Bir secdede yazılan kader

Abone Ol

Bazı insanlar vardır; yaşarken çok görünmezler ama gittiklerinde büyük bir boşluk bırakırlar. Gürültüsüz yaşarlar, sessizce çalışırlar, kimseye yük olmazlar ama herkesin gönlünde iz bırakırlar.

Hakkâri’nin Çukurca ilçesine bağlı Güzereş köyünde, on çocuklu bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi. Yoklukla tanışarak büyüdü, paylaşmayı küçük yaşta öğrendi. Hayat ona kolay yollar sunmadı ama o hiçbir zaman kolay olanı değil, doğru olanı seçti. Dürüstlüğü bir meziyet değil, hayat tarzıydı. Yalan bilmezdi, hileye yaklaşmazdı, fırıldak çevirmeyi aklından bile geçirmezdi. Sözü ile özü birdi. İnsanlar arkasından konuşmaz, yüzüne bakınca güven duyardı.

İnancı sessizdi ama sağlamdı. Dindarlığını vitrine koymazdı; namazını gösteriş için değil, kulluk için kılardı. Sabah namazında evinden çıkarken kimseye görünmek gibi bir derdi yoktu. Sadece Rabbine yetişme telaşı vardı. Evinin hemen yanındaki cami onun sığınağıydı; oraya sadece bedenini değil, yorgunluğunu, derdini, duasını da götürürdü.

Ekmeğini alın teriyle kazandı. İnşaatlarda ustalık yaptı; betonun, demirin, harcın arasında bir ömür geçirdi. Kimseye minnet etmeden, kimsenin hakkına girmeden çalıştı. “Helal lokma” onun için bir slogan değil, vazgeçilmez bir ilkeydi. Kazancı az olsa da gönlü rahattı; çünkü haram bulaşmamıştı.

Ve bir cuma günü… Yine her zamanki gibi evinden çıktı. Yine her zamanki gibi camiye yöneldi. Kameti kendi getirdi. O gün belki de farkında olmadan son çağrısını yaptı. Secdeye vardı… ve kalbi orada durdu. Alnı secdedeyken, gönlü Rabbine dönükken, dünya ile bağı koptu. Bir insan için bundan daha onurlu, daha temiz bir veda olabilir mi?

Ardında mal, mülk, büyük servetler bırakmadı. Ama tertemiz bir isim bıraktı. Ardında “iyi adamdı” dedirten bir hayat, “kimseyi incitmedi” dedirten bir hatıra bıraktı. Herkesin isteyip de erişemeyeceği bir sonla göçtü bu dünyadan. Secdesi şahittir, emeği şahittir, helal lokması şahittir.

Bazen uzun yaşam değil, düzgün yaşamak kıymetlidir. R. Özek uzun değil belki ama dosdoğru bir hayat yaşadı. Mekânı cennet olsun. Böyle insanların ardından söylenecek en doğru söz şudur: İyi yaşadı, güzel gitti.