banner211

İŞİTTİĞİ AZAR YÜZÜNDEN KALİGRAFİ USTASI OLDU

Erzurum'da bir çağrı merkezinde asistanlık yapan Mustafa Adıgüzel, 4 yıl önce çalışmasını izlediği kaligrafi ustasının tepkisi üzerine başladığı bu sanat dalında kendi çabasıyla ustalaşarak ilk kişisel sergisini açtı.

İŞİTTİĞİ AZAR YÜZÜNDEN KALİGRAFİ USTASI OLDU

Erzurum'da bir çağrı merkezinde asistanlık yapan Mustafa Adıgüzel, 4 yıl önce çalışmasını izlediği kaligrafi ustasının tepkisi üzerine başladığı bu sanat dalında kendi çabasıyla ustalaşarak ilk kişisel sergisini açtı. 

 

Erzurum'da yaşayan 2 çocuk babası 33 yaşındaki Adıgüzel, kaligrafi (güzel yazı) eğitimi almamasına rağmen azmi sayesinde kendini geliştirerek başarılı bir sanatçı oldu. Eserleri 3. Erzurum Kitap Fuarı'nda sanatseverler ile buluşan ve ziyaretçiler için canlı performans sergileyen Adıgüzel, bu sanatla tanışmasını anlattı. Adıgüzel, bu sanatla daha önce karşılaşmasına rağmen İstanbul gezisinde Sultan Ahmet Meydanı'nda ilk kez canlı performans gördüğünü anlattı.

 

Oradaki ustaların tabaklar üzerine yazdığı yazıların çok ilgisini çektiğini, bunlardan birinin yanına giderek nasıl yaptığını merakla izlemeye başladığını aktaran Adıgüzel, "Seyrederken dalmışım, gerçekten güzel yazıyorlardı. Yazan arkadaşın beni uyarmasıyla kendime geldim. Azarlar şekilde dedi ki 'gidebilirsin bu iş bakmayla öğrenilmez 1 saattir bakıyorsun.' O hırsla Erzurum'a geldiğimde kalemi kağıdı aldım, dedim ki 'benimle ister alay etsinler, ister dalga geçsinler bu işi yapacağım' ve yaklaşık 4 yıl hiç ara vermeden bütün boş zamanımı yazarak geçirdim, belli bir noktaya geldim." diye konuştu. Eğitim almadan internetten çıkardığı harf kalıplarını çalışarak işe koyulduğunu dile getiren Adıgüzel, işi dışındaki tüm boş zamanda bu sanata çalıştığını belirtti.

 

"O KADAR ÇOK YAZDIM Kİ ELİMİ AÇAMADIM"

Kaligrafinin son noktasının insanın hayal gücü olduğunu ifade eden Adıgüzel, şunları söyledi: "En büyük desteği eşim, arkadaşlarım verdi. Arkadaşlarım sen yaparsın, başarırsın diyerek bana cesaret verdi. Sürekli kağıda yazdığım içim tabağa da yazmamı istediler, iş çıkışı evde yazmaya başladım ama bir türlü yazamadım. Sabaha kadar yazmak için uğraştım ve sonunda yazabildim. O kadar çok yazdım, elimi o kadar sıkmışım ki elim 2 saat yumulu şekilde kaldı ama başardım. Tabağa resimli kaligrafi işlemek zor ama onu da yapıyorum."

 

"TEK HARF ÖĞRETMEYEN USTAM"

Adıgüzel, bu sanata başlamasında İstanbul'daki usta ve azarının büyük katkısı olduğunu, bu nedenle o kişiyi "tek harf öğretmemiş ustası" kabul ettiğini belirterek, "İstanbul'a yeniden gittiğimde o adamın yanına gittim. Bir tabak istedim, şaşırdı. Parasını verdim, aldım. O tabağa 'tek harf öğretmeyen ilk hocama saygılarımla' yazdım. Adam şaşırınca dedim ki 'yıllar önce sen beni azarladın ben de gittim o hırsla hevesim de vardı kendi kendime çalıştım öğrendim'. O da 'hayatımın dersini aldım' diye not düştü tabağa. Şimdi zaman zaman beraber çalışıyoruz." diye konuştu.

 

ADIGÜZEL: İNSANLAR MUTLU OLUYOR

Kaligrafinin güzel duygular uyandıran, mutlu eden bir sanat olduğunu, insanları şaşırtmayı ve mutlu etmeyi sevdiğini ifade eden Adıgüzel, bugüne kadar sanatından herhangi bir gelir elde etmediğini söyledi. Adıgüzel, eserlerini özel gün ve düğünlerde sevdikleri ve yakınlarına hediye ettiğini kaydederek, "İnsanları şaşırtmayı seviyorum, yemek yediğim bir lokantada tabağı işler yazarım, iş yeri sahibi şaşırır. Kahvede oturduğumda çay tabağı ve bardağa yazıyorum, çok şaşırıyorlar." dedi. 

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2016, 07:55
YORUM EKLE