Benim dünyamın rengi

Abone Ol

Benim dünyam renkli bir dünya… İçinde kahkaha var, samimiyet var, içten gelen mutluluk var. Ben gülmeyi seven insanlardanım. Çünkü gülmek sadece dudakların kıvrılması değil, ruhun hafiflemesidir. Kahkaha atmak ise hayatın yükünü omuzlardan bir anlığına indirmektir. İnsan bazen sadece bir tebessümle bile kendini yeniden toparlayabilir.

Ben mutluluğu severim. Küçük şeylerden sevinç duymayı, bir fincan kahvede huzur bulmayı, güzel bir sözle içimin ısınmasını severim. Çünkü hayat çoğu zaman büyük mucizelerle değil, küçük güzelliklerle anlam kazanır. Bu yüzden ben mutluluğu ertelemem, kimsenin eksiğini aramak ya da bir başkasının sahip olduklarını kıskanmak benim ruhuma uzak şeylerdir. Herkesin yolu farklıdır, nasibi farklıdır, hikâyesi farklıdır. Bir başkasının mutluluğu benim eksikliğim değil, onun emeğinin ve kaderinin bir sonucudur. Hatta çoğu zaman insanların mutlu olduğunu görmek beni de mutlu eder. Çünkü güzel şeyler paylaşıldıkça çoğalır. Ben ne olursa olsun kendi dünyama bakarım. Çünkü insan başkalarının hayatına odaklandıkça kendi içindeki güzellikleri kaçırır. Oysa asıl huzur, insanın kendi yoluna bakmasındadır. Kendi kalbini temiz tutmasında, kendi emeğini büyütmesinde, kendi iç sesini dinlemesindedir.

Hayat bana bir şey öğrettiyse, oda şudur. Herkes kendi kalbinin aynasını taşır. İçinde sevgi olan sevgi görür, içinde karanlık olan gölge arar. Ben ise rengimi korumayı seçiyorum. Gülüşümü, neşemi, iyi niyetimi kaybetmeden yaşamayı seçiyorum.

Çünkü benim dünyam renkli… Ve ben o renklere kimsenin gölge düşürmesine izin vermiyorum.