banner211

VAZGEÇMEK YOK!

Yeni hükümetin kurulması ve Beşir Atalay gibi bir ismin de Van’dan seçilmesi ile ‘çözüm’ umudu doğan Van için vergi terkini talebi bir kez daha kentin gündemi oldu.

VAZGEÇMEK YOK!

Yeni hükümetin kurulması ve Beşir Atalay gibi bir ismin de Van’dan seçilmesi ile ‘çözüm’ umudu doğan Van için vergi terkini talebi bir kez daha kentin gündemi oldu. 2011’den bu yana dillendirilmesine rağmen gerçekleşmeyen Van’ın vergi borçlarının silinmesi noktasında Van TSO, ESOB, OSB gibi ekonomi dinamiklerinin çağrıları tekrarlanarak sürerken terkin konusundaki gerekliliği bu çağrının fikir babası ve kentin muhasebesini en iyi bilen iki isim dile getirdi. 4 yılı aşkın bir zamandır sürekli gündemde olan vergi terkinin fikir babası gazetemize konuştu. Terkin ve mücbir sebep haliyle ilgili sorunları ilk olarak Aralık 2011’de kalem alan Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri, bu tespit ve önerilerinden sonuç alıncaya kadar tekrarlamaktan bıkamayacağını ifade etti.

 

“TEKRARLAMAKTAN BIKMAYACAĞIZ!”

2011 yılında yaşanan 2 büyük ve sayısız depremin ardından Van’ın en büyük sorunlarından ve en çok konuşulan sorunlardan bir tanesi vergi terkini oldu. Zaman zaman terkini yanlış bulanlar olurken, Van’ın hemen hemen yüzde 80-90’nı terkinin olması halinde kentin rahat bir nefes alacağını savundu. Bunların en başında ise Ticaret ve Sanayi Odası, STK’lar, Odalar ve esnaf geldi. Gazete olarak bizde defalarca bu sorunu dile getirdik ve talepleri dillendirdik. Son olarak Şehrivan Gazetesi olarak sosyal paylaşım siteleri üzerinde yaptığımız anketlerde de Van’ın en büyük sorunları arasından vergi terkin yine ilk sırada yer aldı. Peki, bu vergi terkini fikri ilk olarak kimden çıktı? Bunu ilk gündeme getiren kim oldu. Gazete olarak konun detayına indik ve verginin terkini ve mücbir sebepleri ilk olarak yazan ve gündeme getiren ismin Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri olduğunu bulduk. 2011 yılının Ekim ayında meydana gelen depremlerin ardından Güneri bu konuyu bir köşe yazısında dile getirmiş. Gazetemize konuşan İlhan Güneri, “Van depremi, mücbir sebep hali, sonuçları ve alınması gereken önlemler” şeklindeki yazısıyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “20.12.2011 tarihinden itibaren defalarca yazdığımız ve ilimiz gazetelerinde yayımlanan bu tespit ve önerileri, sonuç alıncaya kadar tekrarlamaktan bıkmayacağız.”

 

GÜNERİ: SONUÇ ALINCAYA KADAR BIKMAYACAĞIZ

Gazetemize açıklamalarda bulunan İlhan Güneri ilk olarak şu ifadelere yer verdi: “Van ilinde 23.10 2011 tarihinde meydana gelen deprem nedeni ile ilan edilen mücbir sebep hali uygulaması 4 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. Bu uygulamanın sonuçları ve karşılaşılacak sorunlar ile yapılması gerekenler bu yazımızı konusunu oluşturmaktadır. 20.12.2011 tarihinden itibaren defalarca yazdığımız ve ilimiz gazetelerinde yayımlanan bu tespit ve önerileri, sonuç alıncaya kadar tekrarlamaktan bıkmayacağız.”

 

“BİR HAYLİ TARTIŞMALI BİR KONUDUR”

Mücbir Sebep Hali Uygulaması ve daha önceki uygulamalar hakkında da bilgiler veren Güneri, “Van ilinde 23.10.2011 tarihinde meydana gelen deprem dolayısıyla Maliye Bakanlığınca 23.10.2011 tarihinden itibaren Mücbir Sebep ilan edilmiştir ve bu mücbir sebeplerde kaç kez ertelenmiştir. Vergi Usul Kanunu’nun 15. Maddesi; önce Marmara Bölgesinde Meydana gelen deprem nedeni ile 28.12.2001 gün ve 24626 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve Marmara Bölgesindeki Deprem nedeni ile uygulanacak hükümleri de içeren 4731 sayılı yasa ile daha sonra da 5228 sayılı yasa ile değiştirilmiştir. VUK 15. maddenin 3. fıkrasının son hali aşağıdaki gibidir. “(5228 sayılı Kanunun 1'nci maddesiyle değişen fıkra) Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.” Görüldüğü üzere burada Maliye Bakanlığı’na verilen yetkinin “Bazı Vergilerin Terkin” edilmesini yetkisinin kapsayıp kapsamadığı bir hayli tartışmalı bir konudur.” Şeklinde konuştu.

