İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. Karar kesinleşirse İmamoğlu siyasi yasaklı olacak. TCK'nin 53'üncü maddesinin de uygulandığı kararda istinaf ve Yargıtay yolu açık bırakıldı. Ceza 3 yıldan az olduğu için Ekrem İmamoğlu hapse girmeyecek. Karar İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay'da kesinleşirse İmamoğlu'nun belediye başkanlığı düşecek, hiçbir seçimde aday olamayacak.

"MUHTEMELEN ONAYLANIR"

Konu ülke gündemine otururken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, İmamoğlu davasına ilişkin konuştu. Uçum, "Yargı süreci devam ediyor. Nihayetinde Yargıtay son sözü söyleyecektir. Yerel mahkemenin kararı yürürlükteki hukuka uygunluğu açısından bakıldığında muhtemelen onaylanır. Farklı bir karar çıksa da bu sadece hukuken tartışılabilir. Elbette genel olarak da hakareti belli istisnalarla ve bazı önemli kamu mercileri ve kamu görevlilerine yönelik olanlar hariç "ceza hukuku konusu" olmaktan çıkarıp sadece "tazminat hukuku" alanına almak dahi tartışılabilir. Hakaret suçunun cezai sonuçları bakımından hak yoksunluklarının kapsamı da tartışılabilir. Bunlar ise mevcut kararla ilgili değildir, olması gereken hukuk bakımından ele alınacak konulardır." dedi.

"İMAMOĞLU'NUN SÜRECİNİN ERDOĞAN'IN YAŞADIKLARIYLA BİR İLGİSİ YOK"

HaberTürk'e konuşan Uçum, İmamoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi hayatlarındaki benzerliklerin olduğu söylemlerine ise şu ifadelerle yanıt verdi: "Verilen cezadan sonra 'Bu kararla Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük siyasi yürüyüşüne başladığı duruma getirildi' görüşü kökten yanlıştır ve asla gerçekçi değildir. Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a benzetmek teşbihte esaslı hata yapmak demektir. Oysa "teşbih hata kaldırmaz" veya "hatalı teşbih yapılmaz." 'Teşbihte hata olmaz'ın anlamı budur. İmamoğlu sürecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaşadıklarıyla ve yaptıklarıyla en ufak bir ilgisi yoktur. İmamoğlu suçu mahkemece sabit görüldüğü için ceza aldı. YSK üyelerine "ahmak" demek hakarettir. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan suç işlediği için değil şiir okuduğu için yani ifade özgürlüğünü kullandığı için ceza almıştı."

Editör: TE Bilisim