banner290

İmar, İhya, İnşa (1)

“Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz; ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.”

Bu sözler seçkin bir mimar ve münevver olan Turgut Cansever’e ait. Sadece bir mimar olarak tanınmakla kalmayan ‘Bilge Mimar’ lakaplı Cansever, ülkenin de önemli düşünürlerinden birisi olarak bilinir. Yazının başlığını yazarken aklıma geldi. Paylaşmak istedim. Şuracıkta dursun. İlla kendimize pay çıkaracağımız bir tarafı olacak.

***

Eğer Cahit Sıtkı Tarancı’nın hesabı ortalama bir ömür hesabı ise, onun şiirine göre ben de yolu yarılamış sayılıyorum. Haliyle, mesele memleket olunca artık ben de birçok vali, belediye başkanı, vekil ve idareci sayabiliyor, hoş bir seda bırakan isimler sıralayabiliyorum. Benden öncesi ve çocukluk yıllarımda bu kente ve bölgeye önemli işler yapıp iz bırakan isimlerin hikayelerini büyüklerimden çokça dinledim. Az buçuk ismen onları da bilirim. 2000 sonrasındaki isimleri ise bizatihi tanıma, izleme ve takip etme fırsatı buldum.

***

Tecrübelerim bana şunu söylüyor: Dersini çalışarak gelen, derdi gerçek manada memleket olan, sözde değil özde ‘yönetici’ olmayı benimsemiş tüm isimler bu kentte ve coğrafyada iz bırakmıştır. Siz deyin Recep Yazıcıoğlu ben diyeyim Gaffar Okan. Siz Münir Karaloğlu’nu hatırlatın ben Murat Zorluoğlu’nu… Öncesi için Adnan Darendereliler, Mahmut Yılbaş gibi isimler akla gelen isimlerden sadece birkaçı. Hepsinin bu kentle ilgili farklı idare anlayışı ve anıları vardır. Hatta geçenlerde geçenlerde bir toplantı vesilesiyle denk geldiğimiz Van Ak Parti il başkanı Kayhan Türkmenoğlu eski valilerden ayak üstü bahsedeyim derken önümüze adeta bir Valiler tarihi serdi. Her biri ile ilgili sayısız anılar anlattı. Birini anlatırken öbürünü hatırlayıp etrafındaki ‘eski’lerle o günleri yad etti. Yine eskilerden Abdulkadir Sarı, Van’da görev yapanlar içinde Van’a en çok katkısı olan ve halk ile iç içe olan valilerden birisi olarak bilinir. “Her akşam 17.00’den sonra cadde sokakta dolaşır, esnaf ve tüccar ile sohbet ederdi, seyyarlara misafir olurdu.” gibi anıları dinlediğim çok büyüğüm olmuştur. Van TSO başkanı Feridun Irak bey ile konuştum. Van OSB’nin kuruluşu, Vanspor’un desteklenmesi gibi konularda katkılarından sitayiş ile bahsetti.

***

Bu isimler, 2000 öncesi mülki amirler tabi. Gelelim son 20 yılın öne çıkanlarına. Mesela ben, Münir Karaloğlu’nun Van’a gelişini de Bursa’ya gidişini de çok iyi hatırlarım. Van’a geldiğinde kırk yıllık Vanlı gibi gelmişti. Bursa’ya atanma kararı çıktıktan sonra günlerce, haftalarca Bursa’yı çalışmış, Orhan Gazi’nin şehrine eli dolu gitmişti. Zorluoğlu, Van Valiliği’ne başladığı günün, ilk toplantısında biz Vanlılar’ın yirmi yıl boyunca tekrarlayıp durduğu sorun ve sıkıntıları bizim kadar hâkim bir şekilde anlatmıştı. Nereye geldiklerini ne ile karşılaşacaklarını ve ne yapacaklarını iyi bilmeleri ile birlikte maça zaten 1-0’lık avantaj ile başlamışlardı bile.

