banner278

İnsana yatırım

Önceki akşam Van Bölge Tiyatrosu’nda Aktör (Ben-Feuerbach) oyununu izledik.

Van’ın Devlet Tiyatrosu dışındaki en önemli tiyatro merkezlerinden birisi olan bu özel tiyatro sahnesinde son dönemlerde yapılan çok özel ve güzel işlerden birisi oldu bu oyun.

Tiyatro dünyasının en zor, en önemli oyunlarından birisi prömiyerini Van’da bir sahnede yaparak da önemli bir işe imza atmış oldu.

Son dönemlerde yetişen önemli Vanlı yeteneklerin adının bir bir duyulmaya başladığı süreçte, Van’dan bir tiyatro sanatçısının başrol olduğu oyunun Van’da ilk gösterimi yapması bu yönüyle de çok kıymetliydi.

Çakay ailesi sanat ağırlıklı yönüyle öne çıkan, önemli projelerde yer alan bir aile olarak dikkat çekerken Muhammed Çakay bu isimlerden birisi olarak adeta bir resital ortaya koydu.

Zor bir oyun olan Aktör (Ben-Feuerbach) ekibin muhteşem hazırlığı ve çalışması ile şimdiye kadar ortaya konulan en iyi sahnelerden birisi olarak kayda geçmiş oldu.

Oyun öncesinde ve sonrasında bu oyunun oynandığı diğer kentlerdeki performanslara da bakma fırsatı buldum.

Onlarla kıyaslayınca Van’daki oyunun çok ciddi bir emeğin ve yeteneğin ürünü olduğunu görüyorsunuz.

Üstelik bu Van gibi henüz kültür, sanat, tiyatro alanında imkanların çok kısıtlı olduğu bir kentte ve ortamda gerçekleşti.

Daha önce de Şehrivan’da oyuncu Emrullah Çakay’ın söyleşisinde öne çıkmıştı.

Bu kentte sadece bir devlet tiyatrosu var.

Ve bunun kent için yeterli olduğu bir anlayış hakim.

Oysa ki olması gereken bu değil.

Bu kentin devasa bir şehir tiyatrosuna, bu tiyatroda aktif rol alacak birçok sanatçıya ihtiyacı var.

Devlet Tiyatrosu’nun alanını genişletmesine ihtiyacı var.

Kültür ve Sanat üzerine bireysel çalışmalar yapan özel merkezlerin desteklenmesini ihtiyacı var.

Mesela Van Bölge Tiyatrosu bunlardan sadece biri.

Mesut Irk ve ekibinin bin bir emek, çaba ile kurduğu ve zor şartlarda ayakta tutmaya çalıştığı bir sanat mecrası.

Ama Van’da bu imkanlarla ayakta durmak, direnmek zordur.

Kentin yeni nesil gençlerinin, yetenekli çocuklarının böylesi mekân, merkez ve alanlarda daha çok alan bulması gerekiyor ki mesleki devamlılığını da yine kültür, sanat gibi mecralarda yapabilecek cesareti bulabilsin.

Sanatçı ruhu taşımasına rağmen geçim derdi yaşayacağını düşünerek bu anlamda hayallerinden dönen kim bilir ne kadar gencimiz heba oldu.

Neden?

Çünkü bir sahiplenme eksik.

Siyaseti, bürokrasiyi konuştuğumuz kadar kültür ve sanatı konuşmuyoruz.

Sinemayı, tiyatroyu, müziği, sanatı konuşmuyoruz.

Bu kentte sanata alan açmıyoruz.

Şehrin göbeğinde bir Sanat Galerisi açılıyor, bu galeriyi “Ona benzedi”, “Şuna benzedi” diye yerden yere vuruyoruz.

Bir alternatifi bile yokken ilk kez yapılan bu tür yapıları nasıl böyle bir anda ziyan edebiliyoruz?

Sebebi aynı.

Kültür ve Sanat alanındaki eksiklik.

Bunun yerine dahası olsun, daha çok olsun desek.

Kültüre…

Sanata alan açsak bunları yaşamayacağız.

Sadece kavga, gürültü görmeyecek, kısır çekişmelerden daha çok uzaklaşacağız.

Göremediğimiz bir şey var.

Bu kentin sanata dair çok eksiği var.

Ve önceki gece bu eksikliği doldurmak için çok önemli bir adım atıldı.

Muhammed Çakay ve ekibinin oynadığı bu oyun öyle yabana atılacak bir oyun değildi.

Bizim için sıradan olsa da Türkiye’nin önemli isimleriyle çalışan Muhammed Çakay ve ekibinin tecrübesini Van’a taşıması noktasında önemliydi.

İlk gösterinin Van’da yapılması önemliydi.

İki oyunun daha yine buradan oynanacak olması bu isimlerin, bu oyunun Van ile anılıyor olması önemli.

Bence bu tür oyunların daha çok oynanmasını sağlamak,

Bu tarz mekanların daha çok dolmasının önünü açmak,

Gençlerimizin okey salonlarında, kafelerde daha çok vakit geçirmesi yerine kültür ve sanat ile daha çok aşina olmasını sağlamak,

Bunun için alan açmak, bunun için öncü olmak yapmamız gereken en önemli şey.

Bu kentin sadece yola, kaldırıma, aydınlatma lambasına ihtiyacı olmadığını görmek gerekiyor.

Bunun yolu da kültüre, sanata, insana yatırımdan geçiyor.

Muhammed Çakay ve ekibinin ortaya koyduğu oyun ufak bir girişim.

Desteklemek, yanlarında olmak lazım.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İnsan yetiştirmek
İnsan yetiştirmek - 1 ay Önce

Gençliğimiz çözülüyor maalesef. Boş ve lümpen bir nesil, anaya ataya saygısız; kural kaide tanımayan, toplumsal değerlere yabancılaşan, anlamsız işlerle uğraşan, kaba ve hırçın bir nesil yetişiyor. Elbette bütün gençlerimiz böyle değil fakat yukarıda tarif ettiğimiz nitelikte bir gençliğin çoğalmaya başladığını gözlemlerimize dayanarak söyleyebiliriz. Oysa gençliğimizin sanatın her dalıyla, zanaatlerle, sporla, bilimle, ilimle, kültürle ilgilenmelerini sağlamalıyız. Resimle, müzikle, süsleme sanatlarıyla, hat ve kaligrafi ile, el sanatlariyla, enstrümanlarla, sporun her dalıyla, tiyatroyla, şiirle, edebiyatla, okumayla, yabancı dil eğitimiyle ve daha birçok faydalı ve güzel çalışmayla meşgul olan, toplumsal değerleri bilen, ailesine ve büyüklere saygılı olan, sabırlı ve hoşgörülü olan, çevresine ve topluma yararlı olan, çevreyi ve doğayı temiz tutan, adab-ı muaşerete dikkat eden, hanımefendi ve beyefendi niteliklere sahip olan, kendini geliştiren, zamanını güzel ve verimli kullanan bir gençlik geleceğimizin teminatı olacaktır. Böyle bir gençliğin oluşturacağı toplum dengeli, tutarlı, medeni, huzurlu, aydın ve gelişmiş bir toplum olacaktır.Böyle bir gençlik için insana yatırım yapmalıyız. Bir Çin atasözünde denildiği gibi; " Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, on yıl sonrasıni düşünüyorsan ağaç dik, yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir."