Baba ve yetim

Abone Ol

“Baba”; kelimenin kökenine bakınca, bebek dili olarak tabir edilen bir dil kökeninden geldiği belirlenmiş, meal olarak kalın sesli kişi manasına geliyor. Bebek dimağında bile “baba” ile özdeşleştirilen kalın bir ses, yani otoritenin ve güvenin vücut bulmuş hali.

Bu durum bebekliğinin bitmesi ile de devam ediyor; o hep babadır. Görüldüğünde saygı ile imrenilen, sevginin tam olarak tezahür ettirilemediği, sevgisini göstermekten çekinen, varlığı pek istenilmeyen ama yokluğuna tahammül edilemeyen bir garip eşhas. Sağından, solundan daima para çıkartabilen, sürekli eve zahire taşıyan, en büyük hobisi karpuz seçmek ve çarsı yemeği hazırlamak olan, yok demeyi bilmeyen veya yok demeyi kendine zul adleden, genellikle sessizliğe bürünen, kinayeli şakalar yapan, asla sesini yükseltmeyen ama sessizliği ile dünyanın en büyük derslerini verebilen, güven ve otorite simgesi, kendi şahsına münhasır kişilerdir.

Babaların bir de garip bir huyları vardır ansızın ölüvermek gibi… Ortada hiç bir şey yokken, sizi bir kaç gün içinde kendi halinize bırakıp ansızın çekip gidebilirler, giderken sırtını yasladığınız dağı da alıp gittiklerini pek fazla umursamazlar. Çünkü onlara göre; size suskunlukları, hal ve hareketleri, yasama bakış açıları, sehpada duran içinde kitap ayracı ve üzerinde gözlük olan bir takım eşyalarla birçok öğüdü vermiş olduklarını bildikleri için giderken müsterihtirler.

Hâlbuki çoğu zaman öyle değildir.

Geride kalan evlatlar alacaklarını almışlardır. Fakat babalarına gösteremedikleri coşkun sevgileri, soramadıkları soruları, danışamadıkları sorunları, onu doyasıya öpüp koklamamaları, “acaba istediği gibi bir evlat olabildim mi?” sorusunun cevapsızlığı ile baş başa kalmışlardır.

Artık baba gitmiş ve geride “yetim” kalmıştır.

Sahi “yetim” nedir?

Yetim yani babasız, artık hiç bir şeye yetemeyen, gücü yetmeyen manasında kullanılan o meşhum kelime… Kelimenin yazılması, görseli bile yürek dağlayıcı hele telaffuzu büsbütün kör bir yalnızlık içeriyor. Bu 40 yaşında olsanız da, 4 yasında olsanız da böyledir. Şiddetli ve karanlık bir yalnızlık hissi…

“Babalarımız, alnımızı yazılan yalnızlıklarımızdır.” Bugün babalar günü, belki de bir anlamda yetimler günü çünkü yetimler bugünü daha çok anlamlandırır ve bugün herkesten daha çok babalarını anar ve özlerler. O yüzden bugün babanız hala yanınızda ise o sevgisini tezahür ettiremese de siz ona sevginizi gösterin, belki yüzünü buruşturacak, belki manasız bir tavır takınacaktır ama içten içe mutluluktan dört köse olacağını garanti edebilirim.

Tüm baba gibi babaların ve beni ansızın koyup giden babamın, babalar günü kutlu olsun.