Şehircilik ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Giyik, tez çalışmasında Van’ın sorunlarını ele aldı!

Van’ın yıllardır tamamlanmayan ve bir türlü de çözüme kavuşmayan kronikleşmiş birçok sorunu konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor. İmarıyla, çevre yoluyla, kentleşmesi ile aynı kategoride yer aldığı illerin çok gerisinde kalan Van’ın mevcut durumu akademik çalışmalarda da ele alınmaya devam ediyor. Başta YYÜ olmak üzere birçok üniversitede çalışılan Van ile ilgili akademik çalışmaya imza atan isimlerden birisi de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Van İl Müdürü Cafer Giyik oldu.

Şehircilik ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Giyik, tez çalışmasında Van’ın sorunlarını ele aldı!

ŞEHRİVAN HABER: ORHAN SAĞLAM-ŞABAN BEYAZSAÇ

Van çözülmeyen ve tamamlanmayı bekleyen kronik sorunları konuşulmaya devam ederken ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Cafer Giyik de kentle ilgili önemli bir çalışmaya imza attı. Kentin hemen hemen bütün sorunlarını yaptığı tez çalışmasına işleyen Giyik, Van’ın tam olarak kentleşemediğini ve köy olarak da kalmadığına vurgu yaparak, ikisinin arasında niteliksiz ve kimliksiz bir yer durumda olduğunu söyledi. 1 milyonu aşan nüfusu ile konuşması gereken önemli sorunlar aşamayıp hala onlarca yıl önce tamamlanması gereken sorunları konuşan Van için yorumlarda bulunan Giyik, kent için; “Van ne kent ne de köy, ikisinin arasında niteliksiz ve kimliksiz bir yer durumda.” Yorumunu yaptı. Van’ın en büyük sorunlarını; imarlaşma kentleşme, ulaşım ve işsizlik olarak dile getiren Giyik, kentin doğru bir planlamaya ihtiyacı olduğunu ifade etti.

ESKİ AFAD MÜDÜRÜ GİYİK, VAN İSKAN POLİTASINI VE KENTLEŞMESİNİ ÇALIŞTA, ÖNEMLİ TESPİTLER ORDAYA KOYDU

Van’da uzun yıllarda kamu kurumlarında yöneticilik yapan, Van depreminde AFAD gibi hayali bir kurumun başında bulunan Cafer Giyik, müdürlük görevinin ardından akademik anlamda bir kariyer planlaması çizdi. AFAD yöneticili sonrasında Kamu Yönetimi’nde yüksek lisans, Mimarlık ve Şehircilik alanında doktora yapan bu arada hukuk fakültesini tamamlayan Giyik, çalışmalarında Van’ı konu alan önemli çalışmalar yaptı. Van depremi sonrası iskan politikaları ile birlikte kentin kentleşmesi gibi konuları çalışan ve Şehircilik ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı olarak da doktor unvanını alan Giyik, yaptığı akademik çalışmalar ışığında Van ile ilgili önemli tespitler paylaştı. Giyik, yaptığı çalışmaların önemli başlıklarını Şehrivan aracılığı ile paylaşarak kentin önemli meseleleri için çözümler önerdi.

GİYİK: VAN’IN CİDDİ SORUNLARI VAR

Van kentinin temel sorunlarına değinen Şehircilik ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Cafer Giyik çalışmaları ışığında yaptığı Van değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi, “Van’ın kentleşme ve işsizliğe ilişkin çok temel problemleri var. Altınsaç gibi birçok kilisenin hayvan barınağı olarak kullanıldığına şahit oldum. Van Gölü zaten doğal bir varlık olarak kesinlikle hazine değerinde ama o da yeterince kullanılamıyor. Son zamanlarda Van'daki kirlilik çok gündemde. Van Gölü'nün maalesef dip çamurlarından dolayı, atıkların deşarj ağından dolayı ciddi kötü koku söz konusu. Van Gölü'nün Vanlılar tarafından bilinmiyor olması ayrı bir problem.”

İMAR EN BÜYÜK SORUN!