 

GÜNERİ’DEN MARMARA DEPREMİ AÇIKLAMASI

Marmara Depremi ile ilgili olarak yayımlanan 4731 sayılı kanunun ilk 3 maddesinde terkin edilecek vergiler ve terkin şekliyle ilgili yapılan düzenlemeler hakkında da açıklamalarda bulunan Güneri şöyle devam etti. “Yapılan düzenleme Maliye Bakanlığına bırakılmıştı. Maliye Bakanlığı bununla ilgili 7 Nisan 2002 gün ve 24719 sayılı Resmi Gazete'de   “17.08.1999 ve 12.11.1999 Tarihlerinde Meydana Gelen Depremlerden Zarar Görenlerin Vergi Borçları ve Vergi Cezalarının Terkini Hakkında Gene Teliğ Sıra No: 1” de gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Bu kanun ve tebliğin kapsamı 1 nolu tebliğde yazıldığı şekli ile aynen şöyledir; “4731 sayılı Kanunun 1’inci maddesi kapsamına bu maddenin 1 numaralı fıkrası gereğince, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim ve harçlar ile bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı, fon payı, vergi cezaları ve 16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanuna göre alınan eğitime katkı payı girmektedir. Ayrıca, 1’inci maddenin 9 numaralı fıkrası ile de Devlete ait alacaklardan Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince tahsil edilen ve Vergi Usul Kanunu kapsamına girmeyen; ancak, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilen amme alacakları için terkin konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Kanunun 2’nci maddesinde ise yıllık gelir ve kurumlar vergisi, geçici vergiler ile 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca kurumlarca yapılması gereken gelir vergisi tevkifatı kapsama alınmıştır. Bununla birlikte, 2’nci madde kapsamına bu vergilerle birlikte tahsili gereken diğer vergi, fon ve paylar girmemektedir.”

 

VAN İÇİN POZİTİF AYRIM UYGULANMALIDIR

4731 Sayılı Kanun uyarınca yayımlanan 1 Nolu Tebliğ ile Sakarya Depremi mağdurlarına sağlanan kolaylıklarla ilgili de konuşan Güneri, “Van ilinde meydana gelen Depremler nedeniyle de böylesi bir uygulamanın yapılması için bölge milletvekilleri ve hükümet nezdinde yapılacak çalışmalarda bu örnekten faydalanılması ve giderek bölgemizdeki yoksulluk oranının daha yoğun olduğu göz önünü alınarak ilave tedbirlerin alınması gerekir. Örneğin 4731 sayılı kanunda vergi terkini için mal varlığının % 10’unu kaybetme şartı aranmaktadır. Van ili için bu şart aranmamalıdır. Çünkü Van ve Sakarya ilginin gelişmişlikleri kıyaslandığında arada tam bir uçurum mevcuttur. Bu nedenle Van için pozitif bir ayrım uygulanmalıdır. Burada varlıklarının % 10’unu kaybetme şartı yerine vergi terkininin yüksek cirolu firmalara uygulanmaması gibi bir kısıtlama getirilebilir. Sakarya Depremi nedeni ile çıkarılan 4731 sayılı yasa ve yayımlanan tebliğlerde sağlanan kolaylıkların en önemlisi vergi terkinidir. Tebliğde bununla ilgili esaslar şöyle sıralanmıştır;  (Yukarıda yazdığımız gibi bu tedbirlerin uygulanması için depremzedelerin, varlıklarının %10’unun kaybetme şartı aranmaktadır.)” Dedi.

 

ŞAHİN: KRİZ HALEN DEVAM EDİYOR

Terkinin fikir babası olan İlhan Güneri’nin yanı sıra vergi terkini için görüştüğümüz Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı İbrahim Şahin deprem sonrası halen ekonomi krizlerin yaşandığını ifade etti. Şahin ilk olarak şunları söyledi: “Depremle birlikte ilimiz çok ciddi sorunlar yaşadı. O dönem hükümetin burayı afet bölgesi ilan etmesi gerekiyordu fakat böyle bir şey olmadı. Depremle birlikte esnaf, tüccar ve yoksul insanların içinde yaşadığı o dönemi hepimiz çok iyi bir şekilde takip ettik ve halende takip ediyoruz. Depremin sonucunda yaşanan ekonomik krizler halen devam ediyor. Dolayısıyla vergi terkiniyle ilgili olarak en baştan beri, ülkemizde daha önce meydana gelen depremlerin sonrasında neler uygulanıp, neler uygulanmadığı gibi bir arayış içerisine girdiğimizde bir Sakarya, Yalova depremleri vardı afet kapsamında çoğu ilin vergisinin daha sonra ne olduğunu araştırdığımızda çoğu ilde terkin yapıldığını gördük.”