***

Yukarıda ismini zikrettiğim isimlerin yaptıkları şey sadece gözle görülür eserler bırakmaları değildi elbette. Mesela Münir Karaloğlu deyince ben Çatak’ta ‘şal û şepîk’ giyip halay çeken bir Karaloğlu hatırlarım. Feqîyê Teyran gibi bu bölgenin en önemli alimlerinden birisine sahip çıkan bir Vali olduğunu bilirim. Bu küçük ama kıymetli anılar kardeşliğin ‘inşa’sı, Van Kalesi’ni, Akdamar Adası’nı restore edilmesi binlerce yıllık medeniyetin ‘ihya’sı, bu kentin deprem sonrasının yeniden inşa sürecinde, işini yamuk yapan müteahhitte “Seni bu betona gömerim” diyecek kadar sivrilecek bir devlet adamı olması da yeni bir şehir ‘imar’ ve ‘tesis’ edilmesinin başlangıcı ve fragmanı olmuştu.

***

Sonra ara dönemler yaşandı. “Geldi, Valilik yaptı, gitti” diyebileceğimiz, adını ve yüzünü çok az hatırladığımız isimler oldu. Karaloğlu’ndan kalan imar, inşa ve ihya süreci Murat Zorluoğlu ile sürdü. Makamında büyüklerimizi ağırladı, köy köy, mahalle mahalle gezerek insanları dinledi, Cahit Sıtkı’nın “Affan Dede’ye para saydım, sattı bana çocukluğumu.” sözlerinin peşinden koştu. Çocuklarla birlikte “Yağ satarım, bal satarım” dedi, ip atladı, can oynadı. Bolca gönül kazandı. Kayyumluk gibi dilde hafif, mizanda ağır bir sürecin yöneticisi olmasına rağmen bu kentin dengelerini, değerlerini ve dertlerini önceledi. Kim olaya nasıl bakar bilmem, ama iki yıl gibi bir zamanda yaptıkları ile kazandırdıkları ile adını ‘efsane’ valiler arasına yazdırdı.

***

Üstelik bu kişisel bir görüş değil, her iki isim de Van görevlerini taltif ile tamamladı. Karaloğlu, Van’dan Bursa’ya giderken, Cumhurbaşkanı Erdoğan bizatihi kendisi bunun bir mükafat olduğunu söyleyerek onayladı. Zorluoğlu ise, kendi memleketi olmasına rağmen birçok bakan, bakan yardımcısı, vekil çıkaran Trabzon gibi güçlü bir lobinin karşı çıkışına rağmen Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak çağrıldı. Erdoğan adaylığını övgüyle duyurup en çok oy alan 5 büyükşehir belediye başkanı olarak da kendisini ödüllendirdi. Şunu da söylemeden geçmeyeyim, Van bu kentin Valileri, yöneticileri için ‘hayırlı’ bir şehir olarak yorumlanır. “Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz.” Diye bir atasözü var hani. Vanlılar bu kentten daha büyük kentlere ‘terfi’ etmese de burada görev yapan yöneticilerin yolu hep açık olmuştur.

***

Neyse işte… Geçtiğimiz haftalarda kararname çıktı. Van Valisi değişti. Tokat’tan Van’a bir Vali atandı haberi geldi. Herkes eşe, dosta, tanıdığa ulaşmaya çalıştı. “Bizim şu yeni Vali nasıl birisi?” soruları şehirler arası telefon sohbetlerinin en çok kullanılan cümlesi oldu birkaç gün boyunca. Onca anlatılana rağmen, kentteki yaratacağı intibaaya dikkat kesildi tabi herkes. Yeni Vali; Dr. Ozan Balcı şehre, bize dair konuşurken iddialı bir başlangıç yaptı. Kendinden emin ve net konuştu. Ne yaptığını ve ne yapacağını bilen bir eda ile başlamasının yanında ilk demeçlerini neredeyse tümünde üç kelimeyi önceleyen ifadeler kullandı: “İnşallah Van’ın imarına, ihyasına, inşasına, Vanlı hemşerilerimizin huzuruna, refahına, esenliğine arkadaşlarımızla katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Daha sonra birçok platformda aynı üç kelimenin altını çizen ifadeleri yeniledi.

