banner211

BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL!..

7 Haziran’dan sonra başlayan çatışmalı süreç ve bozulan barış ve huzur ortamı 1 Kasım’dan sonra bir çok yerde durulsa da Silvan ve Cizre gibi yerleşim birimlerinde çatışmalar ve karışıklıklar aralıksız sürüyor.

BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL!..

7 Haziran’dan sonra başlayan çatışmalı süreç ve bozulan barış ve huzur ortamı 1 Kasım’dan sonra bir çok yerde durulsa da Silvan ve Cizre gibi yerleşim birimlerinde çatışmalar ve karışıklıklar aralıksız sürüyor. Sokağa çıkma yasağının aralıksız sürdüğü Silvan’da insanlar çatışmalar ve ölümlerden dolayı artık umudunu iyice keserken şimdiye kadar 20 bin insan evlerini geride bırakıp göç etti. Yasağın 12’inci gününde vehamet katlanarak büyümeye devam ediyor…

 

Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağı 12’inci gününe ulaştı. Bugüne kadar ilçede 4’ü polis, 4’ü asker ve 4’ü de vatandaşın yanı sıra yaşanan çatışmalarda 10 kişinin de hayatını kaybettiği öğrenildi. Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağı sürüyor. 12 gün öce başlayan ve halen devam eden yasakta aralarında polis ve askerin de olduğunu 22 kişi hayatını kaybetti. Yaşanan ölümlerin yanı sıra çatışmalardan dolayı vatandaşlarda ilçeyi terk etmeye başladı. Evlerindeki bir battaniyeyi bile almadan evini terk eden insanlar mağdur durumdalar. Peki, 12 günlük sokağa çıkma yasağının uygulandığı Silvan’da neler oluyor? Şehrivan Gazetesi olarak gerek bugüne kadar yapılan haberleri gerekse de Silvan’da haber takibinde olan basın mensuplarının değerlendirmelerini aldık. İşte 12 günlük yasağın olduğu Silvan’da son durum...

 

ÇATIŞMANIN ORTASINDA KALDI

Çatışmaların sürdüğü mahallelerde yoldan karşıya geçmeye çalışan 3 çocuk babası 24 yaşındaki Engin Gezici, silahla vuruldu. Gezici’nin vurulduğunu gören halası 55 yaşındaki İsmet Gezici de gittiği olay yerinde çatışmanın ortasında kalarak silahla yaralandı. Yaralı Engin Gezici ile halası İsmet Gezici, Silvan Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalelerin ardından Diyarbakır’a sevk edildi. Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Engin Gezici ile İsmet Gezici hayatlarını kaybetti.

 

SİLVAN’DA YASAK 12’NCİ GÜNÜNE GİRDİ

Saldırıların ve operasyonların 4 aydır sürdüğü Silvan, Diyarbakır’a 80 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Köyleriyle birlikte nüfusu yaklaşık 105 bin olan Silvan’ın Tekel, Konak ve Mescit mahallelerinde operasyonlar nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 12'nci gününe girdi. Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki 3 mahallede sokağa çıkma yasağı 12’nci gününe girerken operasyonlar sürüyor. Yaşanan operasyon ve çatışmalardan dolayı halk evlerini terk ediyor. Bu mahallelerde nüfusun 10 bin eksildiğini söyleyen Silvan Esnaf Kooperatifi Başkanı Muhittin Kan, “Nüfusta 10 bin civarında düşüş oldu. Evlerin büyük bölümü yıkık, eşya almadan gidiyorlar.” Dedi. Yasaklı 3 mahalle dışında kalan ve daha güvenlikli semtlerde oturanlar, evlerinin balkonlarından ve çıktıkları damlardan çatışmaları endişe içinde takip ediyor. İlçenin sokağa çıkma yasağı bulunmayan semtlerinde oturan vatandaşlar kaldırımlarda, açmadıkları işyerlerinin önünde, ilçedeki belirsizliğin ne zaman sona ereceği merakla bekliyor. Sokağa çıkma yasağının olmadığı mahallelerde çocuklar tehlikeli de olsa her şeye rağmen okullarına gidiyor.

