banner290

Hedefi Küçültmek | Soner İzgi | Köşe Yazıları

Son günlerde Şehrivan’ın manşetine çokça yansıyan bir konu var.

Dikkatini çektiniz mi bilmem.

Son birkaç haftada birkaç kez işlendi hem de.

Van’ın 2022 yılı ihracat rakamları…

Van’ın Türkiye’deki iller ile kıyaslaması…

Van’ın 2023 yılı hedefi ile ilgili başarısızlığı…

Ve araya sızan ve dikkatlerden kaçan büyük bir ihracat başarısı…

Tek tek değinelim.

Kısaca hatırlatayım.

2022 yılı kentin ihracatı için iyi bir yıl olmadı.

Geçtiğimiz yıl Van’ın ihracatını en çok düşüren iki ilden birisi olduğu yıl oldu.

Koca ülkede…

81 il içinde.

Düşünün gayri.

Onun öncesindeki açıklamalarda da zaten Van Türkiye’de en çok ihracat yapan iller arasında 70’inci sıraya yakındı.

Yani Van’dan daha az ihracat yapan 10-11 il var.
Onlar da muhtemelen sorsanız bir çoğumuzun haritada yerini bile gösteremeyeceği iller.

Ha küçümsemiş gibi olmayayım.

Çünkü Van’ı geçen illerin büyük bölümü bir sınırı olmayan kentler.

Hatta buranın altını çizelim.

Düşünün…

Van’ın İran gibi bir ülkeye devasa sınırı var.

Irak’a yakın, Azerbeycan’a yakın, Ermenistan’a yakın, Gürcistan’a yakın, uçuş mesafesinde birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde onlarca ülkeye uçabiliyorsunuz.

Ama ihracat deseniz yerlerde.

Resmen yerlerde!

Bunu ben atmıyorum.

Rakamlar söylüyor.

Yıllık 100 milyon doları bile bulmuyoruz.

Oysa neydi hedefimiz?

2023 yılında tam 1 milyar doları bulmak!

Bu hedef on yılı aşkın bir zaman önce konulmuştu.

Belki daha fazla süre önce.

2023 yılının çoook uzak göründüğü ve o zamana kadar çok büyük hedeflerin başarılacağının düşünüldüğü bir zamanda.

Bunca zaman içerisinde Van bırakın hedefe yaklaşmayı, geriye sardı.

Bir dönem Türkiye’de en çok ihracat yapan 20-30 il arasında yer alan bir kent iken… Çeyrek asra yakın bir zamanda ihracatı bir gıdım öteye gitmeyen bir kent olduk.

Ha şunu da söyleyeyim.

İhracat öyle ha deyince olmuyor.

İhracat demek önce üretmek demek, sonra satmak demek.

Yani üretim şart!

Hadi üretiminiz yok ama iyi ticaret yapıyorsunuzdur.
Önemli bir geçiş noktasısınızdır.

Yine ihracattan kazanırsın.

Ama ikisi de yoksa…

Bittiniz.

Örnekteki gibi, Van gibi olursunuz.

Van İranlı turizm pazarını iyi oturttu.

Yalan yok.

Bu işi başardı.

En büyük kazanım belki de bu oldu son 20 yılda.

Ama yetmiyor.

Bu kent tarım, hayvancılık kenti olma özelliğini ve kazancını eskide bıraktı.

Ne yapsak yerine gelmiyor.

Avrupalı turistlerin gözdesi olma işi de çok uzak bir hedef şimdi…

Yerli turizm deseniz…

Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kars’ın gerisindeyiz hala…

Tek tutunduğumuz şey İranlı turistler şu anda.

Allah bin bereket versin.

Kötü değil.

Ama tek Pazar, tek bir alan demek risk demek.

Neyse dağıtmadan ihracata dönelim…

Kent üretecek ki satsın dedik.

Üretim işini oturtamadık.

Bir Konya, bir Kayseri ne ticaretler yapıyor bizim sınır kenti ya da yakın olduğumuz ülkelerle!

Konya ve Kayseri gıda ürünlerinde pazarları domine etmiş durumda.

Kendileri ürettikleri ya da Türkiye’nin dört bir yanından getirdikleri ürünlerle ihracat şovu yapıyorlar.

Hem de ne şov.

İhtiyaçları biliyor, kuralına göre oynuyorlar.

Hatta şunu da söyleyeyim.

Birçok firma Van, Hakkari gibi alanları da kullanıyor.

