banner211

Van İHD'den anma! Sorun devam ediyor...

İHD Van Şubesi, her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında 90’larda gözaltında kaybedilenleri anmak için basın açıklaması yaptı.

Van İHD'den anma! Sorun devam ediyor...

ŞEHRİVAN HABER - İHD Van Şubesi, her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında 90’larda gözaltında kaybedilenleri anmak için basın açıklaması yaptı.

 

İnsan hakları Derneği Van Şubesi, her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında 90’lı yıllarda gözaltında kaybedilenleri anmak için basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan İHD MYK üyesi Servet Ertak, “İnsan hakları savunucuları olarak her yıl 17- 31 Mayıs tarihleri arasında, gözaltında ve zorla kaybedilenleri anmakla birlikte kişilerin akıbetini ulunmasını, faillerinin cezalandırılmasını sağlamak amacıyla sesimizi duyurmak için bir aradayız.” Dedi.

 

“İNSAN HAKLARI HUKUKU POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKTÜR”

Ertak, insan haklarına saygı yükümlülüğünün devletler açısından bağlayıcı bir ilke olduğuna dikkat çekerek, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin I. maddesinin başlığı da "insan haklarına saygı yükümlülüğü şeklindedir. Bu yükümlülük, yer, zaman ve konu bakımından devletlerin yükümlülüklerini içerir. AİHS 1. Maddesinde taraf devletlerin Türkiye Cumhuriyeti de bu sözleşmenin tarafıdır sözleşmede tanınan hak ve özgürlükleri herkes için tanıdıkları yazılıdır. Saygı ve tanıma yükümlülüğünün gerektirdikleri bulunmaktadır. En başta negatif yükümlülük olarak ihlal etmeme yükümlülüğü bulunur. Söz gelimi insanlara işkence yapmama, insanları zorla kaybetme muamelesine tabi tutmama yükümlülüğü negatif yükümlülüklerdir. Devletlerin aynı zamanda önlem alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna da insan hakları hukuku literatüründe pozitif yükümlülük denir.” Diye belirtti.

 

SORUN BÜTÜN YAKICILIĞI İLE DEVAM ETMEKTEDİR”

İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre tespit edilebilen 253 toplu mezarda 3248 kişinin gömülü olduğu söyleyen Ertak, “Bu sayının daha da büyüyeceğinden de endişe edilmektedir. Türkiye'de toplu mezar gerçeği ortaya çıkarılmasına rağmen ilgili savcılıklar toplu mezarların açılmasında BM Minesota Protokolünü ve Kızılhaç'ın ilgili rehberini uygulamakta direnç göstermektedirler. Türkiye'deki en önemli sorunların başında gelen toplu mezarların açılması ve delillerin tespit edilerek faillerin ortaya çıkarılması sorunu bütün yakıcılığı ile devam etmektedir. Gözaltında kayıplar başta olmak üzere Türkiye'deki insanlığa karşı suçların hangi nedenlerle işlendiğinin ve bu suçları işleyen faillerin açığa çıkarılabilmesi için kanunla kurulacak bir özel hakikat komisyonuna ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyoruz. Siyasal iktidarın hakikat komisyonu kurmamaktaki ısrarı Türkiye'deki cezasızlığın sürdürülmesi bakımından politika değişikliğine gidilmediğini göstermektedir.” Şeklinde konuştu.

 

TALEPLERİ DİLE GETİRDİLER

Ertak dernek olarak taleplerini şu ifadelerle dile getirdi: “Bunun için bir yasa çıkarılmalıdır. Yasayla hakikatleri araştıracak, geniş yetkilerle donatılmış bir komisyon kurulmalıdır. Türkiye, Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden korunmasına dair Uluslararası Sözleşme'nin tarafı olmalıdır. Türkiye, ceza kanununda sözleşmede de belirtildiği gibi zorla kaybetmeyi yasaklayan ve bu suçu bir insanlık suçu olarak niteleyen hükme yer vermelidir. Böylelikle zorla kaybetme bakımından zamanaşımının işlemeyeceği garanti altına alınmalıdır. Türkiye, kapsamlı bir şekilde kayıplar ve toplu mezarlar konusunda insan hakları ve diğer ilgili sivil toplum örgütleriyle işbirliği ile toplu mezarları ulusal üstü insan hakları belgelerine uygun şekilde ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 86 ve 87.maddeIerine uygun şekilde açmalı ve süreç Jordan Prensiplerinde öngörüldüğü gibi işlemelidir. Türkiye hızla DNA tabanlı bilgi bankasını oluşturmalıdır. Savcılar resen harekete geçmeli ve kayıp vakalarının yaşandığı dönemlerdeki emniyet ve jandarma birimlerinin sorumlularını tespit etmelidir. OHAL kaldırılmalıdır. Benzer olayların tekrarının önlenmesi bakımından gözaltına alınan kişilerin avukatları ile görüşmesini engelleyen KHK'ler, yasalar ve diğer düzenlemeler yürürlükten ve uygulamadan kaldırılmalıdır. Soruşturma ve kovuşturma makamları kamu görevlilerinin karıştığı olaylar bakımından uyguladıkları cezasızlık politikasından vazgeçmelidir. 25 yıl önceki talebimizi tekrarlıyoruz: Kayıplar Bulunsun, failler cezalandırılsın! Adalet arayışımız sonuç alıncaya kadar devam edecektir.”

Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2017, 15:34
YORUM EKLE