banner290

‘İnanç’ işi!

Son dönemlerde kurumlarda bir değişim süreci yaşanıyor.

Dikkat ettiniz mi bilmem, Vanlı isimlerin başında olduğu kurumlardaki yöneticiler farklı kentlere atanıyor.

Farklı kentlerden isimler de Van’a…

Son birkaç atama böyle olunca merak ettim…

Van’a özgü bir uygulama olup olmadığını araştırdım.

Detayları daha sonra öğrendim.

Bu Cumhurbaşkanlığı’nın atamalar ile ilgili yeni taktiri.

Artık hiçbir kurumda kütüğüne kayıt olan isimler atanmıyor.

Yani Vanlılar Van’daki kurumlara atanmıyor.

Diğer kentlerde de durum böyle.

Yöneticilikte yazılı olmayan yeni bir temayül ortaya konuluyor.

Hem avantajları hem de dezavantajları olabilecek bu sistemle ilgili uzun uzun konuşulabilir.

Fakat amacım bu değil.

Bu konu üzerinden değinmek istediğim bazı hususlar var.

Bir dönem “Neden Vanlı yöneticiler yok” diye ciddi tepkiler ortaya konuluyordu.

Van’da Vanlı yönetici idareci eksikliğinden sıkça söz ediliyordu.

Bazı STK’lar bu anlamda yüksek sesle eleştiri dile getiriyordu.

Daha sonra kentte Vanlı yöneticilerin sayısı arttı.

Sadece yerel yönetimlerde değil devlet kurumlarında da bu böyle oldu.

Bu anlamda yapılan atamaların bir kısmı olumlu bir kısmı olumsuzluk ile sonuçlandı.

Bazı kurumlarda gözle görülür değişiklikler olmadı.

Fakat bazı kurumlarda ise gerçek manada ‘büyük’ işler yapıldı.

Bence bu kurumlardan birisi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü oldu.

2015 yılında Nevzat İnanç’ın atandığı bu kurum geçtiğimiz günlerde yapılan değişikliğe kadar 8 yıl Vanlı bir isim tarafından yönetildi.

İnanç, yıllar boyunca yöneticilik yaptığı bu kurumda ‘değişim’, ‘gelişim’ ve ‘çalışma’ bağlamında iz bıraktı.

Önceki gün de gazetecilerle son buluşmasını yaparak veda etti.

O buluşmada bugüne kadar yapılan işler ve çalışmalardan söz edildi.

Fiziki yatırımlar ele alındı.

Dünden bugüne kurumun yaptığı hizmetler yıl yıl aktarıldı.

Sadece gözle görülür, gönüllere dokunan çalışmalar değil rakamlar da İnanç’ın başarısını tescillemiş oldu.

Geldiğinde sadece belli başlı alanlarda sporcuların sahiplenildiği, birkaç tesise sahip Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, 8 yıl içerisinde büyük tesislere kavuştu.

Yıllarca konuşulan Van Atatürk Stadyumu yenilendi, Van’a yeni spor kompleksleri yapıldı. Her ilçe bir çok mahalle farklı alanlardaki sporlara uygun hale getirildi.

Havuzlar inşa edildi falan.

Burada olayın sadece beton ve yapı tarafına odaklansak bile bir başarıdan söz edebiliriz.

Fakat başarı olayının insani boyutu çok daha önemli.

İnanç’ın müdürlüğü döneminde kentte yetişen sporcu sayısı binleri aştı.

Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda başarı elde eden sporcuların sayısı çok ciddi boyutlara vardı.

Öyle ki her alanda yeni bir başarının haberi geldiği bir süreç oldu.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sadece tesislere değil insana yatırım yaparak gençlik nüfusu çok büyük olan bu kentin çocuklarının geleceğini de aydınlatmış oldu.

Spora, sanata, edebiyata ilgisi olan, bu alanlarda yeteneği olan bir toplumda bu yatırımlar kısa zamanda meyvelerini verdi.

Çünkü bu gençlikte bir potansiyel var.

Yıllar içerisinde sadece ihmal edildi, es geçildi.

Bir dönem önemli isimler yetiştiren kent son yıllarda kendi gençlerine sahip çıkmaya başladı.

O gençler yetişti, büyük sporcular oldu.

Sonra aldıkları ödüller ile yeni gençlere ilham oldu.

İşte bunlar yatırımların en kıymetlisiydi.

Bence İnanç’ın da yaptığı en güzel iş oldu.

Hem spora yatırım yaptı hem sporcuya.

Gönüllere dokundu.

Bir Vanlı olarak kaldığı süre içerisinde elinden ne geldiyse yaptı.

Çünkü derdi Van idi.

Van ile dertlendiği her alanda görüldü.