 

KAN: EŞYA ALMADAN GİDİYORLAR

Silvan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Muhittin Kan, ilçeden toplu halde bir göç olmadığını belirterek, "İnsanlar bireysel olarak, evlerinden hiçbir şeylerini almadan ilçeyi terk ediyor. Zaten isteseler de evlerini taşıyamazlar" dedi. İlçeyi terk edenlerin büyük bölümünün çatışmaların yoğun olduğu mahallelerde oturanlar olduğunu kaydeden Muhittin Kan, şunları söyledi: "Bazıları ilçedeki daha güvenli bölgeye de geliyor ancak büyük bir perişanlık yaşıyorlar. 3 mahallenin nüfusu 23 bin civarındaydı. Ancak pek çoğu göç etmek zorunda kaldı. İnsanların büyük bölümü çevre il ve ilçelerdeki akrabalarının yanına sığınıyor. Bu olaylardan sonra nüfusta 10 bin civarında düşüş oldu. Gidenler geri gelir mi onu da bilmiyoruz. Çünkü evlerinin büyük bölümü yıkık durumda.”

 

“ESNAF 20 YILDA KENDİNE GELEMEZ”

Kan açıklamasının devamında, “Silvan silahların altındadır. Artık öyle bir ilçedeki bu tank ve topların şehir merkezinde patlaması çok ayıplıdır. Biz her yere başvurduk. Kaymakam beyle sürekli diyalog halindeyiz. Kendisi çok iyi niyetlidir. Ancak şu anda 100'ün üzerinde dükkanımız yıkık. Yüzlerce ev yerle bir oldu. 24 saattir zaten hiç durmuyor silah sesleri. Diyarbakır Halk Bankası Bölge Müdürlüğü, yaşanan ortamdan dolayı çek ve senetleri 2 ay erteleyeceğini bildirdi. Silvan'ın şu anki durumu hiç iyi değil. İlçe ateş altındadır. Halen ilçeye takviye askerler geliyor. Perişan bir durumdayız. Silvan esnafı artık 20 yılda kendine gelemez.” Sözlerine yer verdi.

 

AKIN: BİR SAVAŞIN İÇİNDEYİZ

Silvan'da oturan esnaf Aziz Akın da günlerdir bir savaş ortamında bulunduklarını belirterek, "Bir savaş içindeyiz. Ne olduğunu biz de bilmiyoruz" dedi. Sokağa çıkma yasağının uygulandığı mahallelerde akrabalarının bulunduğunu, hepsinin perişan halde olduğunu kaydeden Akın, şunları kaydetti: “3 mahallede ha bire ağır silahlar konuşturuluyor. Oraya gitmek istiyoruz ancak apartmanların üzerindeki keskin nişancılar bize ateş açıyor. Bu anlamsız savaş nereye kadar gidecek. Sabah müzik sesi duyar gibi silah sesiyle uyanıyoruz. Akşam silah sesiyle uyuyoruz. Silahla kalkıp, silahla uyuyoruz. Evimizde rahat yatamıyoruz. Ne zaman öleceğimiz belli değil. Bir çözüm bulsunlar buna.”

 

TAKSİCİ HAYATINI KAYBETTİ

Mescit Mahallesi’nde çatışmalar yer yer devam ederken, mahalleye 150 metre mesafede bulunan bölgede 1 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Çatışmada taksi şoförlüğü yapan 45 yaşındaki Mehmet Gündüz ölürken, 50 yaşındaki Abdulsemet Kesici, 44 yaşındaki Seyfettin Kurt ile Kudbettin Çiçek yaralandı. Bu arada Cami Mahallesi Azizoğlu Caddesi üzerindeki evine roketatar mermisi isabet eden 70 yaşındaki Mehmet Emin Çiçek, cam parçalarından yaralandı. Yaralılar, Silvan Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalelerinin ardından Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

 

YAŞAR: KAN DONDURAN GELİŞMELER YAŞANIYOR

Konuyla ilgili görüştüğümüz Gazeteci-Yazar Naif Yaşar ise Silvan’daki gözlemlerini anlattı. Yaşar, Silvan’da büyük bir provokatörlüğün olduğunu belirten Yaşar, insanların ilçeyi terk ettiğini ve korkularının hat safhada olduğunu dile getirdi. Yaşar, Silvan gözlemlerinde ilk olarak şunları kaydetti: “Tüm samimiyetimle belirteyim ki, Silvan’da insan kanını donduran gelişmeler yaşanıyor. Silvan’da, koskocaman bir provokasyon kokusu alıyoruz. Silvan’da, Kürd’ün ve Türk’ün kanını akıtmaya yemin etmiş karanlık yapılar var. Ciddi bir bilgi kirliliği var. Kimi çevreler ise, sanki orada çekilmiş gibi bazı görüntüleri yayınlıyorlar. Bu da çok gayri ahlaki bir durumdur. Çünkü bu cesur yürekli ve bir o kadarda yoksul insanların yaşadığı ilçede çok büyük acılar yaşanıyor. Bu acılar üzerinde paye çıkarmak gayri ahlakidir.”