***

Birkaç gün önce kendisi ile kısa da olsa bir tanışma merasiminde bir araya gelme fırsatı buldum. İlk izlenimim şu: Kente hizmet etme anlamında heyecanlı bir Vali vardı karşımızda. İmar, ihya ve inşa hususu üzerinde ısrarla durdu. Van’a gelir gelmez ilk işi olan bariyerleri kaldırma hususundaki reaksiyonları sordu. Görüşmede bulunan tüm gazetecilerden, kentin tamamından olduğu gibi ‘tam not’ aldı. Anladığım kadarıyla göreve başlar başlamaz hızlı bir çalışma ekibi oluşturma işine girişmiş. Van’ın geçtiğimiz yıllarda öne çıkan raporları göz önüne alarak sektörler ve başlıklar halinde hızlandırılmış Van çalışması yaptırıyor, kentin SWOT analizini çalışıyor. Benim de çok korktuğum ‘Tekerleği yeniden icat etme’ işine girmeyeceklerinin altını çizerek yüreğimize su serpti, “Sorun belli, çözüm belli” çalışacağız dedi. Vatandaş ile yakın diyaloglarının devam edeceğini söyledi. Uyumlu çalışmaya hazır olduğunu söyledi. “Beraber çalışacağız” önerisi bizi de memnun etti, “Hay hay diyerek” ziyaretimizi tamamladık. Bu amaçla “Van nasıl bir şehirdir?” diyerek ben de dilim döndüğünce bir Van muhtasarı sunmak ve Sayın Ozan Balcı’nın bizi bizden dinleme sürecine katkı sunmak isterim.


***

Lakin… Kuvvetle muhtemel konu biraz uzayacak. “Bu kez kısa yazacağım” deyip her seferinde daha uzun yazılar yazma alışkanlığımı değiştiremediğimden mütevellit şimdilik burada keseceğim. Fakat Van’a dair bir ‘spoiler’ verip öyle bitireyim: Bu kent çabuk sever, çabuk ısınır. Küçük de olsa samimi her iş büyük kocaman görünür. İş yapmaktan çok, gönüller yapmak en büyük yatırım olagelmiştir. Haliyle, inşallah Van yeni Valisini, yeni Valisi de bu kentin zevatını sever. “Önemli olan bir yeri sevebilmektir.” diye de ekleyip efsane replik ile bitireyim iyisi mi: “İnsan memleketini niye sever? Başka çaresi yoktur da ondan. Ama biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen burası dünyanın en güzel yeridir. Ama dünyanın en güzel yerini sevmezsen orası dünyanın en güzel yeri değildir.” (Vizontele)

***

İnşallah buralar dünyanın en güzel yeri olur Sayın Valimiz için temennisiyle, gelecek yazıda “Van nasıl bir şehirdir?” şeklindeki yazı ile devam edeceğiz. O yazıda, Van’ın hali pürmelalini, eksiğini, güdüğünü ortaya dökecek, serpme kahvaltı tarzında bir fotoğraf sunacağım. O yazı hazır olana kadar, bunun üzerinde biraz tartışalım.

Selametle!

(Devam edecek…)

YORUM EKLE
YORUMLAR
HÂLÂ DEVAM EDEN İMAR, İNŞA VE İHYA İHTİYACIMIZ
HÂLÂ DEVAM EDEN İMAR, İNŞA VE İHYA İHTİYACIMIZ - 3 ay Önce

