ettik. Anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevleri sağlam olduğu için nakil sonrasında aynı hastalığın nüksetme ihtimali çok düşüktür. Hastamız kısa zamanda gelişme geriliğini toparlayacaktır" ifadelerini kullandı.