Van Gölü'nün derinliklerindeki zenginlikler görünür olmaya devam ediyor

Kuraklığın etkilediği Van Gölü'nde suyun çekildiği kıyılarda, "su altı peribacaları" olarak nitelendirilen dikitler (mikrobiyalit) görülmeye başlandı.

Van Gölü'nün derinliklerindeki zenginlikler görünür olmaya devam ediyor

Türkiye'nin en büyük gölü olan, yöre halkının "deniz" olarak adlandırdığı Van Gölü'nde, sıcaklığın yükselmesine bağlı gelişen aşırı buharlaşma ve yağışların azalması, su seviyesinde düşüşe neden oldu. DSİ verilerine göre son 20 yılın en düşük su seviyesinin görüldüğü gölün Erciş, Edremit ve Gevaş kıyılarında, oluşumu binlerce yıl süren mikrobiyalitler ile bazı yapılar ortaya çıktı. Bölgeye gelen doğa tutkunları ve fotoğraf meraklıları, daha önce suyun altında görülebilen ancak çekilmeyle birlikte gün yüzüne çıkan mikrobiyalitleri görüntülemeye çalıştı.

"Van Gölü'nde şu an 7,64 kilometrekarelik çekilme olduğunu görüyoruz"

Mikrobiyalitlerin görüldüğü alanlarda inceleme yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, çekilmenin en bariz görüldüğü yerlerin başında Erciş Körfezi'nin geldiğini söyledi. 2010'da kayıt altına alınan uydu görüntüsü ile yapılan karşılaştırmada suyla kaplı alanların bu yıl kara parçasına dönüştüğünü belirten Akkuş, "Van Gölü'nde şu an 7,64 kilometrekarelik çekilme olduğunu görüyoruz. Aralık ayındayız ve yağışlar mevsim normallerinin altında seyrediyor. Ocak, şubat ve mart ayları havzanın yoğun kar yağışı alacağı aylar. Bu, Van Gölü için hayati öneme sahip. Umuyoruz ki gelecek aylarda havzamızda yağışlar artar ve gölde karaya çıkan alanlar tekrar suyla kaplanır." diye konuştu.

Suyun çekildiği kıyılarda birçok iskele ve tarihi yapının ortaya çıktığını anlatan Akkuş, oluşumu binlerce yıl süren mikrobiyalitlerin de kuraklıktan nasibini aldığını ifade etti. Van Gölü'nün farklı noktalarındaki mikrobiyalitlerin çekilmeyle ortaya çıktığını aktaran Akkuş, şunları kaydetti: "Van Gölü dünyanın en büyük sodalı gölü. Sahip olduğu ekstrem su kalitesi nedeniyle mikrobiyalit ismini verdiğimiz farklı oluşumların meydana gelmesine sebep oluyor. Suyun çekilmesi ile kıyıya yakın alanlarda mikrobiyalitlerden oluşan alanlar ortaya çıktı. Adeta minyatür gökdelenlerden oluşmuş bir şehrin içinde geziyormuşsunuz hissi veriyor. Bir santimetre boyundaki mikrobiyalit bin yılda oluşuyor. Şu an dünyanın en büyük mikrobiyalitleri Van Gölü'nde ve boyları 40 metreyi geçmiş durumda. Artık bu canlı mercanları karada görebiliyoruz. Van Gölü olduğu müddetçe bu oluşumları görebileceğiz. Yok olması söz konusu değil. Önceden suyun altında görme fırsatı varken artık karada da görebiliyoruz. Çok fazla alanda görmek mümkün. Bu ender oluşumları gündeme getirmek gerekiyor."

"Bölgemiz küresel ısınmadan olumsuz etkilendi"

DSİ 17. Bölge Müdürü Ayhan Şahna ise bölgenin küresel ısınmadan olumsuz etkilendiğini bildirerek, "Bunu Van Gölü'ndeki su hareketlerinde de görüyoruz. Van Gölü'nde son iki yılda 65 santimetre civarında su hareketlerinde azalma var. Doğal olarak kış aylarında yeterli yağış alamadığımız için barajlarımızdaki rezerv alanlarda yeterli depolama yapamıyoruz." şeklinde konuştu. Fotoğraf çekmek için bölgeye gelen Sedat Karatay da "Dünyanın en büyük mikrobiyalitlerinin Van Gölü'nde olduğunu biliyorduk. Gölde su çekildi ve bunlar gün yüzüne çıktı. Bunu fırsat bilerek bu eşsiz yapıları fotoğraflamak istedik. Buraların korunması gerekiyor. Birbirinden farklı ve güzel fotoğraflar çektik." dedi.

ANADOLU AJANSI

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2021, 18:00
YORUM EKLE