GÜNCEL

HÜDA PAR’dan islam ülkelerine Mescid-i Aksa çağrısı!

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Mescid-i Aksa’nın yeniden ibadete açılması için, “İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında birleşen ülkelerin ortak bir güç tehdidini masaya koyması, bu hain planları durduracak tek gerçekçi yoldur.” çağrısında bulundu.

Abone Ol

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Mescid-i Aksa'nın siyonist işgal rejimi tarafından ibadete kapatılmasına karşı İslam ülkelerine somut adımlar atma çağrısında bulundu. Demir, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin ve tek parti dönemindeki katliam mağdurlarına tazminat ödenmesi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"MESCİD-İ AKSA DİJİTAL BİR HAPİSHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENİYOR"

Siyonist işgal rejiminin 28 Şubat’tan bu yana ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya yönelik sistematik bir kuşatma yürüttüğüne dikkat çeken Demir, tehlikenin boyutlarına vurgu yaptı. İşgalcilerin güvenlik bahanelerinin arkasına sığındığını ifade eden Demir, "İşgalci rejim, Mescid-i Aksa’yı dijital bir hapishaneye dönüştürmeyi; akıllı kartlar ve mobil kota uygulamalarıyla Müslümanların ibadet hürriyetini tamamen engellemeyi hedeflemektedir. Bu girişimler, ilk kıblemizi zamansal ve mekânsal olarak bölme planının bir sonraki aşamasıdır." ifadelerini kullandı.

“ARTIK SOMUT VE CAYDIRICI ADIMLAR ATMALIDIR”

Bir ayı aşkın süredir İslam ülkelerinden gelen cılız kınamaların işgal rejimini durdurmadığını, aksine cesaretlendirdiğini belirten Demir, “İslam ülkeleri, siyonistlerin Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa üzerindeki hukuksuz otoritesine karşı artık somut ve caydırıcı adımlar atmalıdır. Bu kapsamda katliam ve soykırıma karışan çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılması ve yargılanması gibi fiilî yaptırımlar derhal başlatılmalıdır.” dedi.

“İSLAM DÜNYASINI SOMUT YAPTIRIMLAR UYGULAMAYA DAVET EDİYORUZ”

Doğu Kudüs’ün işgal altında olduğunu ve buraya müdahalenin meşru bir hak olduğunu kaydeden Demir, şu ifadeleri kullandı: “İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında birleşen ülkelerin ortak bir güç tehdidini masaya koyması, bu hain planları durduracak tek gerçekçi yoldur. İşgalci rejimin fütursuz saldırılarına karşı İslam dünyasını derhal fiilî bir duruş sergilemeye ve somut yaptırımlar uygulamaya davet ediyoruz.”

“DENETİM MEKANİZMALARININ İŞLETİLMEMESİ YOLSUZLUKLARA DAVETİYE ÇIKARMAKTADIR”

Gündemdeki belediye soruşturmalarına da değinen Demir, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bugüne 1048 belediyenin soruşturma geçirmesinin yerel yönetimler sistemindeki ahlaki çöküşün tescili olduğunu ifade etti. Sistemin artık alarm verdiğini ve köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirten Demir, “Siyasi partilerin aday tercihlerinde ehliyet ve liyakati bir kenara bırakıp sadakati ve ranta dayalı ilişkileri öncelemesi, belediyeleri halkın hizmetkârı olmaktan çıkarmış; birer şahsi ikbal kapısına dönüştürmüştür. Belediyelerin iş ve işlemlerinde şeffaflıktan kaçınılması ve denetim mekanizmalarının işletilmemesi, yolsuzluklara davetiye çıkarmaktadır.” şeklinde konuştu.

“BELEDİYECİLİK; HALKIN MALINI 'BEYTÜLMAL' BİLİP EMANETE SADAKATLE SAHİP ÇIKMAKTIR”

Demir, HÜDA PAR'ın belediyecilik vizyonunu şu sözlerle aktardı: "Halkımız bilmelidir ki toplum, kendi iradesini istismar edenleri cezalandırmadığı sürece bu talan düzeni sürecektir. Bizim siyaset anlayışımızda belediyecilik; halkın malını 'beytülmal' bilip emanete sadakatle sahip çıkmak, halkın malını halkın hizmeti için harcamaktır. Şeffaf, hesap verebilir ve adil bir yönetim, siyaset kurumunun asli sorumluluğudur. Her emanet mutlaka ehline teslim edilmelidir."

“CHP, DERSİM KATLİAMI MAĞDURLARINDAN ÖZÜR DİLEMELİ VE TAZMİNAT ÖDEMELİ”

Yakın tarihin en büyük acılarından biri olan Dersim Katliamını hatırlatan Demir, binlerce masum ve suçsuz insanın katledildiği bu büyük trajedinin baş sorumlusunun "Tek parti" CHP'si olduğunu kaydetti. Yıllarca inkâr politikalarıyla gizlenmeye çalışılan bu katliamın devlet tarafından kabul edilerek resmî olarak özür dilendiğini hatırlatan Demir, "Burada şöyle bir sıkıntı söz konusudur: Devlet işlenen bu cürüm için özür dilemiş; ancak fail olan CHP kurumsal olarak ne bir özür dilemiş ne de mağduriyete karşı herhangi bir adım atmıştır. Yapılması gereken, CHP’nin kurumsal olarak çıkıp özür dilemesi ve mağdurlara tazminat ödemesidir." dedi.

“TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN RESMÎ ÖZÜR VE TAZMİNAT SON DERECE ÖNEMLİDİR”

CHP’nin hali hazırda bir bankanın hissedarı olduğunu ve hazine yardımı aldığını hatırlatan Demir, tazminatın finansmanının bu kaynaklardan sağlanabileceğini ifade etti. Demir, sözlerini şöyle noktaladı: "Şu kesinlikle unutulmamalıdır ki, işlenen bu cürüm zamana bırakılarak unutturulamaz. Tarihsel hafıza, hem katliamı hem de bu katliamın faili olan siyasal kurum ve kişilikleri asla unutmayacaktır. Gerçeklerle yüzleşmek ve toplumsal barış için resmî özür ve tazminat son derece önemlidir."