Ömer Bey devamında eksiklik, sorun ve taleplerimize bu edebî üslûbunuzla neşter vuracağınız ve Van'daki bütün belediye ve kurum yöneticilerinin şapkalarını önüne koyacakları birkaç güzel yazacağınızı umuyorum. Edebî üslûbunuzla rekabete girmeden Van kamuoyunun daima dile getirdiği BAZI eksiklik, ihtiyaç, sorun ve talepleri kuru bir üslûpla Vanlılara tercüman olmak adına bir Van sevdalısı olarak izninizle paylaşmak istiyorum. VAN'A BİR DE BÖYLE BAKIN.
@ 1980'de nüfusu Van kadar olan iller alt yapıda, üst yapıda, kentleşmede, mimaride, estetikte, toplu ulaşımda, yeşil alan ve parklarda, çağdaş standartlı yollarda, temizlikte, düzende, sanayide, turizmde, istihdamda, üretimde, ticarette, zenginlikte neredeydiler şimdi neredeler, bütün bu konularda Van neredeydi şimdi nerede? Aradaki makasın açıldığını söylemeyen yok, bunda bir TERSLİK YOK MU? @ Van'ın hâlâ makyajlanmış olan ve büyükşehire yakışmayan kırk elli yıllık küçük bir otogarı var. Bunda bir TERSLİK YOK MU? @ Toplu ulaşım ağımız yetersiz ve keşmekeş durumda. Mor otobüsler de son yedi sekiz yıldır hayatımıza girdi. Son on yılda metrobüs, tramvay vb. planlanmalı ve yapılmalı değil miydi? Bu işte bir TERSLİK YOK [email protected] Başka illerde kocaman yapay göller, upuzun yapay rafting parkurları yapılıp çevreleri ise şehrin nabzının attığı yerler haline getiriliyor ama ülkenin en büyük gölü bizdeyken hâlâ Gevaş'tan Çiçekli'ye, oradan Edremit'e, İpekyolu'na, Tuşba'ya ve üniversiteye uzanan kıyı ve sahillerimiz kesintisiz park, sahil şeridi, rekreasyon alanları haline gelmedi, cazibe merkezi olmadı. Bunda TERSLİK YOK [email protected] Belediyelerin oluşturduğu çok katlı otoparklar yok, yeraltı otoparkları yok, açık otopark meydanları yok, bütün çarşı sağlı sollu otopark, hem de ücretli otopark olmuş. Söyler misiniz TERSLİK YOK [email protected] Çevre yolu ilerlemiyor, kent meydanımız yok, çarşılarımız tıkanık ve özensiz, her bir mahallede dörder beşer park ve yeşil alan gerekirken çok az park ve yeşil alanımız var. TERSLİK YOK MU? @ Mahalle yolları ve ara sokakların birçoğunda köyleri aratmayan durumlar var. Van'da geniş bulvarlar, geniş yollar, geniş kaldırımlar, gıcır gıcır asfalt cadde ve sokaklar hâlâ çok eksik. TERSLİK YOK [email protected] Dere ve kanallarımız çöp deryası, lağım çukuru, balçık deposu ve sene 2022... Dünyada kimi ülkelerde insanlar uzaya gidiyor. TERSLİK YOK [email protected]'de hâlâ mahalle yolları trafiğe kapatılıyor ve birçok cadde- sokağa semt pazarları açılıyor. En az yirmi tane Kapalı Semt Pazar Çarşımız olmalıydı. TERSLİK YOK MU? @ Mahalleler, caddeler, sokaklar, mahalle araları, kaldırımlar, oluklar, yol kenarları, açık alanlar çoğunlukla toz, toprak, izmarit, çöp ve kirlilikle dolu. Oysa bir büyükşehirin her yeri pırıl pırıl olmalı. TERSLİK YOK [email protected] Kale yolu o tarihi mekana yakışıyor mu, İskele Caddesi ne halde, birçok ana arter ne halde? Onlarca cadde ve sokakta prestij uygulaması ile alt yapı ve üst yapıları çağdaş standartlaa kavuşmalıydı. TERSLİK YOK MU? @ Ülkenin en büyük gölünün kıyısına kurulmuş bu kadim kentte hâlâ bir sahil kordonunda gezmek için Edremit çarşısına, yüzmek için de 30 km ötedeki Mollakasım'a gitmek gerekiyorsa bunda bir TERSLİK YOK MU? @ Toprakkale'siyle, Kurubaş'ıyla, Erek'iyle, bütün yamaçlarıyla Van hâlâ yeşile, ormana, koruluk alanlara, gezinti ve piknik alanlarına hasretse bir TERSLİK YOK MU? @ Üniversitesi olan bu kalabalık şehrin çarşı merkezinde barakalardan oluşan köhne ve biçimsiz bir Sahaflar Çarşısına karşılık modern, ferah ve büyük bir Kitapçılar ve Sahaflar Çarşımız yoksa bunda bir TERSLİK YOK [email protected] Her yıl iki milyon turist ağırlayabilecek kadar huzurlu bir kent iken, hiçbir zaman asayiş sorunumuz yokken, tarihi ve doğal onlarca zenginliğe sahipken, 13 ilçe ve yüzlerce köyümüz varken bu şehre yılda 50 bin - 100 bin ziyaretçi geldi diye avunup seviniyoruz. TERSLİK YOK [email protected] Sanayisi, tarımı, hayvancılığı, üretimi, ihracatı ile şehrimiz mevcut konumunun ve potansiyelinin çok gerisindeyken TERSLİK YOK MU? @ Van Gölü, Erçek Gölü, Sıhke Gölü, Akgöl, Keşiş Gölü ve diğer göller Eskişehir'de, Kayseri'de, Konya'da, Malatya'da, Antep'te olsa çevresi, temizliği, durumu ne olurdu? Sosyal hayata ve turizme kattığı değer ne olurdu, biz de bu zenginliklerin şehrimize ve hayatımıza kattığı değer ne? TERSLİK YOK MU? @ Partiler, aşiretler, aileler, yöneticiler ve kişiler yerine Van'ı, hayat kalitemizi, zenginliğimizi önceleyen bir çağdaş bakışımız olmalı ama TERSLİK YOK MU? @ On yıllarca elbet her gelen her giden çeşitli hizmetler de yaptı ama hak ettiği düzeyde şu yukarıda sayılan ve sayılmayanıyla onlarca, belki yüzlerce yapılması gereken proje, yatırım, hizmet, çalışma 2022 yarılanıyorken bile hâlâ eksik veya yok. TERSLİK YOK MU? @ Van gerçekten başat illerden biri, potansiyeli yüksek ve gelecek vaad eden bir kent. Fakat şehrimiz bu ölçekte gelişmiyor, ilerlemiyor ve zenginleşmiyor. Van bu ülkenin en ferah, en gelişmiş, en düzenli, en modern ilk 15 şehrinden biri olmalıydı. Bu mevcut halimizde bir TERSLİK YOK MU? VAN İÇİN ÇOK ACİLEN HER MAKAM, HER YÖNETİCİ, HER KURUM, HER ÇALIŞAN, HER VATANDAŞ BİR ŞEYLER YAPMALI.