Kapıköy fiili olarak transit geçişe kapalı ama Hakkari’de büyük işler yapıyorlar.

Van-Kapıköy ise hala 7/24 çalışmayı ve transit geçişe açılmayı bekliyor.

Ha açılması çok önemli.

Ama bu geçiş süreci olsa dahi kazanını yine biz olmayacağız bu net.

Buradan kazanmak için bu kentin üretmeyi öğrenmesi lazım.

İran bu kapıdan bize çok şey satabiliyor.

Ucuz sebze, ucuz meyve, ucuz gıda ürünleri, kuruyemiş ve daha neler neler…

Peki İran ve İran üzerinden ulaşılabilecek ülkeler neye ihtiyaç duyuyor?

Bunları çalışmak lazım.

Bi düşünelim.

Mücevher olabilir mi mesela?

Ne alaka?

Diyeceksiniz şimdi…

Demeyin ama.

Şehrivan’ın önceki günkü manşetinde vardı.

Ciddi ciddi Van 2022 yılında mücevher ihracatında rekor kırmış!

Bir değil, on değil, yüz değil.

Yüzde binin üzerinde bir artış var.

Şaka değil.

Birileri Hindistan pazarında bulmuş ihtiyacı.

Dünyanın mücevher merkezine mücevher pazarlama yolunu bulmuş.

Düşünebiliyor musunuz?

Mesela sadece giyim satmak değil yani.

Mesela sadece yanımızdaki İran değil.
İran ve ötesi!

İran’dan öteye birçok ülke, büyük pazarlar var.

Kuzey Irak’dan öteye büyük bir ticaret potansiyeli var.

Daha doğumuzda Türki cumhuriyetler ve hala keşfedilmeyi bekleyen pazarlar ve çekilmeyi bekleyen turistler var.

Var yani yok değil.

Ama bizde o güç, o inanç yok.

Dedim ya transit kapı olsa bile o kapıdan ihracatı-ithalatı biz değil başkaları yapıyor.

Suçlamıyorum.

Yapana, başarabilene helal olsun.

Bu kapıdan geçen herkesin illa bu şehri katkısı oluyor.

Ama bu şehirin ticaret yaptığını düşünün…

Aslında ‘demo’sunu gördük bu işin.

Sınır ticareti zamanını hatırlayanlar bilir.

Akaryakıtın serbest olduğu zamanlarda kentteki şahlanışı hatırlayanlar bilir.

Kent nasıl bir ticaret merkezine döndü ama!
Kent nasıl kazanıyordu ama!
Van’ın şu anki üreticileri, varlıklı aileleri, İstanbul’da büyük işler yapan ailelerinin büyük çoğunluğu o dönemin zenginleri, tüccarları işte.

Çok eskilerde kalsa bile günümüz için önemli ipuçları veren bir süreçte o süreç.

Konumuza getirmek gerekirse.

Van son dönemlerde orta, uzun vadeli planlamaları konuşmaya başladı.

Bir çok alanda henüz olmasa da bir hareketlilik var.

Bu anlamdaki planlamalardan birisi de ihracat-ithalat, sınır ticareti, sınır ticareti olma, üretme, satma üzerine olmalı.

Bir sınır kenti olan Van ne satabilir?

Mesela sağlık turizmi işini çalışabilir miyiz?

Mesela tekstil işinde fason üretici olmaktan çıkıp hem üretip hem satan olabilir miyiz?

İran, Irak, Orta Doğu illerinin büyük gıda ihtiyacını karşılayabilecek gıda üretimi yapabilir miyiz?

Gibi gibi…

Çalışmak, sonra harekete geçmek lazım.

Bununla eş zamanlı olarak.

Kapıköy’ün 7/24 esaslı çalışması, diplomatik görüşmeler ile transit geçişe açılması, lojistik merkez kurulması, bir serbest bölgeye sahip olması gibi konular konuşulmalı.

Ha bir de…

İran konsolosluğu Van’a gelmeli.

İranlı bankaların şubesi olmalı.

Bunlar da var.

Hedefimiz bunlardı.

20 yıl önce de bunlardı. Şimdi de bunlar. Biz bunları başarıp büyük hedefler ortaya koyacağımıza hedefi küçülttük.

Şimdi diyoruz ki İran’dan bir torba pirinç, 5 kilo şeker, bir kutu çay gelse iyidir.

Allah bin bereket versin!

Böyle ticaret mi olur Allah aşkına?

Biz Sınır Kentiyiz.

Hatırlatayım!

YORUM EKLE