banner290

Bu iddia çok konuşulur: CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı belli oldu! 6'lı masaya sunulacak

CHP, altılı masaya Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını getirmeye hazırlanıyor. Kılıçdaroğlu da partililere, "Masadaki üç genel başkan adaylığıma karşı değil, ikisi de ses çıkarmaz" mesajı verdi.

Bu iddia çok konuşulur: CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı belli oldu! 6'lı masaya sunulacak

Akşam gazetesi yazarı Melik Yiğitel ve Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu'nu aday göstereceğini köşelerine taşıdı. Öztürk ve Yiğitel yazılarında, İmamoğlu ve Yavaş'ın artık aday olarak gösterilmeyeceğini belirtti. Öztürk yazısında ayrıca, cumhurbaşkanlığı aday süreci dışında, CHP Genel Başkanlığı için de bir çekişme olacağını ifade etti. Yiğitel ise, HDP'nin; Kılıçdaroğlu'nun adaylığına bakış açısına dair CHP içinden aldığı bilgiyi paylaştı.

Hasan Öztürk'ün yazısı şu şekilde: "Bu köşeyi takip edenler elbette hatırlayacaktır. CHP'de önemli bir odak haline gelen '10 Aralık Hareketi' bir şekliyle Kemal Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak sahaya sürmek istiyordu ve başardı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun yakın bir gelecekte 6'lı masanın ortak adayı olma ihtimali de artıyor. CHP içindeki iki önemli aday adayı artık neredeyse denklem dışı. İstanbul'un Belediye Başkanı, 'Ben genel başkanımın neferiyim' demek için çıkmış. O artık gelecekte CHP genel başkanı ya da gelecekte cumhurbaşkanı adayı olma hayaliyle birlikte İstanbul’a geri dönmüş görünüyor.

Mansur Yavaş ise İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile geliştirdiği perspektifte sonuna kadar elim güçlü olsun derdinde. Fakat o ilişkide kim kimi araçsallaştırıyor pek belli değil!

Meral Hanım'a yine bir kadın siyasetçi olan HDP eş Başkanı Pervin Buldan'dan okkalı bir ayar geldi. "Cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemiyoruz" dedi. Bu çıkışın sadece Akşener'e değil, Akşener'in olası aday göstermek istediği isimlere de yapılmış olduğunu düşünüyorum.

Edirne Cezaevi'ndeki eski Eşbaşkan Demirtaş ise, artık iyiden iyiye İstanbul'un Belediye Başkanı'ndan, CHP Genel Başkanı'na dümeni kırmış görünüyor.

Böyle bir tabloda kim daha kazançlı çıkar sorusu elbette sorulmalıdır. Özellikle de CHP'de.

CHP’DE GENEL BAŞKANLIK YARIŞI CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİYLE ATBAŞI GİDİYOR

Bize göre, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun ömrünün son baharında cumhurbaşkanı adayı olarak finale çıkması kendisi açısından bir kazançtır. Ama kazanma şansı var mıdır? Açıkçası zor görüyorum.

Kılıçdaroğlu'nun adaylığının pekiştirildiği gün CHP'de yeni genel başkan adayları ortaya çıkacaktır. Hatta şimdiden kafa gösterenler var. Bu konuda hakkını teslim etmem gerekiyor Oğuz Kaan Salıcı, teşkilatlar üzerinden alttan alta en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Zaten 10 Aralık Hareketi'nin başat aktörü olarak CHP'ye eklemlenmişti. En büyük destekçisi CHP İstanbul İl Başkanı (bugünlerde yasaklı olduğu için sessizlik içerisinde) Canan Kaftancıoğlu.

İstanbul'un Belediye Başkanı'nın karlar altında İngiliz Büyükelçi ile balıkçıda ortaya çıkması ve ardından Ramazan Bayramı'nda Karadeniz turuna çıkarken yanına aldığı gazeteciler nedeniyle CHP'li sanatçı ve gazeteciler tarafından yerin dibine batırıldığı günleri hatırlayın. O gün sessiz kalan Kemal Kılıçdaroğlu, Canan Kaftancıoğlu'nun cezasının onandığı gün apar topar İstanbul’a koşmuştu. Kılıçdaroğlu kendisinin cumhurbaşkanı adaylığına verilen desteğe karşılık Kaftancıoğlu'na destek verdi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı yani Kılıçdaroğlu 6'lı masanın ve HDP'nin ortak adayı olmak için oyun kuruyor. Söylemi değişti. Partisini, HDP ile tezkere ve dokunulmazlıklar konusunda aynı hizaya çekti. Erdoğan ile girdiği polemiklerde muhtemel rakiplerinden çok daha öne çıkmayı başardı.

En son, Kızılcahamam'da, 'Adayımızın özellikleri' diye başladığı cümlede, 'Ahlaklı, devleti bilen' diye devam eden ifadeler kullandı.

O ifadeler tartışılırken Balıkesir'de, 'Bay Kemal demek ahlaklı olmak demek. Bay Kemal demek devleti bilmek demek' diyerek tarif ettiği adayın kendisi olduğunu bir kez daha ilan etti.