Van
Van - 3 ay Önce

Şehirde temizlik şart. Yol asfaltlamalar şart. Sahil şeridi şart. Millet bahçeleri şart. Nice yeni park şart. Yeni piknik yerleri şart. Yeni yüzme alanları şart. Tarihi alanlarda restorasyon şart. Yeni yollar şart. Yeni kaldırımlar şart. Kanal ve dere ıslahları şart. Kanal ve dere temizlikleri şart. Kıyı ve sahil temizlikleri şart. Okulların tamamında bahçe peyzajı ve çevre düzenlemesi şart. Otoparklar şart. Köprülü kavşaklar şart. Modern otogar şart. İlçe ve belde otogarı şart. Çevre yolu şart. Kent meydanı şart. Toplu taşıma düzeni şart. Çevre ve doğa projeleri şart. Turizm projeleri şart. Kırsal projeler şart. Kütüphaneler şart. Okuma salonları şart. Etüt salonları şart. Çocuk oyun alanları şart. Çarşının her yerinde temizlik, düzen ve kontrol şart............

......
...... - 3 ay Önce

Selamlar öncelikle tebrikler çok güzel yazmışsınız. yeni valimizden inşAllah çok daha güzel bir Van olacak olacak gibi görünüyor.

Yunus Rasim
Yunus Rasim - 3 ay Önce

Yeni Valinin yapacağı ilk iş KESİNLİKLE Osmanlı Projesi olan Tramvay Projesini gerçekleştirmek için hızlı ve somut adımlardır. Yeni Van valisi ilk ama ilk ve önemli işi budur. Çevreyolu diyip tutanlar arsalarının derdindeler.

Ayhan Bilge
Ayhan Bilge - 3 ay Önce

Çok kıymetli yorumlar. Kaleminize sağlık