“Kentte sinerji etkileşimini artırmamamız ayrı bir sıkıntı. Bunun gibi temel bazı başlıklar altında kentii inceledik. Van'ın en büyük problemi kaçak yapılaşma ve imar uygulamaları. Şu an bizim tespitlerimize göre 2021 yılı itibariyle Van'daki imarlı alanda yapılan yapıların sadece yüzde 9.55’i ruhsatlı. Yani Van'ın yüzde 91'i ruhsatsız. Hal böyle olunca yapılan yapıların malzeme kalitesini seçemiyorsunuz. Siz denetim mekanizmalarını çalıştırmadığınız zaman nihayetinde kontrolünüzde olmayan bir yapı stoku ortaya çıkıyor ve çarpık kentleşme oluşuyor. Bizde buna obez kentleşme diyoruz veya eski tabirle gecekondulaşma diyoruz.” Dedi.

PLANLI BİR YAPI ŞART!

Giyik, kentin ciddi bir planlamaya ihtiyaç duyduğunu belirterek: “Başlangıç noktasında eğer yerel yönetimler, kamu idareleri, yapı sahipleri, ilgililer, yetkililer, çözüm ortakları, paydaşlar, meslek odaları, STK'lar, kuruluşlar vesaire bunların tamamı sorumluğunu yerine getirirse, biz sorunu baştan yaratmayacağız için ortada bir sorun da kalmayacak. Sonuç itibariyle biz planlı bir kent tasarladığımız zaman geri dönüşümden de bahsetmeyeceğiz. Dönüşümden bahsetmek esasında dediğim gibi kendi yanlış eylemlerimizin sonucunda ortaya çıkardığımız çarpık kentlerin dayattığı bir tercihtir. Geri dönüşüm sadece yapılar için değil, her alan için geçerlidir”

“HASTA OLMADAN ÖNCE HASTA OLMAYI ENGELLEMEK EN DOĞRU KARARDIR”

“Misal, Van Gölü'nün tamamına biz 50-100 yıldır bütün kentin sıvı katı attıklarını, evsel atıklarını kontrolsüzce deşarj ediyoruz. Van Gölü’ne kıyısı olan her il ve ilçe bunu yapıyor. Şimdi ne yapıyorsunuz? Milyarlarca lira harcayarak ve milyonlarca saat iş gücü kullanarak dip temizliği yapalım diyorsunuz. Yani hasta olmadan önce hasta olmayı engellemek en doğru karardır. Hasta olduktan sonra iyileştirmek çok doğru bir yöntem değil. Önemli olan kendini hastalıklara göre öncesinde korumak, hasta olmayı önleyebilmek, engelleyebilmek daha önemlidir” şeklinde konuştu.

“VAN’DA KAÇ BİNA, KAÇ YAPI OLDUĞUNU HİÇ BİR KURUM BİLMİYOR!”

Van’ın sorunlarına dikkat çeken Giyik, “Van'da yapıların büyük bir bölümü mühendislik hizmeti almamış. Betonarme ve yığma yapılar olduğundan dolayı afet riski depremde yıkılma riski taşıyor. Van'ın en büyük üç sorunu; imarlaşma kentleşme, ulaşım ve işsizliktir. Kent konseyinin tespitleri de bunlar. Kıyı kesimi korunmuyor. Tarihi eserleri koruyamıyoruz. Restorasyonları uygun yöntemlerle yapamıyoruz. Planlama ve tasarım kapasitemiz çok düşük. 2 sene öncesine kadar belediye bünyesinde Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı varken şube müdürüne dönüştürmüş durumda. Van'da kentsel bilgi sistemi ve veri tabanı söz konusu değil. Bir kurumun veri tabanıyla diğer kurumun veri tabanı uyuşmuyor. Van'da hiçbir kurum, Van'da kaç bina, kaç blok, kaç yapı olduğunu bilmiyor” şeklinde konuştu.