6'lı masanın küçük ortaklarının elleri kolları bağlı. O nedenle Kılıçdaroğlu'nun adaylığı konusunda küçüklerin tavrının pek önemi yok artık. Ama İyi Parti'nin alacağı tavır önemli. Bu noktada bir süre önce İstanbul'un Belediye Başkanı’nı satranç tahtasındaki herhangi bir taş gibi kullanan Akşener, şimdi de Ankara Belediye Başkanı Yavaş'ı kullanıyor.

Akşener, adayın belirlenmesinde mutlak söz sahibi olmak istiyor.

Yani, Kılıçdaroğlu'nun tek ikna etmesi gereken isim Akşener.

Bize göre, Kemal Kılıçdaroğlu bu saatten sonra Akşener'i ikna edemese de aday olmak zorunda kalacak.

Çünkü Oğuz Kaan Salıcı gibiler, artık partiye daha hakim ve Kılıçdaroğlu sonrasının CHP'sini şimdiden dizayn ediyorlar.

Diyebilirsiniz ki, İstanbul'un Belediye Başkanı da son açıklamasından sonra genel başkanlık hayali kuruyor olamaz mı? Elbette olabilir ama, onun Salıcı gibi bir teşkilatçı ve örgütçü karşısında esamesi bile okunmaz.

Cumhurbaşkanlığı seçimi aynı zamanda CHP'de genel başkanlık seçimi şeklinde geçecek diyelim ve susalım."

MELİK YİĞİTEL: ADAY KILIÇDAROĞLU, HDP DE DESTEKLİYOR

Muhalefetteki 6 partinin 28 Şubat'ta oluşturduğu altılı masadan ortak aday çıkmaması, son haftalarda farklı seslerin yükselmesine neden oldu. Aynı durum, CHP için de geçerliydi. Zira CHP'de de partinin adayının Genel Başkan Kılıçdaroğlu mu, yoksa Ankara ve Istanbul büyükşehir belediye başkanlarından biri mi olacağı konusunda mutabakat yoktu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba'nın, hafta başında "İttifakın kurucusu Kılıçdaroğlu'dur; CHP'nin uzlaştığı aday da Kılıçdaroğlu'dur" dedi.

Akşam gazetesinden Melik Yiğitel'in haberine göre; CHP'de adaylık konusunda Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş isimleri artık listede yok. Bunda, İmamoğlu'nun İstanbul'daki 3 yıllık performansı, krizlere tatildeyken yakalanması, Karadeniz seyahati ve seçmenlerine karşı tavrı da etkili oldu.

Kulislerden aldığı bilgileri paylaşan Yiğitel, "CHP, genel başkan yardımcısının ağzından, adaylık konusunda 'parti içi uzlaşma'nın sağlandığını ilan etti ve 'ortak aday' önerisi olarak altılı masaya getirileceğini ima etti" ifadelerini kullandı.

Yiğitel'in yazısı şu ifadelerle devam ediyor:

"Kılıçdaroğlu, daha önce de genel başkan yardımcıları, parti sözcüsü, grup başkanvekilleri ve milletvekillerinin ağzından adaylığını açıklatmış, parti bayraklarının, logolarının olmadığı 'kendi adıyla' mitingler düzenlemişti. Konuşmalarında 'biz'li değil, 'ben'li ifadeler kullanmayı tercih ederek, 'adaylık' imasını güçlü tutuyor.

CHP'li kaynaklarıma, özellikle de Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bildiğim isimlere iki soru sordum:

Kemal Bey aday olacak mı?

Kaynaklarımdan birinin ifadesi aynen şöyle oldu: "Kısa süre önce Sayın Genel Başkan ile çay içtik. Net ifadeyle 'aday benim' dedi."

"Peki bunu sadece kendi niyeti ve kararı olarak mı söyledi, yoksa altılı masada da karşılığı var mı?"

Onun cevabı daha ilginçti:

"Ben bizzat Kılıçdaroğlu'na sordum, 'masadakiler buna nasıl bakıyor' dedim. Kılıçdaroğlu da özetle, 'Meral Hanım ve Temel Bey olumlu bakıyor. Gültekin Bey ise daha önce desteğini açıklamıştı. Babacan ve Davutoğlu'nun da bu durumda pek ses çıkarabileceğini düşünmüyorum' dedi."

HDP KILIÇDAROĞLU'NA SOĞUK DEĞİL

İletişime geçtiği kaynaklarına, HDP'nin Kılıçdaroğlu'nun adaylığına bakış açısını da soran gazeteci Yiğitel, CHP içindeki genel kanaatin "HDP Kılıçdaroğlu'na destek verilebilir, oy yönlendirmesi yapılabilir" yönünde olduğunu söyledi.

Melik Yiğitel haberini; "HDP kanadında ise açıktan Kılıçdaroğlu'na destek verip vermeme konusu henüz netleşmedi. CHP'liler de HDP'nin açık desteğinin 'yararlı olup olmayacağı' konusunda tereddütlü" ifadeleriyle bitirdi.

ŞEHRİVAN GAZETESİ

YORUM EKLE