GAZÂLÎ’NİN SESSİZ İNKILABI

Abone Ol

Bağdat’ta bir medrese… Yüzlerce öğrenci onu dinliyor. Şöhret, itibar ve başarı İmam Gazâlî’nin etrafını sarmış durumda.

Fakat insan bazen tam da zirvedeyken kendi içine dönmek zorunda kalır.

Bir gün Gazâlî’nin zihninde sarsıcı bir soru belirir:

“Bütün bu çabam gerçekten Allah rızası için mi, yoksa beğenilme ve şöhret arzusu mu beni yönlendiriyor?”

Bu soru, onun hayatını değiştirdi. Meşhur kürsüsünü, alkışları ve görünür olmanın cazibesini geride bırakarak sessiz bir iç yolculuğa çıktı.

Çünkü bazen geri çekilmek, ilerlemenin en derin biçimidir.

Asırlar geçti ama insan değişmedi. Dün ilim meclislerinin alkışı neyse, bugün de görünür olma arzusu aynı çekim gücüne sahip. İnsan, yaptığının anlamını fark etmeden kaybedebiliyor.

Belki de asıl devrim, dünyayı değiştirmeden önce kendimize şu soruyu sorabilmektir:

“Neden yapıyorum?”

Çünkü insanı dönüştüren şey, başarıları değil; o başarıların ardındaki niyetlerdir.