“VAN SÜREKLİ BETONLAŞIYOR”

Kentin sorunlarıyla ilgili değerlendirmelerini sürdüren Giyik, şunları kaydetti: “Kaldırımlar panolar ve elektrik direkleri ile kesiliyor, insanlar rahat yürüyemiyor. Kentin çekirdeğinde Cumhuriyet Caddesi'nde binaların yüzde 80'inde brandalar ve ahşap örtüyle kaplamalar var. Kent merkezine yakışmayan bir görüntü söz konusu. Bunların yanında kentin bir meydanı ve kente toplanabilecek bir alan yok. Rekreasyon alanları yetersiz, dinlenme alanları yetersiz. 1977'de kişi başına düşen yeşil alan 2.70 metrekare iken şu an 1 metrekare civarlarında. Sürekli betonlaşmaya doğru giden bir Van söz konusu. Van'ın ana arterlerin de Van'ı besleyebilecek yollarımız söz konusu değil. O yüzden ulaşımda ciddi sıkıntı çekiyoruz. Engellilerin bile rahat edebileceği bir ulaşım ağını söz konusu değil. Bir başka konu başlığımız Van'ın kent merkezinde 2 bin civarındaki hayvan barınağı, ahırlar söz konusu ve bertaraf edilmesi ayrı bir problem. Van ne kent ne de köy, ikisinin arasında niteliksiz ve kimliksiz bir yer durumda.”


 

“VAN’IN UZUN VADEDE PLANLARI OLMASI GEREKİYOR”

Giyik, son olarak şunları söyledi: “Kentte yeni yaşam alanları, yeni arterleri açmamız gerekiyor. Çevre kirliliği ve gürültü türünü azaltmak için yine çevre yollarını devreye sokmamız gerekiyor. Bunun ötesinde sanayi tesislerini mümkün mertebe kentin dışına almamız gerekiyor. Bunun gibi yapısal tedbirlerle Van'ı kısa değil, belki orta vadede bir nebze rahatlatabilir ama uzun vadede mutlak surette Van'ın 50, 100 yıllık projeksiyonları olması gerekiyor”

ŞEHRİVAN GAZETESİ

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2022, 10:37
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nasıl Büyükşehir Olunur?
Nasıl Büyükşehir Olunur? - 2 hafta Önce

Çarşılar sıkışık. Cadde ve sokaklarımız dar. Çarpık yapılaşma yaygın. Semt ve mahalleler köy yeri gibi. Çapraşık, çarpık, plansız bir semt ve mahalle düzeni var. Yapı stoğumuz kötü. Sıvasız, boyasız, derme çatma ve gecekondu görünümlü on binlerce mustakil ev ve bina var. Birçok cadde ve sokak kullanışsız ve bakımsız. Modern ve geniş bulvarlar çok çok az. Ferah çarşılar yok. Kaldırımlar dar ve çoğunlukla esnafın işgali altında. Daracık cadde ve sokaklar sağlı solu otopark halinde. Çarşılarda ve mahallelerde büyük ve modern park ve yeşil alanlar inanılmaz derecede az. Kıyı ve sahillerin bile büyük kısmı atıl ve bakımsız halde. Çevre il, ilçe ve köylerin toplu taşıma araçları çarşılara ve mücavir yerlere giriyor. Çok sayıda durak ve hareket alanı var. Gerek şehirlerarası büyük bir otogar, gerek ilçe ve köy minibüsleri otogarı ihtiyacı var. Hâlâ Van Kalesi gibi, Vapur İskelesi gibi önemli noktaların yolları ve kaldırımları özensiz ve yetersiz. Şehirde modern ve düzenli bir büyükşehir görüntüsü genel olarak yok. Şehri Cumhuriyet, Maraş, Sıhke, İki Nisan, Milli Egemenlik, Ipekyolu, Kışla cadelerinden ibaret görmeyip Edremit, İpekyolu ve Tuşba'nin yani Van metkezin tüm yakın uzak cadde ve sokaklarını, semt ve mahallelerini tek tek mercek altına alırsak on yıllardır gelmemiz gereken düzeyden çok uzakta kaldığımızı göreceğiz. Bu kanaate varmak için artan beton binalara aldanmadan çağdaş şehir ve modern bir büyükşehir zaviyesinden Van'a dikkatli ve detaylı bakmalıyız. Van gerçekten makas büyütmeli.

