Masumiyet

Abone Ol

Henüz öğrenilmemiş kötülüklerin, ezberlenmemiş savunmaların ve hesaplanmamış çıkarların olmadığı bir hal… Masum olmak bilmemek değil, bilmeye rağmen incitmemeyi seçmektir. Bu yüzden masumiyet sadece çocuklara ait bir durum değil, aynı zamanda bilinçli bir tercihtir de.

Masumiyet çoğu zaman saflıkla karıştırılıyor. Oysa saflık, deneyimsizlik olurken, masumiyet bu geçtiğin deneyimlerin arasında kirlenmemeyi başarmaktır. Masumiyet, aldığın o derslere rağmen kalbinin tertemiz kalabilmesidir. Masumiyet bu dünyada elini kalbinde tutabilmektir.

Ve masumiyet kendini göstermekten çekinmez. Hesap yapmadan gülmek, art niyet aramadan sevilmek, küçücük şeylere büyük anlamlar yüklemek gibi. Bir bakışın, bir suskunluğun, bir bekleyişin kirlenmemiş halidir masumiyet. Sevgide kendini saklamak ve kendini tüketmemektir masumiyet.

Masumiyet çoğu zaman yanlış anlaşılır. Yumuşak başlı olmak, uysal olmak sanılır. Oysa Mehmet Akif Ersoy şu dizesinde bunu çok güzel anlatmış bizlere. “ yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum kesmeye gelir amma çekmeye gelmez boynum” böyle bir masumiyet işte. Sessizdir ama teslim değildir. Bu masumiyet kavga etmeyi bilmediğinden değil, kalbini kirletmek istemediğinden susar. Gücünü bağırmaktan değil sınırlarından alır. Boynunu eğmez, sadece incitmemeyi seçer. Masumiyet bir zayıflık değil, bilerek ve isteyerek seçilmiş bir asalettir.

Efendimizin dediği gibi insanda bir parça vardır ki o temiz kalırsa her şey temiz kalır. Kalp kirlenince bakış kirlenir, söz kirlenir, niyet kirlenir. Masumiyet dünyanın bunca hoyratlığına rağmen kalbi koruyabilme gayretidir.