Mücadelesini her yerde hissetti.

Dün Şehrivan’ın manşetine de yansıdığı gibi:

“İnançla çalıştı ve gitti”

Bizim ihtiyacımız olan bu işte.

Elbette ki memleketçilikte ipin ucunu kaçırmamak lazım.

Ama yöneticimiz eğer Vanlı olacaksa işte Vanlılık böyle olmalı.

Van’a böyle çalışılmalı, böyle hizmet edilmeli.

Yoksa Vanlı olmanın bu kentin çocuğu olmanın çok bir manası kalmıyor.

Haa, Vanlı değil diye hizmet etmeyecek mi?

Edecek elbette.

Bence İnanç ortaya bir vizyon koydu.

Gelen isim kim olursa olsun bu vizyon ve misyon temelinde çalışmalı.

Bizler bu sürecin her aşamasında geçmişte yapılanları hatırlatmalı üzerine bir şeyler daha eklemeleri konusunda işin bir parçası olmalıyız.

Biz isteyeceğiz, kurumlar yapacak.

Kentin ruhuna uymayacak, derdine derman olmayacak işler ile zaman kaybedilmemeli.

Bu sadece Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün değil tüm kurumların görevi olmalı.

Ne diyelim…

Nevzat İnanç beyin yolu açık olsun.

Başarıları daim olsun.

İnşallah daha güzel görevlerde görür ve Vanlılar olarak gururlanırız.

Yeni Gençlik ve Spor İl Müdürü’ne de hoş geldin diyoruz.

Van’da yapacak çok iş var.

Allah yardımcısı olsun.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Her zaman en doğru kriter
Her zaman en doğru kriter - 2 ay Önce

Bir şehirde oranın hassasiyetlerini ve dengelerini bilen, oranın dününü ve bugününü bilen, oranın coğrafyasını, ilçelerini, köylerini, sorunlarını, ihtiyaçlarını gerçekten bilen yerli insanların idareci olması elbette bazen avantajdır. Bazen de hiçbir kişi ve kesimin etkisinde kalmadan, kayırmacılık da yapmadan sadece atandığı yerde çalışmayı düşünecek dışardan idareciler de avantaj olabilir. FAKAT BUNLARIN İKİSİNDEN DAHA ÖNEMLİ OLAN ŞU VAR : İster yerli olsun ister dışarıdan olsun eğer idarecide vizyon yoksa, plan- program yoksa, idealizm yoksa, ufuk ve istikamet yoksa hiçbir anlamı olmaz. Koltuğunun hakkını fazlasıyla veren, hizmetler ve eserler üreten, sahada olan, her eksiği ve ihtiyacı takip eden, makam odasına, makamına ve konumuna aşık değil de işine ve çalışmaya aşkı olan, 365 güne 365 yenilik ve çalışma sığdıran, kul hakkına riayet eden, ehliyet ve liyakatı önceleyen, fırsatları, imkanları ve nimetleri bütün vatandaşlar arasında adalet ve hakkaniyetle taksim eden, milletin ve devletin servetlerine ve imkanlarına "miskal-i zerre " nisbetince ihanet etmeyen, dürüst, çalışkan, fedakar, mütevazı, cana yakın, içten, samimi ve herkesin tanıdığı ve kendisinden hayranlıkla söz ettiği efsane bir yöneticiyse işte o zaman o kurum ve o memleket şanslıdır ve işte o zaman o makam hak ettiği insanı bulmuştur. Bu kriter dün, bugün, yarın ve tüm zamanlarda her yer ve herkes için geçerli tek doğru kriterdirdir. Zaten bu kriterlerde yöneticiler kurumlarda, yörelerde, memleketlerde makam sahibi olurlarsa orası hizmetleri, projeleri, yatırımları, çalışmaları, her yıl, her ay, her gün değişen çehresi ile bariz bir değişim, yenilenme, kalkınma, gelişme ve ilerleme gösterir. Rutinin dışına çıkan, fark yaratan makam sahipleri her zaman minnetle, şükranla, saygıyla ve dua ile anılır. Kullar da Allah da kendisinden razı olur.

Serhat65
Serhat65 - 2 ay Önce

Vanda bi bayburtlu rektörümüz vardı.üniversiteyi geliştiren biriydi.yolladilar.vanli birini getirip rektõr yaptılar. Hiçbir ilerleme gelişme van adına yok.sorun vanli biri olup olmaması değil sorun vizyon,misyon,değişim,liyakat hedef,strateji sahibi olabilecek yöneticilerin az olması.spor alanında yapılanlar nevzat beyin başarısı değildir tamamen hükümetin katkılardır.nevzat beyin öyle vana ciddi bir katkısı olduğunu düşünmüyorum.