 

“BORÇLAR SADECE VERGİ BORÇLARI DEĞİL”

Sakarya’da yaşanan deprem ile Van’da yaşanan deprem koşullarının aynı olmadığını söyleyen Şahin, “Tabi bunun koşulları vardır. Biz Sakarya depremi ile Van depreminin koşullarının aynı olduğunu söylemiyoruz. Orada yüzde 10’un kaybolması gibi bir şey söz konusu oldu. Van’da ise binlerce depremler oldu. Esnaf ve tüccar yaşanan bu depremlerden dolayı tespiti yapılmadı. 15 gün içerisinde esnafın kayıpları hemen 15 gün içerisinde adliyeye başvurarak durum tespitinin yapılması gerekiyordu, ancak bu olmadı. Bunun olmamasının koşulu sürekli olan depremlerin olmasından dolayıydı. İnsanların bu depremlerden dolayı tespite gidemeyişiydi. Biz odalar olarak şunu söyledik; Her defasında biriken bu vergilerin terkin edilmesini istiyoruz. Düşünün ki 4 yıl boyunca biriken vergi borçları var. Yarın mücbir sebep kalktıktan sonra bu borçlar bir şekilde ödenecek ve bu borçların üzerine birde cari borçlar gelecek. Zaten ekonomik sıkıntısı olan bir ilin, esnafın ve bir tüccarın bunları ödeme konusunda ciddi bir acizlik içerisine girecek. Sadece vergi borçları değil. Sadece bu olsa yine ödenir. Kredi borçları var, banka borçları ve TOKİ borçları var. Tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman uygulanabilir olduğunu düşünmüyoruz.”

 

ŞAHİN: MALİYE BAKANIYLA GÖRÜŞECEĞİZ

Taleplerini de dile getiren Şahin, “Bizim buradaki talebimiz şudur. Yetkililerin bunu uygulanabilir hale getirmeleri gerekiyor. İnsanlar borcum var ama ödeyemiyor. Bunun hiç kimse faydası yok ki. Dolayısıyla bizim çağrımız oldu ve olmaya devam edecek. Biz yeni Maliye Bakanımızla da görüşeceğiz. Bire bir odalar olarak kendisiyle görüşeceğiz ve bu sorunu çözmesi konusunda kendilerine talebimiz olacak. Bu vergilerin 1 yılı mı, 3 yılı mı yoksa 4 yılı mı terkin edilir ya da taksitlendirme olur onu bilemem. Ama bizimle bu konuyu bizimle görüşmeleri gerekiyor ve bu isteğimiz olacak. Bize göre bu vergilerin terkin edilmesi faydalı olacaktır. Sonuç bu il bir afet yaşadı, bizde bu ülkenin vatandaşları olarak böyle bir hakkımızın olduğunu da düşünüyoruz.” İfadelerine yer verdi.

 

TAKVA: HALA UMUDUMUZ VAR!

Öte yandan geçtiğimiz günlerde konuyu bir kez daha Şehrivan’a değerlendiren ve bu konunun en büyük takipçisi ve ısrarcılarından birisi olan Van TSO başkanı Necdet Takva da bu konuda umutlarını yitirmeden çalışacaklarını belirtti. Konuyla ilgili görüştüğümüz ve göreve geldiği günden bu yana vergi terkini için büyük çaba sarf eden Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva önemli açıklamalarda bulundu. Takva, “Van halkının yaşadığı yerel ekonomik krize bir acil müdahale alanı olarak algılanması memnuniyet vericidir. İlk defa Van halkı bir konu üzerinde ortaklaşma memnuniyet verici. Bu konu bir kurumun talebi olmaktan çıkmıştır. Keza 1 Kasım seçimler öncesi Van’da bütün politikacılarda bu konuda hem fikir bir şekilde bunun çözülmesi için çaba harcayacaklarını söylediler. Hatta Beşir Bey özellikle Sayın Babacan’ın geldiği toplantıdaki konuşmasında da bunun büyük bir sorun olduğunu ve çözümü için çalışma yürüteceğini de söylemişti. Bizim de umudumuz var. Van bu umudunu diri tutuyor. Dolayısıyla bunun yeni yasama döneminde yeni yasa ile sağlanabileceğine dair çalışmayı da politikacılarımızdan bekliyoruz. Önümüzdeki hafta içinde bir heyetle başta sizin de tespit ettiğiniz konular olmak üzere diğer konuları da tartışmak üzere mecliste bir lobi faaliyeti yürüteceğiz.” dedi.


ŞEHRİVAN EKONOMİ: ÖNDER ALTINAL / ÖZEL HABER

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2015, 11:07
YORUM EKLE