 

“İLÇEDE TELEFON VE İNTERNET YOK”

Silvan’da ne gördüklerini anlatan Yaşar, “12 Kasım 2015 günü saat 12 sıralarında ilçeye vardık. Tekel, Mescit ve Konak mahalleleri dışındaki tüm yerleşim alanlarında, işyerleri hemen hemen yarısı açıktı ve hayat olağan haliyle devam ediyordu. İlçenin birçok yerinde elektrik kesikti ve genelinde telekomünikasyon hizmeti alınamıyordu. Çatışmanın olduğu üç mahalle dışındaki yerleşim alanlarında ise, hayat ikindi namazı sonrası duruyordu ve insanlar evlerine çekiliyordu. Sokaklar ve caddeler, panzerlere, TOMA’lara kalıyordu. :atışmanın dışındaki yerleşim alanlarında, insanlar, endişeyle olayların seyrini takip ediyordu. Yani anlayacağınız, Silvan’ın bir yanı hayata tutunmaya çalışırken bir yanı paramparçaydı. İlçeye hâkim tepeden üç mahalleye birden havan atışları yapılıyordu. Mahallelerden silah sesleri yükseliyor ve misilleme yapılıyordu. İlçede duyulan tek ses, silah ve top sesleriydi.” Dedi.

 

İLÇENİN YÜZDE 80’Nİ GÖÇ ETTİ

Yaşlı bir amcanın “Söz konusu üç mahallede yaşayan nüfusun %80-90’ı göç etti ve yanlarına bir tek battaniye dahi almadan… Sadece hastalar ve yaşlılar kaldı.” Dediğini ifade eden Yaşar şöyle devam etti: “Çatışmayı fırsat bilip, ilçeye dadanan karanlık güçlere dikkat çekiyorlardı. Vali, kaymakam, belediye başkanları ve milletvekillerinin söz geçiremediği kişilerin olduğunu söylüyorlardı. “Her şey kontrolden çıkmış” diyorlardı. Ama detayları konuşmaya ve daha fazlasını anlatmaya cesaret edemiyorlardı çünkü korkuyorlardı. Onların konuşamaya cesaret edemediği bazı detayları, kulak misafir olduğumuz kulislerden duyduk. Polisin, askerin içine sızmış, savaşta ısrar eden ve kural tanımayan, emir dinlemeyen güçlerin varlığından söz ediyorlardı. Mahallelerde, PKK-YDG-H gibi silahlı güçlerin olduğu ve bu güçlerin arasına da sızmalar olduğuna vurgu yapıyorlardı. Duydukları kaygıyı dile getiriyorlardı. Bu karanlık güçlerin bertaraf edilmemesi durumunda, çatışmaların daha da derinleşeceği ve can kayıplarının daha da artacağını söylüyorlardı. Bunun yan sıra bir de halkın öne çıkan farklı bir talebi var. Kürt silahlı grupların bir an önce sivil yerleşim alanlarında çekilmeleri yönünde beklentileri vardı. Yani anlayacağınız, Silvan’da gerçek durum bildiğimiz, duyduğumuz türden değil.”

 

SOKAKTA MI KALALIM?

Vatandaşlardan Mehmet Engin, “Çatışmaların bitmesini istiyoruz. Çok zor durumundayız. İki ateş arasındayız. Biz de şaşırdık ne yapacağımızı.” dedi. Çatışmalar sırasında hayatını kaybeden Yakup Sinbağ'ın kız kardeşi Sümeye Sinbağ da, “Terör dağda, gitsin onlarla çatışsın, niye sivilleri öldürüyor? Bir haftadır evimizden çıkmışız. Niye tank ve topları getiriyor, camilerimizi ve evlerimizi yıkıyor. Biz şimdi ne yapalım, sokakta mı kalalım? Bunun neresinde adalet var, hani hukuk?” şeklinde konuştu.