Çözüm bulmayacak mıyız?
Çözüm bulmayacak mıyız? - 2 hafta Önce

MÜKEMMEL VE BİLİMSEL TESPİTLERLE DOLU. FAZLA SÖZE GEREK VAR MI? ÇARŞIDAKİ 30 CADDE VE SOKAĞI YAYA DOLAŞIN. CADDE VE SOKAKLARA, KALDIRIMLARA, İKİ YANDAKİ BINALARA İYİ BAKIN. SONRA 40'TAN FAZLA SEMT VE MAHALLEYE DALIN. HER ŞEYE İYİ BAKIN. YOLLAR NE ALEMDE, PARKLAR NEREDE, DÜZEN VE İNTİZAM VAR MI? İYİ BAKIN. ALT YAPI TAMAM MI, ÜST YAPI TAMAM MI, GECEKONDU GİBİ SEMT VE MAHALLELER Mİ VAR, ÇUKUR VE BOZUK CADDE VE SOKAKLAR, KİRLİ DERE VE KANALLAR, KOKAN BİR GÖL, KİRLİ SAHİLLER, TIKANMIŞ TRAFİK GÖRECEK MİYİZ? SANKİ BUNLAR VE ÇOK DAHA FAZLASI VAR. 1990'DAN 2022'YE BU ŞEHRİ, BU GÖLÜ VE BU ÇEVREYİ BU HALE NASIL GETİRDİK? PEKİ BİR ÇÖZÜMÜ YOK MU?

Sizce de öyle değil mi?
Sizce de öyle değil mi? - 2 hafta Önce

Şehirde yaşamakla " şehirli" olunmaz. Kalabalık bir şehirde yaşıyorsan sorumlulukların olduğunu bileceksin. Çöpünü, atığını, pisliğini, kanalizasyonunu ortalığa dökemezsin. Çevreyi rahatsız edemezsin. Etrafa zarar veremezsin. Yol ve kaldırımları daraltamazsın. Kaldırım ve yollara babanın tapulu mülkü gibi eşya koyamazsın. Etrafa tüküremezsin. Sigaranı (zehirini) içip izmaritini etrafa fırlatamazsın. Sigaranın zehirli dumanını insanlara üfüremezsin. Çarşı ve sokaklarda hanzo gibi bağıramazsın. Çığırtkanlık yapamazsın. Küfür, argo ve münasebetsiz sözlerle konuşamazsın. Kaba saba ve görgüsüz davranışlar sergileyemezsin. Kimseye saygısızlık yapamazsın. Dükkanını süpürüp çöpünü, tozunu, suyunu kaldırımlarda ve yollarda bırakamazsın. Evinden çöpünü çıkarıp rastgele ortalığa, kanallara, derelere atamazsın. Parklara, kıyılara, piknik yerlerine kabuklu yemişini yiyip dökemezsin. Oturduktan sonra etrafı kirli bırakamazsın. Kullandığın hiçbir yeri berbat edemez, kirletemez ve dağıtamazsın. Aracını yol ağzına, kaldırım ağzına, kaldırım üstüne park edemezsin. Aracında yüksek sesli müzik açıp çevredekileri rahatsız edemezsin. Komşularını, sokağındakileri rahatsız edemezsin. Yoldan gelip geçenlere rahatsızlık veremezsin. Yayaları rahatsız edemezsin, trafik kurallarını çiğneyemezsin. Parklara zarar veremezsin. Toplu taşımada görgü kurallarını ve yolculuk kurallarını göz ardı edemezsin. Sehirde yaşıyorsan, toplu yaşanılan yerlerdeki her bir kurala uymak zorundasın. Her kişi elbette kendinden sorumludur. Her birey buna dikkat ederse huzurlu, düzenli, temiz ve medeni bir şehir ortamı oluşur. Bunu yapmayan kişinin şehirde değil mağarada yaşaması gerekir. Çünkü şehrin yukarıda sayılan ve sayılmayan kurallarına uymayan kişi henüz gelişimini tamamlamamış kişidir. Bunun eğitilmesi, terbiye edilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekir. Herkes kendini bu gözle değerlendirip eksiklerini, hatalarını düzeltmesi gerekir.