 

YAŞAR: SİLVAN DİKEN ÜSTÜNDE

Yaşana tüm çatışmalara rağmen halen bir umudun olduğunu ifade eden Yaşar, “Yaşanan tüm acılara rağmen, normal yaşama dönülmesi anlamında tüm umutlar tükenmiş değil ve hala bir ışık var. Bu ışığın olduğuna, baro heyetinin yaptığı temaslarda kanaat getirdim. Saat 14 sıralarında, bölge barolarında gelen heyeti kabul eden kaymakam, çatışmaların biteceğine dair iyimser mesajlar veriyordu. Baro heyeti, kaymakamlık makamından umutları artmış şekilde ayrılıyordu. Fakat kısa sürede hayata geçecek bir umut değildi, çünkü, akşam saatlerinde silah sesleri bir kez daha çoğalıyordu. Saat 17 sıralarında, çatışmada hayatını kaybeden Süleyman Güleç adlı gencin tabutu, kadınların omuzlarında Silvan ilçe mezarlığına götürülüyordu. Cenazeye katılan binler, inadına ‘barış’ diyordu. İlçe halkının % 95’i barış derken, savaşta ısrar eden karanlık güçler yeni entrikaların peşindeydi. Van’a geri dönmek üzere Silvan’dan çıktığımızda, 11 gündür süren, sokağa çıkma yasağının kaldırılacağına dair, bir kez daha iyi haberler alıyorduk. Kısacası Silvan’da durum çok vahimdi vahim olmasına da, bu vahamete rağmen tarafların istemesi durumunda, silahların susması an meselesiydi.” Sözlerine yer verdi.

 

OLAYLARDA VAN VEKİLİ DE YARALANDI

Sokağa çıkma yasağı için Silvan'a gelen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, karşılaştığı manzarayı değerlendirdi. Yüksekdağ, Silvan'a giriş yaptığı ilk anda bir işgal manzarasıyla karşılaştığını söyledi. 11 gündür sokağa çıkma yasağıyla beraber Silvan halkının yaşam hakkının engellendiğini, yaşam alanlarının yasaklandığına dikkat çeken Yüksekdağ, sadece 3 mahallenin değil, tüm Silvan'ın işgal edildiğini ve halka zulüm yapıldığını ifade etti. Yaşanan olaylarda ölümden dönen  Figen Yüksekdağ, "Her yerde Silvan için demokratik tepkimizi ortaya koyalım. Abluka kaldırılması için harekete geçelim. Demokrasi sadece Silvan'a değil herkese lazım." ifadelerini kullandı.

 

"SİLVAN HALKI MAHALLESİNİ KORUYOR"

Yüksekdağ, "Halk, özyönetime bağlılığını koruyor. Tüm Türkiye, dünyaya saldırının, zulmün olduğu yerde direnişin de olacağının mesajını verdi. Silvan halkı evini, mahallesini koruyor. Ölümün, acının, gözyaşının içerisinde insanlar dimdik ayakta. Zulme teslim olmayan, zulme pabuç bırakmayan bir halk gerçeği var. Silvan'da bunu gördüm mağrur ama dimdik ayakta olan bir halk" dedi.

 

"ÖZYÖNETİM KAZANDIĞIMIZ MEVZİLERDEN BİRİDİR"

Yüksekdağ, "Halkımızın özyönetim ilanlarıyla ortaya koyduğu tutum demokratik olarak kazandığımız mevzilerden biridir. Örgütlü halkımızın kazandığı mevzilerin geri verilmesine izin vermeyeceğiz. Bu mevziler direnerek kazanılmıştır. Bu halkın alın teri emeği, kanı, gözyaşı ve değerleri var" şeklinde konuştu. Silvan'da sokağa çıkma yasağı kaldırana kadar ilçede olacaklarını söyleyen Yüksekdağ, "Silvan'da siviller Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla öldürüldü. Burada her şey onların talimatıyla oldu. Evleri yıkmaya, camileri bombalamaya gönderiyorlar. İçişleri Bakanı bizim vekillerimizi tehdit ederek, 'Üç mahalleyi haritadan sileceğiz' diyor. Bizleri, bu halkı asla yok edemezler. Bu direnişi silemezler. Yürüttükleri savaşı galibiyetle bitiremezler" dedi. Türkiye halklarına çağrı yapan Yüksekdağ, "Her yer Silvan'dır. Her yerde Silvan için demokratik tepkimizi ortaya koyalım. Abluka kaldırılması için harekete geçelim. Demokrasi sadece Silvan'a değil herkese lazım. Onun için her yerde direnişi büyütme zamanı" dedi.

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2015, 10:35
YORUM EKLE